Danıştay 12. Daire, sürekli işçi kadrosundaki davacının güvenlik soruşturması olumsuzluğuyla görevine son verilmesinin, 4045 sayılı Kanunun Anayasa Mahkemesince iptali sonrası 7315 sayılı Kanun kapsamında yeniden değerlendirilmesini gerektirdiğine karar verdi.
Özet: Bir büyükşehir belediyesi iştirakinde sürekli işçi olarak görev yapan davacının, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz değerlendirilmesi sonucu işine son verilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesi, işlemin dayanağı olan mevzuat hükmünün Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiş olması ve sonrasında 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanununun yürürlüğe girmesi nedeniyle davacının durumunun yeni kanun hükümleri çerçevesinde yeniden değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemi hukuka aykırı bularak iptal etmiş, ancak bu iptalin doğrudan göreve iade veya parasal hakların ödenmesi sonucunu doğurmayacağını belirtmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YONİKİNCİ DAİREEsas No : █████████Karar No : ████████ TEMYİZ EDEN(DAVALILAR) :1- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. .... 2- ... İşletmeleri Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: Ankara Büyükşehir Belediyesine bağlı ... İşletmeleri Ltd. Şti.'nde 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 127. maddesiyle 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen Geçici 23. madde kapsamında sürekli işçi kadrosunda görev yapan davacının, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz değerlendirildiğinden bahisle görevine son verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı maaş ve özlük haklarının ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu işlemin dayanağını oluşturan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda elde edilen ve davalı idarece kullanılan davacıya ait kişisel veri niteliğindeki bilgilere, güvenlik soruşturması yapmakla görevli birimler tarafından ulaşılabileceğine ve bu kapsamdaki bilgileri alabileceğine dair yapılan kanuni düzenlemenin (4045 sayılı Kanunun 1'inci maddesine eklenen ikinci fıkrası) Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edildiği ve bu kararın da Resmi Gazete'de yayımlandığı █████/2020 tarihinde yürürlüğe girdiği, Anayasa'nın 153. maddesinde yer alan, Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğuna dair hüküm ile Danıştayın yerleşmiş içtihatlarıyla istikrarlı bir şekilde belirtildiği üzere, Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanmış hükümler dikkate alınarak çözümlenmesinin, Anayasa'nın üstünlüğü ve hukuk devleti ilkesine aykırı olacağı; Anayasa Mahkemesince verilen iptal kararının, ilgililer hakkında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılamayacağı yönünde olmayıp, aksine, kararda, kamu görevinde çalıştırılacak kişiler hakkında, Anayasa'nın 129. maddesi uyarınca kamu hizmetinin etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesini teminen güvenlik soruşturması yapılması yönünde düzenlemeler getirilmesinin kanun koyucunun takdir yetkisinde olduğu hususunun açıkça belirtildiği; ancak, Anayasa'nın 138. maddesinin son fıkrası ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, davacı hakkında verilecek, maddi ve hukuki koşullara göre uygulanabilir nitelikte olan iptal kararının “aynen” ve “gecikmeksizin” uygulanması amacıyla davalı idarece işlem tesis edileceğinin açık olduğu; öte yandan, Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararı üzerine 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu çıkarıldığı ve bu Kanun'un █████/2021 tarih ve 31457 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği, bu yeni yasal düzenlemede, hakkında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılacaklar, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasını yapacak birimler, kişisel verilen korunmasına ilişkin temel ilkeler ile güvenlik soruşturması ile ilgili çeşitli hükümlere yer verildiği; anılan Kanun'un 14. maddesinde, mevzuatta 4045 sayılı Kanun'a yapılan atıfların bu Kanun'a yapılmış sayılacağının hükme bağlandığı, bu Kanun'un yürürlüğe girmesiyle birlikte kamu görevlilerin statüsüne bakılmaksızın haklarında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının, bu Kanun hükümlerine göre yapılması gerekeceği; bu itibarla, 7315 sayılı Kanun hükümleri uyarınca Değerlendirme Komisyonlarının Kurulması ve Kanun'un 12. maddesinde belirtilen Yönetmeliğin çıkarılmasıyla birlikte davacının durumunun 7315 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde yeniden değerlendirilerek, bu değerlendirme sonucunda davacı hakkında davalı idare tarafından yeni bir işlem tesis edilmesi gerektiği; yargı kararının yerine getirilmesi kapsamında ve 7315 sayılı Kanun çerçevesinde yapılacak bu değerlendirmenin sonucunda davacı açısından olumsuz bir sonucun ortaya çıkması durumunda bunun yargısal denetiminin olanaklı olması nedeniyle, davacının durumunun yeniden değerlendirilecek olmasının davacıyı hukuki yönden güvencesiz bırakmadığı gibi, Anayasa Mahkemesinin iptal kararının aktarılan gerekçesi karşısında bu durumun bir hak ihlali de doğurmadığı anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı; diğer yandan, dava konusu işlemin iptali yönündeki kararın davacının hiçbir işleme gerek olmadan doğrudan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunun olumlu olduğu ve buna dayanılarak ilgili statüye geçirilmesi sonucunu doğurmaması karşısında, dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığını belirttiği parasal ve özlük haklarının ödenmesi istemi hakkında bu aşamada karar verilmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle; dava konusu işlemin iptaline, davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının ödenmesi istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idareler tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından; davacı hakkındaki işlemin ... İşletmeleri Ltd. Şti. tarafından tesis edildiği, bu nedenle idarelerinin husumetten çıkarılması ve davada adli yargının görevli olması nedeniyle görev yönünden reddine karar verilmesi gerektiği, davacı hakkında idareye intikal eden istihbari bilgiler uyarınca tesis edilen işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı ... İşletmeleri Ltd. Şti. tarafından; davacının iş akdinin 696 sayılı KHK ile yapılan düzenlemelerde belirlenen koşullarda olmadığı, 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında sözleşmesinin feshedildiği, özel hukuk tüzel kişisi olan şirketleri bünyesinde görev yapan personelin Devlet memuru olmadığı, bu nedenle görevli yargı yolunun adli yargı olduğu belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı idarelerden ... İşletmeleri Limited Şirketlerinin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME :Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;1. Davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddine,2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali ile davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının ödenmesi istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurularının reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,4. Kullanılmayan ...-TL yürütmenin durdurulması harcının davalı ... İşletmeleri Ltd. Şti.'ne iadesine, 5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, █████/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.