Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesinin, özel konut sigortası kapsamındaki hasarın site yönetiminden rücuen tahsili için açılan itirazın iptali davasının gerekçeli kararı.
Özet: Davacı sigorta şirketi, sigortalısının konutunda bina ortak giderinin tıkanması sonucu meydana gelen hasarı ödedikten sonra, Türk Ticaret Kanununun 1472. maddesindeki halefiyet ilkesi gereği ödediği bedeli site yönetiminden rücuen tahsil etmek amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini ve takibin devamını talep etmektedir; dava, Kat Mülkiyeti Kanunundan doğan sorumluluklara ve Yargıtay içtihatlarına atıfla, sigortacının sigortalısına halef olarak açtığı rücuen tazminat talebinin hukuki niteliği ve görevli mahkeme tartışmaları etrafında şekillenmektedir.

T.C.
DİYARBAKIR TÜRK MİLLETİ ADINAASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARARESAS NO : KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLLERİ : DAVALI : DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2023KARAR TARİHİ : █████/2026KARAR YAZIM TARİHİ : Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı sigortalı .....ait Adnan Menderes Kıralan Dink Mevkisi No: .....D Daire .....Merkez Ergani Diyarbakır adresindeki taşınmazın müvekkil sigorta şirketi tarafından .....başlangıç ve .....bitiş tarihli .....numaralı .....Özel Konut Sigorta Poliçesi ile teminat altına alındığını.....tarihinde bina ortak giderinin tıkanması sonucu geri tepen atık suların daireye sirayet etmesiyle hasar meydana geldiğini, sigortalının onarım için yaptığı 5.456,00-TL tutarındaki zararın müvekkil şirket tarafından karşılandığını, .....tarihli ekspertiz raporunda mutfak dolapları, kapı kasaları, duvar boyaları ve parkelerde hasar tespit edildiğini, hasarın bina ortak gider borusundan kaynaklandığı için sorumluluğun site yönetimine ait olduğunu, Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. maddesi uyarınca halefiyet ilkesi gereği sigortalının haklarına sahip olunduğunu, Bakırköy .....İcra Dairesi .....E. sayılı dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibine davalı site yönetimi tarafından haksız şekilde itiraz edildiğini, yapılan itirazın iptali ile takibin devamının sağlanması gerektiğini, davalının haksız itirazı nedeniyle asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.GEREKÇE:Dava, Özel Konut Sigorta Poliçesi uyarınca kendi sigortalısına ödeme yapan davacı sigorta şirketinin, ödemiş olduğu bedeli davalıdan rücuen tazmini için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali isteğine ilişkindir.İşbu davanın Ergani Sulh Hukuk Mahkemesi'nde açıldığı, Ergani Sulh Hukuk Mahkemesi'nin .....tarih, .....Esas ve .....Karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı vermesi üzerine dosyanın, mahkememizin işbu esas sırasına kaydının yapıldığı anlaşılmıştır.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun TTK’nın 1472. maddesinin 1. fıkrasına göre; sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir. Bu madde uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücû davası, aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsî ve rücû ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz'î haleftir.Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 22.3.1944 tarihli ve 37 E. 9 K. ve 17.01.1972 tarihli ve 1970/2 E.,1972/ 1 K. sayılı kararlarında bu husus "sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmakta iken, 31.03.1954 tarihli ve ███████ E., ███████ K. sayılı İçtihadı Birleştirme kararında ise sigortacının, sigortalıya ödediği tazminat oranında sigortalının yerine geçeceği ve onun kanuni halefi olacağı belirtilmiştir. O halde bu tür davalarda görevli mahkeme sigortalı ile zarar sorumlusu arasındaki ilişkiye göre belirlenmelidir. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 16. maddesine göre; kat malikleri ana gayrimenkulün bütün ortak yerlerine, arsa payları oranında, ortak mülkiyet hükümlerine göre malik olurlar. Aynı Kanun’un 19. maddesinin 3. fıkrasına göre ise; her kat maliki ana gayrimenkule ve diğer bağımsız bölümlere, kusuru ile verdiği zarardan dolayı diğer kat maliklerine karşı sorumludur. Kanun’un 35/b maddesi ile de ana gayrimenkulün gayesine uygun olarak kullanılması, korunması, bakımı ve onarımı için gereken tedbirlerin alınması zorunlu hâle getirilmiş ve Ek 1. maddesi ile de “Bu Kanunun uygulanmasından doğacak her türlü anlaşmazlık Sulh Hukuk Mahkemelerinde çözümlenir.” düzenlemesine yer verilmiştir.“Kat İrtifakı Sahibinin Hakları”nı düzenleyen 17. maddesinin 3. fıkrası ile de “Kat irtifakı kurulmuş gayrimenkullerde yapı fiilen tamamlanmış ve bağımsız bölümlerin üçte ikisi fiilen kullanılmaya başlanmışsa, kat mülkiyetine geçilmemiş olsa dahi ana gayrimenkulün yönetiminde kat mülkiyeti hükümleri uygulanır.” hükmü getirilmiştir.Her ne kadar dosya arasına alınan tapu kaydı kapsamında, Diyarbakır İli Ergani İlçesi Dicle Mahallesi .....ada .....parselde kain taşınmazda kat irtifakının kurulu olduğu, henüz kat mülkiyetine geçişin yapılmadığı görülmüş ise de tapu kaydında .....tarihli Yönetim Planının beyanlar hanesine işlenmiş olduğu görüldüğü gibi dosyaya sunulan davalı .....etap C., D., E. Blok Site Yönetimi'nin karar defterindeki .....tarihli kararın incelenmesinde, alınan kararın C, D, E olmak üzere tüm bloklardaki tüm daire malikleri tarafından oy birliği imzalandığı, yani bağımsız bölümlerin üçte ikisinden de fazla olacak şekilde tamamının kullanılmaya başlanıldığı, somut olayda Kat Mülkiyeti Kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiği anlaşılmıştır. İzah edilen nedenle uyuşmazlığın çözümünde Mahkememizin değil, Ergani Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz.HMK'nun 114/1- c maddesi uyarınca görev dava şartıdır ve aynı kanunun 115. maddesine göre mahkemeler dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Bu nedenle dosya üzerinden inceleme yapılmış, davaya bakmaya Ergani Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görevli olması ve mahkememizin görevsizliği nedeniyle HMK'nun 114/1-c ve 115/2. maddesi gereğince göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine, HMK'nun 21. maddesi gereğince iş bu kararın kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde Ergani Sulh Hukuk Mahkemesi ile mahkememiz arasında olumsuz görev uyuşmazlığı olması nedeniyle görevli mahkemenin tayini (merci tayini) için dava dosyasının Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi .....Hukuk Dairesi Başkanlığı'na gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davaya bakmaya Ergani Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görevli olması ve Mahkememizin görevsizliği dolayısı ile HMK'nun 114/1-c ve 115/2. maddesi gereğince göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine,2-HMK 21. maddesi gereğince iş bu kararın kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde Ergani Sulh Hukuk Mahkemesi ile mahkememiz arasında olumsuz görev uyuşmazlığı olması nedeniyle görevli mahkemenin tayini (mercii tayini) için dava dosyasının Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi .....Hukuk Dairesi Başkanlığı'na gönderilmesine,3-HMK'nun 20. maddesi gereğince Diyarbakır .....Tüketici Mahkemesi'nin yargı yeri olarak belirlenmesine ilişkin merci kararı verilirse, bu kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde taraflardan birinin mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini istememesi durumunda HMK'nun 321/2. maddesi gereğince talep halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,4-Davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde yargılama harçları, vekalet ücreti ve yargılama giderinin görevli mahkemede değerlendirilerek hüküm altına alınmasına,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde HMK'nın 345. maddesi uyarınca, mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.Katip HakimBu belge 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu'na göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır