Hizmet tespiti talebinde, işçinin bildirilmemiş çalışma döneminin belirlenmesi, kurum kayıtları ile tanık delili arasındaki çelişki ve iş akdinin niteliği hakkında Yargıtayın temyiz değerlendirmesi.
Özet: Bu hukuki evrakta, davacı işçi, davalı işverene ait işyerinde 2008den itibaren çalıştığı ancak 2010da sigortaya bildirildiği iddiasıyla, bildirilmeyen hizmet sürelerinin tespitini ve primlerinin yatırılmasını talep etmiş; davalı işveren işçilik alacaklarının ödendiğini ve işçinin imzasının bulunduğu belgelerle belirli bir dönemde çalıştığını savunmuş; feri müdahil kurum ise hak düşürücü süre ve kurum kayıtlarının esas alınması gerektiğini belirtmiş olup, İlk Derece Mahkemesi davacının 2009-2010 dönemindeki kısmi hizmetinin tespitine karar vermiş ve Bölge Adliye Mahkemesi de feri müdahilin istinaf başvurusunu reddetmiştir.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
SAYISI : ████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 18. İş MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı işverene ait işyerinde 04.08.2008 tarihinde makina ustası olarak çalışmaya başladığı halde davalı işveren tarafından ancak 10.06.2010 tarihinde ...'ya bildirim yapıldığını, davalı işveren tarafından tanzim edilerek müvekkiline verilen 02.08.2011 düzenleme tarihli belge ve açılmamış sayılmasına karar verilen davada dinlenilen tanık beyanlarının da davanın haklı olduğunu gösterdiğini ileri sürerek, müvekkilin davalı işyerinde 04.08.2008-20.09.2011 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığının ve bu süreler içinde yatırılmayan primlerin, davalı firma tarafından yatırılmasına karar verilmesini, müvekkilinin söz konusu hizmetlerinin diğer hizmetleri ile birleştirilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin ve diğer tüm masrafların davalılara yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir. II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf işten ayrıldıktan sonra kendisine işçilik haklarına karşılık ödeme yapıldığını ve müvekkilinin ibra edildiğini, davacı tarafça keşide edilen bu ibranamede davacının 10.06.2010-03.10.2011 tarihleri arasında davalı iş yerinde çalıştığını açıkça beyan ettiğini, davacının 10.06.2010 tarihinde müvekkil işyerinde işe başlamış olduğunu ve işe giriş bildirgesinde imzasının bulunduğunu, davacının 03.10.2011 tarihinde işten ayrılmış olduğunu ve işten ayrılış bildirgesinde de imzasının bulunduğunu, imzaların yanında herhangi bir ihtirazı kayıt düşülmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesine, yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesini arz ve talep etmiştir. Fer'i müdahil vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının bir kısım talepleri bakımından hak düşürücü sürenin geçmiş olduğunu, davacının dava konusu dönemdeki çalışmalarının Kurum kayıtlarındaki kadar olduğnu, tanık beyanlarından önce Kurum kayıtlarının esas alınması gerektiğini, davacının ileri sürdüğü iddiaları müvekkili Kurum kayıtlarına eş değerde belgelerle kanıtlaması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini vekaleten arz ve talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, davacının 16.05.2009 - 09.06.2010 döneminde davalı işverene ait işyerinde fiili çalışması nedeniyle davalıya ait ... sigorta sicil numaralı “...” unvanlı işyerinden Kuruma bildirilenler dışında, 16.05.2009-30.06.2009 tarihleri arasında günlük 22,20 TL kazançla, 01.07.2009-31.12.2009 tarihleri arasında günlük 23,10 TL kazançla, 01.01.2010-09.06.2010 tarihleri arasında günlük 24,30 TL kazançla, olmak üzere 4/1a kapsamında hizmet akdi ile çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının bir kısım talepleri bakımından hak düşürücü sürenin geçmiş olduğunu, davacının dava konusu dönemdeki çalışmalarının Kurum kayıtlarındaki kadar olduğunu, tanık beyanlarından önce Kurum kayıtlarının esas alınması gerektiğini, davacının ileri sürdüğü iddiaları müvekkili Kurum kayıtlarına eş değerde belgelerle kanıtlaması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.1.Hizmet akdini, konusu iş görme borcu doğuran diğer borçlar hukuku sözleşmelerinden ayırt etmek bazen oldukça zor olabilmektedir. Bu sözleşmelerde ortak yön, bir iş görme borcunun mevcut olmasıdır. İş Kanunu m.8’de, “…bir tarafın (işçi) bağımlı olarak iş görmeyi, diğer tarafın (işveren) da ücret ödemeyi üstlenmesinden oluşan sözleşmedir…” diyerek iş sözleşmesini tanımlamıştır. 818 sayılı BK m.313’de “Hizmet akdi, bir mukaveledir ki onunla işçi, muayyen veya gayri muayyen bir zamanda hizmet görmeyi ve iş sahibi dahi ona ücret vermeyi taahhüt eder…” şeklinde tanımlanmıştır. 