Hazine adına tescil edilen tapusuz taşınmazda zilyetlikle tapu iptali ve tescil davasında imar-ihya koşullarının hava fotoğrafları üzerinden yeterince araştırılmaması.
Özet: Bu hukuki uyuşmazlık, başlangıçta tapusuz olan ve sonradan Hazine adına tescil edilen geniş bir taşınmazın, davacının imar-ihya yoluyla kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tapu iptali ve adına tescili talebine ilişkindir; ancak, mahkemenin kısmi kabul ve kısmi retle sonuçlanan kararının, bilirkişi raporlarının imar-ihya işlemlerinin tam olarak ne zaman tamamlandığını açıkça belirtmemesi nedeniyle yeterli olmadığı, bu durumun mülkiyetin kazanımı için esaslı bir koşul olduğu vurgulanarak kararın yeterli bulunmadığı belirtilmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.Bozova Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili ve davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:- K A R A R -Dava, tapusuz olup yargılama sırasında ihdasen Hazine adına tescil edilen taşınmazın tapu kaydının iptali ve tescili istemine ilişkindir.1975 yılında Şanlıurfa ili, Bozova ilçesi, ... Mahallesinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında dava konusu taşınmaz kıraç olarak tespit harici bırakılmış, yargılama sırasında 05.02.2015 tarihinde idari yoldan 536 parsel numarası ve 4.059.931,85 metrekare yüz ölçümü ile hali arazi vasfıyla davalı Hazine adına tescil edilmiştir. Davacı ...; Bozova ilçesi, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan ve 1975 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında tespit harici bırakılıp 05.02.2015 tarihinde idari yoldan 4.059.931,85 metrekare yüz ölçümü ile hali arazi vasfıyla davalı Hazine adına tapuya tescil edilen 536 parsel sayılı taşınmazın bölümleri hakkında, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tapu iptali ve adına tescilini istemiştir. Davalı Hazine temsilcisi davaya cevap vermemiş, yargılama sırasında davanın reddini savunmuş; davalılar ... ve ... vekilleri ayrı ayrı sundukları cevap dilekçesinde ve yargılama sırasında davanın reddini savunmuşlardır. Bozova Asliye Hukuk Mahkemesinin 10.06.2015 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla; dava konusu taşınmaz bölümleri üzerinde davacı yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince; yapılan araştırma, inceleme ve uygulamanın hüküm vermek için yeterli bulunmadığı, Mahkemece, taşınmaz bölümleri üzerinde davacı lehine imar-ihya nedeniyle kazanım koşullarının oluşup oluşmadığının yöntemince araştırılmadığı, bir arazinin kullanım süresi ile niteliğini ve üzerindeki imar-ihya işlemlerinin tamamlandığı tarihi en iyi belirleme yöntemi hava fotoğrafı incelemesi olduğu halde hava fotoğraflarından yöntemine uygun şekilde ve yeterince yararlanılmadığı, hava fotoğrafları üzerinde çekişmeli bölümlerin işaretlenmesiyle yetinildiği, taşınmaz bölümlerinin niteliği yönünden herhangi bir değerlendirme yapılmadığı, ayrıca dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmaz bölümleri üzerinde sürdürüldüğü iddia olunan zilyetliğin sürdürülüş biçimi, taşınmaz bölümlerinin önceki niteliği, imar-ihyanın tamamlanıp tamamlanmadığı ve tamamlanmış ise hangi tarihte tamamlandığı hususlarının maddi olaylara dayalı olarak ayrıntılı şekilde sorulup açıklattırılmadığı ve ziraat bilirkişisinin somut verilere ve bilimsel esaslara dayanmayan soyut içerikli raporuna göre hüküm verilmesinin doğru olmadığı belirtilerek karar bozulmuştur.Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; dava konusu taşınmazda 24.05.2022 havale tarihli fen bilirkişisi raporunda (B) harfi ile gösterilen bölümün Kadastro Kanunu'nun 14... . maddeleri gereği masraf ve emek sarfı ile imar-ihya edilerek zirai amaçlı kullanıldığı, bu kısım yönünden davacı yararına zilyetlikle mülk edinim koşullarının oluştuğu, (A1), (A2), (A3) harfi ile gösterilen bölümler yönünden ise dava tarihine kadar 20 yıllık imar-ihya süresinin tamamlanmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, fen bilirkişisi raporunda (B) harfi ile gösterilen ve davalı Maliye Hazinesi adına kayıtlı 536 parsel sayılı taşınmaz sınırları içerisinde kalan 46.026, 84... 