Yabancı uyruklu ev sahibi aleyhine, kiracı şirketçe sahte senet ve hileli imzayla başlatılan icra takibine itirazla açılan menfi tespit davası.
Özet: Davacı, kiracısı olan davalının hile, hata veya aşırı yararlanma gibi irade sakatlıklarıyla sahte olarak düzenlediğini ve bedelsiz olduğunu iddia ettiği 300.000 Euro bedelli kambiyo senedine dayanılarak hakkında başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti, söz konusu takibin iptali ve üçüncü kişi tarafından icra veznesine yatırılan paranın davalıya ödenmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesi talebiyle menfi tespit davası açmıştır.

T.C.

İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████
KARAR NO : ████████
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2023
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, ... 36. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden davalılardan şirket tarafından müvekkili hakkında 23.03.2022 düzenleme tarihli, 01.08.2022 vade tarihli, 300.000 Euro bedelli sahte ve imzası hile ile elde edilmiş senet dayanak gösterilmek suretiyle alınan ihtiyati haciz kararı sonucunda ... 36. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden takibe konulduğunu ve müvekkiline ait ...'nda bulunan taşınmazda hissesi üzerine ihtiyati haciz konulduğunu, iş bu olayda davalı borçlu şirket yetkilisinin uzun süreden beri kiracısı olduğu binanın satılacağını bilerek hava parası almak için çok önceden planlayarak müvekkilinin zararına ve aleyhinde kötüniyetli olarak hareket etmesi ve bir şekilde hile ile müvekkilinin onayı olmadan imzasını alması veya kopyalaması sureti ile sahte senet tanzim etmesinin söz konusu olduğunu, irade bozukluklarının tümünün mutlak defi olduğunu, davalılara karşı ileri sürülebileceğini, zaten davalı şirketin diğer davalı kişiye ait olduğunu, Türkçe okuma yazması nerede ise hiç olmayan ... vatandaşı müvekkilinin belli dönemlerde ülkemize gelip kira parasını aldığı davalı tarafından iradesinin hata, hile, aşırı yararlanma ve hipnotize edilmesi, güçsüzlüğünden yararlanılması ..vb yöntemler ile sakatlandığını ve kendisinden kira parası ödeme dekontlarına imza atılması ile imzası alınarak sahte senet tanzim edildiğini, müvekkilin alacaklı olduğunu iddia eden lehtar şirkete veya yetkilisi diğer davalı olan o dönem kiracısı şirket yetkilisi ...'a hiç bir borcu olmadığını, senedin kiracı ...'ın müvekkili aleyhinde hareket ederek sahte olarak tanzim etmiş olması hata-hile-aşırı yararlanma vb. nedenlerle bedelsiz olduğunu ve müvekkili tarafından tanzim edilmediğini, kötüniyetle takibe konulduğunu, davalı ...'ın TACİR OLduğunu, müvekkilinin o dönem dükkanında kiracısı olduğunu, müvekkiline elden 300.000 EUro gibi bugün değeri yaklaşık 9 Milyon TL gibi bir miktar parayı tek seferde veya kısım kısım elden vermiş olmasının hayatın olağan akışına ters olduğunu, müvekkiline son kira borcu olan ve yıllarca bilerek kira borcunu düzenli ödemeyen ve her nasılsa haksız ve kötüniyetli olarak alacaklı olduğunu iddia eden davalı şirket yetkilisi ve şirketin müvekkilinden alacaklı olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalı tacirlerin ve özellikle de kiracı olan şirket yetkilisi tacir ...'