Trafik kazası nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebinde, maluliyet oranının tespiti için uzman bilirkişi görüşünün zorunlu olduğu ve itiraz hakem heyetinin tıbbi değerlendirme yetkisinin bulunmadığına dair temyiz kararı.
Özet: Trafik kazası sonucu meydana gelen sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkin davada, Uyuşmazlık Hakem Heyeti davacının %4 oranında maluliyetini kabul ederek tazminata hükmetmişken, İtiraz Hakem Heyeti sunulan maluliyet raporunun usule uygun olmadığını ve sürekli maluliyet oluşmadığını belirterek davanın reddine karar vermiştir; ancak Yüksek Mahkeme, sürekli maluliyet oranının tespiti gibi bilimsel ve teknik konuların özel uzmanlık gerektirdiğini, Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca yetkili sağlık kuruluşları veya uzman doktor heyetlerince belirlenmesi gerektiğini vurgulayarak, İtiraz Hakem Heyetinin kendi başına maluliyet oranı tespiti yapmasının hatalı olduğuna hükmetmiştir.
4. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI : ████████ E., ████████ K.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının yolcu olduğu davalı tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı araç ile dava dışı aracın 07.10.2018 tarihinde karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucunda davacının yaralandığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 200,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslahla talebini 317.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, maluliyet raporunun usule uygun olmadığını, emniyet kemerinden kaynaklı müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davalının ancak sigortalı araç sürücüsünün kusuru ile sınırlı olarak sorumlu olduğunu, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, kusur raporu alınması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere davalının ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz ile sorumlu olduğunu ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından sunulan 07.03.2023 tarihli maluliyet raporunun usule uygun olduğu, davacıda davaya konu kaza nedeniyle %4 oranında sürekli maluliyet bulunduğu gerekçesiyle başvurunun kabulüne, 317.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilinin itiraz başvurusunda bulunması üzerine İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun usule uygun düzenlenmediği, skar (yara) izinin vücut yüzeyinin %1-9'unu kaplamadığı, bu nedenle davacıda sürekli maluliyet oluşmadığı gerekçesiyle itirazın kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden karar verilerek davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun usule uygun olduğunu ve hükme esas alınması gerektiğini, hakemin tıbbi konularda tespit yapmasının hukuki dayanağı olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının yolcu olduğu davalı tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı araç ile dava dışı aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacının tazminat talebine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata yapılması gerekir.
Dosyadaki bilgi ve belgeler incelendiğinde, davacı tarafından sunulan ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 17.03.2023 tarihli maluliyet raporuna göre davaya konu kaza nedeniyle davacının %4 oranında sürekli malul kaldığı, maluliyete neden olan arazın sağ omuz üzerinde ciltten kabarık 8x2 cm ebatında hipertrofik skar olduğu, İtiraz Hakem Heyeti tarafından maluliyet raporunun usule uygun olmadığı, skar (yara) izinin vücut yüzeyinin %1-9'unu kaplamadığı, bu nedenle davacıda sürekli maluliyet oluşmadığı gerekçesiyle başvurunun reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir. Trafik kazasından kaynaklanan sürekli maluliyet oranının tespiti bilimsel inceleme gerektiren teknik bir konu olup alanında uzman bilirkişi heyeti ile çözümlenmesi gereken bir ihtilaf olduğundan İtiraz Hakem Heyeti tarafından maluliyet oranının belirlenmesi yoluna gidilmesi doğru görülmemiştir.
Öte yandan, davacı tarafından sunulan 17.03.2023 tarihli maluliyet raporunda her ne kadar olay tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerinin uygulandığı bilgisi yer alsa da raporu hazırlayan heyet teşekkülünde yer alan hekimlerin uzmanlık alanları incelendiğinde bu haliyle raporun hüküm kurmaya elverişli ve yeterli olmadığı sabittir.
Şu halde, İtiraz Hakem Heyeti tarafından Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, eki cetvel ve listeler ile davacının tüm tedavi evrakı ve raporları temin edilip, davacı bizzat muayene edilmek suretiyle ve ayrıca kaza ile illiyet bağı kuracak şekilde yerleşim yerine en yakın üniversite adli tıp anabilim dalı başkanlığından içinde estetik ve plastik cerrahi uzmanının da bulunduğu bir heyetten yeniden maluliyet raporu alınarak sonuca gidilmesi gerekirken, yetersiz maluliyet raporunun esas alınarak sonuca gidilmesinin isabetli olmadığı anlaşılmış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,10.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!