Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin, enerji nakil hattı satışında yaşanan mali zorluk nedeniyle gabin iddiasıyla açılan alacak davasında istinaf üzerine verdiği karar.
Özet: Davacı şirket, pandemi dönemindeki mali zorlukları nedeniyle, mülkiyeti kendisine ait enerji nakil hattını davalı şirkete piyasa değerinin çok altında bir bedelle devrettiğini iddia ederek, gabin (aşırı yararlanma) gerekçesiyle sözleşme bedelinin piyasa rayiçlerine göre uyarlanması ve aradaki farkın tahsilini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi, davacının basiretli tacir gibi hareket etmesi gerektiğini, davalı ödemesinin mevzuata uygun olduğunu ve gabin koşullarının oluşmadığını belirterek davayı reddetmiştir. Davacı, istinaf başvurusunda, bilirkişi raporunun TEDAŞ birim fiyatları üzerinden hatalı hesaplama yaptığını, piyasa fiyatlarının ve irtifak hakkı bedellerinin dikkate alınması gerektiğini ileri sürmüştür.

T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi █████████ Esas ████████ Karar

T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : █████████
KARAR NO : ████████
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : █████/2023
NUMARASI : ████████ Esas ████████ Karar
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : █████/2022
KARAR TARİHİ : █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : █████/2026
Taraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan sözleşme ile mülkiyeti müvekkil şirkete ait olan enerji nakil hattının davalı şirkete devredildiğini, sözleşme bedeli olan 71.994,36 TL'nin müvekkiline ödendiğini, sözleşme tarihi olan 17.09.2021 tarihi itibariyle müvekkilinin, pandemi nedeniyle üretimini yaptığı yük kantarlarına olan talebin yok denecek kadar olmaması nedeniyle maddi zorluk içinde olduğunu, işçilerin maaşlarını ödemeyecek durumda kaldığını, sözleşmeye konu enerji nakil hattının Eylül 2021 tarihi itibariyle maliyetine ilişkin haricen bir uzman elektrik mühendisi marifetiyle yapılan tespite göre yaklaşık 414.500,00 TL tutar belirlendiğini, sözleşmedeki iletken hattının metraj olarak 2.168 metre olduğunu, gerçek olan metrajın ise 6.504 metre bulunduğunu, sözleşmenin imzalandığı 17.09.2021 tarihinde müvekkilinin mali açıdan zor durumda olup, şirketin kasasına gelecek bir kuruşa bile ihtiyacı olduğunu, çok zor durumda kalan müvekkilinin, sözleşme bedelinden gelecek paraya maliyetinin dörtte biri kadar bile olsa ihtiyacı olduğunu, müvekkilinin sözleşmeyi bu zor şartlar altında imzalamak durumunda kaldığını, açıkça ortada olan gabin sebebiyle sözleşmeyi ayakta tutarak sözleşme bedelinin uyarlanması ve tespit edilen tutarın müvekkilinin ödenmesi talebi ile bu davanın açıldığını belirterek gabin sebebine dayanarak sözleşmeye konu enerji nakil hattının bedelinin gerçek piyasa rayiçlerine göre bilirkişiler tarafından tespit edilmesi, tespit edilecek tutardan davalı şirket tarafından ödenen tutarın mahsubuyla kalan bakiyenin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıya ait enerji nakil hatlı trafo tesisinin 2010 yılında 60.745,41 TL'ye yapıldığını, tesise ait geçici kabul tutanağının 2. sayfasında bu bilginin yer aldığını, ortak kullanım haline gelen devreden tesislerin mülkiyet hakkı TEDAŞ'a ait olmak üzere elektrik dağıtım şirketine devredildiğini, davacıya ödenen bedel mevzuatta belirtilen hesaplamalara uygun olduğunu, gabinin subjektif ve objektif unsurlarının oluşmadığını, müvekkilinin davacıyı zor durumda bırakma ve sömürme amacı olmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davacının tacir olması nedeniyle basiretli bir tacir gibi hareket etmesinin gerektiği, davacı borçlarından davalının sorumluluğunun olmadığı, ölçümleme hatası nedeniyle davacı tarafça ileri sürülen rakamın gerçeği yansıtmadığı, davacı rayice göre değer belirlenmesi isteminde bulunmuş ise de, davalının kendi mevzuatlarına göre hesaplama yapması durumunun söz konusu olması nedeniyle ve sözleşme serbestisi uyarınca sözleşme bedelini kabul ederek sözleşmenin düzenlendiğinin kabulünün gerekeceği, yapılan hesaplamada aşırı bir farkın olmadığı, gabin koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi heyeti raporuna karşı itirazları dikkate alınmadan hatalı hüküm kurulduğunu, dava konusu