ın müvekkilinden bu senet dolayısı ile nasıl, neden alacaklı olduğunu, ödemeleri ne zaman ve nasıl yaptığını vb ispat etmekle mükellef olduğunu, takip konusu kambiyo senedinde baştan itibaren bedelsizliğinin söz konusu olduğunu, burada temel borç ilişkisinin hiç doğmadığını, müvekkilinin davalılara borçlu olmadığı ve bu senedin hile ile alındığı iddiasına ilişkin, davalılara... de ... 20. Noterliğinden ihtarname çekildiğini, ... 36.İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasına gayrimenkulü hacizli satın alan üçüncü kişi olan ... tarafından dosya kapak hesabı miktarının teminat olarak yatırıldığını ve ... 31. İcra Hukuk Mahkemesi'nin paranın borçluya ödenmemesi için tedbir kararı vermediğini ancak ... 31. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... tarihli kararında bu tedbiri kaldırdığını, borçlunun her an icraya yatan parayı çekebilecek durumda olduğunu, tüm bu nedenlerden ve resen dikkate alınacak nedenlerde; ... 36.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takibe konu 300.000 Euro senetten dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının İİK'nın 72. maddesine göre tespitini, takibin iptalini, borcun bir şekilde tahsili veya alacağın davalılar tarafından tahsili halinde davanın istirdat davası olarak kabulünü, paranın müvekkiline ödenmesine karar verilmesini, öncelikle mahkemece takdir edilecek %15 teminat karşılığında icra veznesine giren paranın davalıya ödenmemesi hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini, İstanbul 31. İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasından verilen takibin geçici olarak durdurulması kararı kaldırılmış olunmakla; buna istinaden, ... 36. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasına, müvekkiline ait gayrimenkulü hacizli satın alan üçüncü kişi ... tarafından 22.08.2023 de yatırılan dosya kapak hesabı miktarındaki paranın alacaklı tarafından her an çekilebilecek durumda olduğunu, bu sebeple; dosya kapak hesabı miktarı olan ve icraya yatırılan 10.110.939,66 TL'nin, icra veznesinden alacaklıya verilmemesi ve menfi tespit davasının kesinleşmesine kadar icra veznesinde tutulması için acilen ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalı tarafından, alacaklı olmadığı halde sahte senet düzenlenmek suretiyle haksız ve kötüniyetli olarak müvekkili hakkında icra takibi başlatmış olması nedeni ile davalı aleyhine asıl alacağın %20'si oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle, dava dilekçesinde ispat vasıtaları bildirilmeksizin soyut beyanlarla takip dayanağı bononun “sahte, hile ile davacının onayı olmaksızın imzasının alınması veya kopyalanması suretiyle senet tanzim edildiği” 'nin ileri sürüldüğünü, bu iddianın sıkça tekrarlanmak suretiyle mahkeme nezdinde gerçeklik algısı oluşturulmaya çalışıldığını, senedin davacı tarafça keşide edilerek müvekkiline teslim edildiğini, bu sebeple senette mündemiç hakka davalının sahip olduğunun ortada olduğunu, dava konusu bonodaki imzaların davacıya aidiyetinin ... 31. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu ve Adli Tıp Kurumu raporları ile sabit olduğunu, tanık dinletilmesine muvafakatları olmadığını, davacı ile davalı ... arasında uzun yıllara sari kira ilişkisinin mevcut olduğunu, kira ilişkisi bağlamında taraflar arasında yaşanan hukuksal mevzuların takip konusu alacağa etkisinin ve ilintisinin bulunmadığını ancak davacı tarafça da ifade edildiği üzere son 7-8 yıldır mecurun satılmaya çalışılması ve taşınmazın hisseli durumu dikkate alındığında takip dayanağı bono uyarınca davacının davalıdan aldığı nakit bedelin