İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, ticari alacak nedeniyle başlatılan icra takibine yapılan kısmi itirazın iptali davasında verilen ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesine ilişkin kararı.
Özet: Ticari ilişkiden kaynaklanan cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan kısmi itirazın iptali talebiyle açılan davada, davacı tarafın çeşitli faturalar neticesinde doğan alacağını ileri sürerek takibin devamını istemesine karşılık, davalının ise faturalardaki ürünlerin tamamının teslim edilmediği ve tebligat usulsüzlüğü savunmasıyla borca itiraz ettiği, bu ticari uyuşmazlığın çözümünde ilk derece mahkemesinin ticari defterler ve kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırarak tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarını değerlendirmesi sürecini içeren bir dava özetidir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ13. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: █████████ EsasKARAR NO : █████████ KararT Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNUMARASI : ████████ Esas- ████████ KararTARİH: █████/2023DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ: █████/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında devam eden ticari alışveriş neticesinde alım satımlar yapıldığını, buna istinaden de çeşitli tarihlerde faturalar düzenlendiğini ve bu faturalar neticesinde cari alacak bakiyesi doğduğunu, davacı müvekkili adına bakiye cari alacağının tahsili amacı ile Gaziosmanpaşa 6.İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, fakat kötü niyetli olarak borçlu tarafından kısmi itiraz ile 24.177.64 TL borca, faizine ve tüm ferilerine itirazda bulunulduğunu ve taraflarınca huzurdaki davayı açma zorunluluğu doğduğunu, davalı ve müvekkili arasında ticari ilişki sonucunda müvekkilinin toplam 85.176,39 TL tutarında alacağı bulunduğunu, iş bu alacak hakkında yapılan icra takibi ile 24.177.64 TL alacağa, alacağın faizi ve ferilerine kısmi itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, Mahkeme ve bilirkişiler tarafından müvekkilinin ve davalının ticari defterleri ve kayıtları incelendiği ve tanık beyanları alındığı takdirde gerek taraflar arasındaki borç ilişkisi ve gerekse cari borç durumunun açık bir şekilde ortaya çıkacağını ve müvekkilinin davalıdan takip miktarı kadar alacaklı olduğunun ispat edileceğini, müvekkilinin alacağından mahrum kaldığını ve ticari hayatta sıkıntılı bir duruma düştüğünü, davalıdan icraya konu alacağın ödenmesi konusunda defalarca talepte bulunulduğunu ancak davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine aleyhine icra takibi başlatıldığını, takibe geçilen borca ilişkin kısmi ödeme yapılarak dava konusu kalan tutara kısmi itiraz edildiğini beyanla fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla davalının Gaziosmanpaşa 6.İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız ve mesnetsiz kısmi itirazının iptali ile 24.177.64 TL’ye takip tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte takibin devamına, davalının haksız ve kötü niyetli itirazı nedeni ile alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından, müvekkili şirket aleyhine Gaziosmanpaşa 6. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile 85.176,39 TL'lik ilamsız icra takibi başlatıldığını, yapılan icra takibine karşı taraflarınca 60.988,75 TL'yi aşan 24.177,64 TL'lik kısım yönünden yasal süresinde itiraz edildiğini, taraflarınca kabul edilen bedelin ise icra dosyasına ödendiğini, davacı tarafından itiraz edilen bedele yönelik haksız ve kötüniyetli olarak dava açıldığını, davacının dava dilekçesinde müvekkilinin borçlu olduğunu iddia ettiğini, takibe yapılan itirazın iptal edilmesini talep ettiğini ancak müvekkilinin, alacaklı görünen davacıya borcunun bulunmadığını, davacının dava dilekçesinde müvekkiline bir takım faturalar düzenleyerek ürünleri teslim ettiğini iddia ettiğini ancak dava dilekçesi ekinde hangi faturadan kaynaklı hangi ürünü teslim ettiğini açıkça belirtmediğini, yapılacak bilirkişi incelemesinde de görüleceği üzere müvekkiline faturalardaki ürünlerin tamamının teslim edilmediğini, bunun yanında davacı tarafın davalı müvekkiline kestiği ve dava dilekçesi ekinde sunduğu faturaların da müvekkiline tebliğ edildiğine dair herhangi bir belge sunmadığını, zira bu faturaların da müvekkiline tebliğ edilmediğini, bu hususun da yapılacak bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkacağını, öncelikle usulsüz tebligat nedeniyle davayı öğrenme tarihinin 06.04.2022 olarak kabul edilmesine, müvekkilinin yokluğunda yapılan tüm usul işlemlerinin iptaline, taraflara ön inceleme gün ve saatini bildirir davetiye çıkarılmasına, haksız ve mesnetsiz olan işbu davanın reddi ile takip miktarının %20’sinden aşağı olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; davanın, davacı tarafından davalı şirkete karşı Gaziosmanpaşa 6. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası ile başlatılan icra takibine vaki kısmi itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, tarafların ticari defterleri ile BA-BS kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, davalı borçlu tarafça, icra takibine itirazında zaman aşımı def'inde bulunulmuş ise de, dava konusu cari hesap alacağının dayanağı fatura tarihleri, icra takip tarihi dikkate alındığında TBK'nın 146. maddesi kapsamında 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşıldığından bu savunmaya itibar edilmediği, dava itirazın iptali davası olup, itirazın iptali davalarında kural olarak öncelikle davacı alacaklının alacağın varlığı ve miktarını ispatlaması gerektiği, davacı tarafça bu ispat yerine getirildiğinde, davalı borçlu tarafça borcun ödendiği veya istenebilir olmadığı hususlarının ispatlanması gerekeceği, taraflar arasında ticari bir ilişkinin varlığı sabit olup, dava konusu uyuşmazlığın 22.417,64 TL ve 1.770,00 TL tutarlı faturalardan kaynaklandığı, alınan ve karar vermeye uygun bulunan bilirkişi raporuna göre, her iki tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ancak kayıtların birbiri ile uyumlu olmadığı, taraflar arasındaki cari bakiyenin davacı yan defterlerinde takip tarihi itibari ile 85.176,39 TL olduğu, icra takibinin bu rakam üzerinden başlatıldığı, taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan 2 adet faturanın davacı yan yasal defterlerinde muhasebe kayıtlarına alındığı ve BS formunda beyan edildiği, taraflar arasındaki cari bakiyenin davalı yan defterlerinde takip tarihi itibari ile 60.988,75 TL olduğu, taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan 2 adet faturanın davalı yan yasal defterlerinde muhasebe kayıtlarında yer almadığı ve BA formunda beyan edilmediği, dosya içerisinde mevcut dava konusu bakiyeyi oluşturan 2 adet faturanın davacı yanca e-fatura format ve standartlarına uygun olarak düzenlendiği ancak söz konusu faturaların davalı yana kağıt ortamında veya elektronik ortamda iletilmemiş olduğu, bu durumda, taraf ticari defter ve kayıtları uyuşmadığından sahibi lehine tek başına delil olarak değerlendirilemeyeceği, faturanın alacağın varlığını ispatlayan bir belge olmadığı, ispat külfeti davacı tarafta olup, dosya kapsamında toplanan delillere göre, davacı tarafça uyuşmazlık konusu 2 adet fatura nedeniyle fatura içeriği hizmetin/malın davalıya verildiğinin, alacağın varlığı ve miktarının ispatlanamadığı, bu nedenlerle davalı borçlu tarafın icra takibine yaptığı kısmi itirazında haklı olduğu, davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. DAVACI VEKİLİNCE İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ; Her ne kadar Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de alınan bilirkişi raporlarında sunulan irsaliyeler ile iki adet faturanın birbiri ile uyumlu olduğunun tespit edildiği, verilen kararın dosyadaki delillere, bilirkişi raporlarına aykırı olduğu, talep edilmesine rağmen irsaliyelerde teslim alan olarak ismi bulunan davalı çalışanlarının SGK kaydının celp edilmediği, eksik inceleme ile karar verildiği, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmemiş olmasının da hatalı olduğu, davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinin karar tarihinden sonra yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlendiği ve hatalı olduğuna ilişkindir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, bakiye hesap alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı taleplerine ilişkindir. Mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Tek başına fatura düzenlenmesi alacağın ispatı için yeterli değildir. Fatura içeriği malın teslim edildiğinin/hizmetin verildiğinin, düzenleyen tarafça ispat edilmesi gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesi uyarınca ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması ile diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması, diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Ek cümle: 22/7/2020-███████ md.) veya defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanak ve gerekçe içeriğine göre; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 85.176,39 TL alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığı, davalının, takibin 24.177,64 TL'lik kısmına itiraz ettiği ve bu miktar yönünden davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını savunduğu, tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmak suretiyle düzenlenen bilirkişi raporunda, her iki tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun şekilde tutulduğu, davacının kendi defterlerinde takip tarihi itibariyle davalıdan 85.176,39 TL, davalının ticari defterlerinde ise 60.988,75 TL alacaklı olduğu, aradaki farkın davacı tarafından davalı adına düzenlenmiş █████/2021 tarihli-1.770 TL bedelli ve █████/2021 tarihli-22.417,64 TL bedelli faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklandığının tespit edildiği, bu hali ile davacının alacağını ticari defterleri ile ispat edemediği fakat söz konusu iki faturaya konu malların davalıya teslim edildiğine dair üç adet sevk irsaliyesi sunulduğu, sevk irsaliyelerinin üzerinde isim ve imza olduğu, davacı tarafça bu kişilerin davalının çalışanı olup olmadığının araştırılması talep edilmesine rağmen Mahkemece bu hususun davalıdan sorulmadığı ve bir araştırma yapılmadığı, bu şekilde eksik inceleme ile karar verildiği anlaşılmıştır. Buna göre Mahkemece, dosyada mübrez sevk irsaliyelerinde isim ve imzası bulunan kişilerin irsaliye tarihinde davalı çalışanı olup olmadığının araştırılması, davalı tarafça kabul edilen faturalara konu malların nasıl teslim edildiği, kim tarafından teslim alındığı hususun davacı tarafa açıklattırılması ve buna ilişkin varsa sevk irsaliyelerinin de ibrazının sağlanması, bundan sonra davalının kabul etmediği faturalara konu sevk irsaliyelerinde yer alan isimlerin davalının çalışanı olup olmadığı, daha önce davalı tarafından kabul edilen faturalara konu malların da aynı şekilde bu kişilere teslim edilip edilmediğinin değerlendirilmesi ve gerekli olması halinde davacıya yemin delili de hatırlatılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2023 tarihli, ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Dairemizce verilen kararın mahiyeti gereği İİK'nın 36/5 maddesi uyarınca icranın geri bırakılması için yatırılan teminatın talep halinde teminatı yatıran ilgili tarafa iadesine,6-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda █████/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.