Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinde, kefalet sözleşmesinden kaynaklanan rücu belgesine dayalı icra takibine yapılan borçlu itirazının iptali davası.
Özet: Dava, davacının üçüncü kişiler lehine yaptığı ödeme sonrası davalılardan rücu talebiyle başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkin olup, davalıların borcu ve rücu belgesinin muacceliyetini reddeden itirazlarına karşı, mahkemece alınan bilirkişi raporu davacının belirtilen ödemeyi rücu belgesine dayanarak gerçekleştirdiğini ve davalıların belirli bir miktar borçtan sorumlu olduğunu tespit etmiştir.

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : İtirazın İptali (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2018KARAR TARİHİ : █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Borçlular hakkında Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... D.İş. sayılı ihtiyati haciz kararına binaen, aynı yargı çevresinde bulunan Eskişehir ... İcra Müdürlüğü’nün ... E sayılı dosyası ile takip yapıldığını, takip neticesinde borçlulara tebligat gönderilerek esas takibe geçilmiş ve borçlulardan ... ile ... İnş. Nak. San Ve Tic. Ltd. Şti'nin █████/2016 tarihli itirazlarını içerir dilekçesi ile söz konusu takibin durduğunu, diğer borçlu ... adına herhangi bir itirazın bulunmaması sebebi ile bu taraf açısından takibin kesinleştiğini, borçlu tarafların yetki itirazı doğrultusunda, Eskişehir .... İcra Müdürlüğü’nün .... E sayılı takip dosyası, yetkili icra dairesi olan Bakırköy İcra Müdürlüğü'ne tefrik edilerek gönderilmiş olduğunu ve Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası üzerinden borçlulara gönderilen ödeme emrine borçlular vekillerince █████/2017 tarihinde itiraz edildiğini, davalı tarafın itiraz dilekçelerinde, borcun dayanağı olan rücu belgesinin muaccel hale gelmemiş bir alacağa dayandığını iddia ettiğini, lakin takibe konu borcun kaynağı olan rücu belgesinin Bursa ... İcra Dairesi tarafından ... esas sayılı dosyasına istinaden, müvekkili şirket tarafından yapılmış olan infaza ilişkin tüm ödemenin (343.500,00 TL), iş bu davanın borçlularından rücu edilebilmesi amacıyla düzenlenmiş olduğunu, ayrıca rücu belgesinde borçluların hangi miktardan sorumlu olduğunun (101.324,51 TL) açık bir şekilde icra müdürlüğünce belirtilmiş olduğunu, yetkili icra mercii tarafından usulüne uygun bir şekilde hazırlanmış ve alacağı muaccel hale gelmiş olan rücu belgesine dayanılarak başlatılan icra takibine itiraz eden borçluların yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, karşı tarafın %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar usulüne uygun meşruhatlı davetiyeye rağmen davaya cevap dilekçesi vermemiştir.DELİLLER : Bursa ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası, İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi, Silivri ... Sulh Hukuk Mahkemesi, Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi yazı cevabı, faturalar, ticari defterler ve belgeler, muavin defter kayıtları, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :Dava, Davacının Bursa ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında yer alan rücu belgesine istinaden infaza ilişkin yapmış olduğu ödemenin davalı borçlulardan rücu edilmesi amacıyla başlatmış olduğu Bakırköy ... İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.Davalı vekili icra dosyasına yapmış olduğu itirazında; müvekkillerinin alacaklı görünen tarafa herhangi bir borcunun olmadığını, bu nedenle takibe, borcun tamamına, faiz ve tüm ferilere, borca dayanak belgelere belgelerin geçerliliğine ve takibin mükerrerliğine itiraz ettiklerini beyan etmiştir.Bakırköy ... İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde dayanak 101.524,38 TL asıl alacak ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsili için faturaya dayalı olarak ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.Bilirkişi 15.04.2026 tarihli raporunda; Detayı rapor içerisinde izah edilen nedenlerle, dosyaya mübrez belge ve bilgi ile Sınırlı olarak yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; T.C. Bursa ... İcra Dairesi ... E. Sayılı dosyasının 04.01.2016 tarihli rücu belgesinde, borçlularının ... Havacılık Lojistik Turizm San. AŞ, .... Ltd. Şti., ..., ... olduğu, dava dışı hak sahipleri için belirlenen borç miktarının 343.500,00 TL olduğu, dosya borcundan 101.324,51 TL’lik kısmının borçlulardan ... Havacılık Lojistik Turizm San. AŞ,’nin yatırdığına dair rücu belgesi düzenlenmiş olduğunu, .... Bankası Ödeme dekontunda, davalı ... Havacılık Lojistik Turizm San. AŞ, tarafından 12.11.2015 tarihinde, Bursa ... İcra Müdürlüğüne 343.500,00 TL ödeme yaptığının görüldüğünü, Mahkeme kararı ile belirlenen dava dışı hak sahiplerin maddi ve manevi tazminatına ilişkin, davalı ... Havacılık Lojistik Turizm San. AŞ, tarafından 12.11.2015 tarihinde icra dosyasına 343.500,00 TL ödeme yapıldığını, bu hususta takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, dava konusu rücuen alacağa ilişkin olması nedeni ile, .... Havacılık Lojistik Turizm San. AŞ, tarafından yapılan ödemenin davalıların kusur oranına / sorumlu olduğu miktarın tespitinin yapılacağını, Hesaplama: İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi; ... E. Sayılı Dosyasında Mübrez Kusur raporunda, dava konusu olayda, davalı sürücüler ... ile .... toplamda % 30 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiğini, ... Havacılık Lojistik Turizm San. AŞ, tarafından yapılan 343.500,00 TL ödemenin x %30 oranı= 103.050,00 TL olduğunun hesaplandığını, Sonuç: Tüm takdir ve hukuksal değerlendirmesi Sayın Mahkeme’nize ait olmak üzere; Davalılar; ..., ....Sondaj İnş. Nak. San Ve Tic. Ltd. Şti Ve ... Aleyhine Eskişehir ...İcra Müdürlüğü'nün ..... E Sayılı takip başlatıldığı ve takibe ... İle .... Sondaj İnş. Nak. San Ve Tic. Ltd. Şti'nin itiraz ettiğini, ...... açısından takibin kesinleştiği, davacı .... Havacılık Lojistik Turizm San. AŞ, tarafından Bursa .... İcara Dairesi ... E. Sayılı dosyasına dava dışı hak sahipleri için 343.500,00 TL olarak ödeme yapmış olup, ödenen tutarın davalı ..., ... Sondaj İnş. Nak. San Ve Tic. Ltd. Şti Ve ....‘ın %30 kusur oranına tekabül eden tutarın; 103.050,00 TL olduğunu, Bursa .... İcara Dairesi .... esas sayılı dosyasının 04.01.2016 tarihli rücu belgesinde, 343.500,00 TL’lik borcun 101.324,51 TL’lik kısmının davacı .... Havacılık Lojistik Turizm San. AŞ’nin ödendiği bilgisinin bulunduğunu, davacı tarafından iş bu dava ile 101.324,51 TL talep ettiği, bilirkişi tarafından davalıların %30 kusur oranına göre rücu miktarının 103.050,00 TL hesaplandığını, Eskişehir .... İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı dosyanın tefrik edilen Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasının takibinin devamı ve takip tutarının %20 sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına karar verilmesinin, ayrıca temerrüt tarihinin takdirinin Sayın Mahkemeye ait olacağını bildirmiştir.İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas ve ... Karar sayılı kararı ile; "Manevi tazminata ilişkin davanın kısmen kabulü ile; 50.000 TL ....'e, 40.000 TL ...'e, 40.000 TL ...'e, 40.000 TL n'e, 40.000 TL Elif Tekin'e ve 10.000 TL anne Hadiye Tekin'e olmak üzere toplam 220.000 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar Sarp Havacılık Loj. Turizm San. ve Tic. A.Ş., Mustafa Solak, Çağlayan Sondaj İnş. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti, ... ve Abdullah Çağlayan'dan kendi aralarındaki rucu hakkı saklı kalmak kaydıyla müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, Destekten yoksun kalma - maddi tazminat davasının kabulü ile; muris eş Aynur Tekin yönünden 111.342,49 TL, muris kızı ... yönünden 2.998,11 TL, muris oğlu Hakkı Anıl Tekin yönünden 2.998,11 TL ve muris kızı Hediye Ezgi Tekin yönünden 9.615,99 TL olmak üzere toplam 126.954,70 TL destekten yoksun kalma maddi tazminatının (davalılar Axa Sigorta A.Ş. 107.911,52 TL'sinden, ... 19.043,22 TL'sinden, Abdullah Çağlayan 19.043,22 TL'sinden, Çağlayan Sondaj İnş. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti. 38.086,44 TL'sinden ve Euroko Sigorta 'nın 19.043,22 TL'sinden sorumlu olması kaydıyla) sigorta şirketleri yönünden dava tarihi, diğer davalılar yönünden █████/2013 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine," karar verilmiştir.Yargıtay 17. Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın █████████ Esas ve ████████ Karar sayılı, █████/2019 tarihli bozma ilamı ile; İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas ve ████████ Kararının " Dava, trafik kazası sonucu oluşan ölüm nedeniyle, ölenin yakınlarının, destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.10.04.1992 gün 7/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı, hakimin tefhim etmiş olduğu kısa kararla gerekçeli kararın uyum içinde olmasını öngörmektedir. Kısa kararda hükmedilen bir yükümlülüğün gerekçeli kararda hüküm altına alınmamış olmasının, hükmün gerekçe kısmında kabul edildiği bildirilen bir yükümlülüğün, hüküm fıkrasında karar altına alınmayışının çelişki teşkil etmediğini söylemek mümkün değildir. Yargı erkinin görev ve yetkisi, Anayasa ile yasaları amaçlarına uygun olarak yorumlayıp uygulamak, keza İBK'nın bağlayıcılığını gözetmekten ibarettir. Kısa kararla gerekçeli karar arasındaki çelişkiye cevaz verilmemesinin amacı, kamunun mahkemelere olan güveninin sarsılmamasına yöneliktir. Tefhim edilen hüküm başka, gerekçeli karardaki hüküm başka ise, bu durumun mahkemelere olan güveni sarsacağı tartışmasızdır. Öyle ki İBK ile bu konuya çok büyük bir önem verilmiş,çelişkinin varlığı tespit edildiği takdirde başka bir incelemeye gerek görülmeksizin ve tarafların bu konuyu temyiz sebebi yapıp yapmadıklarına bakılmaksızın kararın salt bu nedenle bozulması gerektiğine işaret edilmiştir.Diğer taraftan 1086 sayılı HUMK'nun 381-389. maddelerinde (6100 sayılı HMK'nun 294-297. maddeleri), hükmün tefhimi, nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca düzenlenmiştir. HUMK’nun 388. maddesinde (HMK'nun 297/II maddesi); hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin zorunlu olduğu açıklanmıştır. Başka bir anlatımla, tesis edilen hüküm, infazı kabil ve uygulanabilir olmalı ve tereddüt yaratıcı olmamalıdır.Bu hükümler yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereği ve kamu düzeni ile ilgili olup, yasanın aradığı anlamda oluşturulacak kısa ve gerekçeli kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar, kararın gerekçesinin de, sonucu ile tam bir uyum içinde, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıkta olması zorunludur. Somut uyuşmazlıkta; yerel mahkemenin kısa kararı ile gerekçeli kararının hüküm fıkrası birbiriyle uyumludur. Ne var ki; yerel mahkemece, zarardan sorumlu olan davalıların hüküm altına alınan tazminatlardan müteselsilen sorumluluğuna hükmedildikten sonra, davalılar için belirlenen kusur oranlarına göre davalıların sorumlu olduğu miktarların belirlenip sınırlandırıldığı ve bu şekilde hüküm tesis edildiği görülmektedir. Niteliği itibariyle bölünebilen bir edimin birden fazla borçlusundan her birinin edimin tamamını ifa etmekle yükümlü olduğu borçluluk türü olan müteselsil sorumluluğa hükmedildikten sonra; zarar sorumlularının sorumluluğunun belli kusur oranlarıyla sınırlanmasının hükmü çelişkili hale getirdiği açıktır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 88. maddesi gereği de, birlikte zarara sebep olanların, zarar görene karşı müteselsil sorumlu olduğu dikkate alındığında, davalıların kazadaki kusur oranlarına göre sorumlu oldukları miktarların sınırlandırılması (ayrık durumlar hariç) doğru olmayacaktır. Bu suretle, çelişkili ve infazda tereddüt yaratacak nitelikte hüküm kurulmuş olması, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 294/3. maddesine aykırılık teşkil ettiğinden 10.4.1992 gün ve 1991/7 Esas-1992/4 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararı uyarınca; infazda tereddüt uyandırmayacak bir hüküm kurulmak üzere kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir. Davacı