Danıştay, şirketten ayrılan eski kanuni temsilcinin, görev sonrası oluşan borçlar ve tebligat usulsüzlüğü nedeniyle ödeme emirlerinden sorumlu tutulamayacağına karar verdi.
Özet: Davacı adına şirket vergi borçları için kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen iki ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davada, mahkemeler, ilk ödeme emrinin davacının temsilcilik görevi sona erdikten sonra doğan bir borca ilişkin olması, ikinci ödeme emrinin ise asıl borçlu şirkete tebligatın usulüne uygun yapılmaması nedeniyle hukuka aykırı olduğunu tespit ederek iptaline karar vermiş, bu iptal kararları Bölge İdare Mahkemesince onanmıştır.
DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : █████████
Karar No : ████████
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı - ...
(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ...... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, ... Nakliyat Otomotiv Petrol Ürünleri Turizm Tekstil Mobilya Gıda İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve... ile ... sayılı ödeme emirlerinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
... Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararı:
i. Dava konusu ... tarih ve ... sayılı ödeme emri yönünden yapılan değerlendirme:
Davacı, █████/2011 tarihinden itibaren %30 hisse ile asıl borçlu ... Nakliyat Otomotiv Petrol Ürünleri Turizm Tekstil Mobilya Gıda İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin kurucu ortağı ve aynı zamanda kanuni temsilcisidir. █████/2013 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin incelenmesinden, İncesu Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numarasıyla onaylı █████/2013 tarihli genel kurul kararıyla, davacının şirketteki hisselerinin tamamını ... adlı şahsa devrederek şirket ortaklığından ve kanuni temsilcilik görevinden ayrıldığı,... tarih ve ...sayılı genel kurul kararıyla ...'in on yıl süreyle şirketi temsile münferiden yetkili kılındığı anlaşılmıştır.
Dava konusu ... tarih ve... sayılı ödeme emri içeriği borcun, █████/2014 tarihinde beyan edilerek vadesi █████/2014 tarihi olarak belirlenen 2013 yılına ait kurumlar vergisi ile kurumlar vergisi beyanına bağlı olarak tahakkuk eden damga vergisi olduğu görülmüştür. Söz konusu şirket borçlarından, gerek beyan ve tahakkuk tarihi itibarıyla gerekse borcun vade tarihi itibarıyla kanuni temsilcilik görevinde bulunmayan davacının sorumlu tutulmasına yasal olanak bulunmamaktadır. Bu nedenle, söz konusu borçların tahsili amacıyla davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve... sayılı ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
ii. Dava konusu... tarih ve ...sayılı ödeme emri yönünden yapılan değerlendirme:
Dava konusu ...tarih ve ... sayılı ödeme emri içeriği borçlar için asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emrinin tebliğinin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 94. maddesinde yer alan usule uygun olmadığı görülmüştür. Bu durumda, şirket hakkındaki takip usulüne uygun olarak tamamlanmadığından, davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen █████/2018 tarih ve 2 sayılı ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
iii. Karar sonucu:
Mahkeme bu gerekçeyle dava konusu ödeme emirlerini iptal etmiştir.
Davalının istinaf istemini inceleyen ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı:
i. Vergi Mahkemesi kararının ... tarih ve ... sayılı ödeme emrine ilişkin hüküm fıkrası yönünden yapılan değerlendirme:
Anılan ödeme emri hakkında verilen karar usul ve hukuka uygun olup, bu ödeme emrine ilişkin istinaf isteminin reddi gerekmektedir.
ii. Vergi Mahkemesi kararının... tarih ve ... sayılı ödeme emrine ilişkin hüküm fıkrası yönünden yapılan değerlendirme:
Dava konusu... tarih ve ... sayılı ödeme emri içeriği borçlar için asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emri, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 94. ve 102. maddelerinde yer alan kurallara uygun olarak tebliğ edilmemiştir.
iii. Karar sonucu:
Vergi Dava Dairesi, istinaf istemine konu kararın ... tarih ve ... sayılı ödeme emrine ilişkin hüküm fıkrasının usul ve hukuka uygun olduğu ve kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından anılan fıkraya yönelik istinaf isteminin reddine; istinaf istemine konu kararın ... tarih ve ... sayılı ödeme emrine ilişkin hüküm fıkrasına yönelik istinaf isteminin ise belirtilen gerekçeyle reddine karar vermiştir.
Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesinin █████/2022 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararı:
i. Temyize konu kararın dava konusu...tarih ve ... sayılı ödeme emrine ilişkin hüküm fıkrası yönünden yapılan değerlendirme:
Davalı idarenin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü iddialar, temyize konu kararın anılan hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
ii. Temyize konu kararın dava konusu ... tarih ve ... sayılı ödeme emrine ilişkin hüküm fıkrası yönünden yapılan değerlendirme:
Olayda, █████/2013 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yayımlanan █████/2013 tarihli genel kurulu kararı ile davacının ortak ve kanuni temsilcilik görevinin sona erdiği anlaşılmaktadır.
Dava konusu ... tarih ve ... sayılı ödeme emri içeriği borçların █████/2013 tarihine kadar olan kısmından davacının 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesi uyarınca sorumlu tutulabilmesi mümkün olup anılan vergi borçlarının ne şekilde doğduğunun belirlenmesi gerekmektedir.
Bu durumda, vergi borçlarının beyan üzerine mi yoksa vergi incelemesi sonucunda mı tarh edildiği, beyanname vermeme veya defter ve belge ibraz etmeme gibi tarh sebeplerinden biri ile ortaya çıkıp çıkmadığı açıklığa kavuşturulduktan sonra ödeme emrinde yer alan borçların █████/2013 tarihine kadar olan kısmından davacının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı araştırılarak bir karar verilmesi gerektiğinden, temyize konu kararın anılan hüküm fıkrasında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
iii. Karar sonucu:
Daire bu gerekçeyle kararın ... tarih ve ... sayılı ödeme emrine ilişkin hüküm fıkrasını onamış; ... tarih ve... sayılı ödeme emrine ilişkin hüküm fıkrasını ise bozmuştur.
... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:...sayılı ısrar kararı:
Vergi Dava Dairesi, aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle ilk kararının bozulan hüküm fıkrası yönünden ısrar etmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacının kanuni temsilci olduğu döneme ilişkin şirket borcundan sorumlu olduğu, amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda kanuni temsilcilerin farklı şahıslar olmaları halinde bu şahısların amme alacağının ödenmesinden müteselsilen sorumlu olduğu, ödeme emri içeriği borçarın usuüne uygun kesinleştiği ve davacının iddialarının ödeme emrine itiraz sebepleri arasında yer almadığı belirtilerek ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, ısrar kararının dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında, yerinde ve kararın bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından, istemin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup dilekçede ileri sürülen iddialar, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1-Davalının temyiz isteminin REDDİNE,
2-... Bölge İdare Mahkemesi ...... Vergi Dava Dairesinin...tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının ONANMASINA,
3-2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
X - KARŞI OY:
Türü itibarıyla gelir üzerinden alınan bir kazanç vergisi olan kurumlar vergisi kural olarak, bir takvim yılını kapsayan hesap döneminin sonuçlarını içeren beyanname üzerine tarh edilmektedir.
Kurumlar vergisi, bir takvim yılını kapsayan hesap döneminin tamamı üzerinden hesaplansa da, verginin matrahını oluşturan safi kurum kazancına ilişkin iş veya işlemler takvim yılı içerisinde farklı zamanlarda gerçekleşebilmektedir. Dolayısıyla, hesap döneminin tamamında olmasa dahi söz konusu iş veya işlemlerin gerçekleştirildiği tarih itibarıyla kanuni temsilci sıfatını haiz olunması, vergi ve buna bağlı alacaklardan 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesinde belirtilen şartlar dahilinde sorumlu tutulmayı gerektirmektedir.
Diğer taraftan, hisse devriyle ortaklıktan ayrılmanın ve buna bağlı olarak temsil yetkisinin sona ermesinin tescil ve ilânı, kurucu bir etkiye sahip olmayıp açıklayıcı mahiyettedir.
Olayda, noterlikçe düzenlenen █████/2013 tarihli hisse devri sözleşmesi ile hisselerinin tamamını devrederek ortaklıktan ayrılan davacının, kanuni temsilcilik sıfatı da bu tarih itibarıyla sona ermiştir.
Bu durumda, █████/2013-█████/2013 tarihleri arasında kanuni temsilci sıfatını haiz olan davacı adına, anılan tarih aralığına isabet eden kıst döneme ilişkin amme alacağının tahsili amacıyla ödeme emri düzenlenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından, dava konusu... tarih ve... sayılı ödeme emrinin 2013 yılına ait kurumlar vergisine ilişkin kısmının kıst dönem sorumluluğu yönünden ve diğer yönlerden hukuka uygun olup olmadığı değerlendirilerek yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, ısrar kararının bozulması gerektiği oyu ile Kurul kararına katılmıyoruz.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!