Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, yatırım danışmanlığı sözleşmesinden doğan tazminat davasında kısmen kabul edilen zararın istinaf incelemesini gerçekleştiriyor.
Özet: Bir yatırımcı, aracı kurumun mesleki özen yükümlülüğünü ihlal ederek, piyasa bilgisi ve tecrübesizliğinden faydalanarak gereksiz alım satım işlemleriyle kendisine zarar verdirdiği iddiasıyla, daha önceki kısmi davasından bakiye kalan 123.893 TL tazminatın faiziyle tahsili için aracı kuruma karşı ek dava açmış, davalı ise zamanaşımı, davacının rızası ve piyasa riski savunmalarını ileri sürmüş, ilk derece mahkemesi ise önceki bir bölge adliye mahkemesi kararında davacının %50 kusurlu bulunduğu ve zararın bir kısmının kesinleştiği tespitini esas alarak davayı kısmen kabulle 45.492,90 TL tazminata hükmetmiş, bu karara davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ █████████ Esas ████████ Karar

T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : █████████
KARAR NO : ████████
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : █████/2023
NUMARASI : ████████ Esas ████████ Karar
DAVA : Tazminat ( Yatırım Danışmanlığı Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2021
KARAR TARİHİ : █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : █████/2026
Taraflar arasındaki bakiye tazminat istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne yönelik verilen hükme karşı, davalı tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı dava dilekçesinde özetle; riskli olmayan alanlara yatırım yapılması amacıyla davalı aracı kurum hesabına 100.000,00 TL aktararak menkul kıymet alımında kullanılmak üzere adına bir de kredi hesabı açıldığını, takip eden süreçte yatırım ve hisse senedi alım satımı konusunda bilgisiz, donanımsız ve yetersiz olduğundan, yatırım uzmanının alım satım önerilerini onayladığını, hisse senedi alım satımı, faiz ve komisyon adı altında çekilen diğer masraflar ile çok kısa bir sürede 100.000,00 TL'yi aşkın para kaybettiğini, aracı kuruluşun işin gerektirdiği mesleki dikkat ve özeni göstermeyerek zarar etmemesi için gerekli önlemleri almadığını ve yatırımcının piyasa hakkında bilgisizlik ve tecrübesizliğinden yararlanıp, iyi niyet kurallarına aykırı gereksiz alım-satım işlemleriyle kendi lehine kazanç sağladığını, zararının tahsili için aracı kuruma karşı Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan ████████ E. Sayılı davada 10.000,00 TL belirsiz alacak davasının reddedildiğini, istinafı ile Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nin ████████ E. sayılı dosyası ile davanın yeniden görülerek Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin kararının kaldırılarak esas hakkında yeni bir hüküm kurulduğunu, fakat mahkemece davalının kusurlu davranışları belirlenirken, yanlış bir yorumlama ile davacının zararının bilirkişi tarafından 133.893,37-TL olarak tespitine rağmen talebin, sadece pay alım satım bedeli olan 110.985,80-TL olarak hasredildiğine işaret edilerek ve ayrıca yine hatalı bir yaklaşımla davacının da kusurlu bulunması gerekçesiyle kusur ve zararın her iki tarafa yarı yarıya paylaştırıldığını, bu hususlar yönünden istinaf kararını temyiz ettiklerini, zararın tamamı için ve davalının tam kusur durumuna göre bu ek alacak davasını açtıklarını belirterek, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi'nin ████████ Esas, █████████ Karar sayılı dosyasında hüküm altına alınmayan 110.985,80-TL alım satım zararı, 16.325,93- TL işlem komisyon ücreti, 816,33-TL BSMV, 5.711,31-TL kredi komisyonu tahsilatı toplamı 133.893,37-TL'den (ilk davada hüküm altına alınan 10.000,00 TL'nin düşümü suretiyle) 123.893,00 TL zararının davalıdan ilk dava tarihi █████/2016 tarihinden işleyecek avans faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde özetle; işbu ek dava tarihinin █████/2021 olup 5 yıllık süre geçmekle her türlü alacak talebinin zamanaşımına uğradığını, davacının, riski ve getirisi çok yüksek olabilecek olan bir alanda yatırım yapmasının kendi tercihi olduğunu, davacı ile tüm hisse senedi alım satım işlemlerinden önce telefon görüşmeleri ile teyit ve onay alınmasının ardından hisse senedi alım satım işlemi yapıldığını, davacının bilgisi, onayı icazeti dışında yapılan bir işlem olmadığını, davacı zararının sadece .... hisse alımından sonraki fiyat düşüşünden kaynaklandığını, bunun da piyasa riski olduğunu, bu hisseye yatırım yapılması konusunda davacının onayı ve bilgisi olduğunu, bu hususun ilk bilirkişi raporu ile sabit olduğunu, istinaf mahkemesinin ise, tüm itirazlarına rağmen başka bir bilirkişiden rapor aldığını, kararın lehlerine bozulacağı inancında olduklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece;
Kesinleşen kısmi dava ve bu davada alınan bilirkişi raporu eldeki ek dava için kesin delil oluşturduğundan, Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyasının davacı tarafça istinafı üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nin ████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamı ile, davacının toplam zararının 110.985,80-TL olduğu ancak % 50 oranında kusurlu bulunduğunun belirlenerek bu tespit ile kararın kesinleştiği görülmekle ilgili Dairece yapılan tespitin kesin delil olacağı gerekçesiyle; "Davanın kısmen kabulü ile 45.492,90-TL'nin █████/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine" dair karar verilmiş, karara karşı davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı istinaf dilekçesinde özetle; dava dışı banka davada yer almadığından davacı zararının ancak faiz hariç 104.279,65-TL olabileceğini, % 50 müterafik kusur dikkate alındığında bu tutarın 52.139,82-TL olduğunu ve davacıya 10.000,00 TL ödemede yapılmakla bakiye tutarın ancak 42.139,82-TL olabileceğini, ilk dava tarihinden yasal faiz işletilmesinin hatalı olduğunu, ilk davanın kısmi olup 10.000,00 TL üzerinden faiziyle ödendiğini, işbu dava tarihi █████/2021 olup ancak bu tarihten faize hükmedilebileceğini, zamanaşımı itirazının reddinin hatalı olduğunu, davacının işlemlerin riski hakkında tüm sözleşmelerde uyarılıp bilgilendirme yapıldığını, bildirim formlarında yer verilen uyarı kapsamına göre yapılan öneriler ve tavsiyeler nedeniyle zarara uğradığının hiçbir geçerliliği bulunmadığını, emsal Yargıtay kararlarında sözleşmenin imzası sırasında zarar riski açıkça hatırlatılmakla davanın reddine karar verilmesi gerektiğine işaret edildiğini, davacının bilgisi, onayı, icazeti dışında yapılan bir işlem bulunmadığını, başlangıçta yüksek kar elde eden davacının, övgü cümleleri kurduğunu, görüşmelerde kesin kar taahhüdü, getiri garantisi bulunmadığını, riski bertaraf eden ortam yaratılmadığını, kusuru bulunmadığını ileri sürmüştür.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava, yatırım hesabında yapılan işlemler nedeniyle uğranılan maddi zararın tahsiline ilişkin bakiye alacak istemidir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Davacı yan yatırım hesabında yapılan alım satım işlemleri nedeniyle zarara uğradığını, oluşan zarardan davalının sorumlu olduğunu, Ankara 9. ATM' de ████████ Esas sırasında açtığı tazminat davasının, davalı yanın kusuru bulunmadığından bahisle reddi üzerine istinaf incelemesini yapan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nin ████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamı ile davacının toplam zararının 110.985,80-TL olduğu ancak % 50 oranında kusurlu bulunduğunun tespitiyle ve talebiyle bağlı kalınarak davanın 10.000,00 TL yönünden kabulüne karar verildiğini, işbu davanın zararın tamamı yönünden ve davalının tam kusuruna dayalı açıldığını ileri sürmüş, davalı yan ise, yapılan işlemlerin yatırım sözleşmesi kapsamında gerçekleştirildiğini, kusuru bulunmadığını savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nin ████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamı ile davacının toplam zararının 110.985,80-TL olup davacının, %50 oranında kusurlu bulunduğu ve bu tespit ile kararın kesinleştiği, ilgili Dairece yapılan tespitin kesin delil olacağı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne ilişkin yazılı olduğu üzere karar verilmiştir.
Taraflar arasında sermaye piyasa araçları çerçeve sözleşmesi ile yatırım danışmanlığı sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşme çerçevesinde dava dışı bankaca davacıya kredi tahsisi yapıldığı ve yatırım hesabında yatırım danışmanı aracılığıyla yapılan alım satım işlemleri sonucunda davacının zarara uğradığı hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık; davacının yatırım hesabında sözü edilen sözleşme uyarınca yapılan alım satım işlemleri sonucunda davacının zarara uğramasında davalının tam kusurlu olup olmadığı, bakiye talep edilebilecek zarar bulunup bulunmadığı ve miktarı hususlarından kaynaklanmaktadır.
Mahkemece, taraflar arasındaki uyuşmazlık yönünden kesin delil olduğu tespit edilen Dairemizin, █████/2019 tarihli ████████ E., █████████ K. Sayılı kararında; " ....İstinaf aşamasında alınan ve dosyada bulunan bilirkişi raporları arasındaki çelişkiyi giderir nitelikteki █████/2019 tarihli bilirkişi heyeti raporu zararın hesaplanması yönünden dosya kapsamına uygun, ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli niteliktedir. Alınan bilirkişi raporu ile davacının uğradığı zarar miktarı 110.985,80 TL olarak tespit edilmiştir. Tarafların kabulündeki davacı ile davalı aracı kurum personeli arasında yapılan görüşmelerden ve dosya kapsamından davacının doğrudan davalı aracı kurum personeli yönlendirmesi ile hareket etmeme, zararın doğmaya başladığı tarihten itibaren yapılan işlemlere müdahale etme durumu söz konusu iken işlemlerin başlangıcından sonuna kadar personel tarafından doğrudan yapılan önerileri onaylama dışında başka bir davranış sergilemeyerek zararın oluşmasında katkı sağlamıştır. Bir başka anlatımla dosyadaki bilgilere göre yatırım işlerinde tecrübeli olan davacı, davalı aracı kurum ile birlikte zararının oluşmasında müterafik kusurludur. Dosya içeriğindeki bilgi ve belgeler, yapılan işlemlerin adedi gözetilerek oluşan zararda davacı ile davacı aracı kurumun %50'şer oranında kusurlu oldukları takdir edilmiştir. Bu durumda davacı davalı aracı kurumdan oluşan zararının %50'si oranına isabet eden 55.492,90 TL'yi talep edebilecektir. Hal böyle olunca davacı talebinin 10.000,00 TL olduğu, talebin aşılamayacağı gözetilerek anılan miktar üzerinden davalı aracı kurum hakkındaki davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken denetime elverişli olmayan ve itiraz edilen bilirkişi raporu hükme esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir. Davalı banka hakkında açılan davaya gelindiğinde ise, SP araçlar bilgilendirme formundan davalı banka tarafından davacıya 750.000,00 TL kredi tahsis edildiği anlaşılmıştır. Davacının yatırım işlemleri sırasında davalı bankanın davacı adına tahsis ettiği kredi miktarından da kullanılmıştır. Davacı yan yatırım işlemleri sırasında kredi kullanıldığı ve bazı işlemlerin kredili yapıldığı, hesaptan para aktarımları bilgisi dahilindedir. Yatırım hesabında alım satım işlemleri davalı aracı kurum tarafından yapılmış olup davalı bankanın bu yönde herhangi bir işlemi de bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemece davalı bankanın davacının zararının oluşmasında herhangi bir kusurunun bulunmadığı gözetilerek davalı banka hakkında açılan davanın bu gerekçe ile reddi gerekirken yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması gerekçe yönünden isabetsizdir...." gerekçesiyle; ilk derecenin davanın reddi yönündeki kararının kaldırılmasına karar verilerek Dairemizce, " Davalı banka aleyhine açılan davanın reddine, Davalı ... Yatırım Menkul Kıymetler A.Ş. aleyhine açılan davanın kabulü ile 10.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... Yatırım Menkul Kıymetler A.Ş'nden alınarak davacıya verilmesine," dair karar verildiği, verilen bu kararın taraflarca temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin ███████ E., █████████ K. Sayılı ilamıyla Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın kesin olduğundan bahisle tarafların temyiz istemlerinin ayrı ayrı reddine ilişkin karar verildiği, Dairemizce verilen kararın █████/2019 tarihinde böylelikle kesinleşmiş olduğu anlaşılmaktadır.
Somut olayda dava dilekçesi kapsamında iddianın ileri sürülüş şekline talep, bakiye alacak istemine ilişkin olup mahkemece, Dairemizin, kesin nitelikli █████/2019 tarihli ████████ E., █████████ K. Sayılı kararının, eldeki bakiye alacak istemli işbu davanın tarafları yönünden kesin delil niteliğinde bulunduğu ve tarafları bağlayıcı olduğuna ilişkin tespitinde Dairemizce bir isabetsizlik görülmemiştir. Hal böyle olunca davalı yanın, somut olayda kusuru bulunmadığına ilişkin kusur yönünden tüm istinaf itirazlarının, tarafların kusurunun kesinleşmesi gözetilerek reddi gerekmiştir.
Davalı yanca, bakiye alacak için açılan işbu ek dava yönünden zamanaşımı itirazında bulunulduğu anlaşılmakta ise de; yatırım danışmanlığı sözleşmesinden kaynaklı uğranılan zararın tahsili istemiyle açılan kısmi nitelikli ilk dava tarihinin █████/2016 olduğu, elde ki davanın ise █████/2021 tarihinde açılarak ek dava niteliğinde olduğu gözetildiğinde yatırım danışmanlık sözleşmesinden kaynaklı zararın tahsili istemli ek dava yönünden dava tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin henüz dolmadığı anlaşılmakta olup bu hususa yönelik davalı istinaf itirazı yerinde olmayıp reddi gerekmiştir.
Hal böyle olunca mahkemece, sözü edilen kesinleşen kısmi dava ile bu davada İstinaf incelemesi sırasında alınan bilirkişi raporunun eldeki ek dava için kesin delil oluşturduğu, Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyasında yapılan istinaf incelemesi sonucu Dairemiz'in, ████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamı ile davacının toplam zararının 110.985,80-TL olup davacının, % 50 oranında müterafik kusurlu bulunduğunun tespiti ile Dairece taleple bağlı kalınarak verilen 10.000,00 TL alacağın tahsiline ilişkin karar kesinleştiğinden davacı zararı olduğu kesinleşen 110.985,80-TL'nin % 50'sine tekabül eden 55.592,90-TL'den, kısmi davada hüküm altına alan 10.000,00 TL'nin mahsubu ile davacının, bakiye 45.492,90-TL alacağı bulunup bu tutarın davalı yandan tahsili gerektiğine yönelik mahkeme kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davalı tarafın istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davalıdan alınması gerekli olan 3.107,62-TL harçtan peşin alınan 776,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.330,72-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. █████/2026
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi-

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!