gerekçesinin anlaşılabileceğini, davacı tarafın taşınmazı satmadaki arzularının ve mülkiyetin hisseli oluşunun tam da davacının nakit ihtiyacına delil teşkil ettiğini, imzanın davacıya ait olduğunun hem adli tıp hem de diğer bilirkişi raporları ile sabit olduğunu, senedin matbu olmamış olmasının yasal koşullar bağlamında geçerliliğine etkisi olmayacağının açık olduğunu, menfi tespit davasında ispat yükünün kural olarak davalı alacaklıya düşeceğini, bonoda kural olarak ispat yükünün senedin bedelsiz olduğunu iddia eden tarafa ait olduğunu, “...” ibaresi bulunan bir bonoda malın teslim alındığının borçlu tarafından ikrar edildiğini, alacaklının teslim ettiğini kanıtlamak yükümlülüğünün olmadığını, dava konusu senette yazan nakden bedel kaydının aksinin genel ispat kuralı çerçevesinde davacı tarafça ispatlanması gerektiğini, bedelsizliğe ilişkin definin davacı tarafça ispatının gerektiğini, davacının sağlık sorunlarının, yaşadığı ülkedeki durumlarının, taraflar arasındaki kira ilişkisinden kaynaklı ilişkilerinin takip konusu alacağın varlığını etkileyen hususlar olmadığını, davalının 300.000 Euro alacak için makbuz almadığı iddiasının da hukuken dinlenebilir ve itibar edilir beyan olmadığını, senet metninden anlaşılacağı üzere bedelin nakten ödendiğinin sabit olduğunu, davalıların tüm parasının bankada olmayacağının da ticari hayatın gerçeklerinden olduğunu, tüm bu nedenlerden dolayı; öncelikle davalı müvekkilinin enflasyon sebebiyle uğrayacağı zararları nazara alınarak dosya kapsamında icra kasasına ödenen paranın alacaklıya ödenmemesine ilişkin tedbirin kaldırılmasını, davacı yabancı olduğundan tüm varlığını satıp banka hesaplarını kapatıp yurtdışına kaçtığından dava değeri ve uğrayacakları zararlar nazara alınarak, yabancı olduğundan takdir edilen 100 Bin TL'lik (dava değerinin 1/100'ü dahi olmadığından) davacının gösterdiği teminatın artırılmasını, davacı haksız olarak takibi durdurduğundan ve alacaklarının ödenmemesine dair tedbir kararı aldırdığından dava değerinin en az % 20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, haksız ve hukuka aykırı ispattan yoksun alacaklarını almayı engellemeye yönelik davanın reddini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizin 06.06.2024 tarihli duruşmasında alınan 5 nolu ara karar gereğince bono aslı geldiğinde bono aslının Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesine gönderilerek bononun, davacı imzası kullanılarak sonradan doldurulup doldurulmadığının tespit edilmesinin mümkün olup olmadığı, dava konusu bononun imzalı boş bir belgeden faydalanılmak suretiyle düzenlenip düzenlenmediği konusunda rapor tanzim edilmesinin istenilmesine karar verildiği ve Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesinin 14.10.2024 tarihli raporunda özetle, ''İnceleme konusu senedin alt kenarının forme kesim olmadığı, uzun kenarlarının A4 ebadının kısa kenarı ile uyumlu olduğu, senet metin hizasının alt ve üst kenarlara paralel olmadığı, senet metninin yazım hataları içerdiği(''mükabilinde'', ''buno'', ''taktirde'') İnceleme konusu senedin mutat matbu senetlerden olmayıp, bilgisayar ve ekipmanı aracılığıyla düzenlenmiş olduğu, Mevcut bulgularla inceleme konusu senedin atılı imzadan faydalanılarak oluşturulup oluşturulmadığı hususunda daha ileri bir tespite gidilemediği hususlarını bildirir kanaat raporudur'' şeklinde kanaat belirtildiği görüldü.
