Elektrik tesisatı eser sözleşmesinden doğan itirazın iptali davasında, faturalara süresinde itiraz edilmemesi ve davalı eczanenin ayıplı/eksik iş savunması.
Özet: Davacı şirket, davalıya ait işletmenin elektrik tesisat işlerini tamamlayarak düzenlediği e-faturalara davalının 8 günlük yasal sürede itiraz etmemesi üzerine alacağın tahsili için icra takibi başlatmış; davalı ise işin ayıplı (elektrik panosundaki arızalar gibi) ve eksik yapıldığını, bu nedenle faturaların tek başına borcu ispatlamadığını ve itirazın haklı olduğunu savunarak takibi durdurmuştur. Davacı, bu icra itirazının iptalini, takibin devamını ve icra inkar tazminatını talep ederken, davalı davanın reddini, müvekkilini zarara uğratan ayıplı ve eksik işlerin bilirkişi marifetiyle tespitini istemektedir.

T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ KARAR NO : ████████DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2024KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkil ---- elektrik tesisleri, enerji nakil hatları, akım sistemlerinin projelendirilmesi ve uygulaması ve bunlarla bağlantılı türlü yüklenici, eser, taahhüt işleri ile mühendislik ve danışmanlık hizmetleri üzerine faaliyet gösterdiğini, müvekkil --- tarafından işletilen işletmenin aydınlatma ve sair elektrik işlerinin gerçekleştirilmesi adına iletmiş olduğu talep üzerine teklif dosyası iletildiğini, müvekkil şirket tarafından işler gerçekleştirilmiş ve ----- muhataplığına buna ilişkin olarak 2 fatura düzenlenmiş ve e-fatura sistemi üzerinden iletilmiştir. Bunlar: a.) 13.11.2023 Tarihli ---- Nolu ve 145.224,89TL Tutarlı Fatura b.)13.11.2023 Tarihli ---- Nolu ve 21.388,76USD Tutarlı Fatura Faturalara karşı davalı --- tarafından 8 günlük yasal itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiştir. Davalı ---, ancak 8 günlük yasal itiraz süresinin dolmasından çok sonra, 20.12.2023 tarihinde iade faturası düzenlemiştir. -- tarafından yasal süresi geçtikten sonra düzenlenen iade faturaları, müvekkil tarafından, --- Noteri 26.12.2023 tarih ve ---- Yevmiye numarası ile iade edilmiştir. Mezkur ihtarnamede ayrıca işlerin bitirilmiş olduğu da bir kere daha vurgulamıştır. ----, müvekkilin mezkur ihtarnamesine herhangi bir cevap vermemiştir. Davalı ----, herhangi bir şekilde ödeme gerçekleştirmediği için yukarıda belirtilen faturaların bakiye kalan tutarlarının tahsili amacıyla --- İcra Müdürlüğü Nezdinde ----. Sayılı icra dosyası başlatılmışsa da davalı tarafından işbu takibe karşı haksız ve kötü niyetli itiraz edilerek takip durdurulmuştur. Takibin devamı için işbu davanın açılması zorunluluğu hasıl olmuştur. Yukarıda da belirtildiği üzere yukarıda belirtilen faturalar davalı ---- elektronik sistem üzerinden iletilmiş fakat muhatap süresi içerisinde faturalara itiraz etmemiştir. Bu kapsamda muhatap, faturalara konu mal ve hizmetlerin sunulduğunu kabul etmiştir. Davalı ----, e-fatura sistemi üzerinden tebliğ edilmiş olmasına rağmen faturaya 8 gün içerisinde itiraz etmediği uyuşmazlık dışıdır. Bunun yanında taraflar arasındaki akdi ilişki hem müvekkil tarafından davalıya iletilen Teklif, gerçekleştirilen işe ilişkin fotoğraflar yazışmalar ile ve daha da önemlisi davalı tarafından gerçekleştirilen ikrar ile ispat edilmektedir. Yukarıda açıklanan ve Sayın Mahkeme’nin re’sen gözeteceği sebeplerle; Davalı tarafından haksız ve mesnetsiz olarak itiraz edilen ---İcra Müdürlüğü ----. Sayılı dosyasındaki itirazın iptaline ve takibin faizi (Türk lirası alacak için ---- Avans Faizi) (Amerikan Doları cinsinden alacak için devlet bankalarının dolar ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı) ile birlikte devamına, Davalı aleyhine, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davalı