İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin, marka hakkına tecavüzün tespiti ve taklit ürünlere el konulması istemli davada ilk derece kararının istinaf incelemesi sonucunda verdiği karar.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının tescilli ve tanınmış "..." markasına yönelik, davalı tarafından satıldığı iddia edilen taklit çocuk eşofman takımı üzerinden marka hakkına tecavüz iddiasıyla açılan bir davayı incelemektedir; ilk derece mahkemesi davacıyı haklı bularak tecavüzün tespitine, durdurulmasına ve taklit ürünlere el konulmasına karar vermiş, davalı ise ürünün kişisel olduğunu, ticari amaçla bulundurulmadığını ve tecavüz kastının olmadığını belirterek karara itiraz etmiş, ancak bilirkişi raporu davalının ürününün davacının tescilli markasıyla birebir aynı ve taklit nitelikte olduğunu teyit ederek marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini belirtmiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ44. HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R IDOSYA NO: ████████ KARAR NO: ████████İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk MahkemesiTARİHİ: █████/2023NUMARASI: ███████ E. - ████████ K.DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2026Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Tarafların İddia ve Savunmaları:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ..., ... vs. çok sayıda markanın sahibi olduğunu, davalıya ait işyerinden satın alınan ürün üzerinde ... ... markasının bulunduğunu, bu markanın izinsiz ve haksız olarak kullanıldığını, bunun marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini belirterek tecavüzün önlenmesi ve menine, marka haklarına tecavüz teşkil eden satışa sunulan ve/veya ticari amaçla elde bulundurulan taklit nitelikteki ürünlerin muhafaza altına alınmasına, davalının eylemlerinin 6769 sayılı SMK’nın, 29 ve 149/1-a hükümleri uyarınca marka haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, marka haklarına yönelik ihlalin durdurulmasına, marka haklarına tecavüz teşkil eden taklit nitelikteki ürünlere el konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu ürünlerden sadece bir adet bulunduğunu, davacının sunmuş olduğu ürün fişinin davalıdan alındığının ispat edilemediği, bu sebeple davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararı ile; "Davanın KABULÜ ile;1-Davalı tarafından davacının marka haklarına yönelik tecavüz eyleminde bulunduğunun tespitine ve durdurulmasına, 2-Taklit nitelikteki tecavüz teşkil eden ürünlere el konulmasına, karar verilmiştir.İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkilinin "..." adlı işletmesinde çocuk giyim ürünleri sattığını, davacıya ait markalı ürünlerin satışını hiçbir şekilde yapmadığını, markaya tecavüz teşkil edecek iradi, kasti veya haksız bir eyleminin bulunmadığını, iş yerinde tespit edilen davanın konusu tek adet çocuk eşofmanının müvekkilinin şahsi ürünü olduğunu, söz konusu eşofmanın tekil olması sebebiyle mağazacılık faaliyetinin olağan akışına uygun düşmediğini, bu durumun marka hakkına tecavüz veya haksız rekabet yaratacak bir iltibas tehlikesi oluşturmadığını, ürünü ticari bir amaçla veya satış saikiyle bulundurmadığını, davacı tarafından dosyaya sunulan ürün fişinin müvekkilinden alındığı iddiasının mahkemece yeterince araştırılmadığını, işletmesinde ticari amaçlı hiçbir ... logolu ürünün yer almadığını, davacının marka hakkına yönelik herhangi bir ihlalde bulunmadığını ve karşı tarafa bir zarar vermediğini belirterek, İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin haksız bulduğu kararının usul ve esastan kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmaktadır.Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalı yanın haksız rekabet mesnetsiz istinaf başvurusunun reddine usul ve yasaya uygun tazmin edilen İstanbul Anadolu 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 21.11.2023 tarih ve ███████ Esas -████████ Karar sayılı ilamının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.GEREKÇEDava, davacı adına tescilli “...”, “...”, “... ...” esas unsurlu markalara yönelik olarak davalı tarafından marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi istemine ilişkindir.Davacı vekili; müvekkilinin “...”, “...”, “...” esas unsurlu çok sayıda markanın ve 03420 numaralı tanınmış “... ...” markasının tescilli sahibi olduğunu, davalıya ait “...” işletmesinden satın alınan