taraf, davaya konu edilen tazminatlar için temerrüt faizi olarak ticari faize hükmedilmesini talep etmiş; mahkeme ise, yasal faize karar vermiştir. Davaya konu kazaya karışan araçların tüzel kişi tacir olan davalılara ait ticari araçlar olduğu gözetilmek suretiyle, temerrüt faizi olarak avans faizine karar verilmesi gerekirken, yasal faize karar verilmesi de doğru olmamıştır. Davacılar vekili, dava konusu kaza sonucu davacıların eşi/ babası/ oğlu olan yakınlarının ölümünden duyulan üzüntü nedeniyle, toplam 480.000,00 TL. manevi tazminat isteminde bulunmuş; mahkemece talebin kısmen kabulüne karar verilmiştir. 6098 sayılı TBK'nun 56. maddesi (818 sayılı BK. 47. md.) hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. O halde mahkemece; meydana gelen trafik kazası sonucu davacılar murisinin ölümü nedeniyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla; tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kazanın meydana geldiği tarih ve paranın alım gücü göz önünde bulundurularak, davacılar için hak ve nasafet kuralları çerçevesinde daha düşük manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, somut olay ile bağdaşmayan, bir miktar yüksek manevi tazminata hükmedilmesi uygun görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir" gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiş, bozmaya karşı taraf vekilleri karar düzeltme talebinde bulunmuş, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın █████████ Esas ve █████████ Karar sayılı, █████/2020 tarihli karar düzeltme ilamı ile; "Dairemizin █████/2019 gün ve █████████-████████ sayılı bozma ilamının beşinci bendinin ''5-Davacılar vekili, dava konusu kaza sonucu davacıların eşi/ babası/ oğlu olan yakınlarının ölümünden duyulan üzüntü nedeniyle, toplam 480.000,00 TL. manevi tazminat isteminde bulunmuş; mahkemece talebin kısmen kabulüne karar verilmiştir. 6098 sayılı TBK'nun 56. maddesi (818 sayılı BK. 47. md.) hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.O halde mahkemece; meydana gelen trafik kazası sonucu davacılar murisinin ölümü nedeniyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla; tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kazanın meydana geldiği tarih ve paranın alım gücü göz önünde bulundurularak, davacı çocuklar Hadiye Ezgi Tekin, Elif Öztürk, Hakkı Anıl Tekin, ... için hak ve nasafet kuralları çerçevesinde daha düşük manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, somut olay ile bağdaşmayan, bir miktar yüksek manevi tazminata hükmedilmesi uygun görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.'' şekinde düzeltilmesine karar vermek gerekmiştir." gerekçesi ile İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin kararının manevi tazminata ilişkin kısmının müteveffanın çocukları olan davacılar yönünden kaldırılmasına karar verilmiştir. Karar düzeltme ilamı taraf vekillerine tebliğ edilmiş, usul ve yasaya uygun Yargıtay bozma ve karar düzeltme ilamına uyularak yargılamaya devam edilmiş, dosyanın İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esası'na kaydedilmiştir. İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas ████████ Karar sayılı █████/2021 tarihli ilamı ile; "1-Davacılar Aynur Tekin, ..., Hakkı Anıl Tekin, Hediye Ezgi Tekin'in maddi tazminat taleplerinin KABULÜ ile davacı Aynur Tekin yönünden 111.342,49 TL, davacı ... yönünden 2.998,11 TL, davacı Hakkı Anıl Tekin yönünden 2.998,11 TL ve davacı Hadiye Ezgi Tekin yönünden 9.615,99 TL maddi tazminatın davalılar Axa Sigorta A.Ş. ile Euroko Sigorta A.Ş. yönünden dava tarihi olan █████/2013 tarihinden, davalılar Sarp Havacılık Lojistik Turizm San. Ve Tic. A.Ş., Mustafa Solak, Çağlayan Sondaj İnşaat Nak. San. Ve Tic. Ltd. Şti., ... ve Abdullah Çağlayan'dan kaza tarihi olan █████/2013 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine (sigorta şirketlerinin sorumluluklarının poliçe limiti ile sınırlı tutulmasına),2-Davacıların manevi tazminat taleplerinin KISMEN KABULÜ ile davacı Aynur Tekin yönünden 50.000 TL, davacı ... yönünden 30.000 TL, davacı Hakkı Anıl Tekin yönünden 30.000 TL, davacı Hadiye Ezgi Tekin yönünden 30.000 TL, davacı Elif Öztürk yönünden 30.000 TL ve davacı Hadiye Tekin yönünden 10.000 manevi tazminatın davalılar Sarp Havacılık Lojistik Turizm San. Ve Tic. A.