Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin, ticari şirket ortağının fesih ve çıkarılma istemli davadaki ihtiyati tedbir kararına ilişkin istinaf incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, bir limited şirket ortağının, diğer ortağın şirket varlıklarını kötüye kullandığı, imzaları taklit ettiği, kişisel çıkar sağladığı ve paralel işletme kurarak şirketi zarara uğrattığı iddialarıyla açtığı şirketin feshi veya kendisinin çıkarılması davasında talep ettiği kapsamlı ihtiyati tedbirlerden (kayyım atanması, diğer ortağın yetkilerinin kısıtlanması, şirket varlıklarının devrinin engellenmesi gibi) ilk derece mahkemesince sadece şirketin marka ve patentlerinin üçüncü kişilere devrinin teminatsız olarak önlenmesi yönündeki ara kararı yeterli görmeyerek istinafa başvurması üzerine dosyanın incelenmesine ilişkindir.

T.C.
DENİZLİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ...
KARAR NO : ...
KARAR TARİHİ : █████/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ...
ÜYE : ...
ÜYE : ...
KATİP : ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : █████/2025 (Ara Karar)
NUMARASI : ... Esas
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ...
KAYYIM : ...
DAVANIN KONUSU : Ticari Şirket (Fesih İstemli)
G.KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2026
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen ara kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalı şirketin %39 hissedarı olduğunu, şirketin diğer hissedarlarının ise... (%38) ile görünürde ... (%23) olduğunu, davalı şirketin, aile şirketi olduğunu, anılan şirketin süt ürünleri, gıda, şarküteri, arıcılık alanlarında faaliyet gösterdiğini, kısaca şarküteri alanında faaliyet gösterdiğini, gerek kendi fabrikasında ürettiği gerekse de toptan aldığı ürünleri yurt içinde sattığını, şirketin üretimini yaptığı ürünleri yine mülkiyeti şirkete ait ... Beldesindeki fabrikasında ürettiğini, şirketin bu ürünleri, halk arasında ... Yağ&Bal pazarı olarak bilinen Kasaplar Halindeki satış yerinde ve ...Mah. ... Sk. No:....../... adresindeki kahvaltı salonu ve şarküteri olarak faaliyet gösteren mağazasında perakende olarak sattığı gibi yurt içindeki ... ili ve çevre illerdeki muhtelif firmalara da toptan satış yaptığını, müvekkili ...ve ailesinin uzun yıllardır Fransa'da yaşadığını, ...nın müvekkilinin yurtdışında olmasından faydalanarak davalı şirketi kendi isteği doğrultusunda dilediği gibi yönettiğini ve halen de yönetmeye devam ettiğini,...nın müvekkilinin Fransa'da olmasından kötü niyetli olarak istifade ettiğini müvekkiline danışmadan ve müvekkilinin haberi olmadan kendi lehine, şirket aleyhine olacak şekilde müvekkilinin imzasını taklit ederek genel kurullar yapma, şirket üzerinden krediler çekerek şahsi harcamalarında kullanma, paralel işletme kurup şirketin karını bu işletmeye kaçırma vb gibi birçok şirket adına hukuka aykırı iş ve işlemler yaptığını ve yapmaya devam ettiğini, ...'nın yaptığı bu iş ve işlemlerin davalı şirketi mütemadiyen borçlandıran ve zarara sokan iş ve işlemler olduğunu belirterek, ileride telafisi mümkün olmayacak zararlara sebebiyet verilmemesi amacıyla ihtiyati tedbir taleplerinin kabulü ile; esas hakkında karar verilinceye kadar TTK m.636/4 hükmü gereği ilk tutulacak tensiple beraber öncelikle teminatsız olmak üzere şirketin daha fazla zarara uğratılmaması adına tedbiren şirket yönetimine bir kayyımın atanmasını ve şirketin kayyım tarafından yönetilmesini ve kayyımın ücretinin de davalı şirket tarafından karşılanmasını ve bu hususun ticaret sicil müdürlüğüne bildirilmesine, atanacak kayyıma da şirket adına...ve ...aleyhine davalı şirketle haksız ve hukuksuz bir şekilde rekabet eden, şirketin elde edeceği kardan mahrum bırakan ... Vergi Numarası ile ... Vergi Dairesine bağlı "..." adlı işletmenin kapatılması, rekabetinin men edilmesi, bu paralel işletmenin üçüncü şahıslarla yapmış olduğu işlemlerden doğan menfaatlerin davalı şirket lehine yapılmış sayılması, şirketin ticari unvanının ve markasının korunması amacıyla davalar açmak başta olmak üzere ve gerekirse bu davaları açmak için vekalet verebilmesi için en geniş manada yetki verilmesine, bu tedbir talepleri yerinde görülmeyecekse ...'nın temsil ve imza yetkisinin sınırlandırılmasına; buna ilişkin müzekkerelerin ilgili kurumlara yazılmasına, şirketin taşınır ve taşınmaz malları ile markanın üzerine üçüncü kişilere devrinin önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir konulmasına, davalı... Süt Ürünleri Gıda Şarküteri Arıcılık San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin TTK m.636/3 hükmü gereğince feshine, bunun mümkün olmadığı takdirde davacının şirketten çıkarılmasına ve karar tarihine en yakın tarihte payının karşılığının tespiti ile gerçek değerinin kendisine ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk derece mahkemesince █████/2023 tarihli ara kararı ile özetle;"1)Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edildiğinden, eldeki davanın davalı limited şirketin feshine veya davacı ortağın şirketten çıkarılmasına ve ortağın çıkma payının verilmesine ilişkin olarak açıldığı nazara alınarak, HMK'nın 392/1.maddesi gereğince Mahkememizce takdiren TEMİNATSIZ OLARAK, davacı tarafın İHTİYATİ TEDBİR TALEBİNİN KABULÜNE,
A)*Davalı şirkete ait marka ve patentin üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesi ve ayrıca marka ve patent üzerinde borçlandırıcı işlemler yapılmaması için,
B)*Davalı şirket adına trafikte kayıtlı ..., ..., ..., ..., ...,...ve ...plaka sayılı araçların üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesi ve araçların tescil kayıtları üzerinde borçlandırıcı işlem(ipotek, rehin vb.) yapılmaması için,
C)*... İli, .... İlçesi, .... Mahallesi, ...Ada, ....Parsel,
*... İli, .... İlçesi, .... Mahallesi, ... Ada, ... Parsel,
*... İli, .... İlçesi, .... Mahallesi, ... Ada, ... Parsel,
*... İli,.... İlçesi, .... Mahallesi, ... Ada, .... Parsel, numaralı taşınmaz(lar)ın davalı(lar) adına kayıtlı olması halinde, davalı(lar) . ... SÜT ÜRÜNLERİ, GIDA, ŞARKÜTERİ, ARICILIK SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ(mersis no:...)
adına kayıtlı hisseler üzerine, üçünçü kişilere devir ve temlikinin ve bu mallar ile marka üzerine ipotek, rehin vb. Borçlandırıcı yükümlülüklerin tesis edilmesinin önlenilmesi için, 6100 HMK'nın 389. ve devamı maddeleri gereğince İHTİYATİ TEDBİR KONULMASINA,
D)*6102 sayılı TTK'nın 636/4. maddesi gereğince davalı şirkete Denetim Kayyımı olarak SMMM ...'ın atanmasına, kayyımın emek ve mesaisine karşılık aylık net 10.000,00 TL ücret takdirine, kayyım ücretinin davalı şirket tarafından ödenmesine, şirketin günlük işleri dışında, borçlanması, günlük işler sınırını aşan nitelikte kredi çekilmesi ve borçlandırılması, kambiyo senedi düzenlenmesi, şirketin ticari faaliyeti kapsamındaki mallar dışında kalan malvarlığının satılması işlemlerinin denetim makamının onayına tabi tutulmasına," dair ara karar tesis edilmiştir.
