Danıştaydan 2. Sınıf Emniyet Müdürünün resen emekliliğine ilişkin idarenin takdir yetkisinin liyakat ilkesine göre objektif değerlendirme kriterleriyle sınırlı olduğuna dair önemli karar.
Özet: Bu hukuki evrak, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanununun 55. maddesi uyarınca, rütbesinde beş yılını tamamlayıp terfi edemediği ve ilk görev süresi uzatımının ardından ikinci kez uzatma talebi reddedilerek resen emekliye sevk edilen 2. sınıf emniyet müdürünün başvurusunu incelemektedir; alt mahkemelerin idarenin takdir yetkisine dayanarak işlemi hukuka uygun bulmasına karşın, davacı, liyakat ilkesi ve objektif değerlendirme kriterleri yerine keyfi takdir yetkisi kullanıldığı iddialarıyla temyiz yoluna başvurmuş olup, uyuşmazlık, idarenin görev süresi uzatımında takdir yetkisinin sınırlarını ve bu yetkinin objektif kriterlere uygun kullanılıp kullanılmadığını odak noktasına almaktadır.
Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2025/5 E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2025/5
Karar No : ████████
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: ... İl Emniyet Müdürlüğünde 2. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapan ve 2020 yılında görev süresi iki yıl uzatılan davacının; 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun, █████/2019 tarih ve 7196 sayılı Kanun'la değişik, 55. maddesinin ondokuzuncu fıkrası uyarınca ikinci kez görev süresi uzatılmaksızın re'sen emekliye sevk edilmesine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; 3201 sayılı Kanun'un 55. maddesinin ondokuzuncu fıkrasında, bulundukları rütbelere terfi ettikleri tarihten itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemeyen emniyet amirleri ile dördüncü, üçüncü ve ikinci sınıf emniyet müdürlerinin, emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için gerekli şartları haiz olmaları kaydıyla, Yüksek Değerlendirme Kurulunun teklifi ve Bakan onayı ile emekliye sevk edilmelerinin öngörüldüğü; ancak, bunlardan, hizmet ihtiyacı nedeniyle kadrosuzluktan emekliye sevk edilmesi uygun görülmeyenlerin, fiili hizmet sürelerinin iki yıl uzatılabilmesinin kurala bağlandığı; bu şekilde göreve devamı uygun görülenlerin durumunun iki yıl sonra tekrar değerlendirilerek en fazla bir defa daha uzatılabileceği, görev süresi uzatılmayanların ise kadrosuzluktan emekliye sevk edileceğinin düzenlendiği; uyuşmazlık konusu olayda davacının, 2. sınıf emniyet müdürü rütbesine 2015 yılında terfi ettiği; bulunduğu rütbede 5 yılını doldurmasını müteakiben 2020 yılında hakkında yapılan değerlendirme neticesinde, bir üst rütbeye terfi edememekle birlikte, hizmet ihtiyacı nedeniyle görev süresinin 2 yıl uzatılmasına karar verildiği; 2021 yılı için hakkında kadrosuzluk nedeniyle terfi etmez kararı verildiği ve bu işlemin iptali istemiyle açılan davanın ret ile sonuçlandığı; bu durumda, 3201 sayılı Kanun'un 55. maddesinde, görev süresi uzatılanlardan iki yıl sonunda kadrosuzluktan emekliye sevk edilmesi uygun görülmeyenlerin fiili hizmet süresinin en fazla iki yıl daha uzatılması hususunda idareye takdir yetkisi tanınmış olup, idarenin bu takdir yetkisini kaldıracak nitelikte yargı kararı verilmesine olanak bulunmadığı; bu itibarla, bulunduğu rütbeye terfi ettiği tarihten itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemeyen ve görev süresi 2020 yılında bir kez 2 yıl süreyle uzatılan davacının, dava konusu işlemin tesis edildiği 2022 yılı itibarıyla da bir üst rütbeye terfi ettirilmediği ve terfisini sağlayacak yargı kararının bulunmadığı anlaşılmakla, kadrosuzluk nedeniyle emekliye sevk edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Danıştay içtihatlarına göre, re'sen emekliye sevk edilecek personelin belirlenmesinde, liyakat ilkesi çerçevesinde objektif değerlendirme ve seçme kriterlerinin kullanılması gerektiği halde, dava konusu işlemin salt takdir yetkisine dayalı olarak tesis edildiği, takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda kullanılmadığı; liyakat ve kıdem yönünden kendisinden daha aşağıda olan personelin görev süresinin uzatıldığı, re'sen emekliye sevk edilmesini gerektirecek haklı bir nedenin bulunmadığı; temyize konu kararın gerekçelendirilmediği ve gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Dava konusu işlemin mevzuata ve hukuka uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : 3201 sayılı Kanun'un 55. maddesinin ondokuzuncu fıkrası kapsamında, görev süresi uzatılacak personelin tespitinde idarenin takdir yetkisinin mutlak ve sınırsız olmadığı; söz konusu personelin belirlenmesinde esas alınacak objektif değerlendirme ve seçme kriterlerini liyakat ilkesi çerçevesinde tespit etmesi ve uygulamayı ona göre yürütmesi gerektiği; bakılan uyuşmazlıkta, davalı idarenin bu konudaki takdir yetkisini, hangi objektif değerlendirme ve seçme kriterlerine göre kullandığını, şüpheye yer bırakmayacak şekilde somut bilgi ve belgelerle ortaya koymadığı anlaşıldığından, davacının re'sen emekliye sevk edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşıldığından, temyize konu kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, █████/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!