karşı taraf üzerine bırakılmasını talep ettiklerini beyan etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil aleyhinde açılan davada ileri sürülen talep ve maddi vakıaların kabulü mümkün olmadığını, davacı tarafın müvekkil eczanesinde yapmış olduğu çalışmalar konusunda aradaki anlaşmaya göre hem ayıplı ifa hem de eksik iş yapılması söz konusu olduğunu, ayıplı iş bakımından en net örnek elektrik panosu olduğunu, davacının yapmış olduğu hali gerekli teknik özelliklere sahip olmadığı için sürekli arıza sorunla çıkarmakla kalmamış çalışmaya konu iş yeri için son derece kullanışsız bir şekilde planlandığını, davacının gerçekleştirdiği ayıp işler müşteri ve çalışanlar için risk de oluşturmuş çeşitli kereler farklı kaynaklardan teknik destek alınmak zorunda kalındığını, uyuşmazlık konusu ticari satım olmadığını, bu nedenle faturaların başlı başına yapılan işi ispat edebileceğinden bahsetmek mümkün olmadığını, dolayısı ile faturalara itiraz süresi ilgili iddialar kabul edilmemekle birlikte davacı lehine değerlendirilmesi mümkün olmadığını, açıklanan gerekçeler ışığında işin yapıldığı müvekkile ait iş yerinde bilirkişi marifetiyle ayıplı ve eksik yapılan işlerin yapılacak keşif işlemi ile tespiti gerektiğini, davacı tarafın ayıp işleri ve müvekkili zarara uğratacak yavaşlıkta çalışarak teslim süresini uzatmalarına sürekli artan bir biçimde fahiş taleplerin eklenmesi müvekkili davacı tarafla çalışmayı sonlandırma mecburiyetinde bıraktığını, dolayısı ile usulüne uygun teslimi yapılmamış bir ese sözleşmesinde borçlu olunduğu kabul edilmemekle birlikte alacağın likid olduğundan bahsetmek mümkün olmadığını, davanın reddine, alacaklı aleyhine kötü niyet hükmedilmesine, yargılama giderleri avukatlık ücretleri davacı yan üzerine bırakılmak kaydı ile karar verilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir. Mahkememizce alınan █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda bilirkişi; Davalı tarafın E-Defter mükellefi olduğu ve zorunlu defter berat bildiriminin zamanında yapıldığı, defter kayıtları, muhasebe fişleri ve ekli müsbit evrakın, fatura ve irsaliyelerin (V.U.K. m.229-232) hükümlerine uygun şekilde tanzim edildiği tespit edildiği, davalı ticari defterlerinde davacı tarafın ----alt hesabında takip edildiği, davacı tarafın takip konusu yaptığı her iki faturanın da davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, ancak iş bu faturaların 20.12.2023 tarihinde davacı tarafa iade faturası düzenleyerek hesabın kapandığı ve borç veya alacak bakiyesinin bulunmadığı yönündeki görüş ve kanaatlerini rapor olarak mahkememize sunmuştur. Mahkememizce alınan █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda bilirkişi; Davacının incelenen 2023 yılına ait yevmiye defterinin ve defteri kebirinin açılış ve kapanış onaylarının yasal süresi içerisinde yaptırılmış olduğu, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, envanter defterinin davacı tarafından ibraz edilmediği için incelenemediği, açılış onayının yasal süresi içerisinde yaptırılıp yaptırılmadığının, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulup tutulmadığının, diğer defter kayıtları ile birbirini doğrulayıp doğrulamadığının tespit edilemediği, ancak davacının 2023 yılına ait fiziki olarak tutulan, 400 sayfa olarak onaylatılan envanter defterinin noter açılış onayının yer aldığı 1. sayfası ile 8, 9 ve 10. sayfalarının davacı vekili tarafından aslı gibidir yapılmış fotokopisinin inceleme gününde sunulduğu ve tarafımca incelendiği, envanter defterinin noter açılış onayının yer aldığı 1. sayfası ile 8, 9 ve 10. sayfalarının davacı vekili tarafından aslı gibidir yapılmış fotokopi olarak sunulmasının mahkemenizce defter ibrazı olarak kabul