Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesinin, şirket müdürünün zimmet ve sahtecilik iddialarıyla şirketi zarara uğratmasından kaynaklanan tazminat davası istinaf başvurusu hakkında verdiği karar.
Özet: Eski şirket müdürünün yetkilerini kötüye kullanarak sahtecilik ve zimmetine para geçirme eylemleriyle şirketi ve bir bireyi zarara uğrattığı iddiasıyla açılan tazminat davasında, ilk derece mahkemesi davalı müdür hakkındaki talepleri kısmen kabul ederken, iddiaların yetersizliği nedeniyle diğer davalı (eski eş) hakkındaki davayı reddetmiş olup, davacılar vekilinin bu karara karşı istinaf yoluna başvurusu üzerine dosya incelemeye alınmıştır.

T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi ████████ Esas ████████ Karar
T.C.ANKARABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ21.HUKUK DAİRESİESAS NO : ████████ KARAR NO : ████████TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR BAŞKAN : ... ...ÜYE : ... ...ÜYE : ... ...KATİP : ... ...İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYETİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : █████/2021NUMARASI : ████████ Esas ████████ KararDAVA : Tazminat (Şirket Müdürünün Sorumluluğundan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2013KARAR TARİHİ : █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : █████/2026 Taraflar arasındaki tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davalı ... hakkındaki davanın kısmen kabulüne, diğer davalı hakkındaki davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'nin müvekkili şirkette emekli oluncaya kadar yatırım ve finansman işlerinden sorumlu müdür olarak çalıştığını, emekli olduktan sonra da şirketi temsilen banka ve resmi kurumlarda işleri yürüttüğünü, diğer davalı ... 'un ise davalı ...'nin kocası olduğunu, bu olayların ortaya çıkması üzerine boşandıklarını ancak görünürde bir boşanma gerçekte birlikteliğin devam ettiğini, davalı ...'nin şirkette çalıştığı dönemlerde sağladığı güvene dayalı olarak müvekkili İsmail ...'ın banka hesaplarında işlem yapılması da dahil her türlü yetkinin verildiğini, davalının bu yetkiler kapsamında şirketi zarara uğrattığını, belgelerde sahtecilik yaptığını, müvekkili İsmail ...'ın banka hesaplarından para çektiğini, çekilen paraları uhdesine geçirdiğini, lüks bir hayat yaşadığını, normal geliri ile bu imkanlara sahip olamayacağını, Ağır Ceza Mahkemesinde de yargılamasının yapıldığını, davalı ...'un da davalı ... ile birlikte hareket ettiğini belirterek müvekkili şirketin zararı olan şimdilik 389.108,11 TL'nin yasal faiziyle birlikre davalılardan müteselsilen tahsil edilerek müvekkili şirkete verilmesine, müvekkili ...'ın zararı olan şimdilik 733.000,00 TL'nin yasal faiziyle birlikre davalılardan müteselsilen tahsil edilerek müvekkili ...'a verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların tüm taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davanın öncelikle zamanaşımı nedeniyle reddine, aksi takdirde haksız ve yersiz davanın esastan reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, davanın sorumluluk davası niteliğinde olduğu, davacı vekilinin şirketin █████/2020 tarihli olağanüstü genel kurul kararını sunduğu, davaya muvafakat edilmesine karar verildiğinin anlaşıldığı, davacı şirket tarafından davalılar karşı açılan davada 6 kalem halinde şimdilik kaydı ile 389.108,11 TL nin tahsili isteğinde bulunulduğu, davalı ...'un davalı ... ile birlikte hareket ettiğine ilişkin, hem ceza dava dosyasında hem de mahkeme dosyasında yeterli kanaat oluşmadığı, davacı şirket ile aralarında bir ilişki olmadığı, davalı ...'a karşı açılan davanın reddi gerektiği, diğer davalı hakkında açılan davaya gelindiğinde, davacı şirket yönünden zarar kalemlerinin ayrı ayrı inceleme ve irdelemesine geçildiğinde, 1.kalem talep, davalı ...'nin şirkette avans usulü harcama yapan çalışanlar ve özellikle ihaleleri takip edenler üzerinden yüksek meblağda yolsuzluk yaparak davalının haksız olarak uhdelerine geçirdikleri en az 250.000,00 TL'lik taleple ilgili olarak mahkemece yapılan inceleme ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirket çalışanlarına davalı tarafından verilen bir kısım ödemelerin tamamının makbuzlarının olduğu, avansı aldığına dair makbuz imzalayan çalışan yerine davalıdan tahsili talebinin yerinde olmadığı gibi davalının bu miktarla ilgili yolsuzluk yaparak haksız olarak uhdesine geçirdiği hususu kanıtlanamadığından bu kalem talebin yerinde görülmediği, 2.kalem talebin, davalı ...'nin █████/2010 tarihli "personel adı ..." başlıklı belge ile davalıların haksız olarak uhdelerine geçirdikleri en az 20.000,00 TL'lik taleple ilgili olarak mahkemece yapılan inceleme ve tüm dosya kapsamına göre, ticari defter kayıtları içeriği, ceza mahkemesince alınan raporlar da nazara alındığında bu miktar şirket zararının oluştuğu kanıtlamadığı, 3. kalem talebin, davalı ...'nin yıllardır davacı şirketin günlük nakit tahsilatını zimmetine geçirmek suretiyle uhdesine geçirdiği en az 35.599,11 TL'lik taleple ilgili olarak, mahkemece yapılan inceleme ve tüm dosya kapsamına göre, davacı defter kayıtlarına göre şirket kasasına alınmış gibi kayıtlanıp toplam 35.599,11 TL'nin kasaya alınmayıp, davalı tarafından mal edinildiği, bu tutarların fiilen ve fiziken şirket kasasında bulunmadığını ispatlar delil sunulmadığı, bu tutarların kasaya tahsil olarak deftere kayıtlandığı, aksi davacı tarafça kanıtlamadığından bu kalem talebin yerinde görülmediği, 4.kalem talebin, üzerinde tahrifat yapılmış makbuz asılları ile davalı ...'nin şirket kasasından hırsızladığı en az 80.000,00 TL'yi uhdesine geçirdiğinden bahisle, 80.000,00 TL'lik taleple ilgili olarak, mahkemece yapılan inceleme ve tüm dosya kapsamına göre, makbuzlardaki gerçek toplam tutar 15.750,00 TL iken rakam ve yazı ile davalı tarafça ekleme yapılarak 95.750,00 TL'ye çıkarıldığı, böylece davalının 80.000,00 TL parayı kasadan uhdesine geçirdiğinin iddia edildiği, ekleme ile miktarların artırıldığı ve davalı ...'nin elinden çıktığını raporla belirlendiği, ancak ceza mahkemesindeki yargılama sırasında alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre çekilen bu paraların davacı hesabına aktarıldığı, davacı şirketin işinde kullanıldığı bu kalem zararın kanıtlamadığı, 5.kalem talebin, davalının kendi ve çocukları için fatura ettirdiği birinci sınıf uçak bedellerine ilişkin 830,00 TL'lik taleple ilgili olarak, mahkemece yapılan inceleme ve tüm dosya kapsamına göre, ticari defterler üzerinde yapılan incelemelerde uçak biletlerine ilişkin iki ayrı tarihte 766,00 ve 64,00 TL lik harcamaların kayıtlı olduğu, bu harcamaların davalının eşi ve çocuğu için alınan uçak biletine ilişkin olup şahsi harcamaya ilişkin olmakla bu miktar davacı zararının oluştuğu, 6.kalem talebin, davalı ...'nin kızına aldığı bilgisayar bedeli olarak 2.679,00 TL bedelli taleple ilgili olarak mahkemece yapılan inceleme ve tüm dosya kapsamına göre, bu bilgisayar bedelinin 2.679,00 TL olarak davacı şirket defterinde demirbaş olarak kayıtlı olduğu, davalı tarafından davacıya geri verildiğine dair delil sunulmadığı, davalının kızına alınan bilgisayar bedeline ilişkin olup şahsi harcamaya ilişkin olmakla bu miktar davacı