İşçi alacakları davasında, tarafların istinaf aşamasında ihtiyari arabuluculukla sulh olmaları sonucu davanın konusuz kalması ve arabuluculuk giderinin eşit paylaşımına ilişkin bölge adliye mahkemesi kararının temyiz incelemesi sonucu onanması.
Özet: Çalışanın eksik ücret, fazla çalışma ve sosyal haklar gibi çeşitli alacak talepleriyle açtığı davanın istinaf aşamasında tarafların ihtiyari arabuluculukla anlaşması üzerine, bölge adliye mahkemesi davayı konusuz bularak esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmetmiş ve arabuluculuk ücretinin taraflar arasında eşit paylaştırılmasına karar vermiştir. Davalı işverenin, arabuluculuk ücretinin kendisine yüklenemeyeceği yönündeki temyiz itirazları, Yüksek Mahkeme tarafından bölge adliye mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle reddedilerek, söz konusu karar onanmıştır.

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 6. İş MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı nezdinde hasta destek elemanı olarak çalıştığını, vardiyalı sistemle çalıştığını, davalı Kurum tarafından imzalanan toplu iş sözleşmesine aykırı olarak düşük ücret miktarı üzerinden ücretlerinin ödendiğini, genel tatil günlerinde çalıştığını, yıllık ücretli izinlerinin kullandırılmadığını, toplu iş sözleşmesinde düzenlenen sosyal haklarının ödenmediğini ileri sürerek toplu iş sözleşmesinden ... sosyal hak ve alacaklar ile yıllık ücretli izin, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil, fazla çalışma, ilave tediye ve ikramiye alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının tüm alacaklarının eksiksiz ödendiğini, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamından davacının karşılığı ödenmeyen fazla çalışma alacağı bulunduğundan bu talebin kabulü gerektiği, ispatlanamayan ücret alacağı, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil, yıllık ücretli izin ile ilave tediye, ikramiye, yemek yardımı, giyim yardımı, ek ödeme alacağı, iş primi ve birleştirilmiş sosyal yardım alacağı taleplerinin ise reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut dosyanın istinaf incelemesi tamamlanmadan önce, taraflarca sulh yoluna gidilerek davacı ve davalı vekilleri tarafından imzalanmış "İhtiyari Arabuluculuk Tutanağı"nın davacı vekilince sunulduğu, buna göre tarafların anlaştığı, davanın konusuz kaldığı, yargılama gideri ve vekâlet ücreti taleplerinin olmadığı gözetilerek bu doğrultuda karar verilmesinin istendiği, istinaf aşamasında yapılan sulh beyanının geçerli olduğu, istinaf incelemesi aşamasında sunulan anlaşma belgesi ile tarafların dava konusu alacaklar konusunda anlaştıkları gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, belirtilen husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sulh kapsamına göre 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 315/1 hükmünün son cümlesi uyarınca tarafların istinaf aşamasındaki anlaşma beyanı (sulh) ve talepleri dikkate alınarak dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, taraflarca talep edilmediğinden lehlerine vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, yapılan yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına, dava ve anlaşma içeriğine göre heyet takdiri ile arabuluculuk ücretinin ise taraflar arasında eşit olarak bırakılmasına karar verilmiştir.V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesince sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesine rağmen arabuluculuk giderinin yarı oranda davalıdan tahsiline hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davada haksız çıkmış gibi değerlendirme yapılarak zorunlu arabuluculuk ücretinin davalı İdareye yüklenmesinin 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’na aykırı olduğunu, ihtiyari arabuculuk ile taraflar anlaştığından dava da konusuz kaldığından ileride haksız çıkan taraf kalmadığını, dava devam ederken tarafların ihtiyari arabuluculukla uzlaşmalarının zorunlu arabuluculuk sürecindeki sorumlulukları değiştirmeyeceğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, arabuluculuk giderine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARAR Açıklanan sebeple;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.