Danıştay 12. Dairede görülen, 6. Dönem Toplu Sözleşmenin sosyal denge tazminatından yararlanan sendika üyesi olmayan kamu görevlilerinden dayanışma aidatı alınmasına ilişkin hükmün iptali davası.
Özet: Bu hukuki evrak, 6. dönem toplu sözleşmesindeki, sosyal denge sözleşmesinin taraf sendikasının, üyesi olmayan kamu görevlilerinden, aynı unvanlı üyesinden aldığı aidatın iki katına kadar sosyal denge sözleşmesi aidatı alabilmesini sağlayan maddenin iptali talebiyle açılan bir davayı konu almaktadır; davacı sendika bu düzenlemenin sendika üyesi olan ve olmayan kamu görevlileri arasında ayrım yarattığını ve anayasaya aykırı olduğunu iddia ederken, davalı bakanlık ve müdahil sendika, anayasal temelleri, ilgili kanun hükümleri ve yargı kararları doğrultusunda, sendikal örgütlenmeyi teşvik eden ve toplu sözleşme serbestisi kapsamında değerlendirilmesi gereken yasal bir düzenleme olduğunu savunmaktadır.
Danıştay 12. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : █████████
Karar No : ████████
DAVACI : ... Sendikası
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... Bakanlığı
VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri Av. ...,
Hukuk Müşaviri Av. ...
DAVALI YANINDA MÜDAHİL : ... Sendikası
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU : █████/2021 tarih ve 31579 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2022 ve 2023 Yıllarını Kapsayan 6. Dönem Toplu Sözleşme'nin; ''Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklar'' başlıklı üçüncü kısmının, ''Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme'' başlıklı dördüncü bölümünün, ''Sosyal Denge Tazminatı''nın düzenlendiği 1. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan, ''Sosyal denge sözleşmesinin taraf sendikası, üyesi olmayan kamu görevlilerinden, aynı unvanlı üyesinden aldığı aidatın iki katına kadar sosyal denge sözleşmesi aidatı alabilir. Bu aidatı ödeyen kamu görevlileri, söz konusu sözleşmeden aynı usul ve esaslar dahilinde yararlanır.'' şeklindeki düzenlemenin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu'nun 28. maddesi uyarınca, sendika üyesi olan ve sendika üyesi olmayan kamu görevlileri arasında ayrım yapılamayacağı, anılan Kanun'un 32. maddesinde de bu yönde bir ayrım yapılmasına imkan tanıyan bir düzenlemenin bulunmadığı, aksi yöndeki bir uygulamanın üye sayısı fazla olan sendikaya üye olunmaya zorlayacağı ve bu durumun Anayasa'nın 51. maddesine aykırı olduğu, sosyal denge tazminatının ödenebilmesi için gerekli koşulların yasal düzenlemeler ile belirlendiği, bunun dışında mevzuatta yer verilmeyen kısıtlamaların sözleşme hükümlerine konularak kamu görevlilerinin söz konusu parasal haktan yoksun bırakılmasının hukuka aykırı olduğu ileri sürmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI : Anayasa'nın 53. ve 128. maddelerinde, kamu görevlilerinin mali ve sosyal haklarının toplu sözleşmeler ile belirlenebileceği ve toplu sözleşmenin yapılmasına ilişkin hususların kanunla düzenleneceğinin hükme bağlandığı, bu hükme istinaden, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'yle, belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine toplu sözleşme ile belirlenen tavan tutarı aşmamak kaydıyla sosyal denge tazminatı verilmesine imkan sağlandığı, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu'nun 32. maddesi ile de sosyal denge tazminatı tutarını belirlemek üzere mahalli idarelerde en çok üyeye sahip sendika temsilcisi ile belediye başkanı/vali arasında sözleşme imzalanabileceğinin kurala bağlandığı, sonuç olarak; Anayasa, 4688 sayılı Kanun ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye uygun olarak kamu işveren heyeti ile yerel yönetimler hizmet kolunda en çok üyeye sahip sendikanın temsilcisi arasında gerçekleştirilen görüşmeler neticesinde, dava konusu madde hükmünde mutabakat sağlanarak toplu sözleşme imzalandığı belirtilerek, davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
