Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin, davacının sehven yaptığı para transferinin iadesi davasında Tüketicinin Korunması Kanunu uyarınca görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olduğuna dair gerekçeli kararı.
Özet: Davacı, banka hesabından yanlışlıkla terkin edilmiş bir kooperatife 200.000 TL havale etmesi ve bu hatanın banka tarafından düzeltilerek iadenin yapılmaması üzerine alacağın tahsili için dava açmış olup, mahkeme taraflar arasındaki bu uyuşmazlığın, bir tarafın tüketici, diğer tarafın ise banka gibi profesyonel bir hizmet sağlayıcı olması nedeniyle, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca Tüketici Mahkemelerinin görev alanına girdiğini, ticari işlemin ötesinde tüketici işlemi niteliği taşıdığını belirterek görev hususunu derinlemesine incelemektedir.

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA GEREKÇELİ KARAR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
HAKİM :....
KATİP : ....
DAVACI : ...
DAVALI : ....
DAVA : 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Alacak)
DAVA TARİHİ : █████/2026
KARAR TARİHİ : █████/2026
KARAR Y.TARİHİ : █████/2026
.... Mahkemesinin █████/2026 tarih ve ....sayılı gönderme kararı ile Mahkememize tevzi edilen (Alacak) davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA :
Davacı vekili dava dilekçesinde; 24.04.2026 tarihinde .... üzerinden alıcısı olarak ....görünen .... nezdindeki .... IBAN numaralı hesaba 200.000 TL EFT gönderdiğini, bu para transferinin yanlışlıkla yapıldığını, bu ödemeyi gerektirecek herhangi bir sözleşme, ticari ilişki, üyelik borcu, aidat borcu veya başka bir hukuki sebep bulunmadığını, parayı yanlışlıkla gönderdiğin fark ettikten sonra █████/2026 tarihinde .... iade talebinde bulunduğunu, iade işleminin gerçekleşmediğini, alıcı olarak görünen kooperatifin ticaret sicilinden terkin edildiğini öğrendiğini, ticaret sicilden terkin edildiğini gösteren belgelerin .... ile paylaşıldığını, buna rağmen banka tarafından iade işlemi yapılmadığını, paranın hesapta bulunduğunun tespiti halinde 200.000,00 TL'nin 24.04.2026 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tarafına ödenmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA :
Davalı tarafa tebligat çıkarılmamıştır.
YARGILAMA VE GEREKÇE :
Dava, davacının davalı banka nezdinde hesabı bulunduğu, dava dışı kooperatife sehven yapılan para transferi yapıldığı, transfer edelin bedelin davalıdan iadesi istemine ilişkin olduğu anlaşıldı.
Mahkemelerin görevi kanunla belirlenir. Görev konusu dava şartı olup, mahkeme tarafından yargılamanın her aşamasında, talep halinde veya resen incelenebilir. Mahkememizde açılan bu davada öncelikle taraflar arasındaki uyuşmazlığın tüketici işlemi niteliğinde olup olmadığı ve ticaret mahkemesinin bu davada görevli olup olmadığının açıklığa kavuşturulması zorunludur.
Tüketici işlemi ile ticari iş kesişmesinin meydana geldiği hallerde, emredici şekilde tüketicinin korunması amaçlanmaktadır. Böylece tüketicinin bulunduğu işlemlerin, ticari iş sayılmasının yanında ayrıca tüketici işlemi olarak kabul edilmesi gerektiği, kanunların çatışma içerisinde bulunduğu hâllerde; 6502 sayılı TKHK'nın gerek özel, gerekse sonraki kanun olması nedeniyle tüketici mevzuatının önceliğinin kabulü, isabetli bir çözüm yöntemidir (....).