çocuk eşofman takımı üzerinde “... ... / ...” ibaresinin bulunduğunu, bu kullanımın izinsiz ve haksız olduğunu, marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini ileri sürerek, davalının marka hakkına tecavüz eyleminde bulunduğunun tespitine, ihlalin durdurulmasına ve taklit ürünlere el konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili ise, işyerinde davaya konu ürünlerden yalnızca bir adet bulunduğunu, bu ürünün müvekkilin şahsi eşyası olduğunu, ticari amaçla bulundurulmadığını, davacı tarafından sunulan fişin davalıdan alındığının ispatlanamadığını, müvekkilinin marka hakkına tecavüz kastının bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.█████/2023 tarihli bilirkişi raporunda; davacının 17.05.1999 tarih ve ... numaralı “...” şekil markasının giyim emtiasında tescilli olduğu ve koruma altında bulunduğu, davalı işyerinde tespit edilen çocuk eşofman takımının davacının markasının tescilli olduğu emtia ile sınıfsal benzerlik taşıdığı, ürün üzerindeki “...” ibaresinin davacının tescilli markası ile birebir aynı olduğu, ürünün kalite ve imal özellikleri itibariyle orijinal ürün standartlarının altında olduğu ve taklit niteliği taşıdığı, bu haliyle marka hakkına tecavüz teşkil ettiği yönünde görüş bildirilmiştir.İlk derece mahkemesi, davalı işyerinde yapılan tespitte ve dosyaya sunulan ürün örneğinde “...” ibareli taklit niteliğinde ürün bulunduğu, ürün sayısının az olmasının tecavüz fiilini ortadan kaldırmayacağı gerekçesiyle , davanın kabulüne, tecavüzün tespiti ve durdurulmasına, taklit ürünlere el konulmasına karar vermiştir. Davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.İncelenen dosya kapsamı, toplanan deliller, mahallinde yapılan bilirkişi incelemesi ve █████/2023 tarihli bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; davacının “...”, “...” ve “... ...” esas unsurlu markaların tescilli sahibi olduğu, bu markaların giyim emtiası bakımından koruma altında bulunduğu davalıya ait işyerinde yapılan tespit sırasında “...” ibareli, üzerinde davalının işletmesinin ismi olan pıtırcık etiketli bir adet çocuk eşofman takımının tespit edildiği, ayrıca davacı tarafından işyerinden satın alınarak dosyaya sunulan ürünün de aynı ibareyi taşıdığı, bilirkişi incelemesinde söz konusu ibarenin davacının tescilli markası ile birebir aynı olduğu, ürünlerin kalite ve üretim özellikleri itibariyle orijinal olmadığı ve taklit niteliğinde bulunduğu yönünde denetime elverişli ve gerekçeli rapor düzenlendiği görülmüştür.6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 29. maddesi uyarınca,markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak marka hakkına tecavüz teşkil etmektedir. Bu kapsamda, tecavüz fiilinin varlığı için belirli bir miktarın aşılması veya yoğun bir ticari faaliyet şartı aranmamaktadır. Taklit ürünü ticari ortamda bulundurmak, satışa hazır sergilemek de tecavüze sebebiyet verir. Bu nedenle davalı işyerinde yalnızca bir adet ürün bulunmuş olması, tecavüz olgusunu ortadan kaldırmaz. Ayrıca davalı tarafça ürünün şahsi eşya olduğu ve ticari amaçla bulundurulmadığı ileri sürülmüş ise de, ürünün davalıya ait işyerinde satışa hazır vaziyette bulunması, üzerinde işletmeye ait etiket yer alması ve yerinde yapılan inceleme ile tespit edilmiş olması karşısında bu savunmaya itibar edilmesi mümkün değildir. Davacı markasının tanınmış marka olması karşısında tacir olan davacının ürünün taklit olduğunu bildiği veya bilmesi gerektiği , tecavüzün varlığı için kusur şartının aranmadığı bu nedenle davalının gerçekleşen ihlal fiilinden sorumlu tutulması gerektiği anlaşılmıştır. Davalının, davacı tarafından sunulan fişin kendisine ait olmadığının araştırılmadığı yönündeki istinaf sebebi yönünden de, mahkemece mahallinde yapılan keşif ile davalı işyerinde taklit niteliğinde ürünün varlığı tespit edilmiş olduğundan satış fişine ilişkin itiraz, ihlalin varlığı bakımından sonuca etkili görülmemiştir. Bu itibarla, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne, tecavüzün tespiti ve durdurulmasına, taklit ürünlere el konulmasına karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul ...... Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ../███████ tarih ve 2023/... E. 2023/... K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40-TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, █████/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. █████/2026