Kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteminde, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine ilişkin 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçmesi nedeniyle davanın reddi kararının onanması.
Özet: Kadastro çalışmalarıyla 1979da Hazine adına tescillenen taşınmazların, kadastro öncesi kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı tapu iptali ve tescili davasında, ilk derece mahkemesi talebi kabul etmiş, ancak Bölge Adliye Mahkemesi, kadastro tespitinin kesinleştiği tarihten davanın açıldığı 2015 yılına kadar 3402 sayılı Kanunun 12/3. maddesindeki 10 yıllık hak düşürücü sürenin dolması nedeniyle davanın usulden reddine karar vermiş, Yargıtay da bu kararı hukuka uygun bularak onamıştır.

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : ████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyadin 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ███████ E., ████████ K.Dava, kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Ağrı ili, Diyadin ilçesi, ... köyü 1 02... , 1 36... , 73... parsel sayılı taşınmazların kadastro çalışmaları sonucunda davalı Hazine adına tespit edildiği, tespit tutanaklarının 29.08.1979 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.Davacı; kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 1 02... , 1 36... , 73... parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.Davalı Hazine; usulünce tebliğe rağmen davaya cevap vermemiştir.İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının davacı taraf yararına gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; karara karşı davalı Hazine temsilcisi tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak açıkça kadastro tespitinden önceki sebebe dayalı olarak dava açtığı, ne var ki çekişmeli taşınmazların tapu sicilinin oluştuğu 1979 yılından davanın açıldığı 2015 yılına kadar 3402 sayılı Kanun'un 12/3. maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği, bu nedenle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken davanın hukuki nitelendirmesinde yanılgıya düşülerek davanın kabulüne karar verilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:- K A R A R -Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Temyiz eden davalı Hazine 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi uyarınca harçtan muaf olduğundan, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.