İstanbul BAM 16. Hukuk Dairesinden kıymetli evraktan kaynaklanan menfi tespit davasında sahte imza ve zamanaşımı itirazlarına ilişkin istinaf kararı.
Özet: Bir menfi tespit davası kapsamında davacı, hakkında başlatılan icra takibine dayanak oluşturan dört senedin üzerindeki imzaların kendisine ait olmadığını, kriminal raporla doğrulanan sahtecilik ve tehdit altında itiraz edememe durumu nedeniyle borçlu olmadığının tespitini talep ederken; davalı ise davanın icra takibi başlangıcından 10 yıldan fazla süre sonra açılması nedeniyle zamanaşımına uğradığını savunarak, tehdit ve sahtecilik iddialarını reddedip davanın reddini istemektedir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO:█████████ Esas
KARAR NO:████████
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:█████/2024
NUMARASI:████████ Esas, ████████ Karar
DAVANIN KONUSU :Kıymetli Evraktan Kaynaklanan menfi tespit
KARAR TARİHİ:█████/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİDAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ... aleyhine davalı tarafından İstanbul 2. İcra Müdürlüğünün.... (yeni İst. 2. İcra Müdürlüğünün ....) sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus yol ile icra takibi başlatıldığını, işbu icra takibine dayanak kambiyo senet bilgilerinin; alacaklısı ... olan 27.02.2009 düzenleme tarihli, 25.09.2009 vadeli, 180.000 TL bedelli senet, alacaklısı ... olan 17.03.2009 düzenleme tarihli, 25.09.2009 vadeli, 230.000 TL bedelli senet, alacaklısı ... olan 11.03.2009 düzenleme tarihli, 25.09.2009 vadeli, 115.000 TL bedelli senet, alacaklısı ... olan 11.03.2009 düzenleme tarihli, 25.09.2009 vadeli, 115.000 TL bedelli senet olduğunu, icra dosyasına konu edien 4 adet senet üzerindeki imzaların, müvekkili ...'a ait olmadığını, işbu senetler incelendiğinde 4 adet senedinde alacaklısının ..., borçlusunun ise müvekkilinin göründüğü, senetlerin ... tarafından davalı ... Şti.'ne ciro edildiğini, davalı... şirketi tarafından da davalı ...'a cirolandığının görüldüğünü, işbu icra takibinin yanı sıra müvekkili hakkında başkaca birçok icra takiplerinin de başlatıldığını, müvekkilinin tehdit edilerek bu takiplere itiraz etmesinin engellendiğini, müvekkilinin tehditten kaynaklı korkusunu çok sonra yendiğini, karşısında sadece bir iki kişi değil en az 7-8 kişiden oluşan bir grup tarafından tehdit edildiğini ve müvekkilinin ismi ve takliden imzası kullanılarak bir çok senedin piyasaya sürüldüğünü, senetleri kendi içlerinde birbirlerine ciro ettiklerini, tehditten kaynaklı korkusunu yenen müvekkilinin, sahte imza ile müvekkili aleyhine icra takipleri başlatıp tehdit eden ve içlerinde davaya konu takibi başlatan davalının ve işbu davaya konu senet üzerinde alacaklı görünen ...'ın da bulunduğu kişiler aleyhine suç duyurusunda bulunduğunu, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ██████████ Soruşturma numaralı dosyasında iddianame düzenlenerek İstanbul 48. Asliye Ceza Mahkemesinin ████████ E. sayılı dosyası ile resmi belgede sahtecilik suçundan dava açıldığını ve yargılamanın halen devam etmekte olduğunu, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının ██████████ soruşturma sayılı dosyasında savcılık talimatı ile yapılan bilirkişi/kriminal incelemesinde İstanbul 2. İcra Müdürlüğünün.... (yeni İst. 2. İcra Müdürlüğünün ....) dosyasına konu edilen senetler üzerindeki imzanın müvekkilinin eli ürünü olmadığının ortaya çıktığını, soruşturma dosyası kapsamında alınan İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 22.05.2014 tarihli, ... Uzmanlık Numaralı Uzmanlık Raporunun 4. sayfasının ilk paragrafında imzanın taklit edilmek suretiyle sahte olarak atıldığının tespit edildiğini belirterek, dava konusu senetler üzerindeki imzaların müvekkiline ait olmaması sebebi ile müvekkilinin işbu senetlerden dolayı borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline ve %20’de aşağı olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı ... ve (takip alacağını devreden) davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Davalı ...'