edilmesi durumunda; davacının 2023 yılına ait envanter defterinin açılış onayının yasal süresi içerisinde yaptırılmış olduğu, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu, diğer defter kayıtları ile birbirini doğruladığı, davalının ticari defterleri üzerinde mahkemenizce talimat ile yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde dosyaya sunulan 20.01.2025 teslim tarihli bilirkişi raporunun davalı ticari defterlerinin incelenmesi başlıklı bölümünde; “Yeni Türk Ticaret Kanunu’na Göre Davacının Tutması Zorunlu Olan Defterler; Defter tutma yükümlülüğü Yeni Türk Ticaret Kanununun 64. maddesinde düzenlenmiştir. Söz konusu maddenin 3 ve 4. fıkralarında tutulacak defterler düzenlenmiş olup, anılan fıkralar ile 5. fıkra hükmü aynen aşağıdadır: “I - Defter tutma yükümlülüğü: MADDE 64- (3) (Değişik: 26/6/2012-6335/8 md.) Fiziki ortamda tutulan yevmiye defteri, defteri kebir ve envanter defteri ile dördüncü fıkrada sayılan defterlerin açılış onayları, kuruluş sırasında ve kullanılmaya başlanmadan önce noter tarafından yapılır. Bu defterlerin izleyen faaliyet dönemlerindeki açılış onayları, defterlerin kullanılacağı faaliyet döneminin ilk ayından önceki ayın sonuna kadar notere yaptırılır. Pay defteri ile genel kurul toplantı ve müzakere defteri yeterli yaprakları bulunmak kaydıyla izleyen faaliyet dönemlerinde de açılış onayı yaptırılmaksızın kullanılmaya devam edilebilir. Yevmiye defteri ile yönetim kurulu karar defterinin kapanış onayı, izleyen faaliyet döneminin altıncı ayının sonuna kadar notere yaptırılır. Davacının ihtilaf dönemine ait ticari defterlerinin incelenerek sahibi lehine delil teşkil edip etmediği; Davalı tarafın inceleme yaptığım 2023 yılı hesap dönemine E-Defter mükellefi olduğu ve zorunlu defter berat bildiriminin zamanında yapıldığı, defter kayıtları, muhasebe fişleri ve ekli müsbit evrakın, fatura ve irsaliyelerin (V.U.K. m.229-232) hükümlerine uygun şekilde tanzim edildiği tespit edilmiş olup takdirler Sayın Mahkemenize bırakılmıştır.” şeklinde tespit yer aldığı, söz konusu bilirkişi raporunda davalının 2023 yılına ait elektronik olarak tutulan yevmiye defteri ve defteri kebirine ilişkin onay bilgilerinin yer almadığı, yapılan tespitin içeriğinden davalının 2023, 2024 yıllarına ait elektronik defterlerinin incelendiğinin anlaşıldığı ancak bu defterlerin Gelir İdaresi Başkanlığı sistemine yüklendiği tarihler ile ilgili bilgiler bulunmadığı, ayrıca bilirkişi raporunda davalının envanter defterinin incelendiğine dair bir bilgi bulunmadığı, davalının ticari defterleri üzerinde Mahkemenizce talimat ile yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde dosyaya sunulan 20.01.2025 teslim tarihli bilirkişi raporunda; davalının 2023 yılına ait elektronik defterleri hakkında ilgili dönemlere ilişkin e-defter berat bildiriminin zamanında yapıldığı, defter kayıtları, muhasebe fişleri ve ekli müsbit evrakın, fatura ve irsaliyelerin (V.U.K. m.229-232) hükümlerine uygun şekilde tanzim edildiğinin tespit edildiği, takdirin Sayın Mahkemenize bırakıldığı şeklinde tespit yer aldığı, icra takibine konu alacağın dayanağı olan belgelerin davacı-----tarafından davalı ---- adına düzenlenmiş aşağıdaki tabloda bilgileri yer alan 2 adet e-Fatura olduğu, İcra takibine konu alacağın dayanağı olan 2 adet e-Faturanın fotokopisinin dava dosyasında bulunduğu, icra takibine konu alacağın dayanağı olan 2 adet e-Faturada yazılı olan işlerin davalıya teslimine ilişkin davacı tarafından dava dosyasına bir kısım belgeler ve fotoğraflar sunulduğu, Davalı vekili tarafından cevap dilekçesinde; “ 2 ) Davacı tarafın müvekkilimiz eczanesinde yapmış olduğu çalışmalar konusunda aradaki anlaşmaya göre hem ayıplı ifa hem de eksik iş yapılması söz konusudur. 