zararının oluştuğu, davalı ...'a karşı açılan davanın 2.679,00 + 64,00 + 766,00 = 3.509,00 TL üzerinden kısmen kabulü gerektiği, dava haksız fiilden kaynaklı tazminata ilişkin olup, haksız fiilin meydana geldiği tarihte temerrütün oluşacağı, ticari defterlere harcama olarak kayıt tarihleri 766.00 TL için █████/2009, 2.679,00 TL için █████/2009 ve 64,00 Tl için █████/2010 olmakla bu miktarlara bu tarihlerden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle davalı ... hakkında açılan davanın reddine, davalı ... hakkında açılan davanın kısmen kabulüne, 3.509,00 TL'nin bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine, alacağın 766,00 TL'sine █████/2009 tarihinden, 2.679,00 TL'sine █████/2009 tarihinden, 64,00 TL'sine █████/2010 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı ... 01.11.1996 tarihinden 01.05.2007 tarihine kadar müvekkili şirketin yatırım/finansman işlerinden sorumlu müdür olarak çalıştığını, 01.5.2007 tarihinde emekli olduktan sonra 2010 yılı sonlarına kadar da kendisine verilen /yenilenen geniş yetkili vekaletnamelerle şirketi çeşitli bankalar, kurumlar nezdinde temsil ettiğini, şirket kasasındaki, banka hesaplarındaki tüm para giriş-çıkışlarının denetim ve gözetimini, tahakkukunu, sarfını, tasarrufunu vs. yönetmek suretiyle tüm hesap, yatırım ve finansman işlerini üstlenmiş bulunduğunu, yapılan inceleme, araştırma üzerine, davalının özel belgelerde, makbuzlarda sahtecilik yapmak suretiyle güveni kötüye kullandığını, imza taklit etmek suretiyle banka hesaplarından para çektiği ve zimmetine geçirdiğinin saptandığını, davalı vekaletlerden azledilerek işten çıkarıldığını, kabinde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan şikayet üzerine yapılan soruşturma neticesinde davalı aleyhinde Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyası ile kamu davası açıldığını, yapılan yargılama süreci sonunda kesinleşen █████/2013 tarih ████████ Esas ████████ Karar sayılı kararı ile özel belgede sahtecilik suçundan 2 yıl 1 ay hapis cezasına, aynı mahkemenin kesinleşen 03.02.2022 tarih ████████ Esas ███████ Karar sayılı kararı ile hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırıldığını, kararların infaz aşamasında olduğunu, davalı ...’un bu ceza dosyasında yer alan deliller ve bilirkişi raporları ile davalının suç sayılan ve davacıyı zarara uğratan eylemleri sabit olduğunu, davalının bahsedilen dosyalarda toplanan delillerle sabit olan eylemleri ile müvekkiline ait şirket yönünden makbuzlardaki rakamların önüne haneyi artıran rakamlar konması, günlük harcamaları yapan tanığa sözde yapıldığı gösterilen ödemeler ve nakit tahsilatların kasaya işlenmemesi, bir kısım belgelerden ve kasa hesapları ile yapılan karşılaştırmalardan kendi adına avans makbuzu hazırlayıp müvekkiline gösterdikten sonra bu rakamlarda da oynama/ tahrifat yaparak kasadan daha fazla para almak vs. şekillerde zimmetine geçirdiğinin anlaşıldığını, haksız olarak uhdelerine geçirdikleri en az 250.000,00 TL, 29.01.2010 tarihli personel adı ... başlıklı belge ile haksız olarak uhdelerine geçirdikleri en az 20.000,00 TL, yıllardır müvekkili şirketin günlük nakit tahsilatını zimmetine geçirmesi suretiyle haksız olarak uhdelerine geçirdikleri en az 35.599,11 TL, üzerinde tahrifat yapılmış pek çok makbuz aslından bulunabilen makbuz asılları uhdesine geçirdiğini, en az 80.000,00 TL, davalıların kendileri ve çocukları için şirkete fatura ettirdikleri en az 830,00 TL tutarındaki iki adet 1. sınıf uçak bilet bedelleri, davalı ...’nin kızı ...’ya aldığı bilgisayarın 2.679,00 TL bedeli olmak üzere 389.108,11 