ın davadan 13.01.2022 günü haberdar olduğunu, davacının davayı 10 yıllık süre içerisinde açmadığını, zamanaşımı def'inde bulunduklarını, TBK'nın 146. maddesi gereği kanunda aksine hüküm bulunmadıkça her alacak 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, bu yasa maddesinin mefhumu muhalifinden çıkarılacak anlama göre borca itiraz etme süresinin de 10 yıllık zamanaşımına tabi olacağının izahtan vareste olduğunu, davacının ikame ettiği işbu dava hakkında hak düşürücü sürelerin geçtiğini ve zamanaşımının dolduğunu, davaya konu İstanbul 2.İcra Dairesinin.... sayılı icra takip açılış tarihinin 02.03.2010 olduğunu, icra takip dosyasının açılış tarihinin üzerinden 11 yıl 7 ay 24 gün geçtiğini, davanın zamanaşımı nedeniyle reddini talep ettiklerini, davacının müvekkili tarafından tehdit edilmek suretiyle sindirilmiş olduğu ve takibe itiraz etmesine engel oldukları yönündeki beyanlarının doğru olmadığını, dava konusu senetlerdeki imzanın davacının eli ürünü olması, davacının imzayı ikrar etmesi ve tehdide ilişkin iddialarının somut delillerle ispatlanamamış olması nedenleriyle davanın reddine ve alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı (takip alacağın kısmen temlik alan) ... vekili 21.03.2024 tarihli duruşmada; davacının aynı gün düzenlediği senetleri verdiğini, kötü niyetli olarak tüm takiplere karşı menfi tespit davası açtığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... Şti. davaya cevap dilekçesi sunmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:"...Mahkememizce toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; İstanbul 2. İcra Müdürlüğünün .... (eski esas no: ...) sayılı dosyasında takibe konu edilen 17.03.2009 düzenleme tarihli, 25.09.2009 vade tarihli, 230.000 TL bedelli, borçlusu ..., alacaklısı ... olan bonodaki imzaların davacıya ait olmadığı Adli Tıp Kurumu raporu ve bilirkişi heyeti raporu ile tespit edildiğinden bu bonoya ilişkin davanın kabulü ile, bu bonodan dolayı davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine, icra takibine konu edilen diğer 3 bonodaki imzaların davacıya ait olduğu Adli Tıp Kurumu raporu ve bilirkişi heyeti raporu ile tespit edildiğinden bu 3 bono ile ilgili davanın reddine karar verilmiştir.Davacı her ne kadar davalılardan kötü niyet tazminatı talebinde bulunmuş ise de; temlik eden ...'ın 17.03.2009 düzenleme tarihli, 25.09.2009 vade tarihli, 230.000 TL bedelli bonoda hamil olarak yer aldığı ve bonoyu düzenleyen davacının imzasının sahte olduğunu bilerek icra takibi yaptığı ve bu nedenle kötü niyetle hareket ettiği ispatlanamadığından ve bononun icra takibine diğer davalılar tarafından konulmadığından tüm davalılar açısından koşulları oluşmayan kötü niyet tazminat talebini reddine karar verilmiştir.Davalı ... kötü niyet tazminatı talebinde bulunmuş ise de; icra takibinin durdurulması yönünde verilmiş ihtiyati tedbir kararı bulunmadığından koşulları oluşmayan kötü niyet tazminat talebini reddine;
-DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE;
-İstanbul 2. İcra Müdürlüğünün .... (eski esas no: ...) sayılı dosyasında takibe konu edilen 17.03.2009 düzenleme tarihli, 25.09.2009 vade tarihli, 230.000 TL bedelli, borçlusu ..., alacaklısı ... olan bonodan dolayı davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine,
-İstanbul 2. İcra Müdürlüğünün .... (eski esas no: ...) sayılı dosyasında takibe konu edilen;
