Bursa Bölge Adliye Mahkemesinin kasko sigorta alacak davasında görevsizlik kararı ve vekalet ücreti itirazına yönelik istinaf başvurusu üzerine tüketici mahkemesinin görevli olduğunu teyit eden kararı.
Özet: Davacının kasko poliçesinden kaynaklanan araç yangını tazminatı talebiyle sigorta şirketine karşı açtığı davada, yerel mahkeme uyuşmazlığın tüketici işlemi kapsamında olduğunu belirterek görevsizlik nedeniyle davayı usulden reddetmiş ve görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğuna karar vermiştir. Davalı vekilinin bu kararın vekalet ücreti kısmını istinaf etmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi, bireysel kasko sigorta sözleşmesinin 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun uyarınca bir tüketici işlemi niteliğinde olduğunu ve bu sebeple görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğunu teyit ederek, ilk derece mahkemesinin görevsizlik kararını hukuka uygun bulmuştur.

T.C. BURSA BAM ...
... HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 20...... T.C. BURSA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A ...... HUKUK DAİRESİ K A R A R DOSYA NO : ...KARAR NO : ...BAŞKAN : ...ÜYE : ...ÜYE : ...KATİP : ...İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : ... 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : ...KARAR NO : ...KARAR TARİHİ : █████/2024İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ : █████/2024DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ...DAVALI : ...VEKİLİ : Av. ...DAVANIN KONUSU : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)B.A.M. KARAR TARİHİ : █████/2024KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2024Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemesince davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine dair verilen karara süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı sigorta şirketi nezdinde ... numaralı kasko poliçesi ile sigortalı olan ... plaka sayılı aracının █████/2023 tarihinde müvekkilinin sevk ve idaresinde iken ... ... Yolu kuzey gişelerini geçtiği sırada yanmaya başladığını, aracın kullanılamayacak hale geldiğini, sigorta şirketine yapılan başvurunun sonuçsuz kaldığını, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, müvekkilin zararının teminat dahilinde olduğunu beyanla fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, dava konusunun bir tüketici işlemi olduğunu, delillerin müvekkili şirkete tebliğ edilmediğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, dava değeri itibariyle tüketici hakem heyetine başvuru yapılmaksızın dava ikame edildiğinden usulden reddi gerektiğini, kaza tarihinden itibaren faiz talebinde bulunulamayacağını beyanla davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, davacının nihai tüketici olduğu, davacı sigortalının davalı sigorta şirketi ile arasında bulunan sigorta sözleşmesine istinaden mevcut davayı açtığı, davanın tüketici mahkemesinde görülmesi gerektiği gözetildiğinde Davanın Görev Dava Şartı Yokluğu nedeniyle usulden reddine, Davanın konusu itibariyle davaya bakmaya görevli mahkeme Tüketici Mahkemesi olduğundan HMK 20. Maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık süre içinde talep edilmesi halinde Görevli Bursa Nöbetçi Tüketici Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde, mahkemece verilen 15.01.2024 tarihli kararda vekalet ücretine ilişkin olarak "Harç, masraf, avans ve vekalet ücreti hususlarının görevli mahkemece karara bağlanmasına, herhangi bir sebeple görevli mahkemede yargılamaya devam olunmaması halinde mahkememize iletilecek bir dilekçe ile yargılama giderlerine hükmedilebileceğine" şeklinde karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE :Dava, taraflar arasındaki kasko poliçesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Mahkemelerin görevi, dava şartlarından olup, yargılamanın her aşamasında re’sen dikkate alınması gerekmektedir. HMK.’nun 1.maddesi uyarınca mahkemelerin görevi kanunla belirlenir. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir.28.11.2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı “Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun”un (TKHK) 2. maddesinde Kanun'un kapsamı “bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” şeklinde açıklanmıştır. Kanun'un “tanımlar” başlıklı 3. maddesinin (l) bendinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder” biçiminde tanımlanmıştır.6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanun'un 83. maddesinde de taraflardan birinin tükecinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanun'un görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir. Bunun yanında aynı yasanın 83. maddesi uyarınca, eğer taraflardan bir tanesi tüketici ise onun yaptığı işlemler ile ilgili olarak diğer yasalarda bir düzenleme varsa, buna rağmen bu işlemin tüketici işlemi olduğu ve bu yasanın görev ve yetkiye dair olan düzenlemesini engellemeyeceği belirtilmiştir. Bir hukuki işlemin sadece 6502 Sayılı yasada düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığı tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması diğer tarafından mesleki ve tacir amaçla hareket etmesi gerekir.6100 sayılı HMK’nın 326. maddesinde, kanunda yazılı haller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği belirtilmiştir. Bu yargılama giderleri, hem davayı kazanan tarafça daha önce peşin olarak ödenen hem de dava sonunda ödenmesi gereken harç ve masraflar ile yargılama gideri olan vekalet ücretidir.6100 sayılı HMK'nın 323/ğ maddesi uyarınca, vekalet ücreti de yargılama giderleri arasında yer alır. Yargılama harç ve giderlerinden sorumluluk, ancak davanın bitiminde söz konusu olur. Dolayısıyla, kural olarak ancak esasa ilişkin nihai kararla birlikte yargılama harç ve giderlerine hükmolunur. Ancak istisnai olarak usule ilişkin nihai kararlarda da dava sona eriyorsa, dosya başka bir mahkemeye gönderilmiyorsa, derdestlik nedeniyle davanın usulden reddi durumunda olduğu gibi, yargılama giderlerine hükmedilmelidir. 6100 sayılı HMK'nın 331/2. maddesine göre de "Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararlarından sonra davaya başka bir mahkemede devam edilmesi halinde, yargılama giderlerine o mahkeme hükmeder. Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkeme, dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkum eder." Söz konusu hüküm, mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda yer almayan, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun getirdiği bir yenilik olarak karşımıza çıkmaktadır. Anılan yasa hükmü ile yargılamanın tekliği esası benimsenmiş ve görevsiz ya da yetkisiz mahkemece yargılama giderlerine hükmedilmeyeceği kabul edilmiştir. Görevsizlik ya da yetkisizlik halinde verilecek karar "usulden ret" kararıdır (HMK md. 115/2). Diğer bir anlatımla, görevsizlik ve yetkisizlik kararları ile mahkeme davadan elini çekmiş olsa da söz konusu kararlar, davanın esasını çözmeyip, davacı bu kararların kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde görevli veya yetkili mahkemeye başvurarak davaya kaldığı yerden devam olunmasını sağlayabilmektedir (HMK m. 20).Ne var ki, HMK'nın 331/2. maddesi ile görevli ve yetkili mahkemede yargılamaya devam edilmesi halinde, ilk kararı veren mahkemedeki yargılama için ayrıca bir yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmolunması gerektiği sonucu çıkarılmamalıdır. Çünkü usule ilişkin nihai kararla, davanın esası hakkında herhangi bir karar verilmediğinden, davanın sonunda hangi tarafın haklı, hangi tarafın haksız olduğu tespit edilemez. Henüz yargılamayı sona erdirmeyen görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararları üzerine görevli ve yetkili mahkemede davaya devam edildiği hallerde, uyuşmazlığın esası hakkında verilecek nihai kararda, haklılık durumuna göre yargılama giderlerinin hüküm altına alınması gerekir. Somut olayda, yargılama giderine yönelik açıklanan yasal düzenleme gereğince davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir. HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına ve istinaf konusu yapılan nedenlere ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesin kararı usul ve yasaya uygun olması nedeniyle davalı vekilinin istinaf taleplerinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2024 tarih, ... sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından HMK 353/1-b-1 hükmü gereğince davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gerekli istinaf karar ve ilam harcı peşin olarak alındığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 3-Karar tebliğ, harç tahsil ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,5-İstinaf yargılama giderinin istinafa başvuran davalı üzerinde bırakılmasına, Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 362/1-a. hükmü uyarınca kesin olmak üzere █████/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi. ......Başkan... e-imza...Üye... e-imza...Üye... e-imza...Katip... e-imza