Ankara Bölge Adliye Mahkemesinde kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan itirazın iptali davasında ehliyetsiz sürücü ve tescilsiz iş makinesi kazası kusur tespitine ilişkin istinaf incelemesi.
Özet: Kasko sigortacısı davacı, sigortalısına ödediği hasar bedelini trafik kazasına karışan iş makinesi sürücüsü davalıdan rücuen tahsil etmek amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmiş; ilk derece mahkemesi, bilirkişi raporuna dayanarak davalıda kusur bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiş, davacı ise istinaf dilekçesinde, bilirkişi raporunun çelişkili olduğunu, kaza tespit tutanağı ve araştırma raporu gibi delillerin göz ardı edildiğini, yetersiz ehliyetle ve tescilsiz iş makinesi kullanan davalının asli kusurlu olduğunu belirterek karara itiraz etmiştir.

T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi █████████ Esas ████████ Karar

T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : █████████
KARAR NO : ████████
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : █████/2023
NUMARASI : ████████ Esas ████████ Karar
DAVA : İtirazın İptali (Kasko Sigorta Poliçesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2019
KARAR TARİHİ : █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : █████/2026
Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin kasko sigortacısı olduğu aracın trafikte seyir halinde iken b sınıfı ehliyete sahip davalının sürücüsü olduğu iş makinasıyla karıştığı trafik kazası sonucu hasara uğradığını, müvekkilinin hasar bedelini sigortalıya ödediğini, davalının ödenen hasar bedelinden sorumlu olduğunu, rücuen alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini belirterek davalının icra takibinde itirazının iptaline, %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının sigortalı araç sürücüsüne kazaya sebebiyet verdiğini, müvekkilinin kazada kusuru bulunmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, 25.06.2018 tarihinde kasko sigortası poliçesi davacı tarafça yapılan ... plaka sayılı araç ile davalının sevk ve idaresinde bulunan ve tescilsiz iş makinesinin çarpışmaları sonucu, maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, davalının yeterli düzeyde ehliyetinin bulunmadığı, davacı tarafça açılan hasar dosyası ve alınan ekspertiz raporuna istinaden kendi sigortalısına 04.10.2018 tarihinde 31.120 TL ödeme yapıldığı, davacı tarafın TTK.nun 1472 ve devamı maddeleri gereğince kendi sigortalısının yasal haklarına halef olduğu, belirtilen miktarın ödenmesi hususunda davalı nezdinde yapılan girişimlerden sonuç alınamadığı, bunun üzerine davacı tarafça, davalı borçlu taraf aleyhine Ankara 22. İcra Dairesinin ██████████ esas sayılı dosyası üzerinden genel haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı, kendisine usulüne uygun ödeme emri tebliğ edilen davalı borçlu tarafın süresi içinde takibe ve borca itirazı sonucu icra takibinin durduğu, davacı tarafın eldeki davada, İİK.nun 67.maddesi gereğince, davalı borçlu tarafın icra takibine yapmış olduğu itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava ettiği, buna karşın, mahkememizce hükme esas alınan 03.03.2023 tarihli bilirkişi raporunda belirtildiği üzere, kazanın oluşumunda davalı araç sürücüsüne atfedilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığı, bu durumda davacı tarafın kendi sigortalısına yapmış olduğu ödemeleri TTK'nun 1472 ve devamı maddeleri gereğince davalı tarafa rücu edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 03.03.2023 tarihli bilirkişi raporunda olayın hemen ertesinde hazırlanan araştırma raporu ile kaza tespit tutanağına itibar edilmediğini, dosyaya sunulan araştırma raporu ile de sabit olduğu üzere olay yerinin 2 şeritli duble yol olduğunu, çevrede kazaya tanıklık eden kişilerin bulunduğunu ve iş makinasını kullanan davalının ehliyetinin yetersiz olduğunu, iş makinasının tescilinin olmadığının tespit edildiğini, sigortalı ... plakalı aracın Melih Gökçek Bulvarı üzerinde ilerlerken iş makinasının birden yola çıktığını ve kazanın gerçekleştiğini, asli kusurlu olanın iş makinası sürücüsü davalı olup, bu iddianın hem tanık beyanları ile hem kaza tespit tutanağı ile hem de araştırma raporu ile ispat bulduğunu, kaza tespit tutanağı ile de sabit olduğu üzere davalının ehliyeti b sınıfı ehliyet olup yetersiz sürücü belgesi ile araç kullandığının tespit edildiğini, CD kayıtları dahi incelenmeksizin yalnızca daha önce taraflarınca itiraz edilen 08.07.2019 tarihli bilirkişi raporu ile adli tıp raporunda yer alan kazanın gerçekleşme anına dair beyanlar nazara alınarak bilirkişi raporunun hazırlandığını, raporun tespit bölümünde sigortalı araç sürücüsünün taraf olduğu kazada kural ihlalinin görülmediği, sürücü ...'nın yetersiz sürücü belgesi cezası yazılarak bahse konu forkliftin tescili olmadığından çekici ile otoparka çekildiği görülmüştür" değerlendirmesi yapılırken, kusur oranı değerlendirmesi bölümünde "sigortalının virajı alamayarak forklifte arkadan çaptığı" değerlendirmesi yapıldığını, hal böyle iken kendi içinde çelişkiler içeren bir rapora itibar etmenin hukuka ve usule aykırı olduğunu, ana yoldan giden aracın tali yoldan giden araca göre öncelikli olduğunu, davalı sürücünün tali yoldan kontrolsüz çıktığını ve bunla da yetinmeyip önündeki aracı geçmeye çalıştığını, ardından da olay yerinden kaçma girişiminde bulunduğunun her türlü delille sabit olduğunu, davalı kavşaklarda geçiş önceliğine uymama nedeniyle asli kusurlu sayıldığını, davalının kazanın oluşumundan sonra kaçması tespiti ise kusurun devamı niteliğinde olup tüm bu hususlar göz ardı edilerek bilirkişi raporu hazırlandığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Dava Ankara 17. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış olup, yapılan yargılama sonunda davanın reddine ilişkin verilen ████████ Esas ███████ Karar sayılı karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemizin █████████ Esas ████████ Karar sayılı kararıyla asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın Ankara asliye ticaret mahkemesine tevzi edilmek üzere Ankara Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesine karar verilmiş, anılan karar üzerine dosyanın Ankara 17. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderildiği, mahkemece ████████ Esas ████████ Karar sayılı görevsizlik kararının kesinleşmesi ve davacı vekilince süresinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talebi üzerine dosya Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesine tevzi edilmiştir.
Dava konusu Ankara 22. İcra Müdürlüğünün ██████████ sayılı takip dosyasında, davacı sigorta şirketi tarafından davalı aleyhine toplam 33.774,92 TL alacağın tahsili talebi ile icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya tebliğ edildiği, davalının 7 günlük itiraz süresi içerisinde takibe konu borca itiraz ettiği, itiraz dilekçesinin davacı alacaklı vekiline tebliğ edilmediği, işbu itirazın iptali davasının İİK'nun 67. maddesi uyarınca, itiraz dilekçesinin alacaklı/vekiline tebliğ tarihinden itibaren başlayacak olan 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı dosya içeriğiyle sabittir.
Davacı yan kasko sigortalısına ödediği hasar bedelinden kazada %100 oranında kusurlu olan davalının sorumlu olduğunu, rücuen tazminat alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini iddia etmiş, davalı yan ise sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık, kasko sigortalı aracın karıştığı trafik kazası sonucu hasara uğraması ile hasar bedelini ödeyen davacı kasko şirketinin ödediği bedelin rücuen tazminini davalıdan talep edip edemeyeceği, davalının kazada kusurlu olup olmadığı hususlarından kaynaklanmaktadır.
Davacı vekilinin istinaf itirazları incelendiğinde, kasko sigorta poliçesi kapsamında sigortalısına hasar nedeniyle ödeme yapan davacının TTK'nun 1472. maddesi uyarınca halefiyet ilkesine dayalı olarak hasarın oluşmasında kusurlu olan taraflara rücu etme hak ve yetkisi bulunmaktadır. Bir başka anlatımla davacının ödediği bedeli davalıdan talep etmesi davalının meydana gelen trafik kazasında kusurlu olması halinde mümkündür.
Yargılama aşamasında alınan birinci bilirkişi ek raporu, ikinci bilirkişi raporunda, meydana gelen trafik kazasında sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu, davalı araç sürücüsünün ise kusursuz olduğu tespit edilmiş ise de, dava konusu kazaya ilişkin CD izlenmeden raporların tanzim edildiği anlaşılmıştır.
Dava dışı sigortalı tarafından davalı ... aleyhine Ankara 27. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasında makine mühendisi bilirkişiden alınan rapor ile Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığından alınan raporda sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu, davalının ise kusurunun bulunmadığı tespit edilmiş ve dava konusu kazaya ilişkin CD izlenmek suretiyle anılan raporlar hazırlanmış ise de, Ankara 27. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen ve taraflar yönünden kesinleşen bir karar bulunmadığından anılan raporların taraflar yönünden kesin delil niteliği taşımadığı görülmüştür.
Hal böyle olunca mahkemece yapılması gereken iş, dosyada delil olarak dayanıldığı anlaşılan kazaya ilişkin CD dosyaya kazandırılmak suretiyle CD görüntüleri izlenmek suretiyle kazaya karışan araç sürücülerinin kusurlu olup olmadığı üzerinde durularak sonucuna uygun bir karar verilmesinden ibarettir.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın reddi yönündeki kararında isabet görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6 maddesi gereğince KABULÜNE,
2-Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2023 tarih ████████ Esas ████████ Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının reddine,
3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
4-Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,
5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
6-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığından davacı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/(1)-a.6 ve 362/(1)-g.maddeleri uyarıca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. █████/2026
Başkan - Üye - Üye Zabıt Katibi -
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!