Davacı vekili █████/2025 tarihli dilekçesinde ise, Denetim kayyımının görev ve sorumluluklarını şirket yönetimine yıktığını, hiçbir şekilde dayanağı olmayan, şirketin karlılık açısından ekonomik bir değeri olduğuna ilişkin tespitlerinin şirketin karının sektör ortalamasına göre aşırı düşük olduğuna yönelik tespit karşısında yersiz olduğunu ve günlük limiti belirlemeden günlük limiti aşan şekilde borçlandırıcı işlemin olmadığını belirten, şirketin düzenlediği kambiyo senetlerine hakim olamayan, hangi iş ve işlemlere onay verdiğini açıklamayan ve taleplerini karşılar şekilde rapor düzenlenmemesine rağmen mahkemece en son verilen 2 haftalık süre içerisinde de raporunu düzenleyemeyen denetim kayyımının görevini layığıyla yerine getirmediği gibi tarafsızlığını da kaybettiğini, davalı şirketin karlılık oranının niçin sektör ortalamasına göre düşük olduğuna denetim kayyımının değinmediğini beyanla davalı şirkete acilen bir yönetim kayyımı tayin edilmesine, şayet mahkeme aksi kanaate ise denetim kayyımının değiştirilerek yeni bir denetim kayyımı tayin edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesi █████/2025 tarihli ara kararında özetle; Eldeki davada, davalı şirketin üç ortağından birisi tarafından fesih talepli dava açıldığı, dosya kapsamı ve sunulan deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davalı şirket müdürünün yetkilerinin kaldırılarak şirkete yönetim kayyımı atanması için yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği, bununla birlikte tarafların hak ve sorumluluk dengeleri gözetildiğinde, hali hazırda şirketi temsil ve ilzama yetkili şirket müdürünün temsil yetkisinin tedbiren tamamen kaldırılması halinde şirketin yönetimdeki sürekliliğin ve işletme işlemlerinin aksayacağı, TTK'nın 636. maddesi anlamında eldeki davaya konu şirkette organsızlık halinin de söz konusu olmadığı, ancak davalı şirketin feshini talep eden ortağın haklarının da korunması bakımından davalı şirkete denetim kayyımı atanması için yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiği kanaatine varılarak, davalı... SÜT ÜRÜNLERİ GIDA ŞARKÜTERİ ARICILIK, SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. (Mersin No;...)'ne SMMM ...'ın denetim kayyımı atanmasına dair karar verildiği, yönetim kayyımı atanabilmesi için, şirketin yönetim kurulunun bir şekilde oluşturulmasının mümkün olmaması ve bu boşluğun başkaca hukuki yollarla giderilmemiş olmasının şart olduğunu, şirketin seçilmiş yönetim kurulu bulunduğu takdirde organ yokluğundan söz etmek mümkün olmadığı gibi, mevcut yönetim kurulunun, çalışamaz halde olması da TTK' nin sistematiği içinde giderilmesi her zaman mümkün bir durum olduğu, öte yandan, davalı şirkete atanan denetim kayyımının değiştirilmesine ilişkin talep yönünden yapılan değerlendirmede de, atanan kayyımın görevini layıkıyla yerine getirdiği, görevini ihmal ettiği, kötüye kullandığı veya savsakladığı yönünde herhangi bir belge veya delil sunulmamış, bu yöndeki talep ve iddiaların usulünce kanıtlanmamış olduğu gerekçeleriyle, davacı tarafın davalı şirkete yönetim kayyımı atanması ve de 03.10.2023 tarihli ara kararı ile atanan denetim kayyımı SMMM ...'ın değiştirilmesine yönelik taleplerinin ayrı ayrı reddine dair karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; 09.07.2025 tarihli ara karar ile herhangi bir somut gerekçe içermeksizin ihtiyati tedbir taleplerinin hukuka aykırı olarak reddedildiğini, 17.07.2024 tarihli dilekçeleri ile talep ettikleri hususların, denetim kayyımı tarafından hazırladığı ilk raporla karşılanmadığını, 26.09.2024 tarihli celseden beri taleplerini karşılar şekilde rapor tanzim edilmesine ilişkin Mahkemece de ara karar kurulmasına rağmen yine yerine getirilmediğini, kayyım tarafından hem 2 haftalık süre içerisinde rapor dosyaya ibraz edilemediğini hem de hazırlanan raporun, talepleri karşılamadığı gibi denetim kayyımının tarafsızlığını yitirdiği kanaati oluşturduğunu, denetim kayyımının, görev ve sorumluluğunu adeta şirket yönetimine yıktığını, denetim kayyımının kendi görev ve sorumluluğunu tam anlamıyla yerine getirmediğini, salt hazırlanan raporun kalabalık görünmesi amacıyla kendisinden talep edilmeyen hususlarda birtakım tablolara ve bilgilere değindiğini, ...tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda şirketin satışlarının çok yüksek olmasına rağmen karlılık oranlarının sektör ortalamasına göre çok düşük gerçekleştiği belirtilmiş iken denetim kayyımı tarafından hazırlanan raporlarda davalı şirketin dava tarihinden sonraki dönemi içeren 2024 yılında satış hasılatı ve karlılık açısından ekonomik değeri olan bir