Ehliyetsizlik ve vekalet görevinin kötüye kullanılması iddialarıyla açılan tapu iptali ve tescil davasında Adli Tıp Kurumu raporuyla davacının fiil ehliyetini haiz olmadığının tespiti üzerine verilen karar.
Özet: Tapu iptali ve tescil davasında, başlangıçta ehliyetsizlik iddiası reddedilse de, Yargıtayın bozma kararı üzerine Adli Tıp Kurumu raporuyla davacının vekaletname ve taşınmaz devir tarihlerinde fiil ehliyetinin bulunmadığı tespit edilmiştir; mahkeme, davalıların davacının psikolojik durumundan yararlanarak hileli işlemlerle 18 taşınmazı devraldığı iddiasını, ehliyetsizlik nedeniyle geçersiz sayılan işlemlere dayanarak kabul ederek, tapu kayıtlarının iki davalı adına iptaline ve kısıtlı adına tesciline hükmetmiş, diğer davalı hakkındaki talebi husumet yokluğundan reddetmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : ███████ E., ████████ K.Mahkemece, bozmaya uyularak verilen karar davacılar vekili ile davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: -KARAR- Dava, ehliyetsizlik ve vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil isteklerine ilişkindir.Davacı ... vasisi; davacının murisi ... 'tan intikal eden 274, 370, 390, 6 (yeni 3 07... ) ve 547 (yeni 2 81... ) parsel sayılı taşınmazlar ile 10 36... , 2 40... , 2 36... , 2 38... , 2 38... , 2 37... , 2 45... , 2 02... , 2 33... , 3 29... , 6 29... , 6 29... ve 10 21... parsel sayılı taşınmazlar olmak üzere toplam 18 parça taşınmazda paydaş olduğunu, davalıların davacının psikolojik rahatsızlığından yararlanarak aldıkları vekaletname ile çıkar ve iş birliği içerisinde hareket ederek taşınmazlardaki payını önce davalı ... adına kaydettirip daha sonra bir kısmını vekalet görevinin kötüye kullanıldığını bilen diğer davalı ...'e muvazaalı şekilde devrettiklerini, davacıya 85.000,00 TL ödeyip geriye kalan parayı daha sonra ödeyeceklerini söylediklerini, ayrıca davacıya belge imzalattıklarını, bu belgenin ve temliklerin ehliyetsizlik ve vekalet görevinin kötüye kullanılması nedeniyle geçersiz olduğunu ileri sürerek davalı ... ve ... adına olan tapu kayıtlarının miras payı oranında iptali ile kısıtlı adına tescilini istemiştir. Davacı vekili 19.10.2022 tarihli dilekçesi ile, dava konusu ettikleri taşınmaz 2 39... parsel iken dava dilekçesinde yazım hatası sonucu 3 29... parsel olarak geçtiğini beyan etmiştir. Yargılama sırasında davacının ölümü üzerine davayı mirasçıları takip etmiştir.Davalılar; davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığını, vekaletnamelerin ve temliklerin usule uygun olduğunu, davacının, dava konusu taşınmazlar nedeniyle herhangi bir alacağının kalmadığını bildiren yazılı beyanlarının bulunduğunu, kayıt maliki olmayan davalı ... yönünden davanın husumetten reddinin gerektiğini, davanın kötü niyetle açıldığını belirtip davanın reddini savunmuşlardır.Mahkemece; ehliyetsizlik iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davacı tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 09.01.2020 tarihli ve ██████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile; davacıya ait doktor raporları, hasta müşahade kağıtları ve reçetelerle birlikte tüm dosyanın Adli Tıp Kurumu Dördüncü İhtisas Dairesine gönderilmesi, vekaletnameler ve satış tarihleri itibarıyla davacının ehliyetli olup olmadığı yönünden rapor alınması, ehliyetsiz ise davanın kabulüne karar verilmesi, ehliyetli ise vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedeni bakımından araştırma yapılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğine değinilerek karar bozulmuş; davalılar vekilinin karar düzeltme istemi Dairemizce reddedilmiş; bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Adli Tıp Kurumu Dördüncü İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 16.08.2023 tarihli rapor ile davacı ...'ın vekaletname, temlik ve muvafakatname tarihlerinde fiil ehliyetini haiz olmadığının tespit edildiği, yapılan işlemlerin geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın davalılar ... ve ... yönünden kabulüne, davalı ... yönünden ise husumet yokluğundan reddine karar verilmiş; 04.07.2023 tarihli tashih şerhi ile; dava konusu 6 29... parsel sayılı taşınmazın ada numarasının hükmün (B-)-(1-) numaralı bendinde sehven 639 olarak yazıldığı belirtilerek bu hususta düzeltme işlemi yapılmıştır.Toplanan deliller ve tüm dosya içeriğinden; davacı ile dava dışı kardeşlerinin, murislerine ait taşınmazları intikal ettirmek ve dilediği kişiye dilediği bedelle satmak üzere davalı ...'i 09.04.2001 tarihinde vekil tayin ettikleri, davacının 04.10.2001 tarihli azilname ile, gördüğü lüzum üzerine vekili azlettiği, azilnamenin vekile tebliğ edildiği, ancak azle rağmen vekil ... tarafından 9 parça taşınmazın 22.10.2010 tarihinde mirasçılara intikal ettirildikten sonra 26.10.2010 tarihinde kardeşi davalı ...’ye satış suretiyle temlik edildiği, davacının 11.01.2011 tarihinde aynı yetkileri içeren vekaletname ile yine ...’i vekil tayin ettiği, aynı tarihte noterden davacının, her ne kadar ...’i vekillikten azletmişse de 26.10.2010 tarihli resmi senetle yapılan işlemleri kabul ettiğine ilişkin belge düzenlendiği, yine bu tarihte 9 parça taşınmazın daha vekil ... tarafından davalı ...’ye satış yoluyla temlik edildiği, 26.10.2010 tarihinde temliki yapılan 9 parça taşınmazın 10.02.2011 tarihinde davalı ...’e devredildiği, eldeki davanın yargılaması sırasında davalı ... tarafından ... aleyhine açılan davada, çekişmeli 274, 370, 6, 10 36... , 6 29... , 10 21... ve 2 40... parsel sayılı taşınmazların ayıplı oldukları ileri sürülerek tapu kayıtlarının iptaliyle ... adına tesciline ve ödenen satış bedellerinin de ...'tan tahsiline karar verilmesinin istendiği, ...'ın davayı kabul ettiği, Ergani Asliye Hukuk Mahkemesinin 28.06.2012 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verildiği, tarafların temyizden feragatleri sonucu kararın 12.07.2012 tarihinde kesinleştiği, bilahare tapuda infaz edildiği, güncel tapu kayıtlarına bakıldığında dava konusu 18 parça taşınmazdan 6 29... parsel sayılı taşınmazın davalı ... adına, 274, 370, 390, 6 (yeni 3 07... ) ve 547 (yeni 2 81... ), 10 36... , 2 40... , 2 36... , 2 38... , 2 38... , 2 37... , 2 45... , 2 02... , 2 33... , 2 39... , 6 29... ve 10 21... parsel sayılı taşınmazların ise diğer davalı ... adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. Hemen belirtmek gerekir ki; hükmüne uyulan bozma kararında belirtildiği şekilde işlem yapılarak davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, davalı ...'ın temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Davacılar vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Bilindiği üzere, tapu iptali ve tescil davaları kural olarak tapu sicilinde adına tescil işlemi gerçekleştirilmiş kişi ya da kişiler aleyhine karşı açılır. Somut olayda; davalı ...'in davacının dava konusu taşınmazlardaki paylarını vekil sıfatıyla diğer davalılara temlik ettiği, davacının vekaletname ve işlem tarihlerinde hukuki ehliyeti haiz olmadığının Adli Tıp Kurumu raporu ile saptandığı, davalılar ... ve ...'in kardeş olup diğer davalı ... ile akrabalıklarının bulunduğu anlaşılmakla; her ne kadar vekil olan davalı ... tapu kayıt maliki değil ise de hukuka aykırı işlemleri kayıt maliki olan diğer davalılarla birlikte gerçekleştirdiğinden hakkındaki davanın kabulü ile yargılama gideri ve harç gibi hükmün ferilerinden diğer davalılarla müteselsilen sorumlu tutulması gerekirken husumet yokluğu nedeni ile davanın reddine karar verilerek lehine vekalet ücreti hükmedilmesi doğru değildir.Ne var ki, anılan husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7. maddesi uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.Açıklanan nedenlerle; davalı ...'ın temyiz itirazının reddine; davacılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Mahkeme kararının, hüküm fıkrasında yer alan "Davacının davasının KISMEN KABULÜ İLE;" ibaresinin çıkartılarak yerine "Davanın KABULÜ İLE;" ibaresinin yazılmasına, hükmün C bendinde yer alan "Davalı ... yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE," ibaresinin çıkartılarak yerine "Davalı ... yönünden davanın KABULÜNE," ibaresinin yazılmasına, hükmün C- 2, 3, 4, 5, 6 ve 7. bentlerinde isimleri geçen davalıların yanına "davalı ..."ın isminin de ayrı ayrı eklenmesine, hükmün C- 8. bendinde yer alan "8-) Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca red edilen kısım üzerinden takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin mirasçılardan alınarak davalı ...'a verilmesine," cümlesinin hükümden çıkartılmasına, sonra gelen bentlerin numaralarının sırasıyla 8, 9, 10... olarak değiştirilmesine, kararın bu hali ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, İstek halinde peşin alınan harcın temyiz edenlere iadesine, Dosyanın Ergani 3. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09.02.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.