enerji nakil hattının yapım fiyatının piyasa fiyatlarına göre hesaplanmadığını, █████/2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda ki hesaplamaların TEDAŞ'ın 2021 birim fiyatları üzerinden yapıldığını, dava konusu enerji nakil hattı müvekkili şirket tarafından ne davalı şirkete ne TEDAŞ'a ne de başka bir enerji sağlayıcı firmaya yaptırıldığını, dava konusu enerji nakil hattının müvekkili tarafından piyasadaki firmalara yaptırıldığını, bu nedenle bilirkişi heyetinin TEDAŞ fiyatlarına göre yaptığı hesaplamaların bu açıdan hatalı olduğunu, dava konusu enerji nakil hattının yapım fiyatı piyasa fiyatlarına göre yapılması gerektiğini, enerji hattının geçtiği arazinin 3. kişilere ait olması sebebiyle, arazi sahiplerine ödenen irtifak hakkı bedellerinin de hesaplamaya dahil edilmesi gerektiğini, elektrik direklerinin geçtiği arazilerin müvekkili şirketin mülkiyetinde olmadığını ve bu arazi sahiplerine ödemeler yapıldığını, ancak belgelendirilemediği için bu hususta mahkemeye bir beyanda bulunulamadığını, 2021 yılı piyasa fiyatlarına göre yapılacak hesaplamaların, talep ettikleri tutarlar olacağını, davacının sözleşmenin yapıldığı tarihte müzayakade halinde olması dikkate alınması gerekirken, zor durumda olduğunun tespit edilmesine rağmen geçmişten kaynaklanmış olduğu ve bu durumun davalının kusurundan kaynaklanmadığı gerekçesiyle hukuken tamamen hatalı bir şekilde karar verildiğini, müvekkili şirketin geçmiş yıllarda başlayan ve dava konusu hattın yapıldığı esnada da mali açıdan zor durumda olması durumu devam ettiğinin bu değerlendirme ile ortaya konduğunu, bilirkişi heyetinin sözleşmenin yapılması sırasında zorda olmadığı şeklinde değerlendirmesinin, raporda kendilerinin de yapmış olduğu müvekkili şirketin borçlarına yönelik mali tespitlerle de çeliştiğini, sözleşmeye konu enerji nakil hattının Eylül 2021 tarihi itibariyle maliyetine ilişkin haricen bir uzman elektrik mühendisi marifetiyle yapılan tespite ve piyasa fiyatları dikkate alınarak yapılan hesaplamaya göre yaklaşık 414.500 TL olarak belirlendiğini, 2 no'lu kalemdeki Swalow iletken yani sözleşmede geçen ibaresi ile havai hat 6.504 metre olduğunun tespit edildiğini, █████/2021 tarihli sözleşmede ise bu metrajın 2168 metre olup, gerçek olan metrajın üçte biri olduğunu, belirtilen maliyetlere, direklerin dikildiği arsa sahiplerine irtifa hakkı için elden ödenen bedellerin dahil edilmediğini, çok zorumda kalan müvekkilinin sözleşme bedelinden gelecek paraya maliyetinin dörtte biri kadar bile olsa ihtiyacı bulunduğunu, açıkça ortada olan gabin sebebiyle sözleşmeyi ayakta tutarak sözleşme bedelinin uyarlanması ve tespit edilen tutarın müvekkili şirkete ödenmesi talebi ile işbu davayı açmak zorunda kaldıklarını, tacirlerin müzayaka hali öz kaynaklarının azlığı ve bu durum sebebiyle de alacaklıların baskısı altında oldukları gibi durumlarda gündeme geleceğini, bir eşyanın normal değerinden çok pahalıya veya ucuza satılması halinin örnek teşkil edeceğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; enerji nakil hattı devir sözleşmesi uyarınca devredilen enerji nakil hattı devir bedelinin devreden şirketin zor durumda bulunması nedeniyle gerçek değerinin çok altında bir bedel olarak belirlenmesi nedeniyle devir sözleşmesi ayakta tutularak devredilen enerji nakil hattının piyasa rayiç bedelinin belirlenmesi ve sözleşme ile arada oluşan farkın tahsili istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Davacı ile davalı şirket arasında █████/2021 tarihli 2.168 metre havai hat ile 19 adet YG direk ana kalem olmak üzere detayı kurulu tesiste mevcut diğer malzemelerin davacı tarafından davalıya devrine ilişkin devir protokolü imzalanmıştır.
Yargılama aşamasında hesap uzmanı ve elektrik mühendisi bilirkişiden alınan bilirkişi heyeti raporunda davalının sözleşme bedelini mevzuata uygun olarak hesapladığı, devre konu tesisin sözleşme tarihindeki değerinin 93.859,49 TL olduğu, tesisin 84.953,34 TL bedel ile davalıya devredildiği, devir bedeliyle tesisin sözleşme tarihindeki değeri arasında aşırı orantısızlık bulunmadığı, geçici kabul tutanaklarında belirtilen direk adedi ve cinsleriyle iletken hat tertibine göre 2021 yılı TEDAŞ birim fiyatlarıyla hesaplama yapıldığı tespit edilmiştir.