şirket konumunu sürdürdüğü tespitine yer verildiğini, denetim kayyımının bu hususlara değinmediğini, denetim kayyımı tarafından şirketin günlük işlerine ve miktarının ne olduğuna değinilmediğini, yine şirket adına düzenlenen kambiyo senetlerinin (çek) ticari işlemleri neticesinde oluşan borçlarını ödemek üzere düzenlendiği belirtilmiş fakat şirketin banka hesapları üzerinde inceleme yapmadan bir varsayımda bulunulduğunu, "ticari işlemleri dışında kambiyo senedi düzenlediği bakımından tespit yapılamadığı" tespiti ile denetim kayyımının görevini layığı ile yerine getiremediğini gözler önüne serdiğini, onay verilen işlemlerin ayrıntıları ile raporda yer verilmediğini, diğer yandan şirketin, birtakım krediler kullandığı belirtilmişken bu kredilerin ne amaçla çekildiği, nerelerde kullanıldığı, faiz oranları ve vade bilgilerine raporda yer verilmediğini, ....tarafından şirket müdürlüğüne devam edilmesi durumunda gerek şirketin gerekse şirket ortaklarının menfaatine ters düşeceğini, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...E. Sayılı dosyasının 03.04.2024 tarihli celsesinde dinlenen tanık beyanları da incelendiğinde; dava dışı ...nın oğlu...'nın şirket hisselerini ve müdürlüğünü devraldığı dönemde ...tarafından yine şirketin yönetilmeye devam edildiği,... üzerine "..." adında bir paralel işletme kurulduğunun ve bu işletmede, davalı şirkette çalışan ve gayri resmi pay alan ...'nin de ortaklığının bulunduğu, "..." adlı işletmenin faaliyet konusunun davalı şirketle aynı olduğu, bu paralel işletmenin davalı şirketin araçlarını, depolarını, çalışanlarını kullanmak suretiyle palazlandığını, bu paralel işletmenin davalı şirketin müşterilerine satış yaptığını, müvekkilinin şirketten kovulmasının akabinde ...nde yağ&bal pazarı veya kasaplar hali olarak bilinen yerde davalı şirketin satış yerinin 15-20 metre yakınında paralel işletme için satış yeri açıldığı, yıllardır davalı şirketin satış yerinde çalışan ve müşterilerce tanınan...nin sürekli bu satış yerine giderek destek olması ve aynı zamanda paralel işletmeye ortak olması, davalı şirkette 12 yıl çalışan ...'ün bu paralel işletmeye transfer edilmesi, paralel işletmede davalı şirketin ürünlerinin satıldığı, paralel işletmenin güçlendirilerek müvekkilinin hissedarı bulunduğu şirketin zayıflatılması hususlarının sabit olduğunu,...Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyası ile 13.03.2024 tarihinde yapılan usulsüz genel kurulun yok hükmünde olduğunun tespitini, bunun mümkün olmaması halinde ise anılan genel kurulda alınan kararların iptalini talep etmiş bulunduklarını, müvekkilinin bilgisi ve haberi olmaksızın, müvekkili tarafından itimadını kaybetmiş...ya 01.11.2022 tarihinde alınan karar ile davalı şirket adına çok geniş yetkiler içeren umumi vekalet verilmiş olduğunu fark ettiklerini, bu vekalet ile davalı şirket üzerinde çok geniş tasarruf yetkisi olan ve aynı zamanda davalı şirketin kaynakları ile müvekkilinin daha az kar payı almasını sağlamak amacıyla paralel şirket kuran ...'nın babasının da davalı şirket yönetiminde olduğu göz önüne alındığında ...nın kendisinin hissedarı olduğu ve aynı zamanda müdürlük görevini yürüttüğü şirketin aleyhine iş ve işlemler yaptığı, yapılan işlemlere göz yumduğu yani paralel işletme ile organik bir bağının bulunduğunu, ahval ve şerait bu durumdayken müvekkilinin hissedarı olduğu şirkete ihtiyaten yönetim kayyımı atanması gerektiğini, ihtiyati tedbir taleplerinin reddine ilişkin ara kararın hiçbir somut gerekçe bulunmadığını, şirkette organsızlık halinin mevcut olmadığı gibi bir gerekçe ile ihtiyati tedbir taleplerinin reddedilmesinin son derece hatalı olduğunu, tayin edilen denetim kayyımının, şirketin ve ortakların menfaatlerinin korunmasında yetersiz kaldığını, ...nın da organik bağının bulunduğu resmiyette ...nın üzerine kurulu ve gayri resmi olarak davalı şirket çalışanı olan ve aynı zamanda usulsüz bir şekilde kar payı alan...'nin de ortak olduğu ... adlı işletmenin hukuken ve fiilen aktif bir şekilde çalışmaya devam etmesinin müvekkilinin hissedarı olduğu şirketin paravanlaşmasına ve mütemadiyen zararına olacağından... tarafından davalı şirketin yönetimine devam edilmesi şirketin ve ortakların aleyhine olacağını, davalı şirkete acilen yönetim kayyımı atanması gerektiğini aksi takdirde denetim kayyımının değiştirilmesi gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:
6100 sayılı HMK’nun 355. maddesi uyarınca inceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca; HMK'nun 357. maddesindeki "İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz." kuralı nazara alınmıştır.