-11.03.2009 düzenleme tarihli, 25.09.2009 vade tarihli, 115.000 TL bedelli, borçlusu ..., alacaklısı ... olan bono,
-11.03.2009 düzenleme tarihli, 25.09.2009 vade tarihli, 115.000 TL bedelli, borçlusu ..., alacaklısı ... olan bono,
-27.02.2009 düzenleme tarihli, 25.09.2009 vade tarihli, 180.000 TL bedelli, borçlusu ..., alacaklısı ... olan bono,
ile ilgili davanın reddine,
-Davacının ve davalı ...’ın kötü niyet tazminat talebinin reddine," şeklinde karar vermiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:Davacı vekili istinaf isteminde özetle; ATK raporunda dava konusu 180.000 TL bedelli, 115.000 TL bedelli ve 115.000 TL bedelli senetler bakımından senetlerdeki imzanın basit tersimli olduğu; mukayese imzaları arasında tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından "uygunluk" ve "benzerlik" saptandığından söz konusu imzaların ''kuvvetle muhtemel'' müvekkili eli ürünü olduğu sonucuna varıldığını, 30.10.2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda dava konusu 180.000 TL bedelli, 115.000 TL bedelli ve 115.000 TL bedelli senetler bakımından ise "...üç adet senedin ön yüzünde borçlu adına atılı bulunan toplam altı adet imzanın, mevcut mukayese imalarına atfen, ...'un eli ürünü olduğu" kanaatine varıldığını, her iki raporda da senetlerdeki imzaların basit tersimli olduğu; karşılaştırmalı incelemelerde esas alınan imzaları oluşturan harf ve diğer şekillerin yapılandırılma tarzı, birbirlerine oranı, konumu, genel istikamet durumu, presyonu ve işleklik dereceleri itibariyle birbirleriyle "benzerlik" saptandığından bahsedildiğini, kesin bir sonuca ulaşılamadığını, Bilirkişi raporunun 2. ve 3. Sayfalarında yer alan mukayese belgeler başlığı altında yazılı belgelere bakıldığında sadece 4.maddede "Resmi senet aslı" ibaresi yer aldığını, diğer belgelerin fotokopi mi yoksa ıslak imzalı belgeler mi olduğu belli olmadığını, davanın kısmen reddine ilişkin kararın yerinde olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı ... vekili istinaf isteminde özetle;Zamanaşımı def'inde bulunduklarını, TBK'nın 146. Maddesi gereği kanunda aksine hüküm bulunmadıkça her alacak 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, takip açılış tarihi 02.03.2010 olduğunu, davanın zamanaşımı nedeni ile reddi gerektiğini, Dava dilekçesinde harca esas değeri 640.000,-TL yazmış olmasına rağmen harcı 64.000,-TL üzerinden yatırıldığını,Davacının tehdit beyanlarının yerinde olmadığını, Davacının şikayeti üzerine açılan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın █████████ (Yeni esas: ██████████) Sor. Nolu dosyasında; Organize Suç Örgütleri Büro Amirliği tarafından düzenlenen 01.10.2013 tarihli raporda;"Cebir ve şiddet kullanılarak haksız ekonomik çıkar sağlamak amacıyla kurulmuş bir örgüt yapısının bulunduğuna dair herhangi bir tespit yapılamadığı ..." mahiyetindeki tespitlerin de beyanlarını doğruladığını, İst. Cumhuriyet Başsavcılığı'nın █████████ (Yeni esas: ██████████) Sor. Nolu dosyada kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiğini,Davacının şikayeti ile açılan █████████ (Yeni esas: ██████████) Sor. Nolu dosyasındaki diğer şüpheli ifadelerinde davacının taşınmaz satış vaadiyle paralar aldığı ve iade etmediği için senetler verdiği sabit olduğunu,İstanbul 42. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ████████ E. Sayılı dosyası ile yürütülen kovuşturmada hiçbir çekincesi olmadan hakkını arayabilen davacı sanık ..., mahkeme huzurunda 17.04.2012 tarihli, 3. Celsedeki ifadesinde; "Ben atılı suçu kabul etmiyorum. Savcılıkta ifade vermiştim. Bu ifademi aynen tekrar ediyorum." mahiyetinde beyanlarda bulunmuştur. Davacı bir tehdit altında olsa idi savcılık ve mahkeme huzurunda, en güvenli olduğu ortamda bunu ifade edebileceğini veya baskıdan kurtulması nedeniyle imza inkarında bulunma hakkını kullanabileceğini, Davaya konu İstanbul 1.