DAVALI YANINDA MÜDAHİLİN SAVUNMASI: Usul bakımından; sosyal denge tazminatı sözleşmesi içeriğinde yer alan dayanışma aidatının, temeli ve alınma gerekçesinin toplu sözleşme olmadığı, söz konusu maddenin sadece alınacak miktar bakımından sınırlamaya ilişkin bir düzenleme olduğu, davacı Sendikanın da, belediye ve il özel idareleriyle dayanışma aidatı alınmasına yönelik hükümler içeren sosyal denge tazminatı sözleşmelerini imzaladığı ve uyguladığı, dolayısıyla, davacının işbu davayı açmada hukuki menfaatinin bulunmadığı, esas yönünden; 4688 sayılı Kanun'da dayanışma aidatıyla ilgili bir hüküm bulunmamakla birlikte, 43. maddesiyle, bu Kanun'da hüküm bulunmayan hallerde 2821 sayılı Sendikalar Kanunu'nun (bu Kanun'un yerine getirilen 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun) uygulanmasının öngörüldüğü, 6356 sayılı Kanun'un 39. maddesinde de dayanışma aidatı alınmasına yönelik düzenlemeye yer verildiği; bu düzenlemeyle, sendika üyesi olan ve olmayan personel arasında ayrım yapılarak, sendikalı çalışmayı özendirici kurallar getirildiği; ayrıca sosyal denge sözleşmesi aidatı kesintisinin çeşitli yargı kararlarıyla hukuka uygun kabul edildiği, Anayasa Mahkemesinin ... tarih ve ... bireysel başvuru numaralı kararıyla, dayanışma aidatı alınmasının hak ihlali oluşturmadığına karar verildiği; toplu sözleşmenin yapılması kanunen zorunlu olmasına rağmen, sosyal denge tazminatı sözleşmesi yapılması hususunda bir zorunluluk bulunmadığı, idarenin takdir yetkisi çerçevesinde imzalanan sözleşmenin koşullarının taraflarca serbestçe belirlenebilmesinin ve sözleşmeden yararlanma koşullarının da bir takım şartlara bağlanabilmesinin mümkün olduğu; sosyal denge sözleşmesinin adaletli bir ücret dağılımı yoluyla ekonomik ve sosyal barışı sağlama amacının bulunmadığı belirtilerek, davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Dava konusu düzenlemenin, daha önce Danıştay Onikinci Dairesinin █████/2023 tarih ve E:█████████, K:█████████ tarih ve sayılı kararıyla "...sosyal denge tazminatı sözleşmelerinin konusunun, toplu sözleşmelerde belirlenen tavan tutarı aşmamak kaydıyla ilgili kurum ve kuruluşlarda çalışan kamu görevlilerine ödenecek sosyal denge tazminatı tutarını belirlemek olduğu; 4688 sayılı Kanun'un 28. maddesinde belirtildiği şekilde sendika üyesi olan ve sendika üyesi olmayan kamu görevlileri arasında ayrım yapılamayacağı, aksine bir yorumun sosyal denge tazminatının adaletli bir ücret dağılımı yoluyla ekonomik ve sosyal barışı sağlama amacına ve Anayasa'nın eşitlik ilkesine aykırı olduğu;... sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır. Bu durumda, sosyal denge sözleşmesinde taraf olan sendikanın dışında kalan sendikaların üyesi olan ve hiçbir sendikaya üye olmayan kamu görevlilerinden dayanışma aidatı veya başka adlar altında farklı oranlar üzerinden ödenti (aidat) alınmasına ilişkin hükümlerin, sosyal denge tazminatının ödenmesinde aynı kadro veya pozisyonlarda bulunan kamu görevlileri arasında ayrım (eşitsizlik) yaratacağı açık olduğundan, dava konusu düzenlemede hukuka uygunluk bulunmadığı..." gerekçesiyle iptal edildiği ve bu kararın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun █████/2025 tarih ve E:█████████, K:███████ sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği; ayrıca benzer mahiyetteki uyuşmazlıklarda (2016-2017, 2018-2019 ve 2020-2021 dönemlerini kapsayan Toplu Sözleşmelerde yer alan benzer nitelikteki düzenlemelerin iptali istemiyle açılan davalarda), Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca verilen █████/2019 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı; █████/2021 tarih ve E:█████████, K:████████ sayılı; █████/2023 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararların da bu yönde olduğu; bu durumda; dava konusu düzenleme hakkında daha önce verilmiş olan "iptal" kararının hukuki niteliği gereği, işbu davanın konusuz kaldığı görüldüğünden, davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığı düşülnülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : ...
DÜŞÜNCESİ : Dava, █████/2021 tarih ve 31579 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2022 ve 2023 Yıllarını Kapsayan 6. Dönem Toplu Sözleşmenin; ''Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklar'' başlıklı Üçüncü Kısmının, ''Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme'' başlıklı Dördüncü Bölümünün, ''Sosyal Denge Tazminatı''nın düzenlendiği 1. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan ''Sosyal denge sözleşmesinin taraf sendikası, üyesi olmayan kamu görevlilerinden, aynı unvanlı üyesinden aldığı aidatın iki katına kadar sosyal denge sözleşmesi aidatı alabilir. Bu aidatı ödeyen kamu görevlileri, söz konusu sözleşmeden aynı usul ve esaslar dahilinde yararlanır.'' şeklindeki düzenlemenin iptali istemiyle açılmıştır.
█████/2012 tarih ve 28261 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6289 sayılı Kanun'un 33. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen Ek 15. maddede; belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine sosyal denge tazminatı ödenebileceği, sosyal denge tazminatının ödenebilecek aylık tutarının, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu'na göre yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarı geçmemek üzere ilgili belediye ve il özel idaresi ile ilgili belediye ve il özel idaresinde en çok üyeye sahip kamu görevlileri sendikası arasında anılan Kanun'da öngörülen hükümler çerçevesinde yapılabilecek sözleşmeyle belirleneceği hükmü yer almıştır.
4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu'nun 28. maddesinde; toplu sözleşmenin, kamu görevlilerinin mali ve sosyal haklarını düzenleyen mevcut mevzuat hükümleri dikkate alınarak kamu görevlilerine uygulanacak katsayı ve göstergeler, aylık ve ücretler, her türlü zam ve tazminatlar, ek ödeme, toplu sözleşme ikramiyesi, fazla çalışma ücreti, harcırah, ikramiye, doğum, ölüm ve aile yardımı ödenekleri, cenaze giderleri, yiyecek ve giyecek yardımları ve diğer mali ve sosyal hakları kapsadığı, toplu sözleşme ikramiyesi hariç olmak üzere toplu sözleşme hükümlerinin uygulanmasında sendika üyesi olan ve sendika üyesi olmayan kamu görevlileri arasında ayrım yapılamayacağı, 32. maddesinde; █████/1989 tarih ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Ek 15. maddesi hükümleri çerçevesinde sosyal denge tazminatının ödenmesine belediyelerde belediye başkanının teklifi üzerine belediye meclisince, il özel idaresinde valinin teklifi üzerine il genel meclisince karar verilmesi halinde, sözleşme döneminde verilecek sosyal denge tazminatı tutarını belirlemek üzere ilgili mahalli idarede en çok üyeye sahip sendikanın genel başkanı veya sendika yönetim kurulu tarafından yetkilendirilecek bir temsilcisi ile belediyelerde belediye başkanı, il özel idaresinde vali arasında toplu sözleşme sürecinin tamamlanmasını izleyen üç ay içerisinde sözleşme yapılabileceği, bu sözleşmenin bu Kanunun uygulanması bakımından toplu sözleşme sayılmayacağı ve bu kapsamda Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna başvurulamayacağı kurala bağlanmıştır.
█████/2021 tarih ve 31579 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2022 ve 2023 Yıllarını Kapsayan 6. Dönem Toplu Sözleşmenin; ''Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklar'' başlıklı üçüncü kısmının, ''Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme'' başlıklı dördüncü bölümünün, ''Sosyal Denge Tazminatı''nın düzenlendiği 1. maddesinin birinci fıkrasında, "Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine, 4688 sayılı Kanun'un 32. maddesinde yer alan usul ve esaslar çerçevesinde ödenebilecek sosyal denge tazminatı aylık tavan tutarı en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) %120'sidir. Sosyal denge tazminatının verilmesi yönünde yapılabilecek sözleşmelerde, tavan tutarı aşmamak kaydıyla çeşitli adlar altında yapılan ödemeler dahil ödenebilecek tazminatın aylık tutarı, görev yapılan birim ve iş hacmi, görevin önem ve güçlüğü, görev yerinin özelliği, çalışma süresi, kadro veya görev unvanı ile derecesi gibi kriterlere göre farklı olarak belirlenebilir." hükmüne yer verilmiştir.