Ş., Mustafa Solak, Çağlayan Sondaj İnşaat Nak. San. Ve Tic. Ltd. Şti., ... ve Abdullah Çağlayan'dan kaza tarihi olan █████/2013 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine," dair karar verilmiştir.İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas ████████ Karar sayılı █████/2021 tarihli kararının; Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin ██████████ Esas █████████ Karar sayılı 05.02.2024 tarihli ilamıyda; "1.Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı anlaşılmakla davalı Sarp Havacılık A.Ş. vekilinin tüm, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2. Bir mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. Usuli kazanılmış hak olarak tanımlanan bu olgu mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirmektedir (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı YİBK). Bundan başka, Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün, bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş olan bu kısımları lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur (04.02.1959 tarihli ve 13/5 sayılı YİBK).Somut olayda bozma öncesi verilen kararda davacı ..., davacı Hakkı Anıl Tekin, davacı Hadiye Ezgi Tekin, davacı Elif Öztürk için 40.000,00'er TL manevi tazminata hükmedilmiştir. Mahkeme kararı davalı Axa Sigorta A.Ş. vekili, davalı Eureko Sigorta A.Ş. vekili, davalılar Sarp Havacılık A.Ş. ve Mustafa Solak vekili, davalılar Çağlayan Sondaj Ltd. Şti. ve ... vekili tarafından temyiz edilmiş, davalılar Çağlayan Sondaj Ltd. Şti. ve ... vekilinin kesin sürede eksik temyiz harçlarını ikmal etmemiş olması nedeniyle temyiz isteminin reddine karar verilmiş ve kararı temyiz eden diğer davalılar lehine olmak üzere ise davacı çocuklar Hadiye Ezgi Tekin, Elif Öztürk, Hakkı Anıl Tekin, ... için hak ve nasafet kuralları çerçevesinde daha düşük manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur. Bozma sonrası mahkemece bozma ilamına uyularak yukarıda adı geçen davacılar için 30.000'er TL manevi tazminata hükmedilmiştir.Bozma öncesi kararı temyiz etmeyen davalı Abdullah Çağlayan ile temyiz dilekçesi reddedilen davalılar Çağlayan Sondaj Ltd. Şti. ve ... yönünden bozma öncesi davacılar için hükmedilen 40.000 'şer TL manevi tazminat kesinleşmiş olup, davacılar lehine oluşan usuli kazanılmış hakkın ihlal edilerek karar verilmesi doğru görülmemiştir." şeklinde karar verilerek İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas ████████ Karar sayılı █████/2021 tarihli kararının bozulduğu,İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi ███████ Esas, ████████ Karar Sayılı ilamında;"Mahkememiz tarafından manevi tazminat yönünden yapılan bozma doğrultusunda usulü kazanılmış hak kuralları dikkate alınarak; mahkememizin ilk verdiği karar olan ████████-████████ sayılı kararında ; davacıların manevi tazminat talebi yönünden "1-Manevi tazminata ilişkin davanın kısmen kabulü ile; 50.000 TL Aynur Tekin'e, 40.000 TL Hadiye Ezgi Tekin'e, 40.000 TL ...'e, 40.000 TL Hakkı Anıl Tekin'e, 40.000 TL Elif Tekin'e ve 10.000 TL anne Hadiye Tekin'e olmak üzere toplam 220.000 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar Sarp Havacılık Loj. Turizm San. ve Tic. A.Ş. , Mustafa Solak, Çağlayan Sondaj İnş. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti, ... ve Abdullah Çağlayan'dan kendi aralarındaki rucu hakkı saklı kalmak kaydıyla müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, Fazlaya ilişkin istemin reddine," şeklinde karar verilmiş olup, işbu kararı davalı Abdullah Çağlayan temyiz etmemiş, davalılardan Çağlayan Sondaj İnş. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti ve ... temyiz etmiş ise de, verilen kesin süre içerisinde eksik temyiz harçları ikmal edilmediğinden, temyiz isteminin reddine karar verilmiş olduğu, işbu davalılar yönünden mahkememizce Elif Tekin (Öztürk), Hadiye Ezgi Tekin ve ... ve Hakkı Anıl Tekin lehine 40.000 er TL manevi tazminata hükmedildiği tartışmasız olup, işbu manevi tazminatın mahkememizce verilen ilk karar olan ████████-████████ sayılı ve █████/2015 günlü kararı doğrultusunda ilgili davalıların temyiz istemlerinin reddedilmiş olması ve temyiz üzerine verilen Yargıtay kararında işbu manevi tazminatlar yönünden bahsi geçen davalılar yönünden bir bozmanın yapılmamış olması karşısında ikinci kararda bahsi geçen Hakkı Anıl Tekin, Hadiye Ezgi Tekin, Elif Öztürk ve ... yönünden yeniden sorumluluğun 40.000 er TL manevi tazminat bakımından devam ettiğinin tespit edilerek, buna göre karar verilmesi gerektiği halde mahkememizce davacılar lehine usulü kazanılmış hak kuralı ihlal edilerek davacılar lehine 30.000 er TL manevi tazminata hükmedildiği görülmekle, uyulan bozma ilamı doğrultusunda , usulü kazanılmış hak kuralları dikkate alınarak manevi tazminat yönünden; "Davacılar Elif Tekin , Hadiye Tekin, Hadiye Ezgi Özkan , Hakkı Anıl Tekin , Evrim Sevinç , Aynur Tekin'in, davalılar Sarp Havacılık Lojistik Turizm San. AŞ, Çağlayan Sondaj Ltd.Şti., Mustafa Solak(tır şoförü), ... (Çağlayan Sondaja ait araç sürücüsü), Abdullah Çağlayan isimli işleten ve araç sürücüleri aleyhine, murisleri ...’in █████/2013 günü meydana gelen trafik kazasında vefatı nedeniyle açılan manevi tazminat davasında;Davacıların murise yakınlıkları nedeniyle duydukları acı ve ızdırabın bir nebze azaltılması bakımından tarafların sosyal ve ekonomik durumu, davalıların kusur oranları, paranın satın alma gücü, olayın meydana geldiği tarih dikkate alınarak, kendi aralarında rücu hakları saklı kalmak kaydıyla, mahkememizce verilen kararlar ve bu kararların kesinleşmesi ve Yargıtay bozma kararları ile, kararların temyiz edilip edilmediğine ilişkin dosyadaki deliller birlikte değerlendirilerek, a-Davacılar ..., Hakkı Anıl Tekin, Hadiye Ezgi Tekin, Elif Öztürk yönünden açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile her bir işbu davacılar için 40.000'er-TL manevi tazminat olmak üzere toplam 160.000-TL manevi tazminatın davalılar Sarp Havacılık .. AŞ, Mustafa Solak, Çağlayan Sondaj .. Ltd.Şti., ... ve Abdullah Çağlayan’ın olay tarihi █████/2013’ten itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte, davalılar Sarp Havacılık … AŞ ve Mustafa Çolak’ın işbu tazminatın 30.000'er Türk Lirası olmak üzere toplam 120.000'er TL ve ferilerinden sorumlu olması kaydıyla tahsilde tekerrür olmamak üzere davalılar Sarp Havacılık Lojistik Turizm San. AŞ, Çağlayan Sondaj Ltd.Şti., Mustafa Solak, ..., Abdullah Çağlayan'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine,b-Fazlaya ilişkin isteminin reddine c-Davacılar Aynur Tekin ve Hadiye Tekin yönünden mahkememizce verilen ████████-392 sayılı ve █████/2021 günlü kararın kesinleştiği anlaşıldığından yeniden hüküm tesisine yer olmadığına," şeklinde karar vermek gerekmiştir." gerekçesi ile karar verilmiştir.Somut olay irdelendiğinde; ... mirasçılarının davacı olduğu, iş bu dosyamız taraflarının davalılarından olduğu █████/2013 tarihli trafik kazası nedeniyle yargılaması yapılan İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas, ████████ Karar Sayılı ilk ilamında müteveffa ...'in kazada atfi kabil kusurunun bulunmadığı, Mustafa Solak'ın %70, ...'