İcra Dairesi.... Sayılı icra takip açılış tarihi 02.03.2010 olup, davacı vekili Av. ...'nun icra dosyasına 25.03.2010 tarihinde mal beyanı dilekçesi sunduğunu, dilekçesinde imza inkarı bulunmayıp, aksine teminat senedi olarak müvekkili ...'un verdiğini kabul ve ikrar ettiğini, senetlerin icraya konduğunu beyan ettiğini, bu beyanı ile imzayı ikrar ettiğini,04.11.2011 tarihinde fiili haciz yapılmış olmasına rağmen davacının bu işlemlere karşı da imza inkarını içerir bir beyanı olmadığını,Davacı, Fatih Cumhuriyet Başsavcılığı ██████████ Sor. Nolu dosyaya verdiği ifadesinin 4. Sayfasının 2. Fıkrasında "...Teminat olarak yüksek miktarlı olarak İmzaladığım senetler gerçek alacak miktarı imişcesine lehtarı sonradan yazılarak ciro edilmek suretiyle icraya konmuştur..." mahiyetinde olup, davacı, imzanın kendisine ait olduğunu ikrar ettiğini,Soruşturmada alınan raporda dava konusu senetlerden yalnızca 25.09.2009 vade tarihli 230.000,-TL bedelli bononun incelendiğini, hatalı tespitleri kabul etmediklerini,davacının, 25.09.2009 ödeme tarihli 230.000,00TL tutarındaki senede dayanılarak başlatılan icra takibi sebebiyle ...'ın kardeşi olan ... aleyhine 15.01.2014 tarihinde İst. 15. ATM ████████ E. (yeni esas:████████) sayılı dosya ile menfi tespit davası ikame ettiğini, davacı yıllardır tehdit altında olsa idi daha önce de dava açamaz ve savcılıkta suç duyurusunda bulunamayacağını,KYOK ve beraat kararları ile suç unsurlarının oluşmadığının sabit olduğunu, delil sunamadığını, Yargılama sırasında bilirkişi incelemesi yapılmış olsa da İstanbul 2. İcra Müdürlüğünün .... (eski esas no: ...) sayılı dosyasında takibe konu edilen 17.03.2009 düzenleme tarihli, 25.09.2009 vade tarihli, 230.000 TL bedelli, borçlusu ..., alacaklısı ... olan bonodaki imzanın hangi gerekçelerle davacının eli ürünü olmadığı hususunda yeterli ve tatmin edici açıklama yapılmamdığını, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ihtiva eden raporun esas alındığını, senetlerdeki imzaların hepsi birbirinin aynısı olduğunu, davacının kasıtlı şekilde basit tersimli imzalarla senet düzenleyerek borçlarından kurtulmaya çalıştığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı ... vekili istinaf isteminde özetle;Hak düşürücü süreden sonra açılan davanın reddi gerektiğini, ödeme emri tebliğinden 14 yıl sonra dava açıldığını, İstanbul ... Noterliği'nin 31.01.2024 tarih ... sayılı Temlik Sözleşmesi ile İstanbul 2. İcra Dairesinin ... sayılı dosyasına konu alacağın 3/4'ünü müvekkilinin temlik aldığını, davacının "iddia" ettiği tehdit ve korkudan 2014 yılında kurtularak ilgililer hakkında Savcılığa müracaat ettiğini, TBK 39.maddede yer alan bir yıllık sürenin hak düşürücü süre olup kamu düzenine ilişkin olmakla resen dikkate alınacağını, davacının imza inkârı iddiası ile açtığı diğer bir dosyalarda verilen kararlarda; imzaların tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzaların kuvvetle muhtemel ...'un eli ürünü olduğu " tespitine yer verildiğini, kararların sunulduğunu, yerel mahkemece yalnızca 1 kez imza incelemesi yaptırılmış olup tarafların bilirkişi raporuna itirazları ile yeni/ek rapor alınması talepleri reddedildiğini ,tek rapor ile karar verilmesinin yerinde olmadığını belirterek istinaf isteminin kabulü ile kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:Dava, İİK 72.maddesine dayalı olarak açılan borçsuzluğun tespiti istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili, davalı ... vekili ile temlik alan davalı ... vekili yasal süresi içinde ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davalı ... harç eksikliği ile zamanaşımı yönünden, davalı ... ise hak düşürücü süre