Kadastro dışı bırakılan taşınmazın zilyetlik ve imar-ihya ile tescili davasında, Hazinenin temyizi üzerine, parasal sınır değişikliği sonrası Yargıtayca bölge adliye mahkemesi kararının onanması.
Özet: Davacının, kadastro dışı bırakılan ve dedesi ile babasından devralarak 20 yılı aşkın süredir malik sıfatıyla zilyet olduğunu iddia ettiği taşınmazın adına tescili talebiyle açtığı davada, ilk derece ve istinaf mahkemeleri, taşınmazın belirli bölümlerinde (A ve B) yapılan incelemelerle tarımsal faaliyet ve imar-ihya izlerinin bulunduğunu tespit ederek zilyetlikle kazanım şartlarının oluştuğuna ve bu kısımların davacı adına tesciline karar vermiş, temyiz incelemesinde ise Yargıtay, yeni bir yasa değişikliği uyarınca parasal kesinlik sınırı nedeniyle temyiz reddi kararını ortadan kaldırarak esastan inceleme yapmış ve istinaf mahkemesinin davacı lehine verdiği tescil kararını hukuka uygun bularak onamıştır.

MAHKEMESİ: Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ: Besni 2. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.Dava, tapusuz taşınmazın tescili isteğine ilişkindir. Kadastro sonucu, Adıyaman ili, Besni ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan çekişmeli taşınmaz bölümü taşlık olduğundan bahisle tescil harici bırakılmıştır. Davacı; Adıyaman ili, Besni ilçesi, ... köyünde bulunan 144 parsel sayılı taşınmazın doğusunda kalan 38.920, 60... taşınmazın 50 yıl önce dedesi tarafından kullanılmaya başlandığını, daha sonra da babası tarafından kullanıldığını, kendisinin de taşınmazda 20 yılı aşkın süredir malik sıfatıyla zilyet olduğunu, dava konusu alanın bitişiğindeki 144 parsel sayılı taşınmazın paydaşlarından olduğunu ileri sürerek taşınmazın adına tescilini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince, çekişme konusu taşınmazın yörede 1971 yılında yapılan tesis kadastro çalışmasında tapulama harici bırakıldığı, çok eski zamanlardan beri davacının babası tarafından kullanıldığı, bundan yaklaşık 20 sene evvel taşınmazın fiili taksim neticesinde davacıya geçtiği ve halen davacının kullanımında olduğu, bilirkişi raporu uyarınca söz konusu taşınmazın krokide (A) ve (B) harfleri ile gösterilen alanlarında 1985-1999 yıllarına ait hava fotoğraflarında tarımsal faaliyet izlerinin olduğunun anlaşıldığı, (C) harfi ile gösterilen alanda ise tarımsal faaliyet izine rastlanmadığı, (A) ve (B) harfleri ile gösterilen bu alanların orman olmadığı, bu alanlar yönünden hava fotoğrafı ve taşınmaz üzerinde yapılan incelemeye göre imar-ihyanın 1990'lı yılların başında tamamlandığı, imar-ihyanın tamamlandığı tarihten dava tarihine kadar zilyetlikle kazanım koşullarının davacı lehine oluştuğu, bu hali ile (A) ve (B) harfleri ile gösterilen alanlar yönünden Yasada aranan şartların davacı lehine gerçekleştiği, (C) harfi ile gösterilen kısımların ise imar-ihya görmediği, taşlık kayalık ham arazi vasfında olduğu, bu bölüm yönünden davacı yararına yasada aranan şartların gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 24.12.2019 havale tarihli fen bilirkişisi raporunda (A) harfi ve kırmızı renk ile gösterilen 26.599, 93... ve (B) harfi ve mavi renk ile gösterilen 5.939, 85... alanın davacı adına tesciline karar verilmiş, kararın davalı Hazine temsilcisi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince, İlk Derece Mahkemesi gerekçesi benimsenmek suretiyle davalı Hazine temsilcisinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiş, kararın davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, 04.09.2024 tarihli ek kararla kararın miktar yönünden kesin nitelikte olduğu gerekçesiyle temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesinin ek ve asıl kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: - K A R A R -04.06.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile; 12.01.2011 tarihli 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ek 1. maddesinin 2. fıkrası "(2) 2 00... . maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341, 3 62... . maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır." şeklinde değiştirilmiş olup temyiz konusu Adıyaman ili, Besni ilçesi, ... köyünde bulunan 144 parsel sayılı taşınmazın doğusunda kalan, kadastro tespiti sırasında tescil harici bırakılan alanın 24.12.2019 havale tarihli fen bilirkişisi raporunda (A) harfi ve kırmızı renk ile gösterilen 26.599, 93... 'lik ve (B) harfi ve mavi renk ile gösterilen 5.939, 85... ’lik kısmın davacı adına tesciline karar verildiği, (A) ve (B) harfleri ile gösterilen yerlerin dava tarihindeki keşfen saptanan değerleri toplamının 326.089,27 TL olduğu, bu değerin dava tarihi itibarıyla temyiz kesinlik sınırı olan 47.530,00 TL'nin üzerinde kaldığı anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesinin 04.09.2024 tarihli ek kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, Temyizen incelenen asıl karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.