Davacı yan taraflar arasında enerji nakil hattı devir protokolü imzalandığını, zor durumda olduğunu, gerçek değerinin çok altında devir bedeli ödendiğini, gabin koşullarının oluştuğunu, sözleşmedeki havai hat metrajının gerçeği yansıtmadığını, metrajın sözleşmedeki miktarın yaklaşık 3 katı olduğunu, gerçek devir bedeli ile ödenen bedel arasındaki oluşan farkın davalıdan tahsili gerektiğini iddia etmiş, davalı yan ise sözleşmedeki devir bedelinin mevzuata uygun olarak hesaplanıp, davacıya ödendiğini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında █████/2021 tarihli enerji nakil hattı devir protokolü düzenlendiği, protokol kapsamında davalı tarafından davacıya sözleşmede belirlenen bedelin ödendiği hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık, enerji nakil hattı devir protokolündeki sözleşme bedelinin sözleşme tarihindeki rayiç bedele uygun olup olmadığı, rayiç bedel ile sözleşme bedeli arasında aşırı oransızlık bulunup bulunmadığı, gabin koşullarının oluşup oluşmadığı, sözleşmedeki havai hat metrajının gerçeğe uygun bulunup bulunmadığı hususlarından kaynaklanmaktadır.
Davacı vekilinin istinaf itirazları incelendiğinde, yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporu ile taraflar arasındaki devre konu tesisin sözleşme tarihindeki değeri 93.859,49 TL olarak tespit edilmiş olup, sözleşmedeki bedel ile aradaki farkın %9 oranında olduğu tespit edilmiştir. Alınan rapor ile davacıya ödendiği hususunda herhangi bir ihtilaf bulunmayan sözleşme bedeli ile sözleşme tarihindeki devre konu tesisin rayiç değeri arasında aşırı bir fark bulunmadığı, gabin koşullarının oluşmadığı anlaşılmıştır.
Öte yandan, davacı yan dava dilekçesinde ve istinaf dilekçesinde elektrik mühendisi marifetiyle yapılan tespite göre sözleşmeye konu enerji nakil hattının sözleşme tarihi itibarıyla maliyetinin yaklaşık 414.500,00 TL olarak tespit edildiğini ileri sürmüş ise de, delilleri arasında bu tespit raporuna delil olarak dayanmadığı gibi, dava dilekçesi ekinde iddiasına konu tespit raporunu sunmamış, Uyap kayıtlarında da anılan rapora rastlanılmamıştır.
Yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporu ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli niteliktedir. Raporda devre konu enerji nakil hattının geçici kabul tutanaklarında belirtilen direk adet ve cinsleriyle iletken hat metrajının sözleşmede kalemler halinde belirtilen metraj ve direk adediyle de uyumlu olduğu belirlenmiştir. Bir başka anlatımla, davacı devir protokolündeki havai hat metrajının gerçeğe uygun olmadığı iddiasını usulüne uygun delillerle ispatlayamamıştır.
Taraflar arasında akdedilen █████/2021 tarihli devir protokolünün 6. maddesinde █████/2017 tarih ve 7533-1 sayılı EPDK kararında yer alan Kullanıcı Mülkiyetindeki Elektrik Tesislerinin Elektrik Dağıtım Şirketlerince Devralınmasına Dair Usul ve Esaslar hükümleri çerçevesinde sözleşme bedelinin hesaplandığı açıkça hükme bağlanmıştır. Davacı şirket devir protokolünü imzalamakla devir bedelinin hangi usul ve esaslar çerçevesinde belirleneceğini de açıkça kabul etmiş olup, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da anılan usul ve esaslar çerçevesinde enerji nakil hattının sözleşme tarihindeki devir bedeli tespit edilmiştir.
Hal böyle olunca, mahkemece devir protokolünde devir bedelinin EPDK kararında yer alan Kullanıcı Mülkiyetindeki Elektrik Tesislerinin Elektrik Dağıtım Şirketlerince Devralınmasına Dair Usul ve Esaslar hükümlerine göre belirleneceğinin açıkça yazılı bulunduğu, yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporunun ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, davacının protokoldeki havai hat metrajının gerçek metrajın çok altında olduğu iddiasını usulüne uygun delillerle ispatlayamadığı, gabin koşullarının oluşmadığı gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmediği gibi, EPDK kararında yer alan Kullanıcı Mülkiyetindeki Elektrik Tesislerinin Elektrik Dağıtım Şirketlerince Devralınmasına Dair Usul ve Esaslar hükümlerine göre devir bedelinin hesaplanması gereği ve bu kıstasa göre hesaplamanın yapıldığı gözetildiğinde gabin iddiasının da dinlenemeyeceği anlaşılmakla buna ilişkin istinaf itirazı da yerinde görülmemiştir.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davacıdan alınması gerekli olan 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davalı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. █████/2026
Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!