Danıştay 12. Daire, OYAKın 2023 yılı nema kararlarının iptali talepli davada, birden fazla davacı ve vekaletname gibi idari yargılama usulü kurallarına uygunluğu inceliyor.
Özet: Bu hukuki metin, Ordu Yardımlaşma Kurumu (OYAK) üyelerinin, kurumun 2023 yılı kar payı dağıtımına ilişkin genel kurul kararının iptali, nema oranının bilirkişi incelemesiyle yeniden belirlenmesi ve yoksun kalınan nema miktarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi talepleriyle açtıkları davada, idari yargının idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluk denetimiyle sınırlı olduğunu, mahkemelerin idarenin takdir yetkisine müdahale edemeyeceğini ve dava dilekçelerinin ilgili kanun hükümlerine uygunluğunun önemini vurgulayarak, usuli değerlendirmeler yapmaktadır.
Danıştay 12. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : █████████
Karar No : ████████
DAVACILAR :
1- ...
2- ...
3- ...
...
90- ...
91- ...
92- ...
VEKİLLERİ : Av. ..., Av. ...
93- ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... Yardımlaşma Kurumu
DAVANIN KONUSU : Davacılar tarafından;
1- Ordu Yardımlaşma Kurumunun █████/2024 tarihinde gerçekleştirdiği 64. Olağan Genel Kurulunda alınan,
“OYAK'ın 01 Temmuz 2012 tarihi itibarıyla yürürlüğe giren TTK çerçevesinde hazırlanan ve bağımsız denetimden geçen 2023 yılı konsolide finansal tablolarında, %5 teknik faiz tutarı dâhil 148.164.405.484,60 TL'lik (yüz kırk sekiz milyar yüz altmış dört milyon dört yüz beş bin dört yüz seksen dört lira altmış kuruş) “toplam dağıtıma esas kaynak” oluşmuştur. Bu çerçevede, konsolide finansal tablolar baz alınarak hazırlanan teknik tabloların kabulünü ve toplam dağıtıma esas kaynağın tamamının, bireysel üye ortalama rezervine %77.1 olarak gerçekleşen toplam nema oranında uygulanması suretiyle,
1. Aktif üyelerin 31 Aralık 2023 tarihindeki rezervlerine (teknik faiz dahil) ilave edilerek emeklilik yardımlarının artırılmasını,
2. Emekli maaşı sistemindeki üyelerin 31 Aralık 2023 tarihindeki rezervlerine (teknik falz dahil) ilave edilmesini,
3. 2023 yılı başından bugüne kadar emeklilik yardımına hak kazanarak üyelikten ayrılmış olanlar ile EMS'den çıkanlara ve pay azaltımı yapanlara ayrılış tarihine göre hesaplanarak (ayrıldıkları tarihte kendilerine veya hak sahiplerine ödenen teknik faiz hariç) kendilerine veya hak sahiplerine 06 Haziran 2024 tarihinden itibaren ödenmesini,” şeklindeki (1.) sıradaki kararın iptaline,
2- Bireysel üye ortalama rezervlerine uygulanacak toplam nema oranının, bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle tespit edilerek, 2023 yılı nema oranı olarak uygulanmasına,
3- Yoksun kalınan nema miktarının, yasal faiziyle birlikte hak sahibi OYAK üyelerinin OYAK nezdindeki hesaplarına yatırılmasına,
karar verilmesi istenilmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca Tetkik Hakimi ...'in açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
İLGİLİ MEVZUAT :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin ikinci fıkrasında, idari yargı yetkisinin, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olduğu, idari mahkemelerin, idari eylem ve işlem niteliğinde yargı kararı veremeyecekleri; 3. maddesinde, idarî davaların Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı, dilekçelerde tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adresleri ile gerçek kişilere ait Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarasının gösterileceği; 5. maddesinin ikinci fıkrasında ise, birden fazla şahsın müşterek dilekçe ile dava açabilmesi için davacıların hak veya menfaatlerinde iştirak bulunması ve davaya yol açan maddi olay veya hukuki sebeplerin aynı olması gerektiği belirtilmiştir.
Öte yandan; 2577 sayılı Kanun'un 14. maddesinin üçüncü fıkrasında, dava dilekçeleri üzerinde yapılacak ilk incelemede, dilekçelerin 3 ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları yönlerinden de inceleneceği; altıncı fıkrasında, dava dilekçesindeki eksikliklerin tespiti halinde davanın her aşamasında 15. madde hükümlerinin uygulanacağı; 15. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde, 3. maddeye uygun olmayan dava dilekçesinin otuz gün içinde yeniden düzenlenmek veya noksanları tamamlanmak üzere reddedileceği; beşinci fıkrasında, dilekçenin reddedilmesi üzerine yeniden verilen dilekçede aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde davanın reddedileceği hükme bağlanmıştır.