01.07.2012’de yürürlüğe giren 6098 sayılı TBK m.393’de ise “…işçinin işverene bağımlı olarak belirli veya belirli olmayan süreyle iş görmeyi ve işverenin de ona zamana veya yapılan işe göre ücret ödemeyi üstlendiği sözleşmedir.” şeklinde tanım yapılmıştır. Bu şekilde hizmet akdinin kanuni unsurları, “iş görme”, “ücret” ve “bağımlı çalışma” olarak ortaya çıkmaktadır. 2.Hizmet akdini, diğer iş görme borcu olan sözleşmelerden ayıran temel unsur “bağımlılık” unsurudur. Bağımlılık; işçinin, işverenin talimatına göre ve onun denetiminde çalışmasını ifade eder. İşçinin, iş yerinde çalıştığı tüm yönetimin işverence belirlendiği iş ilişkilerinde “bağımlılık” unsurunu tespit etmek daha kolaydır. Uygulamada şu hallerde bağımlılık unsurunun bulunduğu kabul edilir: a- İşin işyerinde yapıldığı, b- Malzemenin işveren tarafından sağlandığı, c- İş görenin işin görülme tarzı bakımından iş sahibinden talimat aldığı, d- İşin iş sahibi veya yardımcısı tarafından kontrol edildiği e- Sermaye koymadan kendisine ait iş organizasyonu olmadan faaliyet gösterdiği f– Ücretin ödeniş şekli… Bu durumlarda dahi çalışanın iş yerinde üretim araçlarına sahip olup olmamasına, kar ve zarara katılıp katılmamasına, karar verme özgürlüğüne sahip olup olmamasına göre “bağımlılık” unsurunun somut verilere göre değerlendirilmesi gerekir. “Bağımlılık” unsurunu mutlak ve her hukuki ilişkide birebir aynı ölçütlerde tespit etmek mümkün değildir. Atipik hizmet ilişkilerinde ise “bağımlılık” unsuru değişmiş, esnek çalışmaya dönüşmüştür. Fakat bu ilişkilerde de hizmet akdinde bulunması gereken “bağımlılık” ilişkisinin, esnek de olsa mevcut olup olmadığı araştırılmalıdır. Bu belirleme “işçinin işverene ait iş organizasyonu kapsamında çalışmasına” göre yapılmalıdır.3.Bu davaların kamu düzeniyle ilgili olması nedeniyle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi gerekir. Hak kayıplarının ve gerçek dışı sigortalılıkların önlenmesi amacıyla tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, Mahkemece re'sen gerekli deliller toplanmalı ve tüm deliller serbestçe değerlendirilmelidir. Hizmet tespiti davalarının amacı, hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Kurum sicil dosyası, işyeri özlük dosyası temin edilip iş yerinin kanun kapsamında olup olmadığı belirlenmeli; iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi iş yerinde ne işinin yapıldığı, iş yerinin kapsam, kapasite ve niteliği; çalışmanın sürekli veya kısmi zamanlı olup olmadığı eksiksiz biçimde açıklığa kavuşturulmalıdır. Tanıkların ifadeleri değerlendirilirken inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları; işveren, işçi ve işyeriyle ilişkileri, uzun yıllar öncesine ait bilgileri nasıl hafızalarında korudukları üzerinde durulmalıdır. Re'sen araştırma kapsamında taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün olduğunca işyeri yetkilileri ve işyerinde çalışan diğer kişiler ile başka bilebilecek tanıklar dinlenerek beyanlar denetlenmeli, böylece çalışma olgusu hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir.4.Somut olayda davacı tanıkları dışında dinlenen tek bordro tanığı beyanı ile hizmet hususunun hiçbir tereddüte yer vermeyecek şekilde ispatının, tanık beyanının doğruluğunun kontrolü yapılamadığından mümkün olmadığı ve bu tür davaların kamu düzenini ilgilendirdiği, re'sen araştırma yapılmasının gerekeceği göz ardı edilerek sonuca gidilmesi hatalı olmuştur.Yapılacak iş, davalı şirkete ait Kuruma bildirilmiş dönem bordrosu olmadığına göre bu dönemlerde çalışması bulunan komşu işyeri, işverenleri ve bu işverenler tarafından çalışmaları Kuruma bildirilen kimselerin belirlenip beyanlarına başvurularak, tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle çıkacak sonuca göre bir karar vermektir. Ayrıca davacı tarafından Üsküdar 4.İş Mahkemesinin █████████ E. Sayılı dosyası ile davalı aleyhine açılan alacak davası nedeni ile taraflar arasında düzenlendiği belirtilen ve davacının 10.06.2010-20.09.2011 dönemindeki çalışmaları için haklarına karşılık 3.875,00 TL ödeneceğine dair protokol suretinin sunulduğunun ve davalı vekili tarafından cevap dilekçesi ekinde sunulan ... Noterliğinin 19.09.2011 tarih ve ... numaralı ihtarnamesi ve ... Noterliğinin 12.10.2011 tarih ve ... numaralı ibraname suretlerinin sunulduğunun anlaşılması karşısında ilgili belgeler araştırılmaksızın karar verilmesi isabetsizdir. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle,1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.