5. Ceza Dairesi, tefecilik suçundan verilen mahkumiyet kararlarını, asli dava zamanaşımının sekiz yıllık süreyi aştığı gerekçesiyle bozarak kamu davalarını düşürdü.
Özet: Sanıklar hakkında tefecilik suçundan verilen mahkumiyet kararları, Hazinenin katılan sıfatıyla yaptığı temyiz başvurusu üzerine incelenmiş; yüksek mahkeme, suç tarihi itibarıyla lehe olan kanun hükümleri uyarınca tefecilik suçunun tabi olduğu 8 yıllık dava zamanaşımı süresinin, zamanaşımını kesen son işlem tarihi ile mevcut hüküm tarihi arasında dolduğunu tespit ederek, yeniden yargılama gerekmeksizin sanıklar hakkındaki kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı düşürülmesine hükmetmiştir.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : ████████ Esas, ███████ KararSUÇ : TefecilikHÜKÜMLER : Sanıklardan ... ve ... hakkında mahkumiyet, TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düzeltilerek onamaMahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;Hazinenin tefecilik suçunun mağduru olduğu, vekilinin sanıklar hakkındaki hükümleri temyiz ettiği gibi bozma öncesinde verilen hükümleri de temyiz ettiği, talebinin katılma iradesi içerdiği ancak mahkemece katılma kararı verilmediği anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237/2 ve 260/1. maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkında atılı suçtan açılan kamu davalarına katılan olarak kabulüne karar verildikten sonra gereği düşünüldü:Sanıklara isnat edilen tefecilik suçunun, suç tarihi itibarıyla lehe olan 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesi 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 241/1. maddesinde öngörülen cezalarının üst sınırına göre aynı Kanun'un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 01.10.2013 tarihli mahkumiyet hükümleri ile incelemeye konu hükümlerin tarihi arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, sanıklar hakkında açılan kamu davalarının düşmesine karar verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hükümler kurulması,Kanuna aykırı, sanık ... ve müdafiinin, sanık ... müdafiinin ve katılan Hazine vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5237 sayılı Kanun'un 7/2 ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddeleri de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 04.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.