TL’nin tahsilinin talep edildiğini, karara gerekçe gösterilen bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olup, karara dayanak yapmaya elverişili olmadığını, bilirkişi raporunda bir kısım taleplerle ilgili inceleme ve değerlendirme yapılırken bir kısmı konusunda hiç inceleme ve değerlendirme yapılmadığını, görmezden gelindiğini, ispat külfeti davalıya ait olan ve günlük nakit tahsilatları yapan davalı tarafından tahsil edildiği bildirilmesine rağmen kasaya iade edilmeyen bu miktarla ilgili ispat külfetinin davacı tarafa yükletilmesinin haksız ve yersiz olduğunu, kaldı ki bu miktarın davacı şirket kasasına intikal ettirilmediği ceza yargılaması sırasında dinlenen tanıklar ve alınan rapor ile tüm dosya içeriği ile ispat edildiğini, raporda dava dilekçesinde bahsedilen taleplerinin bir kısmı konusunda ise hiç inceleme yapılmadığını, görüş bildirilmediğini, üzerinde tahrifat yapılmış pek çok makbuz aslından bulunabilen makbuz asılları uhdesine geçirdiği en az 80.000,00 TL olduğunu, dosya içinde adı geçen mahkeme kararları ile kesinleşen ve bu dosyalarda mevcut yapılan imza ve yazı incelemeleri sonucunda davalı ...’nin elinden çıktığını, toplam 4 adet 15.750,00 TL bedelli makbuzlarda rakam ilavesi yolu ile 95.750,00 TL olarak davalı ... tarafından davacı şirketin kasa icmallerine kaydedildiği sabit olduğundan davacı şirketin 80.000,00 TL tutarında zarara uğradığını, gerek ceza dosyasında gerekse tefrikten önce düzenlenen bilirkişi raporlarında da bahsedilen zarar ile ilgili raporda bir değerlendirme yapılmamasının eksik ve hatalı olduğunu, davalı ...’un şirkette avans usulü harcama yapan çalışanlar ve özellikle ihaleleri takip edenler üzerinden büyük meblağda yolsuzluk yaparak haksız olarak uhdelerine geçirdikleri en az 250.000,00 TL bulunduğu, 29.01.2010 tarihli personel adı ... başlıklı belge ile haksız olarak uhdelerine geçirdikleri en az 20.000,00 TL olduğu, davalı ...’un şirkette avans usulü harcama yapan çalışanlar ve özellikle ihaleleri takip edenler üzerinden büyük meblağda yolsuzluk yaparak haksız olarak uhdelerine geçirdikleri miktarla ilgili talepleri hakkında da değerlendirme yapılmadığını, bu konuda gerçekte davalı tarafından alınan ancak kendilerine verilmiş gibi avans makbuzu düzenlenen çalışanlar ... ve ... Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesinin ████████ sayılı dosya yargılaması sırasında tanık olarak dinlendiğini, adı geçenler avans makbuzlarında bahsi geçen meblağları almadıklarını, makbuzların tamamının davalı ... tarafından tanzim ile sonradan kendilerine imzalatıldığını ifade ettiklerini, bu konular hukuk ve ceza yargılaması sırasında toplanan deliller ile ispat edildiğini, davalının suç sayılan ve davacıyı zarara uğratan eylemlerinin sabit olduğunu, diğer davalı ...’da şikayet sürecinde muvazaalı olarak boşandığını, halen birlikte yaşadığını ve haricen öğrenildiğine göre yeniden evlendiği eşi olduğunu, ceza dosyasında diğer davalı ile birlikte hareket etmesi nedeniyle aleyhinde suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçundan dava açıldığından ve diğer davalı ile birlikte hareket ettiğinden bu davada davalı olarak gösterildiğini, dosyada toplanan deliller, dinlenen tanık ifadeleri, ceza dosyasında düzenlenen bilirkişi raporlarındaki somut olgular ve vakıalar dikkate alındığında bu davalının diğer davalının haksız olarak edindiğini, zimmetine geçirdiği paraları bilerek kabul edip kullandığının anlaşıldığını, davalılar dava tarihinde muvazaalı olarak boşandığını, fiili birliktelikleri hiçbir zaman sona ermediği gibi yargılama sırasında yeniden