3. Ceza Dairesinden, silahlı terör örgütü üyeliği suçunda organik bağ, süreklilik, çeşitlilik ve nihai amaç bilgisi eksikliğinin delil yetersizliği oluşturduğuna dair içtihat.
Özet: Yargıtay, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üyelik suçundan verilen hükmü incelerken, sanığın üniversite öğrenciliği döneminde örgütle iltisaklı bir öğrenci evinde kalması ve "ev abiliği" görevi üstlenmesi gibi eylemlerin, ekonomik gerekçelerle de açıklanabileceği ve sanığın örgütün nihai suç işleme amacını bildiği veya örgüt hiyerarşisine organik bir bağla dahil olduğu yönünde yeterli, her türlü kuşkudan uzak ve inandırıcı delil bulunmadığını belirterek, örgüt üyeliği suçunun temel unsurları olan süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gibi şartların somut olayda gerçekleşmediği sonucuna varmıştır.
3. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : ████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ███████ K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : 5237 sayılı TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 3, 5/1, TCK’nın 62, 53/1-3 ve 58/9. maddeleri gereğince istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE,
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Ayrıntıları Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin █████████ esas ve █████████ sayılı kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere;
Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.
Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, syf. 383 vd.).
Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (Toroslu özel kısım syf. 263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf. 280).
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Kuruluş, amaç, örgüt yapılanması ve faaliyet yöntemleri (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 2015/3 esas sayılı kararında anlatılan ve nihai amacı, Devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan FETÖ/PDY terör örgütünün başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanının büyük bir kesimince de böyle algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören, fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce ulaşıncaya kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında,
Sanığın 2013-2015 yılları arasında üniversite öğrencisi olduğu dönemde öğrenci evinde kalması, bu süre içerisinde evin ihtiyaçları ile ilgilenmesi, yani ev abiliği görevi yapması ayrıca arkadaşları tarafından .... olarak tanınmasının kod adı kullandığı anlamına gelmeyeceği, tamamen ekonomik sebeplerle örgütün öğrenci evlerinde kaldığı nazara alındığında, örgütün sözde meşruiyet vitrini olarak kullanılan katlarla irtibatlı olduğu anlaşılan ve fakat örgütün nihai amacını bildiği yönünde hakkında yeterli delil bulunmayan, oluş, iddia, mahkeme kabulü, sanığın dosya kapsamına yansıyan eylemleri, örgütsel iletişim ağına dahil olduğu kesin olarak saptanamayan, atılı suçu işlediğine dair hakkında cezalandırılmasına yeter her türlü kuşkudan uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmayan sanığın bu haliyle dosya kapsamına yansıyan eylemlerinin hiyerarşik yapıya girip organik ilişki içinde olduğunu gösterir çeşitlilik, yoğunluluk ve süreklilik göstermediğinden, sempati düzeyinde kaldığı anlaşılmakla, sanığın beraati yerine delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı; sanık müdafiinin temyiz talepleri bu itibarlarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı CMK’nın 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.12.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Sayın çoğunluğun “sanık ... hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olmak suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün bozularak beraatine karar verilmesi gerektiği şeklindeki görüşüne tarafımızdan iştirak edilmemiştir.
Somut uyuşmazlığı oluşturan tartışmanın konusunu; “sanığın somut olayda dosya kapsamına yansıyan eylemlerinin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olmak suçunu oluşturup oluşturmayacağı” hususu oluşturmaktadır.
Tanık olarak ifadelerine başvurulan ...,...,....'nin ifadelerindende anlaşılacağı üzere örgütün operasyonel faliyetlerinin kamuoyunca bilinir hale gelmesinden sonra 2013-2015 tarihleri arasında örgütün eleman kazanımında önemli kaynaklardan birisi olan ve "ışık evi" olarak adlandırılan evlerden birinde kaldığı ve bu evin sorumlusu olduğu, gizliliği sağlamak amacıyla .... kod adını kullandığı bu suretle eylemlerin süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk oluşturan sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği, bu cihetlerle; mahkemece sanık hakkında silahlı terör örgütü üyesi olmak suçundan verilen mahkumiyet hükmünün onanması gerektiği halde sayın çoğunluğun beraat etmesi gerektiğine ilişkin sübuta yönelik bozma düşüncesine tarafımızca iştirak edilmemiştir.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!