ın %15, Abdullah Çağlayan'ın %15 oranında kusurlu bulundukları, ... mirasçıları olan Aynur Tekin, ..., Hakkı Anıl Tekin, Hadiye Ezgi Tekin, Elif Öztürk ve Hadiye Tekin lehine toplam 346.954,70 tazminat takdir edildiği, İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas, ████████ Karar Sayılı ilamının Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin █████████ Esas ████████ karar sayılı ilamı ile kaldırıldığı ve Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin █████████ Esas █████████ karar sayılı karar düzeltme ilamı üzerine İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas, ████████ Karar Sayılı ilamı ile yeniden karar verildiği, bu kararın Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin ██████████ Esas █████████ karar sayılı kararı ile bozulduğu, bu sefer İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ███████ Esas, ████████ Karar Sayılı ilamı ile karar verildiği, iş bu kararın kesinleşmediği, fakat maddi tazminat yönünden ve Aynur Tekin ve Hadiye Tekin bakımından hükmedilen manevi tazminatlar yönünden ████████ Esas ████████ karar sayılı kararın önceki bozma ilamları doğrultusunda kesinleştiğinin bu nedenle yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığının belirtildiği, yine ███████ Esas, ████████ Kararda manevi tazminat bakımından önceki bozma ilamları doğrultusunda usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak hüküm kurulduğu, böylelikle mahkememizce mevcut mahkeme ve Yargıtay kararları ve usuli kazanılmış haklar dikkate alınmakla bekletici mesele ara kararından dönüldüğü, Bursa 8. İcra Dairesi ██████████ E. Sayılı dosyasının 04.01.2016 tarihli rücu belgesinde, borçlularının Sarp Havacılık Lojistik Turizm San. AŞ, Çağlayan Sondaj Ltd. Şti., ..., Abdullah Çağlayan, Mustafa Solak olduğu ve borç miktarının 343.500,00 TL olduğu, 101.324,51 TL’lik kısmının borçlulardan Sarp Havacılık Lojistik Turizm San. AŞ,’nin yatırdığına dair rücu belgesi düzenlenmiş olduğu, ödeme dekontuna göre Sarp Havacılık Lojistik Turizm San. A.Ş. tarafından 12.11.2015 tarihinde Bursa 8. İcra Müdürlüğüne 343.500,00 TL ödeme yapıldığı, davacı tarafça Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2016/9 D.İş. sayılı ihtiyati haciz kararına istinaden Eskişehir 3. İcra Müdürlüğü’nün ████████ E sayılı dosyası ile takip yapıldığı, dosya borçlularından Abdullah Çağlayan'ın itirazının bulunmaması nedeniyle takibin onun bakımından kesinleştiği, davalıların itiraz etmeleri sebebiyle takibin durduğu, yetki itirazı sonucu Eskişehir 3. İcra Müdürlüğü’nün ████████ E sayılı takip dosyasının tefrik edilerek gönderilmiş olduğu, Bakırköy 9. İcra Müdürlüğünün █████████ esas sayılı dosyası üzerinden borçlulara gönderilen ödeme emrine itiraz edilmesi sonucu açılan iş bu davada hükme esas almaya uygun bilirkişi raporu ile davacının rücu edebileceği miktarın 103.050,00 TL olarak hesaplandığı anlaşılmış olup takipten önce davalıların usulüne uygun temerrüde düşürüldüğüne ilişkin delil bulunmadığından davanın asıl alacak yönünden kabulü, faiz talebinin reddi ile alacağın niteliği itibariyle belirlenebilir olmayıp, miktarının tespitinin yargılamayı gerektirmesi nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin reddine hükmedilerek yapılan yargılama sonucu aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, davalının Bakırköy 9. İcra Müdürlüğünün █████████ esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın 101.324,51 TL anapara bakımından iptali ile takibin 101.324,51 TL anapara bakımından aynı koşullar ile devamına,2-Alacağın niteliği itibariyle belirlenebilir olmayıp, miktarının tespitinin yargılamayı gerektirmesi nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin reddine,3-Alınması gerekli 6.921,48 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 1.733,79 TL harcın mahsubuyla bakiye 5.187,69 TL harcın davalılardan alınarak hazineye irat kaydına,4-Davacı tarafından yapılan 35,90 TL başvurma harcı, 1.733,79 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.769,69 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafça posta / tebligat / bilirkişi gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 8.912,00 TL yargılama giderinden kabul ve red oranı üzerinden takdiren 8.894,00 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,6-AAÜT gereğince hesap edilen 45.000,00 TL ücreti vekaletin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,7-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne davalı tarafların yokluğunda açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2026Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır