Arkeolojik sit alanındaki taşınmaza geçit hakkı talebinin, fiziki müdahale yasağı ve mülkiyet hakkı ihlali iddiaları çerçevesinde reddi.
Özet: Birinci derece arkeolojik sit alanında yer alan taşınmazlara sahip davacının, genel yola ulaşım için itfaiye ve ambulans gibi araçların da geçebileceği 3 metrelik geçit hakkı tesis talebi, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 9. maddesi uyarınca bu alanlarda inşai ve fiziki müdahalenin yasak olması gerekçesiyle ilk derece ve bölge adliye mahkemelerince reddedilmiş; davacı ise sit alanı kısıtlamasının mülkiyet hakkını ihlal etmeden geçit kullanımına izin vermesi gerektiğini ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.
7. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi

SAYISI : ████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Marmaris 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : ███████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle; duruşma istemi değerden reddedilerek; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili Şirketin ... ili, ... ilçesi, ... Köyü, ... ......., Pafta No: 020-A-05-A-2-D, 1 28... parsel ve 10 parsel sayılı taşınmazların maliki olduğunu, müvekkiline ait taşınmazların genel yola ulaşabileceği bir yolu bulunmadığını, müvekkilinin gerektiğinde itfaiye ve ambulans tipi araçların da geçebileceği 3 metre eninde bir yola ihtiyacı bulunduğunu, bu geçit hakkına en uygun güzergahın taşınmazın doğusundan 13 No.lu parselden başlayarak, 14... No.lu parselden devam eden ve 12 No.lu parseli geçerek yola ulaşabilen güzergah olduğunu belirterek geçit hakkı tesisine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Bir kısım davalılar vekilleri ayrı ayrı cevap dilekçelerinde davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kanununun 9. maddesinde aynen "Koruma Yüksek Kurulunun ilke kararları çerçevesinde koruma bölge kurullarınca alınan kararlara aykırı olarak, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve koruma alanları ile sit alanlarında inşaî ve fizikî müdahalede bulunulamaz, bunlar yeniden kullanıma açılamaz veya kullanımları değiştirilemez. Esaslı onarım, inşaat, tesisat, sondaj, kısmen veya tamamen yıkma, yakma, kazı veya benzeri işler inşaî ve fizikî müdahale sayılır.
" hükmünün bulunduğu; her ne kadar ... Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından 5 numaralı alternatif üzerinden geçit hakkı kurulmasında bir sakınca bulunmadığı bildirilmişse de, lehine ve aleyhine geçit hakkı kurulacak parsellerin bir bölümünün arkeolojik sit alanında kalması ve geçit hakkı kurulması hâlinde inşai ve fiziki müdahalenin kaçınılmaz olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
2863 sayılı Kanununun "İzinsiz Müdahale ve Kullanma Yasağı" başlıklı 9. maddesinde (Değişik: 14/7/2004 - 5226/3 md.); "Koruma Yüksek Kurulunun ilke kararları çerçevesinde koruma bölge kurullarınca alınan kararlara aykırı olarak, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve koruma alanları ile sit alanlarında inşaî ve fizikî müdahalede bulunulamaz, bunlar yeniden kullanıma açılamaz veya kullanımları değiştirilemez. Esaslı onarım, inşaat, tesisat, sondaj, kısmen veya tamamen yıkma, yakma, kazı veya benzeri işler inşaî ve fizikî müdahale sayılır." hükmünün düzenlendiği;
Dosya kapsamındaki bilirkişi raporunun ve paftasının incelenmesinden davacıya ait 1 28... ve 10 parsel sayılı taşınmazların 1. derece Arkeolojik Sit Alanında kaldığı, 2863 sayılı Kanun'un 9. maddesi uyarınca inşaî ve fizikî müdahalede bulunulması, bunların yeniden kullanıma açılması veya kullanımlarının değiştirilmesinin yasak olduğu gözetilerek davanın reddine karar verilmesinde ve hakkında ret sebepleri ortak olan davalılar lehine tek vekâlet ücretine hükmedilmiş olmasının isabetli olduğu gerekçesiyle davacı vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Taşınmazın ya da geçit güzergahındaki bazı taşınmazların, sit alanında kalmasının 2863 sayılı Kanunun 9. maddesi kapsamında, yasa ihlal edilmeden geçit olarak kullanılmasını mümkün kılabileceğini
2. Taşınmazın bir bölümünün arkeolojik sit alanında kalması nedeniyle hiçbir şekilde yasaya aykırı olmasa da kullanımının engellenmesinin mülkiyet hakkının ihlali niteliğinde olduğunu,
3. Zeytinlik olarak belirlenen taşınmaza ulaşım için gerekli olan geçit hakkı talebinin kesin olarak reddine karar verilmesinin mülkiyet hakkının gaspı anlamına geldiğini,
4. ... Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından 5 numaralı alternatif üzerinden geçit hakkı kurulmasında bir sakınca görülmemesinin devletin geçit güzergahı için uygunluk görüşünde bulunduğu anlamına geldiğini,
5. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf incelemesinin duruşmalı yapılması isteğinin gerekçe gösterilmeksizin ve yok sayılarak reddedildiğini ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; geçit hakkı istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!