3 ) Ayıplı iş bakımından en net örnek elektrik panosudur. Davacının yapmış olduğu hali gerekli teknik özelliklere sahip olmadığı için sürekli arıza sorunla çıkarmakla kalmamış çalışmaya konu iş yeri için son derece kullanışsız bir şekilde planlanmıştır. Davacının gerçekleştirdiği ayıp işler müşteri ve çalışanlar için risk de oluşturmuş çeşitli kereler farklı kaynaklardan teknik destek alınmak zorunda kalınmıştır.” şeklinde beyanda bulunulduğu, Davalı vekili tarafından icra takibine konu alacağın dayanağı olan faturalara ilişkin işlerin davacı tarafından davalıya teslim edildiğinin kabul edildiği fakat işlerin eksik ve ayıplı olarak teslim edildiğinin iddia edildiği, icra takibine konu alacağın dayanağı olan faturalara ilişkin işlerin davacı tarafından davalıya teslim edildiğinin davalı vekilinin cevap dilekçesindeki beyanı ile sabit olduğu, bu konuda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, taraflar arasındaki ihtilafın işlerin eksik ve ayıplı olarak teslim edilip edilmediği ile ilgili olduğu, İcra takibine konu alacağın dayanağı olan faturalara ilişkin işlerin eksik ve ayıplı olarak teslim edilip edilmediği, işler ayıplı olarak teslim edildi ise ayıp ihbarının yapılıp yapılmadığı, ayıp ihbarı yapıldı ise süresinde yapılıp yapılmadığı ile ilgili hukuki değerlendirmenin Mahkemenizin takdirinde olduğu, İcra takibine konu alacağın dayanağı olan faturalara ilişkin işlerin davalıya ne kadarının teslim edildiğinin ve teslim edilen işlerin bedelinin ne kadar olduğunun tespitinin uzmanlık alanım dışında kaldığı, İcra takibine konu alacağın dayanağı olan 2 adet e-Faturanın davalı tarafa e-Fatura Uygulaması üzerinden elektronik ortamda iletilmesine ilişkin sistem yanıtlarının dava dosyasında bulunmadığı, Ancak icra takibine konu alacağın dayanağı olan 2 adet e-Faturanın davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, bu durumun dayanak faturaların davalı tarafından teslim alındığını gösterdiği, Davacı --- tarafından -- adına düzenlenmiş yukarıda 4. maddedeki tabloda bilgileri yer alan icra takibine konu alacağın dayanağı olan 2 adet e-Fatura ile ilgili olarak davalı ---- tarafından davacı -----. adına aşağıda tabloda bilgileri yer alan 2 adet iade faturasının e-Fatura olarak düzenlendiği, Söz konusu 2 adet e-Faturanın fotokopisinin davacı vekili tarafından dava dilekçesi ekinde dava dosyasına sunulduğu, Davacı ---- tarafından davalı ---- Noterliği’nin 26.12.2023 tarih ve ----- yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiği, ihtarnamede “Tarafımıza kesmiş olduğunuz 2 adet 20.12.2023 tarihli, ----- Fatura nolu 610.371,04 TL’lik ve yine; 20.12.2023 tarihli ---- fatura nolu 145.224,89 TL’lik iade faturalarına ait işlerin yapılmış olması ve bitmiş olmasından dolayı Kabul etmediğimizi, tarafınıza ihtarname ekinde iade ettiğimizi ihtaren bildiririz.” şeklinde beyanda bulunularak faturalara itiraz edildiği, söz konusu ihtarnamenin davacı vekili tarafından dava dilekçesi ekinde dava dosyasına sunulduğu, ihtarnamenin tebliğ şerhinin dava dosyasında bulunduğu, davacının ihtarnamedeki beyanından icra takibine konu alacağın dayanağı olan faturalar ile ilgili davalı tarafından davacı adına düzenlenmiş iade faturalarının davacı tarafından teslim alındığınin ve bu faturalara itiraz edildiğinin anlaşıldığı, Söz konusu iade faturalarının davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, 8) Mahkemenizce 12.06.2024 tarihli tensip tutanağında ---- numaralı ara karar ile “ -- Dairesi Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak davalının 2023 yılına ait BA formlarının mahkememize gönderilmesinin istenmesine” şeklinde karar verildiği, --- Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından davalının 2023 yılına ait yıllık Form BA/BS Görüntüleme ekranlarının gönderildiği, Davalının ticari defterleri üzerinde talimat ile yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde dosyaya sunulan 20.01.2025 tarihli bilirkişi raporunda yer alan hesap dökümünde davacının ticari defterlerinde yer alan davacı tarafından davalı adına düzenlenmiş icra takibine konu alacağın dayanağı olan 2 adet faturanın davalının ticari defterlerinde de kayıtlı olduğunun tespit edildiği, bu nedenle davalının BA bildirimlerinin tarafımca değerlendirilmediği, İcra takibine konu alacağın dayanağı olan 2023 yılına ait 2 adet faturanın davacının ve davalının 2023 yılına ait ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, Davacının 2023 yılına ait ticari defter kayıtlarına göre; 27.12.2023 takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan 631.255,12 TL alacaklı olduğu, Davalının ticari defterleri üzerinde Mahkemenizce talimat ile yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde dosyaya sunulan 20.01.2025 teslim tarihli bilirkişi raporunun Sonuç başlıklı bölümünün 3. maddesinde; “Davacı tarafın takip konusu yaptığı her iki faturanın da davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, ancak iş bu faturaların 20.12.2023 tarihinde davacı tarafa İADE faturası düzenleyerek hesabın kapandığı ve BORÇ veya ALACAK bakiyesinin bulunmadığı,” şeklinde görüş bildirildiği, Tarafların ticari defter kayıtları arasında takip tarihi itibarıyla 631.255,12 TL fark bulunduğu, Davacı tarafından inceleme gününde sunulan banka dekontlarından davalı tarafından davacıya 11.11.2022 tarihinde 23.245,35 TL, 18.11.2022 tarihinde 51.095,58 TL (2.745,20 USD karşılığı) ve 07.07.2023 tarihinde 50.000,00 TL ödeme yapıldığının anlaşıldığı, söz konusu ödemelerin davalının ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı ile ilgili davalının ticari defterleri üzerinde Mahkemenizce talimat ile yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde dosyaya sunulan 20.01.2025 teslim tarihli bilirkişi raporunda bir tespit bulunmadığı, “7) İcra Takibine Konu Alacağın Dayanağı Olan Faturalar Yönünden Taraflar Arasındaki İlişkinin Yabancı Para ve Türk Parası Açısından Değerlendirilmesi” başlıklı bölümde açıklanan nedenle; icra takibine konu alacağın dayanağı olan faturalar yönünden taraflar arasındaki ilişkinin “8) İcra Takibine Konu Alacağın Dayanağı Olan USD Tutarlı Fatura Yönünden Taraflar Arasındaki USD Cari/Açık Hesabın Değerlendirilmesi” ve 18 ve 19. sayfalarında “9) İcra Takibine Konu Alacağın Dayanağı Olan TL Tutarlı Fatura Yönünden Taraflar Arasındaki TL Cari/Açık Hesabın Değerlendirilmesi” başlıklı bölümlerde yabancı para ve Türk parası açısından ayrı ayrı değerlendirildiği, “10) Takip Tarihi İtibarıyla İcra Takibine Konu Alacağın Dayanağı Olan Faturalar Yönünden Taraflar Arasındaki USD ve TL Cari/Açık Hesapların Değerlendirilmesi:” başlıklı bölümde açıklandığı üzere; a) Takip Tarihi İtibarıyla İcra Takibine Konu Alacağın Dayanağı Olan USD Tutarlı Fatura Yönünden Taraflar Arasındaki USD Cari/Açık Hesabın Değerlendirilmesi: Davacının USD cari/açık hesabının incelenmesinde; davacının 2023 yılına ait ticari defter kayıtları, davacı tarafından davalı adına yabancı para olarak düzenlenmiş faturaya ve banka dekontuna göre; 27.12.2023 takip tarihi itibarıyla icra takibine konu alacağın dayanağı olan USD tutarlı faturadan dolayı davacının davalıdan 18.643,56 USD alacaklı olduğu, Davalının USD cari/açık hesabının incelenmesinde; davalının 2023 yılına ait ticari defter kayıtları, davacı tarafından davalı adına yabancı para olarak düzenlenmiş fatura, davalı tarafından davacı adına düzenlenmiş iade faturası ve banka dekontuna göre; 27.12.2023 takip tarihi itibarıyla icra takibine konu alacağın dayanağı olan USD tutarlı faturadan dolayı davalının davacıya borçlu olmadığı, davalının davacıdan 2.745,20 USD alacaklı olduğu, Tarafların kayıtları arasında takip tarihi itibarıyla 21.388,76 USD fark bulunduğu, bu farkın nedeninin davalı tarafından davacı adına düzenlenmiş 20.12.2023 tarihli, --- numaralı, 610.371,04 TL (21.388,76 USD karşılığı) tutarlı 1 adet iade faturasının davacının ticari defter kayıtlarında yer almaması olduğu, b) Takip Tarihi İtibarıyla İcra Takibine Konu Alacağın Dayanağı Olan TL Tutarlı Fatura Yönünden Taraflar Arasındaki TL Cari/Açık Hesabın Değerlendirilmesi: Davacının TL cari/açık hesabının incelenmesinde; davacının 2023 yılına ait ticari defter kayıtlarına göre; 27.12.2023 takip tarihi itibarıyla icra takibine konu alacağın dayanağı olan TL tutarlı faturadan dolayı davacının davalıdan 71.979,54 TL alacaklı olduğu, Davalının TL cari/açık hesabının incelenmesinde; davalının 2023 yılına ait ticari defter kayıtları ve banka dekontlarına göre; 27.12.2023 takip tarihi itibarıyla icra takibine konu alacağın dayanağı olan TL tutarlı faturadan dolayı davalının davacıya borçlu olmadığı, davalının davacıdan 73.245,35 TL alacaklı olduğu, Tarafların kayıtları arasında takip tarihi itibarıyla 145.224,89 TL fark bulunduğu, bu farkın nedeninin davalı tarafından davacı adına düzenlenmiş 20.12.2023 tarihli, ---- numaralı, 145.224,89 TL tutarlı 1 adet iade faturasının davacının ticari defter kayıtlarında yer almaması olduğu, İcra takibine konu alacağın dayanağı olan faturalara ilişkin işlerin eksik ve ayıplı olarak teslim edilip edilmediği, işler ayıplı olarak teslim edildi ise ayıp ihbarının yapılıp yapılmadığı, ayıp ihbarı yapıldı ise süresinde yapılıp yapılmadığı dolayısıyla icra takibine konu alacağın dayanağı olan faturaları davacının düzenlemeye hakkı bulunup bulunmadığı ayrıca icra takibine konu alacağın dayanağı olan faturalar ile ilgili davalı tarafından davacı adına düzenlenmiş iade faturalarını davalının düzenlemekte haklı olup olmadığı ile ilgili hukuki değerlendirmenin mahkemede olduğu, davacı tarafın 71.979,54 TL ve 18.643,56 USD asıl alacaktan oluşan takip tutarı üzerinden başlatmış olduğu icra takibine davalı tarafından itiraz edilmesi üzerine açmış olduğu itirazın iptali davasında davalının icra takibine yaptığı itirazın iptaline karar verilmesini istediği, harca esas dava değerini 18.643,56 USD (607.034,31 TL) + 71.979,54 TL = 679.013,8 TL olarak gösterdiği yönündeki görüş ve kanaatlerini rapor olarak mahkememize sunmuştur. Mahkememizce alınan █████/2026 tarihli bilirkişi heyet raporunda bilirkişiler; Raporun analiz, tespit ve değerlendirmeler bölümünde belirtilen ve ayıplı ifa olduğu değerlendirilen tadilat işlemlerinin toplam maliyetinin ---- tarafından 13.11.2023 tarihinde kesilen fatura tarihi itibari ile işçilik ve KDV dahil 15.000 TL olduğu, bu bedelin dönemine göre uygun olabileceği, davalının ayıp iddiasının yerinde ve usulüne uygun iddia edildiğinin taktiri halinde davacının davalıdan 71.979,54-TL ve 18.643,56-USD alacaklı olabileceği, davalının ayıp iddiasının yerinde olmadığının veya usulüne uygun iddia edilmediğinin taktiri halinde davacının davalıdan 56.979,54-TL ve 18.643,56-USD alacaklı olabileceği yönündeki görüş ve kanaatlerini rapor olarak mahkememize sunmuşlardır. İNCELEME VE GEREKÇE:Eldeki dava, eser sözleşmesine dayalı davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalının yapmış olduğu itirazların iptaline ilişkindir.----. İcra Müdürlüğü'nün ---- Esas sayılı icra dosyası işbu dosya arasına alınmıştır.İcra takibine yapılan itirazın iptali 2004 sy. İİK md. 67'de düzenlenmiştir. Buna göre; "(1)Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.(2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.(3) İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır."İşbu davanın yasal bir yıllık süresinde açıldığı anlaşılmakla esastan incelemeye geçilmiştir. Davada aktif ve pasif taraf husumetinin sağlandığı anlaşılmış olup taraflar arasında bu hususta çekişme yoktur.Somut olayda, davacı tarafından davalının elektrik işlerinin eksiksiz bir biçimde yapıldığı, akabinde 13.11.2023 tarih 21.388,76 USD bedelli ve 13.11.2023 tarihli 145.224,89 TL bedelli faturalarında davalı adına düzenlendiği, edimini eksiksiz bir biçimde yerinde getirdiği, davalı tarafından faturalara konu borcun ödenmedi iddia olunmuş, davalı tarafından ise işin eksik ve ayıplı yapıldığı savunulmuştur.Eser sözleşmesi; yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir (TBK m. 470; mülga BK m. 355). Eser sözleşmesinde yüklenici, üstlendiği edimleri iş sahibinin haklı menfaatlerini gözeterek sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır. Yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğun belirlenmesinde benzer alandaki işleri yüklenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken mesleki ve teknik kurallara uygun davranış esas alınır. Yüklenici kararlaştırılan eseri aksine bir düzenleme yoksa kendisi veya kendi yönetimi altında başka bir kişiye yaptırabilir (TBK m. 473). Yüklenici, sözleşmede kararlaştırılan sürede işe başlamak ve bitirmek zorundadır. Yüklenici, eserdeki açık ve gizli ayıplardan dolayı iş sahibine karşı sorumludur (TBK m. 474). Sözleşmede kararlaştırılan niteliklerin veya dürüstlük kuralları gereğince bulunması gereken lüzumlu vasıfların eserde bulunmaması ayıp olarak nitelendirilir. Açık ayıp, eserin iş sahibine teslim anında kolaylıkla görülebilen ve fark edilebilen ayıplardır. Buna karşılık gizli ayıp, eserin tesliminden sonra ve kullanım sırasında ortaya çıkan ayıplardır. İş sahibi, eseri teslim alır almaz işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz eseri gözden geçirmesi ve varsa ayıpları yükleniciye bildirmekle yükümlüdür. Önemle ifade etmek gerekir ki, eserin ayıplı olması, yüklenicinin açıkça yaptığı ihtara karşın, işsahibinin verdiği talimattan doğmuş bulunur veya herhangi bir sebeple işsahibine yüklenebilecek olursa işsahibi, eserin ayıplı olmasından doğan haklarını kullanamaz. (TBK m. 476) TTK 23-1/c maddesine göre "malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içerisinde durumu satıcıya ihbar etmelidir, açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içerisinde incelemek veya incelettirmek ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu bu süre içerisinde satıcıya ihbarla yükümlüdür, diğer durumlarda TBK 223. maddesinin 2. fıkrası uygulanır. TBK 223. maddesine göre, alıcı devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz gözden geçirmek ve satılandan satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse bunu uygun bir süre içerisinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak satılanda olağan bir gözden geçirme ile ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması halinde bu hüküm uygulanmaz, bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa hemen satıcıya bildirilmelidir, bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul etmiş sayılır. Eser sözleşmelerinde işin tamamlanarak teslim edildiğinin ispatının yüklenicide, iş bedelinin ödendiğinin ispatının ise iş sahibinde olduğu, bu nedenle faturanın tek başına işin yapıldığını yahut teslim olgusunun gerçekleştiğinin kanıtlamaya yeterli olmadığı, yüklenicinin iş bedeline hak kazanabilmesi için eser sözleşme ve ekleri ile fen ve tekniğine uygun olarak tamamlayıp iş sahibine teslim ettiğini ayrıca