Trafik kazası sonucu sürekli iş göremezlik ve bakıma muhtaç hale gelen davacının, önceki sigorta davasında karşılanmayan bakiye maddi ve manevi tazminat taleplerinin değerlendirilmesi.
Özet: Bu davada, trafik kazası sonucu yaralanan ve sürekli iş göremez hale gelen sürücü davacı, önceki bir zorunlu mali sorumluluk sigortası davasında hesaplanan toplam maddi zararının ödenmeyen kalan kısmını ve eşi ile çocukları için manevi tazminat talep etmektedir. Davacılar, müvekkillerinin %59 iş gücü kaybı yaşadığını ve toplam maddi zararının belirlenen miktardan yüksek olduğunu öne sürerek kalan 187.806,43 TL maddi tazminat ile kendisi için 100.000 TL, çocukları için ise ayrı ayrı 50.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini isterken; davalı şirket kesin hüküm, zamanaşımı ve davacının kusurlu olduğu savunmalarıyla davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi, davacının bakiye maddi tazminat talebini ve diğer davacıların kısmi manevi tazminat taleplerini kabul ederken, istinaf incelemesinde davalı sürücünün %65 kusurlu olduğu ve zorunlu/ihtiyari mali mesuliyet sigortası poliçelerinin durumu değerlendirilmiştir.
4. Hukuk Dairesi         ████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

SAYISI : ████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması davacılar vekili tarafından istenilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda 10.02.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen gün ve saatte davacılar vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat .... geldiler. Taraf vekillerinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 10.02.2026 gününde Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin işleteni olduğu araç ile davacı sürücü ... idaresindeki araç arasında meydana gelen çift taraflı trafik kazası neticesinde davacı ...'ın yaralandığını ve uzun süre tedavi görüp sürekli iş göremezlik zararının oluştuğunu ve müvekkilinin bakıma muhtaç hale düştüğünü, dava konusu kaza nedeniyle İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı dava dosyasında davalının işleten olduğu aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesini düzenleyen ... Sigorta A.Ş aleyhine açılan davada davacının %59 oranında iş gücü kaybına uğradığının belirlendiğini ve 05.01.2018 tarihli bilirkişi raporunda maddi zararının 674.457,20 TL olarak hesaplandığını, iş bu dosyada alınan 05.01.2018 tarihli son hesap raporundan önce davanın 486.650,77 TL üzerinden ıslah edildiğini ve ıslah edilen miktarın kabulü ile davanın sonuçlandırıldığını, söz konusu kararın kanun yoluna başvurulmadan kesinleştiğini, bu nedenle belirtilen dava dosyasında alınan 05.01.2018 tarihli son hesap raporunda 187.806,43 TL bakiye zararının bulunduğunun tespit edildiğini, ayrıca davacı ...'ın yaralanması nedeniyle eşi ve çocukları olan diğer davacıların manevi zarara uğradığını belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla 187.806,43 TL bakiye maddi tazminatın ve davacı ... yönünden 100.000,00 TL manevi tazminatın ve çocukları ... ile ... yönünden ayrı ayrı 50.000,00'er TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; eldeki dava dosyası ile bağlantılı İzmir 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı dava dosyasında tüm delillerin toplandığını, işbu dosyada davacı yanın maddi tazminat alacağının kabulüne karar verilip dosyanın kesinleştiğini, bu nedenle kesin hüküm nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu talebin zamanaşımına uğradığını, kazanın meydana gelmesinde asıl kusurlu olan taraf davacı olup davalı şirketin sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ...'ın maddi tazminat isteminin kabulü ile 187.806,43 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 11.02.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, diğer davacılar ..., ... ve ...'ın manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile davacı ... için 15.000,00 TL, davacı ... için 5.000,00 TL ve davacı ... için 5.000,00 TL olmak üzere toplam 25.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 11.02.