Mahkememizin 06.02.2025 tarihli duruşmasında alınan 3 nolu ara karar gereğince davalı şirket defterlerinde davalı ... ve davacının borçlu görünüp görünmediği konusunda ve de takip konusu bononun defterlere ne şekilde ve hangi tarihte alacak olarak kaydedildiği hususunda rapor tanzim edilmesi için dosyanın mali müşavir bilirkişiye tevdine karar verildiği ve bilirkişi ... tarafından sunulan 09.04.2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle, İncelemeye ibraz edilen davalı şirketin 2020 yılında basılı defter ve 2021, 2022, 2023 yıllarında 1 Numaralı Elektronik Defter Tebliği kapsamında e-defter kullanıcı olduğu, Basılı defterlerin TTK ve VUK hükümlerine göre yapılması gereken açılış ve kapanış tasdiklerinin süresi içinde ve usulüne göre yapılmış olduğu, Elektronik defterlerin açılış onayı yerine geçen Ocak ayı ve Kapanış onayı yerine geçen Aralık Ayı elektronik defter beratlarının süresi içinde ve usulüne göre oluşturulmuş olduğu, ayrıca ara dönem beratlarının süresi içinde oluşturulduğu, Takip konusu edilen bonoya ait olduğu belirtilen 02.07.2022 tarihli kayıt ile, 121-Alacak Senetleri hesabın 331- Ortaklara Borçlar hesabına (Ortaktan Borç Alma açıklaması ile) 5.241.090,00 TL (300.000 Euro) kaydedilmiş olunduğu ve 31.12.2022 tarihi itibari ile aynı bakiye ile 121- Alacak Senetleri hesabında kayıtlı olduğu, Davalı ...'ın; 500.01.001 Sermaye hesabı ile 50.000,00 TL sermaye paylı olarak defterlerde kayıtlı olduğu, 329.01.A01 - Diğer Ticari Borçlar hesabı ile Kira Borçları nedeni ile şirketten alacaklı olduğu şekilde kayıtlı olduğu, 331- Ortaklara Borçlar hesabı genel hesap olarak kullanılmakla birlikte şirketin tek pay sahibi ... olduğundan (Dava konusu 300.000 Euro - 5.241.090,00 TL tutarlı alınan senet kaydı ile birlikte) 31.12.2022 tarihi itibari ile şirketten 7.163.858,58 TL alacaklı olduğu, davacı ... (Çolak) yönünden sunulan ticari defterlerde her hangi bir kayıt mevcut olmadığı yönünde görüş ve kanaat belirtilmiştir.
Davacı tanığı ... 06.02.2025 tarihli duruşmada alınan beyanında; ''Ben ...'nda 25 yıllık esnafım, 2007 yılında davalı ... benden yaklaşık 13.000 TL'lik kumaş almıştır ancak bedelini çek ile ödemeye çalışmıştır, bana teslim ettiği çek çalıntı çıkmıştır, ...'nda davalı ... pek de iyi bilinmez, art niyetli bir kişi olduğu bilinir, huzurda bunları açıkça söyleyebilirim, davalı ... 10.000 TL kirayı ödeyebilecek ekonomik güce sahip değildir, 300.000 Euro borç verebilecek ekonomik güce kesinlikle sahip değildir, ben davacıyı ...'ın kiracısı olduğu taşınmazı satın aldığım için tanıdım, ben 2007 yılındaki ticareti ... ve kardeşi ... ile yapmıştım, çeki dükkanda bana ... teslim etmiştir, ... taşınmazın satışına engel olmaya çalışmıştır'' şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı tanığı ... 06.02.2025 tarihli duruşmada alınan beyanında; ''Davacı benim eşimin ağabeyi olur, ben 300.000 Euro borç verebilecek ekonomik güce sahibim, davacının ...'daki köyünde 3 tane evi bulunmaktadır, borç istemesi için bir sebebi bulunmamaktadır, davacı genellikle borçlarını ve vergilerini ödemek için yılda 2 kez Türkiye'ye gelmektedir bu da Mart-Nisan ve Eylül-Ekim aylarına denk gelmektedir, eskiden benim de kirada dükkanım olduğu için biliyorum; elden kira bedellerini almaktaydık, bildiğim kadarıyla davacı da başlarda elden almaktaydı, yaklaşık 4-5 yıldır kira bedellerini bankadan almaktaydı, davacının bonoyu imzaladığına inanmıyorum, kopyalandığını düşünüyorum, yaklaşık 10 yıl önce hatırladığım kadarıyla ... ile kira alacağını almak için ...'