evlendiklerini, ceza mahkemesince delili yetersizliğinden verilen beraat kararının hukuk hakimini bağlamayacağı şüphesiz olduğunu, dosyaya kazandırılan delillerle ispat edildiği üzere davalıların ekonomik ve sosyal durumları, aldıkları maaşlar mal varlıkları dikkate alındığında, yaşam standartları, harcamaları, banka hesaplarında bulunan paralar, yakınlarına yaptıkları maddi yardımlar, müşterek çocukların özel ve yüksel ücretli okullarda okuması yurt dışı seyahat harcamaları vs. nazara alındığında hayatın olağan akışı ile izah edilemeyecek farklılık olduğunu, davalı ...’un diğer davalının zimmetine geçirdiği davacıya ait paraları bilerek kullanmak suretiyle davacının zararından müteselsilen sorumlu olmaları gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava, TTK'nun 644. maddesi yollamasıyla 553., 555. maddeleri uyarınca limited şirketin eski yöneticisinin sorumluluğuna dayalı tazminat istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nun 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Dava Ankara 6. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmıştır. Anılan mahkemece yapılan yargılama sonunda ████████ Esas ████████ Karar sayılı kararı ile davalı ... hakkındaki davanın husumetten reddine, diğer davalı hakkındaki davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Anılan karara karşı davacılar vekili ve davalı ... vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemizin █████████ Esas █████████ Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun kamu düzenine aykırılık gözetilerek kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacı şirket tarafından açılan davada asliye ticaret mahkemesinin görevli olması nedeniyle davanın tefrik edilmek ve davacı İsmail ... tarafından açılan davada yeniden karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Dosya anılan mahkemenin ███████ Esas sırasına kaydedilmiş, yapılan yargılama sırasında █████/2019 tarihli celsede davacı şirket tarafından açılan davanın tefrikine karar verilmiş, tefrik edilen dosya ████████ Esas sırasına kaydı yapılmış, anılan dosyada yapılan yargılama sonunda ise asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle ████████ Karar sayılı karar ile görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine hükmedilmiştir. Görevsizlik kararının kesinleşmesi ve davacı şirket vekilinin yasal süre içerisinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi üzerine dosya Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesine tevzi edilerek ████████ Esas sırasına kaydolmuş, yapılan yargılama sonunda işbu istinaf incelemesine konu karar verilmiştir. Davacı vekilinin karara karşı istinaf kanun yoluna başvurması üzerine istinaf dilekçesi davalılar vekiline tebliğ edilmiş, davalılar vekilince sunulan █████/2023 tarihli dilekçede karara karşı itirazların da ileri sürüldüğü görülmüş ise de, davalılar vekilinin Dairemize sunduğu █████/2025 tarihli yazılı beyan dilekçesinde taraflarınca davacı tarafın istinaf dilekçesine karşı verilen dilekçenin cevap dilekçesi mahiyetinde olduğu, dilekçelerinin bu minvalde değerlendirilmesinin talep edildiğinin belirtildiği görülmüştür. Anılan dilekçe karşısında Dairemizce yapılan istinaf incelemesi davacı vekilinin istinaf başvurusuna ilişkin olarak yapılmıştır. Davacı yan, davalı ...'nin davacı şirkette sorumlu müdür olarak ve daha sonra da verilen vekaletname kapsamında davacı şirketi temsilen banka ve resmi kurumlardaki işleri yürüttüğünü, davalı ...'nin diğer davalıyla birlikte hareket ederek şirketi zarara uğrattığını iddia etmiş, davalı yan ise davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda özetlenen gerekçe ile davalı ... hakkındaki davanın kısmen kabulüne, diğer davalı hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir. Taraflar arasında davalı ...'nu davacı şirketin eski sorumlu müdürü olduğu, müdürlük görevi sona erdikten sonra da verilen vekaletname kapsamında davacı şirketi temsilen banka ve diğer kurumlardaki işleri yürüttüğü hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, davalı ...'un davacı şirkette sorumlu müdür olarak ve sonrasında da verilen vekaletname ile yaptığı iş ve işlemler kapsamında davacı şirketi zarara uğratıp uğratmadığı, zarara uğratmış ise miktarı, diğer davalının davalı ... ile birlikte hareket edip etmediği, davacı şirketin uğradığı zarar var ise bu zarardan sorumlu tutulup tutulamayacağı hususlarından kaynaklanmaktadır. Öncelikle, TTK'nun 618/son maddesi uyarınca davacı şirketin davalı eski sorumlu müdür aleyhine sorumluluk davası açabilmesi için ortaklar kurulu kararı alması gerekmektedir. Bu husus tamamlanabilir dava şartı niteliğindedir. Nitekim Dairemizin kaldırma kararından sonra davacı vekiline verilen süre içerisinde davacı şirketin █████/2020 tarihli davalı ... hakkında sorumluluk davası açılması, açılan davaya devam edilmesine ilişkin davacı şirket ortaklar kurulu kararı sunulmuştur. Hal böyle olunca, mahkemece davalı eski sorumlu müdür hakkında sorumluluk davası açılmasına ilişkin ortaklar kurulu kararı bulunmasına ilişkin dava şartının yargılama aşamasında tamamlandığı gözetilerek işin esasına girilmesi usul ve yasaya uygundur. Davacı vekilinin istinaf itirazları incelendiğinde, davacı yan dava dilekçesinde ve aşamalarda davacı şirketin sorumlu müdürü, bu görevi sona erdikten sonra da verilen vekaletname ile şirket adına iş ve işlem gerçekleştiren davalı ...'un şirkette avans usulü harcama yapan çalışanlar üzerinden yolsuzluk yaparak uhdesine para geçirdiğini, davacı şirketin günlük nakit tahsilatını zimmetine geçirdiğini, personel adı ... başlıklı belge ile uhdesine para geçirdiğini, üzerinde tahrifat yaptığı makbuzlarla şirket kasasından para aldığını, kendi ve çocukları için uçak bileti bedellerinin şirket tarafından karşılandığını, kızına aldığı bilgisayar bedelinin şirket tarafından ödendiğini, davacı şirketin zarara uğratıldığını, diğer davalının da davalı eski sorumlu müdürün iş ve işlemlerine iştirak ettiğini ileri sürerek işbu tazminat davasını açmıştır. Anılan iddia karşısında ispat külfeti davacı üzerinde olup, davacının davalı şirket eski sorumlu müdürünün anılan kalemler yönünden davacı şirketi zarara uğrattığını, diğer davalının da bu iş ve işlemlere iştirak ettiğini, zarardan birlikte sorumlu olduğunu usulüne uygun delillerle ispatlamakla yükümlüdür. Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesinin ████████ Esas ████████ Karar sayılı kararından, katılanın davacı şirket, sanıkların her iki davalı, atılı suçun özel belgede sahtecilik, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama olduğu, mahkemece yapılan yargılama sonunda sanık ...'un atılı suçu işlediğinin sabit olmadığı gerekçesiyle beraatine, diğer sanık ...'nin özel belgede sahtecilik suçundan 2 yıl 1 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan 2 yıl 6 ay hapis, 10.000,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Anılan kararın Yargıtay 15. Ceza Dairesinin █████████ Esas █████████ Karar sayılı kararıyla sanık ... hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan verilen karar yönünden bozulması üzerine mahkemece sanık ... hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan yeniden yapılan