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile adı geçen davacılara verilmesine, bakiye kısım yönünden istemin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı dava dosyasının incelenmesinde; davacı ... tarafından davalılar .... Finansal Kiralama A.O, ... Sigorta A.Ş ve ... ile bu dosya ile birleşen dava dosyasında, ... Sigorta A.Ş ve ... Hiz. A.Ş aleyhine maddi ve manevi tazminat davası açıldığı, mahkemece yapılan yargılama sonucunda dava konusu olayda, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde davalı sürücü ...'ın kazanın oluşumunda %65 oranında kusurlu olduğu, asıl davada davalı ... Sigorta A.Ş'nin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi kapsamında, kazaya sebebiyet veren aracı 250.000,00 TL limitle sigorta örtüsüne aldığı, birleşen dosya davalısı ... Sigorta A.Ş'nin ise trafik sigorta poliçe limitini aşan durumlarda ihtiyari mali mesuliyet sigortacısı olduğu ve yapılan inceleme ve alınan bilirkişi raporlarında davacının sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı toplamının 486.650,77 TL olarak hesaplandığı gerekçesiyle maddi tazminat davasının kabulü ile 486.650,77 TL'nin davalılardan tahsiline karar verildiği, asıl ve birleşen davada manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile davalılar ... ve ... Hizmetleri A.Ş yönünden 40.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiği ve bakiye kısım yönünden istemin reddedildiği, söz konusu kararın kanun yoluna başvurulmaksızın 31.08.2018 tarihinde kesinleştiğinin anlaşıldığı, bu dava dosyasında mahkemece hükme esas alınan 15.08.2015 tarihli ek raporda; davacının % 35 oranında, davalı sürücünün ise % 65 oranında kusuru, davacının % 58 maluliyet oranı ve davacının gelirinin asgari ücretin 4.03 katı olduğu kabulü ile davacının geçici iş göremezlik zararının 8.259,03 TL ve sürekli iş göremezlik zararının 478.391,74 TL olmak üzere toplam zararının 486.650,00 TL olarak hesaplandığı, davacı vekili tarafından 20.10.2015 tarihli ıslah dilekçesi ile fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak 486.650,77 TL olarak dava değerinin ıslah edildiği, davacı vekili tarafından 13.10.2015 tarihli oturum dahil olmak üzere 15.08.2015 tarihli rapora itiraz edilmediği, davacı ...'ın eldeki dava dosyasında bakiye maddi tazminat talebine dayanak olarak gösterdiği 05.01.2018 tarihli ek raporun davalıların itirazı üzerine düzenlendiği, mahkemece söz konusu raporun hükme esas alınmadığı ve maddi tazminat yönünden fazlaya ilişkin kısmın da saklı tutulmadığı, bu kapsamda 6100 sayılı HMK’nın 281. maddesi hükmü değerlendirildiğinde, bir tarafın bilirkişi raporuna itiraz etmemesi ile bilirkişi raporuna itiraz eden taraf lehine usulî kazanılmış hak doğacağı, davacı tarafından maddi tazminat alacağının 486.550,77 TL olarak tespit edildiği bilirkişi raporuna itiraz edilmemiş olması davalı lehine usuli kazanılmış hak oluşturduğundan ve mahkemece maddi tazminat alacağı olarak 486.550,77 TL belirlendiğinden davacının bakiye alacağının bulunmadığı, bu nedenle ilk derece mahkemesince maddi tazminat istemi yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu, eldeki davada, olayın gerçekleşme şekli, yeri, zamanı, tarafların konumu davacı ...'ın yaralanma derecesi, kusur durumu, manevi tazminatın haksız zenginleşme ve fakirleşme aracı olmaması, hak ve nesafet kaideleri birlikte değerlendirildiğinde, davacı eş ... için 15.0000,00 TL, çocuklar için ayrı ayrı 5.000,00'er TL manevi tazminata hükmedilmesinin manevi tatmin (doyum) için yeterli olduğu, bu nedenle taraf vekillerinin bu yöne ilişkin istinaf isteminin yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı ve davacılar vekilinin manevi tazminata yönelen tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (b-1) bendi gereğince ayrı ayrı esastan reddine, davalı vekilinin maddi tazminata yönelen istinaf isteminin ise 6100 sayılı HMK'nın 353/1. fıkra (b-2) bendi gereğince kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve düzelterek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davacı ...'