Karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında yaya desteğin ölümüne ilişkin destekten yoksun kalma tazminatı talebinin, kusur tespiti itirazlarına rağmen hakem heyeti kararıyla reddi ve temyizen onanması.
Özet: Davacı vekilinin, eşinin sigortalı aracın çarpması sonucu vefat etmesi üzerine sigortalı araçtan destekten yoksun kalma tazminatı talep ettiği davada, uyuşmazlık ve itiraz hakem heyetleri, soruşturma aşamasındaki bir rapora dayanarak yayanın %100 kusurlu olduğunu tespit edip davayı reddetmiş; davacının kaza tespit tutanağı ile rapor arasındaki kusur çelişkisi ve eksik inceleme iddialarıyla yaptığı temyiz başvurusu, temyiz mahkemesince itiraz hakem heyeti kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle reddedilerek karar onanmış, ancak bir üye hakim kusur raporu alınmadan soruşturma raporuyla yetinilmemesi gerektiğini belirterek karşı oy kullanmıştır.

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : █████████ E.- █████████ K.İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın 28.03.2021 tarihinde davacının eşi olan yaya desteğe çarpması sonucu desteğin hayatını kaybettiğini belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 50,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davalının ancak sigortalı araç sürücüsünün kusuru ile sınırlı olarak sorumlu olduğunu, hesaplamanın TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, kusur raporu alınması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere davalının ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz ile sorumlu olduğunu ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARIUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu olay nedeniyle soruşturma aşamasında Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Daire Başkanlığı'ndan alınan 21.04.2021 tarihli kusur raporuna göre destek yayanın %100 oranında kusurlu olduğu, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun olmadığı, kusur tespitinin yerinde olduğu gerekçesiyle başvurunun reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilinin itiraz başvurusunda bulunması üzerine İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, olay nedeniyle tutulan kaza tespit tutanağına göre destek yayanın kusuru olduğu gibi sigortalı araç sürücüsünün de kusuru olduğunun tespit edildiğini, hakem heyetince kaza tespit tutanağının tartışılmadığını, bu haliyle kusur oranlarında çelişki meydana geldiğini, çelişki giderici yeni bir rapor alınması gerektiğini, eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, davalı tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın davacının eşi olan yaya desteğe çarpması sonucu desteğin hayatını kaybetmesinden kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI.KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,10.02.2026 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OYDavalının sorumluluğunda bulunan sigortalı aracın sürücüsü ile davacının desteği yayanın karıştığı çift taraflı trafik kazası neticesinde davacının desteğinin hayatını kaybettiği, bu nedenle davacının maddi tazminat talebinde bulunduğu anlaşılmakla; Hakem Heyetince, kusur raporu alınmadan soruşturma aşamasında Adli Tıp Kurumu'ndan alınan (davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığına ilişkin) kusur raporu ile yetinilerek davanın reddine karar verilmiştir.Türk Borçlar Kanunu (TBK) 49. maddesine göre; kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Aynı Kanun 50. maddeye göre; Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır ve 51/1. maddesine göre; Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler. Görüldüğü gibi haksız fiillerde kusur sorumluluğun temelini oluşturmaktadır. Haksız fiilden sorumluluğun doğması için zarar gören kişinin karşı tarafın kusurunun varlığını ve ağırlığını ispat etmesi, hakiminde tazminatın kapsamını belirlerken tarafların kusurlarını belirleyerek kusurlarının ağırlığını dikkate alması gerekir. Karayolları Trafik Kanunu 85/1. maddesi gereği bir motorlu aracın karayolu ve karayolu sayılan yerlerde işletilmesinden dolayı üçüncü kişilerin zarar görmüş olması durumunda zarar ile kaza arasında illiyet bağı kurulması ile birlikte aracın işleteninin tehlike sorumluluğu doğmaktadır. Her ne kadar işleten KTK 86/1. maddesine göre kendisinin kusurlu olması durumunda aracının verdiği zararlardan sorumluluktan kurtulması mümkün değil ise de KTK 86/2. maddesine göre; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilir. Hakimin bu indirimi uygulayabilmesi içinde tarafların kusur oranlarını belirlemesi gerekir. Bütün bu düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde trafik kazası nedeniyle zarar gören kişinin zararını ve ödenecek tazminatı belirlemek için tarafların kusurunun tartışmaya yer vermeyecek şekilde hukuk hakimi tarafından belirlenmesi gerekir.TBK 74. maddesine göre; Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz. Bu durumda savcılık aşamasında aldırılan kusur raporunda varılan sonuç hukuk hakimini bağlamaz.Buna göre Hakem Heyetince, savcılık tarafından alınan kusur raporu ile yetinilmeyerek HMK 266 ve devamı maddelerine göre usulüne uygun bir şekilde konusunda uzman bilirkişilerden tazminat hukuku açısından kazanın oluşumunda tarafların kusurlarının ağırlığının ve oranlarının belirlenmesine yönelik, kaza tespit tutanağı ile savcılık aşamasında alınan rapor arasındaki çelişkileri giderecek rapor alınması gerekirken soruşturma aşamasında alınan kusur raporu ile yetinilmesi yukarıda belirtilen kanunlara aykırı olduğundan kararın bu gerekçelerle bozulmasına karar verilmesi gerekirken Sayın Çoğunluk tarafından kararın onanması yönünde verilen karara katılmıyorum.