yönünden istinaf sebeplerini ileri sürmüş olmakla öncelikle usule ilişkin sebeplerin incelenmesi gerekmiştir.Dava, 64.000TL üzerinden harçlandırılmış ise de; mahkemenin ara kararına istinaden davacı vekilinin 640.000TL üzerinden eksik harcı tamamlamış olmakla bu yöndeki istinaf sebeplerinin reddi gerekmiştir.Davacı iddiasında senetlerdeki imzaların sahte olduğunu, ancak tehdit edildiği için icra takiplerine itiraz edemediğini ileri sürerek menfi tespit talebinde bulunmuştur. Mahkemece imza inkarı yönünden değerlendirme yapılarak davanın zamanaşımı yahut hak düşürücü süreye tabi olmadığı gerekçesi ile bu yöndeki itirazların reddine karar verilmesi yerindedir. Somut uyuşmazlıkta esas yönünden istinaf sebepleri incelendiğinde ise; mahkemece aşamalarda 2 ayrı bilirkişi raporu alındığı, ATK raporunda; "dava konusu 230.000TL bedelli senet yönünden davacıya atfen yer alan imzanın kuvvetle muhtemel ...'un eli ürünü olmadığı, diğer 3 senet yönünden ise davacıya atfen yer alan imzaların kuvvetle muhtemel ...'un eli ürünü olduğu" yönünde görüş bildirildiği, mahkemece 3 kişilik grafolog bilirkişi heyetinden alınan raporda ise; "█████/2009 düzenleme ve █████/2009 ödeme tarihli, 230.000 TL değerindeki senedin ön yüzünde borçlu adına atılı bulunan iki adet imzanın, mevcut mukayese imzalarına atfen, ...'un eli ürünü olmayıp, anılan şahsın hakiki imzalarından model alınmak suretiyle takliden atılmış imzalar olduğu, diğer üç senedin ön yüzünde borçlu adına atılı bulunan toplam altı adet imzanın, mevcut mukayese imzalarına atfen, ...'un eli ürünü olduğunu" yönünde görüş bildirildiği anlaşılmaktadır.Bilirkişi raporlarında davaya konu senetlerden önceki ve sonraki tarihli çok sayıda evrakın mukayese evrak olarak incelendiği, keza son bilirkişi heyetine dosya tevdi edilirken evrak asıllarının da tutanak ile teslim edildiği, raporların yeterli, hükme ve denetime elverişli olduğu dikkate alındığında; mahkemece davaya konu 230.000TL bedelli senet yönünden davanın kabul edilerek, diğer senetler yönünden davanın reddine karar verilmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmemiştir.Davalı ... vekili istinafında davacının vekilinin icra dosyasında mal beyanında bulunduğunu, Fatih C.Başsavcılığı'ndaki ifadesinde de imzaları ikrar ettiği hususunun dikkate alınması gerektiğini ileri sürmüş ise de; davacı vekilinin icra dosyasında açıkça imza inkarında bulunmaması imzayı ikrar anlamı taşımayacağı gibi, dosyaya yansıyan delil durumuna göre taraflar arasında başkaca senetler ve menfi tespit davaları da olduğu, soruşturma ifadesinde açıkça iş bu davaya konu senetlerin kendi eli ürünü olduğuna dair beyanı da olmadığı dikkate alındığında davalı vekilinin bu hususlardaki istinaf isteminin reddi gerekmiştir.Açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesinin kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığından davacı vekili ile davalı ... vekili, davalı ... vekilinin istinaf istemlerinin HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere;
1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davacı vekili ile davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin istinaf istemlerinin ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 732,00-TL harçtan, peşin alınan 427,60TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
-Alınması gereken 15.711,30TL harçtan, peşin alınan 3.927,85TL harcın mahsubu ile bakiye 11.783,45TL harcın davalı ...'dan alınarak hazineye irat kaydına,
-Alınması gereken 15.711,30TL harçtan, peşin alınan 3.927,85TL harcın mahsubu ile bakiye 11.783,45TL harcın davalı ...'tan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı ile davalı ... ve davalı ... tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!