ın dükkanına gittik, eşim ile baldızım da yanımızdaydı, davacının neye imza attığını hatırlamıyorum ancak davacı ile davalı küçük bir yazıhaneye girdiler, davacı orada sözleşmeleri imzalamaktaydı, davacı bana kirayı aldığına dair evraklara imza attığını söylemişti, davacı derdini anlatacak kadar Türkçe bilir ancak Türkçe okuması çok zayıf, davalı hiçbir zaman kiralarını düzenli ödemedi, ...'ın düzenli kira ödememesinin sebebini bilmiyorum, davacı 1993'den beri ...'a gidip gelir,...'a geldiğinde 3-4 gün kalıp döner, davacı aile arasında Pomakça konuşurlar'' şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı tanığı ... 06.02.2025 tarihli duruşmada alınan beyanında; ''Davacı benim ağabeyim olur, yılda 1-2 defa kirayı almak için gelir ve sonra tekrar ...'a döner, davacı ağabeyimin ekonomik bir problemi bulunmamaktadır, ağabeyim ...'dan gelmeden önce davalıya geleceğini ve kira parasını hazır etmesi gerektiğini haber ederdi, bazen eksik öderdi ve elden diye söylerdi, 2019 yılına kadar kirasını ödedi, sonrasında kira bedeli düşük olduğu için bundan kaynaklı uyuşmazlıklar başladı, ağabeyimin paraya ihtiyacı olsaydı öncelikle bizden isterdi, başkasından istemezdi, bizim de ekonomik durumumuz kötü değildir, bazen eksik kalan parayı ağabeyim elden almaktaydı, ben de kendisine bazen yardımcı olmaktaydım, kira almaya gittiğimizde belgelere imza attığını gördüm ancak neye imza attığını görmedim, davalı ağabeyimden kira parasının eksik kalan kısmını elden ödediğine dair imza almaktaydı, ağabeyimin Türkçe okuması yazması yoktur, genellikle ben yardım ediyordum, ağabeyim Türkçe bilmemektedir, tüm okulları ...'da okumuştur'' , şeklinde beyanda bulunmuştur.
... 36. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ... Tic. A.Ş. , borçlunun ... (...) olduğu, █████/2022 tanzim, █████/2022 vade tarihli, 300.000,00 Euro bedelli senetle ilgili 5.473.830,00 TL (300.000,00 Euro) asıl alacak, 27.331,00 TL (1.497,95 Euro) işlemiş faiz olmak üzere toplam 5.503.786,20 TL (301.497,94 Euro) için █████/2022 tarihinde kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığı tespit edilmiştir.
Takibe konu senet örneği incelendiğinde; borçlunun ... (...), alacaklının ..., keşide tarihinin █████/2022, vade tarihinin 1/███████ olan, 300.000,00 Euro bedelli emre yazılı senet olduğu, bedelinin nakden alındığının yazıldığı, senedin arkasında ...’ın senedi ... A.Ş.’ne ciro ettiğine dair cirosunun bulunduğu tespit edilmiştir.
Davacı tarafından ... 13.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ...E.-...K. sayılı dosyasında kira bedelinin tespiti talebiyle davalı aleyhine ikame edilen davada taraflar arasında husumet oluşturan mecur için kira bedelinin 11.250,00-TL olarak belirlendiği anılan kararın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 54. Hukuk Dairesi'nin ...E. - ...K. sayılı ilamıyla onandığı anlaşılmıştır.
█████/2022 düzenleme tarihli █████/2022 vade tarihli 300.000 Euro bedelli senet dayanak gösterilmek suretiyle ... 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Değişik iş sayılı dosyasından alınan ihtiyati haciz kararı sonrasında ... 36. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası üzerinden takibe konulduğunun ve davacıya ait taşınmazlara ihtiyati haciz konulduğu, senet üzerindeki yer alan imza ve yazıların müvekkiline ait olmadığı, senedin sahte düzenlendiği konusunda şikayetçi olunması üzerine başlatılan ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı soruşturma dosyasında davalının ifadesinin alınmasına yönelik işlemlerin devam ettiği, soruşturmanın sonuçlanmamış olduğu anlaşılmış, mahkememiz TBK 74.maddesi uyarınca ceza mahkemesince verilebilecek beraat kararı ile bağlı olmadığından soruşturmanın sonuçlanmasının beklenilmesine gerek görülmemiş ,yargılamaya devam edilmiştir.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe
Dava, davacı iradesinin hile ile sakatlanmak suretiyle düzenlendiği iddia olunan bono nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Bononun tanzim tarihinden önce taraflar arasında kira ilişkisinin bulunduğu , kira bedelinin artırılması amacıyla davacı tarafından davalılar aleyhine dava ikame edilmiş olduğu sabittir.
Uyuşmazlık, ... 36. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına konu █████/2022 vade tarihli, █████/2022 tanzim tarihli 300.000 Euro bedelli bononun hileli hareketler sonucu düzenlenip düzenlenmediği, davacının bonoyu imzalarken iradesinin hile ile sakatlanıp sakatlanmadığı, dava konusu bono altındaki imza yerinin, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarının, bono bedelinin ve taraflar arasında kira ilişkisinin ; bononun hayatın olağan akışına aykırı olarak ve davacı iradesi sakatlanarak düzenlendiğini ispata elverişli olup olmadığı, davacının bono düzenleme iradesinin bulunup bulunmadığı, borçlu olup olmadığı konularında toplanmıştır.
Yargıtay 11.Hukuk Dairesi ... Esas... K sayılı emsal nitelikteki ilamında;"... Dava konusu senedin sahte oluşturulduğu iddiasına dayalı olarak açılan menfi tespit davasında İlk Derece Mahkemesince, senedin yüksek miktarlı olduğu, düzenleme ve ödeme tarihlerinin çok yakın bulunduğu, matbu bir senet olmadığı, imza ile yazılar arasındaki konumlandırılış, uyum, yazı karakteri, kullanılan format ve imza üzerinde fulaj izine rastlanmasına göre dava konusu senedin imzalı boş bir belgeden faydalanılmak suretiyle sonradan oluşturulduğu kanaatine ulaşıldığı, boş kağıda imzanın sonradan doldurulup senet hâline getirilmesi mümkün ise de belgenin imzalayan tarafından senet doldurulması iradesiyle imzalanıp karşı tarafa verilmesi, yani bu yöndeki iradenin/manevi unsurun oluşmasının önem taşıdığı oysa somut olayda davacının rızasıyla senet oluşturulması için imzalı belge verdiğinin sübut bulmadığı, davalının söz konusu senedin borçlanma iradesi ile kendisine teslim edildiğini ispatlaması gerektiği, davalının bu yönde herhangi bir delil sunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş olup yukarıdan beri açıklanan somut uyuşmazlığın niteliği dikkate alındığında davacı yararına kötü niyetli takip tazminatına karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir..." ilkelerine yer vererek hayatın olağan akışına aykırılığın çok açık olduğu durumlarda senedin borçlunun iradesiyle oluşturulduğu konusunda ispat külfetinin alacaklıya ait olduğunu kabul etmiştir.