'lik kısmın tapu kaydının iptali ile fıstıklık vasfı ile davacı adına tesciline, bilirkişi raporunda (A1), (A2) ve (A3) harfleri ile gösterilen taşınmaz bölümleri yönünden ilgili talebin reddine, yargılama sırasında taşınmazın ihdasen Hazine adına tescil edilmesi nedeniyle davalılar ... ve ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.Ne var ki; Mahkemece bozma ilamı sonrasında yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmak için yeterli bulunmamaktadır.Şöyle ki; 21.06.2022 tarihli üç kişilik ziraat bilirkişi kurul raporunda (B) harfi ile gösterilen kısım yönünden 19 85... tarihli hava fotoğrafları dikkate alındığında belirtilen tarihlerde imar-ihya işlemlerinin devam ettiğinin, (A1), (A2) ve (A3) harfi ile gösterilen kısımlar için ise 19 85... tarihli hava fotoğrafları dikkate alındığında, 1985 yılında imar-ihya çalışmasının olmadığı, 1999 yılında ise ekilip, sürüldüğü, tarımsal amaçlı kullanıldığı ve imar-ihya işleminin devam ettiğinin belirtildiği, ancak tam olarak imar-ihyanın tamamlanıp tamamlanmadığı ve tamamlanmış ise hangi tarihte tamamlandığı hususlarının belirtilmediği, bu durumda ziraat bilirkişisi raporunun hüküm kurmak için yeterli olmadığı anlaşılmaktadır.Hâl böyle olunca; taşınmaz başında elverdiğinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile daha önceki keşiflere iştirak etmemiş fen bilirkişisi, 3 kişilik ziraatçi bilirkişi kurulu, jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi kurulunun katılımıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında dinlenilecek yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kimden kime intikal ettiği ve ne zamandan beri ne şekilde kullanıldığı belirlenmeli, kullanılan kısım ile kullanılmayan kısımlar ayrı ayrı gösterilmeli, imar-ihyaya konu edilip edilmediği, edilmiş ise imar-ihyanın hangi tarihte başlayıp ne zaman tamamlandığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, beyanları arasında çelişki ortaya çıkması halinde gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle bu çelişkiler giderilmeye çalışılmalı, komşu parsel tutanakları ve dayanak kayıtları uygulanmak suretiyle yerel bilirkişi ve tanık sözleri denetlenmeli ve komşu taşınmazların dayanak kayıtlarının getirtilerek dava konusu taşınmazın yönünü ne okuduğu tespit edilmelidir.Ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan, alınan önceki rapor da denetlenmek suretiyle taşınmaz bölümünün tam olarak hangi kısımlarının kullanıldığının belirlenmesi, bu kısımların toprak yapısını ve niteliğini, zirai durumunu, üzerinde sürdürülen zilyetliğin şeklini ve süresini, üzerindeki bitki örtüsünü, komşu parsellerle karşılaştırmalı değerlendirmeyi ve taşınmazların değişik yönlerden çekilmiş panoromik renkli fotoğraflarını içerir, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalıdır. Jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisinden dosya arasında bulunan ve temin edilecek hava fotoğrafları üzerinde stereoskopik inceleme yaptırılmak suretiyle dava konusu taşınmaz kadastro krokisi ile hava fotoğraflarının ölçeklerini eşitlemek suretiyle hava fotoğrafları üzerinde sınırını ve niteliğini, üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıcını, şeklini ve süresini belirtir şekilde rapor hazırlaması ve dava konusu taşınmazın konumunu hava ve uydu fotoğrafları üzerinde göstermesi istenmeli; fen bilirkişisine keşfi takibe, bilirkişi ve tanık sözlerini denetlemeye imkan verir krokili rapor düzenlettirilmeli, raporda dava konusu kısımlar ayrı ayrı gösterilmelidir.Bundan sonra, iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek dava konusu (B), (A1), (A2) ve (A3) harfleri ile gösterilen taşınmaz bölümleri üzerinde dava tarihine kadar 20 yıla ulaşan ekonomik amaca yönelik zilyetliğinin bulunup bulunmadığı belirlenmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir.Yukarıda değinilen hususlar göz ardı edilip, bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmeden, eksik araştırma ve uygulama ile yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru değildir.Davacı vekili ve davalı Hazine temsilcisinin açıklanan nedenden ötürü yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Dosyanın Bozova 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09.02.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.