4688 sayılı Yasanın 28-32. maddelerine dayanılarak "Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2022 ve 2023 yıllarını kapsayan 6. Dönem Toplu Sözleşme" imzalanmış, bu Sözleşme'nin davaya konu ''Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklar'' başlıklı Üçüncü Kısmının, ''Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme'' başlıklı Dördüncü Bölümünün, ''Sosyal Denge Tazminatı''nın düzenlendiği 1. maddesinin 2. fıkrasında, ''Sosyal denge sözleşmesinin taraf sendikası, üyesi olmayan kamu görevlilerinden, aynı unvanlı üyesinden aldığı aidatın iki katına kadar sosyal denge sözleşmesi aidatı alabilir. Bu aidatı ödeyen kamu görevlileri, söz konusu sözleşmeden aynı usul ve esaslar dahilinde yararlanır.'' kuralına yer verilmiştir.
Anılan mevzuat hükümleri birlikte incelendiğinde ; 4688 sayılı Kanun'un 28. maddesinde, toplu sözleşme ikramiyesi hariç olmak üzere toplu sözleşme hükümlerinin uygulanmasında sendika üyesi olan ve sendika üyesi olmayan kamu görevlileri arasında ayrım yapılamayacağına işaret edildiği ve söz konusu Yasanın 32. maddesinde ise, sosyal denge sözleşmesi aidatı ödemelerinde sendika üyesi olanlar ile olmayanlar arasında ayrıma gidilebileceğine ilişkin bir hüküm bulunmadığı da açıktır.
Bu durumda, sosyal denge sözleşmesi aidatı ödemelerinde sadece görev yapılan birim ve iş hacmi, görevin önem ve güçlüğü, görev yerinin özelliği, çalışma süresi, kadro veya görev unvanı ile derecesi gibi objektif kriterlere göre bir farklılığa gidilebileceği, bunun dışında sendika üyesi olan ile sendika üyesi olmayan ya da başka bir sendikaya üye olanlar arasında bir ayrım yapılmasının üst normlara ve eşitlik ilkesine aykırı olduğu sonucuna varıldığından, dava konusu düzenlemede hukuka uygunluk görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu düzenlemenin iptali gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davalı yanında müdahilin usule yönelik itirazları yerinde görülmeyerek, işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
█████/2021 tarih ve 31579 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2022 ve 2023 Yıllarını Kapsayan 6. Dönem Toplu Sözleşme'nin; ''Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklar'' başlıklı üçüncü kısmının, ''Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme'' başlıklı dördüncü bölümünün, ''Sosyal Denge Tazminatı''nın düzenlendiği 1. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan, ''Sosyal denge sözleşmesinin taraf sendikası, üyesi olmayan kamu görevlilerinden, aynı unvanlı üyesinden aldığı aidatın iki katına kadar sosyal denge sözleşmesi aidatı alabilir. Bu aidatı ödeyen kamu görevlileri, söz konusu sözleşmeden aynı usul ve esaslar dahilinde yararlanır.'' ibaresinin, Danıştay Onikinci Dairesinin █████/2023 tarih ve E:█████████, K:█████████ tarih ve sayılı kararıyla iptal edildiği ve bu kararın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun █████/2025 tarih ve E:█████████, K:███████ sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği görülmüştür.
Bu durumda; "iptal" kararının hukuki niteliği gereği, işbu davanın konusuz kaldığı görüldüğünden, davanın esası hakkında karar verilmesine gerek bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. █████/2021 tarih ve 31579 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2022 ve 2023 Yıllarını Kapsayan 6. Dönem Toplu Sözleşmenin; ''Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklar'' başlıklı üçüncü kısmının, ''Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme'' başlıklı dördüncü bölümünün, ''Sosyal Denge Tazminatı''nın düzenlendiği 1. maddesinin ikinci fıkrasının iptali istemi hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
3. Davalı idare yanında müdahil tarafından yapılan ...-TL yargılama giderinin müdahil üzerinde bırakılmasına,
4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen ...-TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
5. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara iadesine,
6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, █████/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!