Somut olayda, taraflar arasında dava konusu senedin düzenlenme tarihi olan █████/2022 tarihine yakın tarihlerde kira bedelinin artırılması konusunda ... 13.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ...E sayılı dosyasında kira bedelinin tespiti talepli dava ikame edildiği, tespiti istenilen aylık-yıllık kira bedelinin bono bedeline nazaran oldukça düşük tutarda olduğu, ... 13.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin...E.-...K. sayılı kesinleşmiş kararı ile husumet oluşturan mecur için kira bedelinin aylık 11.250,00-TL olarak belirlendiği, anılan kararın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 54. Hukuk Dairesi'nin ...E. - ...K. sayılı ilamıyla onandığı , davalı şirket defterlerinde davalı ... ve davacının borçlu görünüp görünmediği ve de takip konusu bononun defterlere ne şekilde ve hangi tarihte alacak olarak kaydedildiği hususunda görüş ibraz eden mali bilirkişi raporundan dava konusu bononun 02.07.2022 tarihli kayıt ile "Ortaklara Borçlar" hesabına ortaktan borç alma açıklaması ile 5.241.090,00 TL (300.000 Euro) olarak kaydedilmiş olduğu, davalıların dosya içine celp edilen taşınır taşınmaz mal varlıkları bilgileri incelendiğinde davalılar adlarına bononun tanzim tarihi öncesinde ve sonrasında kayıtlı değerli bir mal varlığının bulunmadığı, davalı gerçek kişinin mal varlığı ile lehtar olarak ciroladığı bono bedelinin uyumlu olmadığı ,davalı gerçek kişinin şirkete 300.000 Euro tutarlı borcu hangi kaynaktan elde ederek verdiğini izah edemediği bununla birlikte davalı gerçek kişinin duruşmadaki beyanlarının da hayatın olağan akışı ve tarafların mali durumu ile uyumlu olmadığı , davacının borç isteyeceğinin tahmin edilmemesi halinde davalı şirketin bir yıllık cirosundan fazla miktardaki 300.000 Euro'nun tek seferde aynı anda davacıya verilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu , dava konusu senedin uzun kenarlarının A4 ebadının kısa kenarı ile uyumlu olduğu, senet metin hizasının alt ve üst kenarlara paralel olmadığı, senet metninin yazım hataları içerdiği(''mükabilinde'', ''buno'', ''taktirde''), senedin mutat matbu senetlerden olmayıp, bilgisayar ve ekipmanı aracılığıyla düzenlenmiş olduğunun Adli Tıp Kurumu raporu ile tespit edildiği, TBK’nın 36. maddesi uyarınca taraflardan birinin, diğerini aldatması sonucu bir sözleşme yapılmışsa, yanılması esaslı olmasa bile sözleşmeyle bağlı olmadığı, HMK’nın 203/1-ç maddesine göre hata, hile, tehdit, aşırı yararlanma gibi iradeyi sakatlayan durumlarda tanık dinlenmesinin mümkün olduğu, bu durumun senetle ispat kuralının istisnalarından olduğu, dinlenen tanık beyanlarına göre davacının; kiracısı konumunda olan davalı gerçek kişiden 300.000 Euro elden borç almasını gerektiren bir sebebin bulunmadığı ve davacının kiraları aldığına dair belgeyi imzalarken borçlanma iradesi ile imzalamadığı, davacı iradesinin sakatlandığı , davalılar tarafından aksinin ispat edilemediği, davacının bono düzenlemek amacıyla imza attığının senedi elinde bulunduran davalı gerçek kişi ve gerçek kişinin münferiden temsile yetkili olduğu şirket tarafından ispat edilemediği anlaşılmakla davanın kabulüne , davacının bono nedeni ile borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerekmiş, emsal alınan Yargıtay 11.Hukuk Dairesi ... Esas, ... K sayılı ilamı nazara alınarak davacının kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kabulüne;
... 36. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında takibe konu █████/2022 düzenleme tarihli █████/2022 vade tarihli, 300.000 Euro bedelli bono nedeni ile davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine,
Davacının, kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre tahsili gereken harç 617.249,16 TL olduğundan peşin alınan 154.312,29 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 462.936,87 TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 1.805,00 TL posta ve tebligat masrafı ve 6.000,00 TL bilirkişi ücreti, 9.200,00 TL tercüman ürceti, 5.900,00 TL ATK rapor ücreti olmak üzere toplam 22.905,00 TL yargılama giderinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesap ve takdir edilen 961.800 TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-İleride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.200,00 TL arabulucu ücretinin davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
6-Gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinini yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. █████/2026
BAŞKAN ...
ÜYE ...
ÜYE ...
KATİP ...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!