Dava; limited şirketin feshi ya da davacı ortağın şirketten çıkarılması ve ortağa payının gerçek değerinin verilmesi istemine ilişkin, istinaf başvurusuna konu uyuşmazlık ise ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nın 636/3 maddesi "Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir." hükmünü,
Aynı Yasa'nın 636/4 maddesi de "Fesih davası açıldığında mahkeme taraflardan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alabilir" hükmünü haizdir.
Anılan maddede ortağa haklı sebeplerin varlığı halinde limited şirketin feshi davası açabilme olanağı tanınmıştır. Bu nedenle, fesih isteminde bulunan ortağın öne sürdüğü sebep veya sebeplerin var olup olmadığı yahut haklı olup olmadığı mahkemece değerlendirilecektir. Diğer yandan anılan madde ile fesih davası açıldığında mahkemeye gerekli tedbirleri alma yetkisi verilmiştir. Bu çerçevede, mahkemece davadaki isteme göre, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedilebileceğinden, dava süresince davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilecektir. (Yargıtay 11.HD'nin █████/2015 tarih, ██████████ E- █████████ K. sayılı ilamı )
İhtiyati tedbir kurumu genel olarak da HMK'nın 389 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
HMK'nın 389. maddesinde ''Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır. '' hükmü,
HMK'nın 390. maddesinde ''İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir. Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir. Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. '' hükmü,
Aynı Yasa'nın 396. maddesinde de '' Durum ve koşulların değiştiği sabit olursa, talep üzerine ihtiyati tedbirin değiştirilmesine veya kaldırılmasına teminat aranmaksızın karar verilebilir. İtiraza ilişkin 394 üncü maddenin üçüncü ve dördüncü fıkrası, kıyas yoluyla uygulanır.'' hükmü yer almaktadır.
Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde ise, dosyadaki belgelere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesine, kararın dayandığı delillerle gerektirici nedenlere göre ve özellikle, davacının TTK 636. maddesine dayalı olarak limited şirketin feshi ve tasfiyesi ya da ortaklıktan çıkma ve ortaklık payının ödenmesi talepli olarak eldeki davayı açtığı ve ihtiyati tedbir talebinde bulunduğu, mahkemece davacının ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulü ile davalı şirketin taşınmaz ve araçlarının, iş makinalarının ve varsa maden işletme ruhsatlarının üçüncü kişilere devrinin önlenmesi için kayıtları üzerine ihtiyati tedbir konulmasına, davalı şirketin günlük işleri dışında borçlanması, günlük işler sınırını aşan nitelikte kredi çekilmesi ve borçlandırılması, kambiyo senedi düzenlenmesi, şirketin ticari faaliyeti kapsamındaki kalan mallar dışında malvarlığının satılması işlemlerinin denetim kayyımının onayına tabi tutulmasına ve şirkete denetim kayyımı atanmasına karar verildiği anlaşılmakla, dosyadaki delil durumu, yargılamanın geldiği aşama itibariyle davacı tarafın istinafa konu; yönetim kayyımı atanması veya denetim kayyımının değiştirilmesi yönündeki taleplerine ilişkin haklılığının yaklaşık olarak ispata elverişli olmadığı gibi şirkete kayyım atanmasını gerektiren bir organ boşluğu da söz konusu değildir. Bu nedenlerle mahkemece davacı tarafın yönetim kayyımı atanması veya denetim kayyımının değiştirilmesi yönündeki taleplerinin reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, değişen durum ve koşullara göre mahkemeden her zaman yeniden tedbir talep edilebileceği de gözetildiğinde, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-.... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında verilen █████/2025 tarihli ara karara karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gerekli istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi.█████/2026
...
Başkan ...
Üye ...
Üye ...
Katip ...
Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!