Uyuşturucu madde ticareti davasında CMK 139 ve 140a aykırı gizli soruşturmacı ile teknik izleme delillerinin hukuka aykırı bulunarak itirazın reddi.
Özet: Yargıtay, uyuşturucu madde ticareti suçundan verilen mahkûmiyet kararının bozulmasına yönelik Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazını reddederek, sanığın yakalanmasında kullanılan gizli soruşturmacı ve teknik izleme yöntemlerinin 5271 sayılı CMKnın 139. ve 140. maddelerine aykırı olduğunu, zira suçun örgüt faaliyeti kapsamında işlenmemesi ve teknik izleme için ayrıca bir karar bulunmaması nedeniyle elde edilen delillerin hukuka aykırı ve geçersiz olduğunu vurgulamıştır.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ███████ K.SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapmaHÜKÜM : MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaİTİRAZA KONU KARAR : BozmaDairemizin, 08.12.2025 tarihli ve █████████ Esas, ██████████ Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.02..2026 tarihli ve KD - ██████████ sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;5271 sayılı CMK'nın 308/1. maddesinde belirtilen kanunî süresinde yapılan aleyhe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü;I. İTİRAZ SEBEPLERİYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, sanık ... hakkında yürütülen soruşturmada, 07.10.2013 günü sanığın gizli soruşturmacılara uyuşturucu esrar maddesi pazarladığı, görevlilerin sanıktan 20,00 TL karşılığında iki paket esrar maddesi satın aldıkları, bu esnada sanığın görüntülerinin fotoğraflandırıldığı, aralarındaki konuşmanın kaydedilip tutanağa bağlandığı, sanığın görüntülerdeki kişinin kendisi olduğunu ancak uyuşturucu ticareti suçunun işlemediğine dair beyanlarda bulunduğunun tespit edildiği olayda, kolluk görevlilerinin, 5271 sayılı CMK'nın 160 ve devamı maddeleri uyarınca Cumhuriyet savcısının emri doğrultusunda ve genel yetkileri ile görevleri kapsamında, suç ve failini belirlemek ve suçla ilgili delilleri toplamak amacıyla, alıcı rolüne girerek, suça azmettirmeden veya teşvik etmeden şüpheliden uyuşturucu madde satın alması mümkün olduğu, bu durumlarda adli kolluk görevlisinin 5271 sayılı CMK'nın 139. maddesi uyarınca değil, 160 ve devamı maddeleri uyarınca görevlendirilmesi yeterli olduğu, gizli görevlinin işlenen veya işlenmek üzere olan suçu ortaya çıkartmak için şüphelilerle temas kurarak suçüstü yakalanmalarını sağlaması Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından da Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine uygun bulunması karşısında, suçun sübutunun tespiti için, öncelikle sanık hakkında anılan 5271 sayılı CMK'nın 140. maddesi uyarınca teknik araçlarla izlemeye ilişkin verilmiş bir kararın bulunup bulunmadığının araştırılarak, bulunuyor ise hukuki denetime olanak sağlayacak şekilde aslı veya onaylı örneğinin getirtilerek bu dosya içine konulması, yoksa bu yöntemle elde edilen bilgilerin delil olarak değerlendirilemeyeceğinin gözetilmemesi, ayrıca sanıktan uyuşturucu madde alma - temin etme eylemini gerçekleştiren gizli soruşturmacı kolluk görevlisi ise "suçu ve faili belirleme, suçla ilgili delilleri toplama" konusunda faaliyette bulunabileceğinden, öncelikle gizli soruşturmacının adli kolluk görevlisi olup olmadığının sorulması gerektiğinin, adli kollukk görevlisi ise tanık olarak dinlenilmesi, sanık ve müdafisine tanıklara soru sorma olanağının tanınması, sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesinden bahisle Bozulması gerektiği talebine ilişkindir.II. GEREKÇEGizli soruşturmacı görevlendirilmesine ilişkin kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 139. maddesine göre gizli soruşturmacı görevlendirilebilmesi için, işlenen suçun kanunda sayılan ve gizli soruşturmacı kullanılabilecek suçlardan olması, suçun işlendiği konusunda somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin bulunması, başka yolla delil elde etme imkânının bulunmaması, suçun örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmiş bir suç olması ve yetkili ve görevli mahkemece bir karar verilmesi gerekir.Dava konusu suç uyuşturucu madde ticareti yapma suçu olduğu halde, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suç olmadığı, 5271 sayılı CMK'nın 139/4. maddesine göre örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmeyen suçlarda gizli soruşturmacı görevlendirilemeyeceği; yine aynı Kanun'un "Teknik Araçlarla İzleme" başlıklı 140. maddesindeki düzenlemeye göre, sanığın teknik araçlarla izlenmesine ilişkin bir karar bulunmadığı, gizli soruşturmacı görevlendirilmesine ilişkin karara dayanılarak ve 5271 sayılı CMK'nın 140. maddesi uyarınca ayrıca bir karar alınmadan teknik araçlarla izleme ve görüntüleme ve ses alma işlemi yapılamayacağı gözetilmeden elde edilen deliller hukuka aykırı olup hükme esas alınamaz. Dosyada mevcut olan 15.10.2013 günlü tutanağa göre sanığın gizli soruşturmacılara uyuşturucu madde sattığına dair görüntü kaydı alındığı ve hukuka aykırı olarak alınan bu görüntüler gösterilmek suretiyle sanığın savunmasının alındığı, bu şekilde elde edilen delilin de hukuka aykırı olduğu ve hükme esas alınamayacağı dikkate alınarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.III. KARARA. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy birliğiyle REDDİNE,B. 5271 sayılı CMK'nın 308/3. maddesi uyarınca Dairemizin, 08.12.2025 tarihli ve █████████ Esas, ██████████ Karar sayılı bozma kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,03.03.2026 tarihinde karar verildi.