ın maddi tazminat isteminin reddine, diğer davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile davacı ... için 15.000,00 TL, davacı ... için 5.000,00 TL ve davacı ... için 5.000,00 TL olmak üzere toplam 25.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 11.02.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile bu davacılara verilmesine ve bakiye kısım yönünden istemin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet hususunda usulüne uygun, yetkili ve görevli makam tarafından düzenlenmiş ve belirsizlik içermeyen adli tıp raporu alınmadan düzenlenen hesap raporundan kaynaklı olarak usulü kazanılmış hakkın doğmasının mümkün olmadığını, davalının aleyhine daha fazla tazminatın hesaplandığı rapora göre davalı tarafça itiraz edilmemesi ve bu rapora göre verilen hükmün istinaf edilmemesi sebebiyle davacı taraf lehine de usulü kazanılmış hak doğduğunun dikkate alınmadığını, asgari ücret kamu düzeninden olup usulü kazanılmış hakların istisnasını teşkil ettiğini, Yargıtay içtihatları uyarınca asgari ücret kamu düzeninden olup bu ücrette meydana gelen değişikliğin re'sen gözetilmesi gerektiğini, davalı taraf, kazaya sebep olan aracın işleteni olup aracı ticari amaçla kullandığı halde hükmedilen tazminata avans faizi yerine yasal faiz işletilmesinin Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu ve davacı ...'ın yaralanmasının niteliği gözetildiğinde hükmedilen manevi tazminat tutarlarının yetersiz olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davalı şirketin meydana gelen kaza sebebiyle sorumluluğu bulunmadığını, davaya konu kazanın oluşumunda davalı müvekkiline atfedilecek bir kusur bulunmadığını, zira kaza tespit tutanağının müvekkili şirketin yokluğunda ve tek taraflı olarak tutulduğunu, işbu tutanak esas alınarak düzenlenen adli tıp raporu esas alınarak düzenlenen bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını, kazanın meydana gelmesinde asli kusurun davacıya ait olduğunu ve davacılar yararına takdir edilen manevi tazminat tutarlarının fahiş olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalının işleteni olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücü ... yönünden bakiye maddi tazminat ile diğer davacılar yönünden manevi tazminat talebine ilişkindir.
1.Davacılar vekilinin ve davalı vekilinin davacılardan ..., ... ve ...'a yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Kanun'un 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
HMK'nın 362/1.a maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 6763 sayılı Kanun'un 44. maddesiyle HMK'ya eklenen ek 1. maddesinde öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında 2022 yılı için 107.090,00 TL’dir
Dosya içeriğine göre; davacılar vekili tarafından dava dilekçesinde davacı ... yönünden 100.000,00 TL manevi tazminatın ve diğer davacılar ... ve ... yönünden ayrı ayrı 50.000,00'er TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesi istenilmiş olup Bölge Adliye Mahkemesince davacı ... yönünden 15.000,00 TL, davacılar ... ve ... yönünden ayrı ayrı 5.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiği gözetildiğinde ihtiyari dava arkadaşı olan her bir davacı yönünden kabul edilen ve reddedilen tutarlar temyiz kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kalmaktadır. O halde Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyiz kabiliyeti olmayıp davacılar vekilinin ve davalı vekilinin adı geçen davacılar yönünden temyiz dilekçesinin HMK’nun 362/1-a maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Davacılar vekilinin ve davalı vekilinin davacılardan ...'a yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin ve davalı vekilinin davacılardan ...'a yönelik temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin ve davalı vekilinin davacılardan ..., ... ve ...'a yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin ve davalı vekilinin davacılardan ...'a yönelik temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacı ... ve davalıya yükletilmesine,
40.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,10.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!