İş sözleşmesinin haksız feshinden kaynaklanan kıdem, ihbar, yıllık izin ve fazla mesai alacakları ile ücret alacağında alt işveren ve asıl işverenin müşterek sorumluluğuna ilişkin davada Yargıtay 9. Hukuk Dairesi yerel mahkeme kararını onadı.
Özet: Yargıtay, davacının alt işveren şirket işçisi olarak üst işverene ait işte çalışırken iş sözleşmesinin haksız feshedilmesi ve işçilik alacakları talebine ilişkin davada, ilk derece mahkemesinin üst işvereni ücret alacağından alt işverenle birlikte müteselsilen sorumlu tutan, kıdem, ihbar tazminatı ile yıllık izin, fazla mesai ve tatil çalışmaları karşılığı alacaklardan ise sadece alt işvereni sorumlu kılan kararını, delil değerlendirmesi ve hukuki gerekçelerinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle onamış, davalıların temyiz itirazlarını reddetmiştir.

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı vekili, davacı işçinin davalı alt işveren şirket işçisi olarak ... şirketinin ortak girişim yolu ile ihale ile iş aldığı diğer davalı ... şirketine ait işte çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız feshedildiğini, son üç aylık ücretini alamadığını, diğer işçilik alacakları bulunduğunu, birleştirilen davada da ücretten ... şirketinin de 4857 sayılı İş Kanununun 36. Maddesi uyarınca sorumlu olduğunu belirterek, kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin, fazla mesai ve tatil çalışmaları karşılığı ücret alacaklarının davalı ... şirketinden, ücret alacağının ise davalılardan müştereken ve müteselsilin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yargılama sonunda, davanın kısmen kabulü ile davalı ... şirketinin ücret alacağından diğer davalı ile birlikte sorumluluğuna, diğer tazminat ve alacaklardan ise davalı ... şirketinin sorumluluğuna karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davalı ... ve ... şirket vekilleri tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 12.11.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.