kanıtlaması gerektiği bilinmektedir.Yine mahkememizce tarafların ticari defterlerinin incelenmesi için dosya mali müşavir bilirkişilere tevdii olunmuş ve ticari defterleri incelenmiştir. Bilirkişi raporları incelendiğinde davacı tarafından düzenlenen davaya konu faturaların davalının ticari defterinde kayıtlı olduğu, davalı tarafından 20.12.2023 tarihli 610.371,04 TL ve 20.12.2023 tarihli 145.224,89 TL bedelli iade faturaları düzenlendiği, mezkur iade faturalarının davacının ticari defterinde kayıtlı olmadığı ve davalı tarafından 2.745,20 USD ve 73.245,35 TL olmak üzere kısmi ödemelerde bulunulduğu, sonuç olarak davacının kendi ticari defterine göre 18.643,56 USD ve 71.979,54 TL alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerine göre iade faturalar kayıtlı olduğundan borçlu olmadığı anlaşılmıştır.Hal böyle olunca mahkememizce taraflara tanık listelerini sunmaları için usulüne uygun kesin süre verilmiş ve bildirilen tanıklar dinlenmiştir. Akabinde mahkememizce keşif yapılarak rapor düzenlenmesi amacıyla işin yapıldığı yer dikkate alınarak ---- Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılmış, yapılan keşif sonucunda düzenlenen 21.04.2026 tarihli rapor dosya arasına alınmıştır.Yukarıdaki açıklamalar ve dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacının, işi teslim ettiğine ilişkin olarak taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı, davalının eksik ve ayıplı iş savunmasında bulunduğu, bu hususta ispat yükünün davalı üzerinde olduğu, keşif neticesinde yapılan inceleme sonucunda davacı tarafından yapılan işlerden yalnızca elektrik panosunun boyutunun hatalı olduğu, 15.000,00 TL ile ayıbın giderilebileceği ancak davalı tarafından ayıplı ifaya ilişkin olarak davacıya bir bildirimde bulunulmadığı, ilk bildirimin iade faturası düzenlenmesiyle yapıldığı, ayıbın niteliğinin açık ayıp niteliğinde olduğu, davalının basiretli tacir olarak gerekli gözden geçirmeyi yapmadığı gibi süresi içerisinde usulüne uygun ayıp ihbarında bulunmadığı, bu sebeple söz konusu miktarın davacının alacağından düşülemeyeceği, davacının davaya konu faturalar nedeniyle icra takip tarihi itibariyle 18.643,56 USD ve 71.979,54 TL alacaklı olduğu, davalı tarafından yapılan itirazın haksız olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmiştir.Alacağın likit ve itirazın haksız olduğu dikkate alınarak asıl alacak üzerinden hesaplanan %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın kabulü ile; ---. İcra Müdürlüğünün ---- Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan takipte, davalı-borçlunun yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına,2-İtirazın iptaline ve takibin devamına karar verilen alacak miktarının %20'si oranında 123.870,89 TL icra inkâr tazminatının davalı-borçludan alınarak davacı alacaklıya verilmesine, 3-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 46.383,43-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 8.525,83-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 37.857,60-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,5-Davacı tarafından yapılan; 427,60-TL Başvuru Harcı, 8.525,83-TL Peşin nisbi Harcı, 12.169,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 21.122,43-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 107.852,07-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,7-Dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde --- Arabuluculuk Bürosu'nun dosyasında takdir edilen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,8-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca talep halinde yatırana İADESİNE,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içinde --- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.