2577 sayılı Kanun'un 31. maddesi ile göndermede bulunulan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 71. maddesinde, "Dava ehliyeti bulunan herkes, davasını kendisi veya tayin ettiği vekil aracılığıyla açabilir ve takip edebilir." ; 76. maddesinin birinci fıkrasında da, "Avukat, açtığı veya takip ettiği dava ve işlerde, noter tarafından onaylanan ya da düzenlenen vekâletname aslını veya avukat tarafından onaylanmış aslına uygun örneğini, dava yahut takip dosyasına konulmak üzere ibraz etmek zorundadır." hükümlerine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdari yargı mercilerinde açılacak davalarda; dava dilekçelerinin, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda belirtilen şekil kurallarına uygun bir biçimde ve yargılamanın gerektirdiği bilgileri ve belgeleri içerecek şekilde düzenlenmesi gerektiği gibi mahkemelerce, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde karar verilmesine de olanak bulunmamaktadır.
2577 sayılı Kanun'da ve bu Kanun'un 31. maddesinin göndermede bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda yer alan düzenlemelere göre; idari davaların, bizzat davacı tarafından veya usulüne uygun olarak düzenlenen bir vekâletname ile tayin edilmiş avukat aracılığıyla açılabileceği; vekil sıfatıyla avukat tarafından açılacak davalarda, vekâletname aslının veya onaylı örneğinin de dava dilekçesine eklenmesinin zorunlu olduğu açıktır.
Dava dosyasının incelenmesinden; yukarıda isimleri belirtilen davacılar adına vekilleri tarafından verilen dava dilekçesinde, Ordu Yardımlaşma Kurumunun █████/2024 tarihinde gerçekleştirdiği 64. Olağan Genel Kurulunda alınan (1.) sıradaki kararın iptali ile bilirkişi tarafından tespit edilecek nema oranının uygulanmasına ve bu sebeple oluşan nema farkının OYAK üyelerinin hesaplarına yatırılmasına karar verilmesinin istenildiği, ayrıca, dava dilekçesi ekinde vekâletnamelerin sunulmadığı, avukatın verdiği █████/2024 tarihli dilekçede vekâletnameleri ibraz edeceğini beyan ettiği, bunun üzerine Dairemizin █████/2024 tarihli ara kararıyla, davacıların adlarına, usulüne uygun olarak düzenlenmiş ve vekâlet pulu yapıştırılmış vekâletnamelerin asıllarının veya suret olması halinde vekâlet suret harcı ödenmiş onaylı örneklerinin davacılar vekili Av. ...'tan istenilmesine karar verilerek, bu ara kararının █████/2024 tarihinde davacılar vekiline tebliğ edildiği, Av. ... tarafından verilen █████/2025 tarihli dilekçede, davacılardan (27) tanesinin ismi listelenerek, bu kişilerin vekâletnamelerinin olmadığının bildirildiği, bu listede yer almayan diğer davacılara ait vekâletnamelerin ise, dosyaya sunularak, vekâlet suret harcı ve baro pullarının ödenmiş olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda; sadece usulüne uygun olarak düzenlenmiş vekâletnamesi olan kişiler adına dava açılması ve dava dilekçesinde idari eylem ve işlem niteliğinde karar verilmesi isteminde bulunulmaması gerektiğinden, vekâletnamesi olmayan kişilere de yer verilen ve bilirkişilerce tespit edilecek nema oranının üyelere uygulanarak oluşacak nema farkının üyelerin hesaplarına yatırılmasına karar verilmesinin istenildiği dava dilekçesinde, bu haliyle 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygunluk görülmemiştir.
Öte yandan, 2577 sayılı Kanun'un 5. maddesinin ikinci fıkrasında belirtildiği üzere; birden fazla şahsın müşterek dilekçe ile dava açabilmesi için, davacıların hak veya menfaatlerinde iştirak bulunması gerekmektedir.
Uyuşmazlık konusu olayda, Ordu Yardımlaşma Kurumunun █████/2024 tarihinde gerçekleştirdiği 64. Olağan Genel Kurulunda alınan (1.) sıradaki kararın iptalini istemede, OYAK üyesi olan davacıların hak ve menfaatinde iştirak bulunduğu kuşkusuz olmakla birlikte, anılan karar nedeniyle yoksun kaldıkları nema miktarının yasal faiziyle birlikte OYAK'taki hesaplarına yatırılması istemi yönünden, davacılar arasında, birlikte dava açmalarını gerektirecek hak ve menfaat birliği olmadığı, dolayısıyla dava dilekçesinde bu açıdan 2577 sayılı Kanun'un 5. maddesine de uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesinin üçüncü fıkrası ve 15. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca, bu kararın tebliğinden itibaren 30 (otuz) gün içinde, yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak, 3. maddeye aykırılıklar giderilmek ve eğer tespit edilecek nema farkının yasal faiziyle üyelerin hesaplarına yatırılması talep edilecekse, 5. maddenin ikinci fıkrasına göre her bir davacı yönünden ayrı ayrı düzenlenecek dilekçelerle, gerekli harç ve posta masrafları yatırılmak suretiyle yeniden dava açmakta serbest olmak üzere DAVA DİLEKÇESİNİN REDDİNE;
2. Aynı Kanun'un 15. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca dilekçenin reddi üzerine yeniden verilen dilekçede de aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde davanın reddedileceği hususunun davacılara bildirilmesine;
3. Aşağıda dökümü yapılan ... TL yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan ... TL yürütmenin durdurulması harcı ile artan posta ücretinin davacılara iadesine, davanın yenilenmesi halinde harç alınmasına, █████/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!