6502 sayılı TKHK.m.2 hükmünde yapılan düzenleme uyarınca, Tüketici Kanunu her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar. Tüketici işlemlerinde taraflardan birisi daima tüketici, sözleşmenin karşı tarafı gelir elde etme amacıyla bu işi yapan satıcı, sağlayıcı, imalatcı, italatcı, hizmet veren, banka, yüklenici, taşıyıcı, sigortacı veya bunlar gibi gelir elde etme amacıyla bu işleri yapan gerçek veya tüzel kişidir. Tüketici işleminin karşı tarafı olan müteşebbisin (girişimcinin) gerçek kişi tacir, esnaf veya TTK. anlamında ticaret şirketi olmasının herhangi bir önemi yoktur. Önemli olan gelir elde etme amacıyla bu işi yapan bir kişinin bulunmasıdır. Sözleşmenin yapıldığı veya olayın gerçekleştiği tarihin mülga 4077 sayılı TKHK döneminde gerçekleşmesinin de herhangi bir önemi yoktur (6502 sayılı TKHK 3/1-l; 83 ).
Tüketici işleminden kaynaklanan uyuşmazlığın veya sözleşmenin TTK 4, 5 madde hükümleri kapsamında kalan 6102 sayılı TTK ve diğer kanunlarda özel olarak düzenlenen ve ticari dava sayılan bir sözleşmeden kaynaklanmasının herhangi bir önemi yoktur (6502 sayılı TKHK m.83). Bu nedenle örneğin, taraflardan biri tüketici karşı tarafı müteşebbis olan uyuşmazlık konusunun kambiyo senedi, sigorta sözleşmesi, taşıma sözleşmesi veya eser sözleşmesi ya da başka bir sözleşmeden kaynaklanmasının herhangi bir önemi yoktur. 6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Ayrıca 6502 sayılı TKHK'nın 83. maddesinde yapılan açık düzenleme uyarınca, taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenlene olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Tüketici Kanunu'nun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir.
6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 73. maddesinde; "Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir" ifadesi ile tüketici mahkemelerinin görev alanı tüketici işlemleri ile sınırlandırılmıştır. Aynı Kanun'un 3/l. maddesinde ise, "mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem, tüketici işlemi" olarak tanımlanmıştır.
Mahkemelerin görevi, ancak Kanunla belirlenir (HMK m.1). Kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir. Bu nedenle yargılamanın her aşamasında mahkeme tarafından re’sen nazara alınması gerekir (....). Görev konusunda taraflar için kazanılmış hak doğmaz ve yeni bir Kanunla kabul edilen görev kuralları kanunda aksine düzenleme yapılmadığı sürece geçmişe de etkilidir(HGK 14.04.2004 tarih .... sayılı kararı).
07.11.2013 tarihinde kabul edilip, 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3/1-(k) maddesinde tüketici, "Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiler" olarak tarif edilmiş, 3/1-(l) maddesinde ise "Bankacılık" sözleşmeleri de "Tüketici işlemleri" arasında sayılmıştır. Kanunun 73/1. maddesinde "Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri"nin görevli olduğu belirtilmiş; 83/2. maddesinde ise "Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez" hükmüne yer verilmiştir.
...'nün 25.05.2026 tarihli cevabi yazısında davacı ...'in tacir olarak kaydına rastlanmadığı bildirilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, davacının gerçek kişi olduğu ve tacir olmadığı, davalı tacir olmakla birlikte davanın her iki tarafı yönünden nisbi ticari dava koşullarının bulunmadığı ayrıca dava konusu para transferi yapılan hesabın bireysel hesap olduğu, görev olarak ticari dava sayılmaması nedeniyle konusu itibariyle mutlak ticari davalardan olmadığı ve yerleşik yargısal kararlar dikkate alındığında; dava konusu işlemlerin ve uyuşmazlığın tüketici işlemine yönelik olduğu ve davaya bakma görevinin tüketici mahkemesine ait olduğu anlaşılmakla mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, görevli mahkemenin ....Tüketici Mahkemesi olduğunun tespitine karar vermek ve aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM :
1-DAVANIN MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİ NEDENİYLE USULDEN REDDİNE,
2-Kararın kesinleşmesi ve iki haftalık yasal sürede talep edilmesi halinde dosyanın görevli .... Tüketici Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3- Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin HMK.323 ve 331 maddeleri uyarınca görevli ve yetkili mahkeme tarafından değerlendirilmesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2025
Katip ....
e-İMZA
Hakim ....
e-İMZA

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!