yargılama sonunda ████████ Esas ████████ Karar sayılı kararla sanık ... hakkında beraat kararı kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, sanık ...'nin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan 3 sene 1 ay 15 gün hapis ve 12.500,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, sanık ... hakkında özel belgede sahtecilik suçuyla ilgili verilen karar kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına hükmedildiği görülmüştür. Davalı ...'un davalı ... ile birlikte hareket ettiği, davacı şirketin uğradığı zarardan anılan davalının da sorumlu bulunduğu iddiasıyla anılan davalı hakkında da işbu tazminat davası açılmış ise de, anılan davalıyla davacı şirket arasında herhangi bir ilişki bulunmadığı, anılan davalının davalı ... ile birlikte hareket ettiğine ilişkin hakkında yapılan ceza yargılaması dosyasında ve işbu dosyada bir delil bulunmadığı, davacının anılan davalıya yönelik iddiasını usulüne uygun delillerle ispatlayamadığı anlaşıldığından davalı ... hakkında açılan davanın mahkemece reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Öte yandan, davalı ... hakkında davacı tarafından ileri sürülen zarar kalemlerinden uçak biletleriyle ilgili zarar kalemi ile bilgisayar bedeline ilişkin zarar kalemi mahkemece kabul edilmiş olup, davalı yanın bu karara yönelik herhangi bir istinaf başvurusu bulunmamaktadır. Davacı vekilinin istinaf başvurusu reddine karar verilen diğer zarar kalemlerine yöneliktir. Yargılama aşamasında alınan █████/2021 tarihli bilirkişi heyeti raporu karşısında, davalı ...'nin şirkette avans usulü harcama yapan çalışanlar üzerinden yüksek meblağda yolsuzluk yaparak haksız olarak uhdesine geçirdiği talebe ilişkin avansı aldığına dair makbuz imzalayanın davalı ... olmadığı, davalının bu miktarla ilgili yolsuzluk yaparak uhdesine para geçirdiğine ilişkin dosyaya sunulan bir delil bulunmadığı, personel adı ... başlıklı belge ile davalının uhdesine geçirdiği ileri sürülen taleple ilgili davacı yanın ticari defter kayıtlarıyla ve alınan raporlarla bu miktar şirket zararının oluştuğunun ispatlanamadığı, davalı ...'nin şirketin günlük nakit tahsilatın zimmetine geçirdiğine ilişkin zarar kalemi yönünden bu tutarların fiilen ve fiziken şirket kasasında bulunmadığını ispatlar delil sunulmadığı, bu tutarların kasaya tahsil olarak deftere kaydedildiği, davacının bu durumun aksine usulüne uygun delillerle ispatlayamadığı, tahrifat yapılmış makbuz asıllarıyla davalı ...'nin şirket kasasından uhdesine geçirdiği zarar kalemine ilişkin olarak davalı hakkında yapılan ceza soruşturması sırasında üç kişilik bankacılık bilirkişi heyetinden alınan bilirkişi raporunda, sanık ...'nin 4 adet tediye makbuzuyla toplam 80.000,00 TL'yi uhtesine aldığı, müşteki şirketi 80.000,00 TL zarara uğrattığı, ancak şüpheli Jale'nin müşteki hesabına 80.000,00 TL yatırdığının tespit edildiği, bu kaleme ilişkin zarar iddiasının yerinde görülmediği anlaşıldığından mahkemece ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli niteliğe sahip rapor hükme esas alınarak davalı ... hakkında yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davalı ... hakkındaki davanın kısmen kabulü, diğer davalı hakkındaki davanın reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacıdan alınması gerekli olan 732,00 TL harçtan peşin alınan toplam 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davalı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. █████/2026Başkan - ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi - ...... ... ... ... Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.