İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesinde, ticari nakliye hizmetlerinden kaynaklanan 22.653,60 TL fatura alacağının tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davası.
Özet: Davacı, davalıya sağladığı nakliye hizmetlerinden kaynaklanan faturalarla belgelenen 22.653,60 TL bakiye alacağın tahsili amacıyla başlattığı ilamsız icra takibine davalının haksız itiraz etmesi üzerine, itirazın iptalini, takibin devamını ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmektedir; usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermeyerek ve duruşmalara katılmayarak iddiaları inkar etmiş sayılan davalıya karşı açılan bu davada, bilirkişi raporu taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davalı adına düzenlenen faturalardan kaynaklı, işlemiş faiz dahil toplam 25.792,38 TL alacağın mevcut olduğunu tespit etmiştir.

T.C.
İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket ... Endüstri Anonim Şirketi aleyhine, müvekkili ile ticari ilişkisi olduğu için taraflar arasında nakliye ilişkisinden kaynaklanan ve tanzim edilen faturalar ile sabit bakiye kalan 22.653,60-TL bedelli borçlarının tahsili amacıyla .... İcra Dairesinin 2025/... Esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlatıldığını, başlatılan ilamsız icra takibinde ödeme emri usulüne uygun şekilde tebliğ edildiğini, davalı tarafından yapılan itiraz sonucu takip durdurulmuş olduğunu, haksız, kötüniyetli ve mesnetsiz olarak yapılan itirazın iptali gerekmekte olduğunu, faturalar davalı şirkete e-tebligat ile gönderilmesine rağmen süresi içerisinde itiraz edilmediğihi ve faturaların kabul edildiğini, müvekkili nakliyeden sonra elektronik faturalarını süresi içerisinde düzenlediğini ve davalıya gönderdiğini, davalı şirket, almış olduğu nakliye hizmetinin bedelini belli aralıklarla müvekkilinin bildirdiği banka hesabına eft yoluyla toplu şekilde ödemeler yaptığını ancak müvekkili, yapmış olduğu hesaplamalar neticesinde ödemelerin eksik yapıldığını, bakiye kalan 22.653,60-TL bedelin ödenmediğini, tüm bu sebeplerle; davanın kabulü ile davalının .... İcra Dairesinin 2025/... Esas sayılı dosyasındaki itirazın iptaline ve icra takibinin devamına, davalının haksız ve kötüniyetle yaptığı itirazı nedeniyle İİK m.67 hükmü kapsamında hükmolunacak alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra-inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP: Davalıya çıkarılan tebligatın davalıya usul ve yasaya uygun şekilde tebliğ edilmesine rağmen davalıya davaya cevap vermeyerek ve duruşmalara katılmayarak HMK 128. maddesi gereğince davacının iddialarının tamamını inkar etmiş sayılmıştır.DELİLLER: .... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı icra dosyasının UYAP kayıtları, faturalar, muavin hesap ekstreleri, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, davacı tarafından davalı aleyhine fatura alacağına ilişkin başlatılan .... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın haklı olup olmadığı, icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığından ibaret itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı tarafa nakliye hizmeti verildiğini, aralarındaki cari hesap ilişkisine istinaden faturaların düzenlendiğini, davalı tarafın borcunu ödemediğini, bu nedenle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalıya çıkarılan tebligatın davalıya usul ve yasaya uygun şekilde tebliğ edilmesine rağmen davalıya davaya cevap vermeyerek ve duruşmalara katılmayarak HMK 128. maddesi gereğince davacının iddialarının tamamını inkar etmiş sayılmıştır.Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan █████/2025 tarihli arabuluculuk son oturum tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların anlaşamadığı anlaşılmıştır. .... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas Sayılı icra dosyasının incelemesinde; davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine 22.653,60 TL asıl alacak ve 3.138,78-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 25.792,38 TL borcun ödenmesi amacıyla █████/2025 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin █████/2025 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun █████/2025 tarihinde icra takibine itiraz ettiği, takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.Davalı tarafa ticari defter ve kayıtlarını Mahkememizce belirlenen inceleme gününde sunması için öninceleme duruşmasında ihtaratın yapıldığı ancak belirlenen inceleme gününde ticari defter ve kayıtlarını sunmadığından ticari defter ve kayıtlarına dayanmaktan vazgeçtiği anlaşılmıştır.Mali Müşavir Bilirkişi ... tarafından █████/2026 tarihinde düzenlenen bilirkişi raporuna göre; "Dava konusu; taraflar arasında bulunan ticari ilişki kapsamında davacı yan taraından davalı adına tanzim edilen takibe konu faturalardan kaynaklı oluşan işlemiş faiz dahil toplamda 25.792,38 TL alacağın davalıdan tahsili amacıyla başlatılan takibe yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu, davacının, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 64/3 maddesi ve Vergi Usul Kanunu'nun 182. maddesi uyarınca tutulması zorunlu olan defterlerinin, 2024 yılı itibarıyla E-Defter uygulamasına geçmiş olduğu, bu uygulamada, yalnızca Envanter Defteri'nin noter onayına tabi olduğu ve davacının 2024, 2025 yılları envanter defteri açılış onayının yasal süreler içinde yapıldığı, ayrıca davacı aynı yıllar E-Defter kullanıcısı olarak tuttuğu elektronik defterlerin beratlarını yasal süreler içinde Gelir İdaresi Başkanlığı sistemine başarıyla yüklenmiş ve onaylandığı, 2024, 2025 yıllarına ait beratların zamanında ve eksiksiz olarak tamamlandığı görülmekle sahibi lehine delil olma vasfı Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, davacının incelenen ticari defterlerine göre, davacı 120. Alıcılar hesap kodu altında davalı ile olan cari ilişkilerini takip etmekte olup, davacının ticari defterleri incelendiğinde, davacı tarafından davalı şirket adına düzenlenen ve .... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı dosyasındaki takibe konu edilen; 23.10.2024 fatura tarihli, ... numaralı, KDV dahil 13.521,60 TL, 14.12.2024 fatura tarihli, ... numaralı, KDV dahil 7.932,00 TL, 20.12.2024 fatura tarihli, ... numaralı, KDV dahil 1.200,00 TL, Toplam 22.653,60 TL tutarlı 3 adet faturanın, davacı muhasebe kayıtlarında işlendiği ve tüm işlemlerin 120 hesap kodu altında kayda alındığı ve tüm işlemlerin bu hesap kodunda takip edildiği, yapılan işlemler neticesinde davacının takibe konu 3 adet faturadan kaynaklı takip tarihi (12.06.2025) itibariyle davalıdan 22.523,60 TL tutarında bakiye alacaklı olduğu tespit edildiği, davalı yan mahkemeniz duruşma salonunda █████/2026 günü saat 14:00'te yapılan incelemeye katılmamış, ticari defter ve belge ibraz etmediği, davacı tarafından davalı adına düzenlenen takibe konu faturaların E-Fatura şeklinde usulüne uygun olarak düzenlendiği, dosya kapsamı ile yapılan incelemelerde, takip konusu faturaların tamamının davacının ticari defter ve kayıtlarında usulüne uygun şekilde yer aldığı, söz konusu faturaların taraflar arasında bulunan ticari ilişki kapsamında nakliye hizmetine ilişkin düzenlendiği, takibe konu 14.12.2024 tarihli ... numaralı 7.932,00 TL tutarlı ve 20.12.2024 tarihli ... numaralı 1.200,00 TL bedelli iki adet faturanın “vade farkı” açıklaması ile düzenlendiği, taraflar arasında vade farkı düzenlenebileceğine dair yazılı bir sözleşme bulunmasa da, tarafımıza sunulan log kayıtları incelendiğinde, faturaların davalıya elektronik fatura sistemi üzerinden gönderildiği ve dosyaya sunulu e-fatura portal kayıtlarına göre “başarılı” şekilde teslim edildiğinin anlaşıldığı, davalı tarafça bu faturaların tesliminden itibaren Türk Ticaret Kanunu’nun 23/2.maddesi uyarınca öngörülen 8 günlük yasal süre içerisinde herhangi bir itirazda bulunulduğunu gösterir yazılı veya somut bir belgenin dosyada yer almadığı, bu itibarla düzenlenen faturaların davalı tarafça bilindiği ve içeriğinin zımnen kabul edildiği kanaatine varıldığı, Neticeten; Rapor içeriğinde yapılan açıklamalar doğrultusunda, davacının incelenen ticari defter ve kayıtlarına göre, davacı tarafından davalı adına tanzim edilen faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının takibe konu 3 adet faturadan kaynaklı takip tarihi (12.06.2025) itibariyle davalıdan 22.523,60 TL asıl ve2.696,66 TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 25.220,26 TL alacaklı olduğu," şeklinde rapor düzenlenmiştir. "...6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2).İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3).Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır..." (Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin █████████ Esas █████████ Karar sayılı ilamı).Taraflar arasında nakliye sözleşmesinden kaynaklı olarak ticari ilişki bulunduğu, davacı tarafından davalıya taraflar arasındaki ticari ilişki neticesinde fatura düzenlendiği, davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, nakliye hizmetine ilişkin olduğu tespit edilen faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı bulunduğu, davacı tarafça davalı taraf lehine dava konusu e-faturaların düzenlendiği ve icra takibine konu edildiği, davacının alacağına dayanak olan faturaların e-fatura niteliğinde olduğu, ve faturaların davalıya tebliğ edildiği, faturalara davalı tarafından herhangi bir itiraz olmadığı, bu haliyle faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun davacı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez davalıya geçtiği, davalı taraf defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK'nun 222. maddeye göre lehine delil oluşturduğu anlaşılmıştır. Davalının TTK 21/2 maddesi gereği süresinde faturaları iade etmediği faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerektiği, bu haliyle davacı taraf takip konusu fatura alacağından dolayı davalıdan alacaklı olduğunu ispat ettiği anlaşılmakla, düzenlenen uzman bilirkişi raporunun da mahkememizce dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli bulunması nedeniyle davacı tarafın davalıdan takip konusu fatura alacağından kaynaklanan 22.653,60 TL asıl alacağının bulunduğu sabit olmuştur.Davacı tarafça açılan davanın kabulü ile; davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin takip talebindeki şartlarla kaldığı yerden devamına, asıl alacak likit olduğundan hükmolunan asıl alacağın %20'si (4.530,72-TL) oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı tarafça davalılar aleyhine açılan DAVANIN KABULÜ ile;a) Davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı icra dosyasında 22.653,60-TL asıl alacak olmak üzere toplam alacağa yönelik borçlu davalı tarafından yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin belirtilen bedel üzerinden takip talebindeki şartlarla kaldığı yerden devamına, b) Hükmolunan asıl alacağın %20'si (4.530,72-TL) oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 1.547,47-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 615,40-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 932,07-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 22.653,60-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davacı tarafından yapılan; 615,40-TL Başvuru Harcı, 615,40-TL Peşin/nisbi Harcı, 9.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 540,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 10.770,80-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davacı tarafça yatırılan gider avansının harcanmayan kısmının karar tebliğ işlemleri tamamlandıktan sonra karar kesinleştiğinde davacı tarafa resen iadesine,Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda dava değeri itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026 Katip ...e-imzalıdır Hakim ...e-imzalıdır