Davacının kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil talebinin, hazine adına tescilli taşınmazda yirmi yıllık zilyetlik ve imar-ihya şartları oluşmadığından reddi ve temyizen onanması.
Özet: Kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasında, davacı, hazine adına tescilli taşınmazda 20 yılı aşkın kesintisiz zilyetliği ve mevcut yapısı olduğunu ileri sürerek tescilin iptalini talep etmiş; ancak ilk derece ve istinaf mahkemeleri, davacının imar-ihya ve olağanüstü zamanaşımı yoluyla mülkiyet edinme koşullarını sağlamadığı gerekçesiyle davayı reddetmiş, Yargıtay da bu ret kararlarını usul ve yasaya uygun bularak temyiz itirazlarını reddederek hükmü onamıştır.

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 4. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.Dava, kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.Konya ili, Meram ilçesi, ... Mahallesi 386 06... parsel sayılı taşınmazın tespit harici bırakılıp 2019 yılında yapılan kadastro çalışmaları sonucunda 6406, 91... yüz ölçümü ve arsa niteliği ile davalı Hazine adına tespit edildiği, tespitin itiraza uğramadan 10.09.2019 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.Davacı; 386 06... parsel sayılı taşınmazın daha önce tescil harici bırakılıp yakın zamanda yapılan kadastro çalışmaları sonucunda davalı Hazine adına tapuya tescil edildiğini, taşınmazda kesintisiz ve çekişmesiz yirmi yıldan fazla zilyetliğinin bulunduğunu, taşınmaz üzerinde imar kayıt belgesi alınmış yapının da mevcut olduğunu, kadastro tutanaklarında adı kullanıcı olarak geçmesine rağmen taşınmazın davalı adına tescilinin hatalı olduğunu ileri sürerek tapu iptali ve tescile karar verilmesini istemiştir. Davalı Hazine vekili; davanın hak düşürücü süreden reddinin gerektiğini, taşınmazın zamanaşımı ile kazanılabilecek yerlerden olmadığını, davacının ecrimisil ödemelerine ilişkin beyanlarının da taşınmazın Hazineye ait olduğunun ikrarı niteliğinde bulunduğunu belirtip davanın reddini savunmuştur.İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının imar-ihya çalışmasının en erken 2000 yıllarında başladığı, 2009 yılında tamamlandığı, zilyetlik süresinin yeterli olmadığı, taşınmazın mülkiyetini zilyetlikle kazanma koşullarının davacı yararına gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; tashih kararı ile, gerekçeli karar başlığında ve hükmün vekalet ücretine ilişkin kısmında yer alan maddi hatalar düzeltilmiş; karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı lehine 3402 sayılı Kanun'un 14/1. ve 4721 sayılı Kanun'un 713/1. maddeleri gereğince 20 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin dolmadığı gibi ağaç dikmek ve ev yapmak suretiyle sürdürülen zilyetlikle imar-ihya koşullarının sağlanamayacağı, davanın reddine karar verilmesinde ve taşınmazın aynına ilişkin konusu para ile ölçülebilen davada davalı yararına nispi oranda vekalet ücreti takdirinde hukuka aykırı yön bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: -KARAR-Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.