Resmi belgede sahtecilik suçunda aldatıcılık niteliği eksikliği nedeniyle hologramsız sürücü belgesinin bu vasfı taşımadığı gerekçesiyle verilen mahkumiyet kararının Yargıtay 11. Ceza Dairesi tarafından bozulması.
Özet: Yüksek mahkeme, sanığın resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetine ilişkin bölge adliye mahkemesi kararını, suçun temel unsurlarından olan belgenin aldatıcılık niteliğinin mevcut olmadığı gerekçesiyle bozmuştur; zira sürücü belgesinde hologramın eksikliği ve baskı kalitesinin düşüklüğü gibi objektif bulgular, belgenin sıradan bir gözlemle dahi sahte olduğunun anlaşılabileceğini ve aldatma kabiliyetinden yoksun olduğunu göstermiş, böylece atılı suçun unsurlarının oluşmadığına ve sanığın beraat etmesi gerektiğine hükmetmiştir.
11. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : █████████ E., █████████ K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İlk Derece
Osmaniye 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.04.2024 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B.İstinaf
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 18.12.2024 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün hüküm fıkrasının 6. bendinin hükümden çıkartılarak yerine, Sanık ... hakkındaki birden fazla tekerrüre esas ilamlar arasındaki Osmaniye 8.Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/5 53... /88 Karar sayılı hükmü ile kasıtlı suçtan 10 ay hapis cezasına ilişkin tekerrür de uygulanan(Osmaniye 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2015/4 59... /637 Karar sayılı ilam nedeniyle) ilamın █████/2021 tarihinde kesinleştiği tekerrür hükümleri uygulandığı ilamın kesinleşmesinden itibaren 3 yıllık tekerrür süresi içerisinde atılı suçun işlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında TCK m.58/6-7 uyarınca verilen hapis cezasının 2. kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, infazının 5275 sayılı yasa m. 108/3 kapsamında yapılmasına ve mükerrir sanık hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına,” cümlesinin eklenmesi suretiyle hükmün düzeltilmesine, Ayrıca, hükmün 7. bendinde Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığı Adli Emanetinin █████████ sırasında kayıtlı emanetin dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmesi gerekirken müsadaresine karar verilmesi yasaya aykırı ise de, bu hususun düzeltilmesi mümkün olmakla; Hükmün 7. Bendinin hükümden çıkartılarak yerine, "Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığı Adli emanetinin █████████ sırasında kayıtlı bulunan emanetin dosyada delil olarak saklanmasına," cümlesinin eklenmesi suretiyle sanık ve Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-d maddesi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanığın temyiz isteği; mahkemenin eksik inceleme ile karar verdiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2003 tarih ve 232-250 sayılı, 09.10.2012 tarihli, 2011/8-335 Esas ve █████████ Karar sayılı kararlarında da açıklandığı üzere, sahtecilik suçunun oluşabilmesi için belgenin nesnel olarak aldatıcılık niteliğinin bulunması ve aldatma keyfiyetinin belgeden objektif olarak anlaşılması gerektiği, muhatabın hatasından, dikkatsizlik veya özensizliğinden kaynaklanan fiili iğfalin, aldatıcılık niteliğinin varlığını göstermeyeceği; belgede sahtecilik suçlarında aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının takdirinin mahkemeye ait olduğu, belge aslının aldatma niteliği yönünden bir değerlendirme yapılmadığı göz önüne alınarak, dosyada aslı bulunan suça konu sürücü belgesi üzerinde Heyet olarak yapılan inceleme ve gözlemde, sürücü belgesinde fotoğraf üzerinde bulunması gereken hologramın bulunmaması, baskı kalitesi ve renk tonundan fotokopi yardımıyla oluşturulduğunun da anlaşılması karşısında, suça konu belgenin bu haliyle aldatıcılık niteliğinin bulunmadığı ve atılı suçun unsurları itibarıyla oluşmadığı gözetilmeden, sanığın beraati yerine mahkûmiyetine hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.03.2026 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!