İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince, belirli ... ve ... ibareli markaların ayırt edicilikten yoksunluk ve tanımlayıcılık gerekçesiyle hükümsüzlüğü ile iptali taleplerini içeren davaya ilişkin istinaf incelemesi.
Özet: Bu hukuki belge, bir karşı davada açılan marka hükümsüzlüğü ve iptali taleplerine ilişkin ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesini ele almaktadır; davacı-karşı davalı şirketin belirli esas unsurları içeren markalarının ayırt edicilikten yoksun, tanımlayıcı ve kötü niyetle tescil edildiği iddiasıyla hükümsüzlüğünü ve kullanılmama nedeniyle iptalini talep ettiği davada, ilk derece mahkemesi hükümsüzlük taleplerini reddetmiş, ancak davalının “...” ve “...” esas unsurlu markalarının belirli mal ve hizmet sınıflarındaki tescillerinin kullanılmama nedeniyle kısmen iptaline karar vermiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: ████████
KARAR NO: ████████
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: █████/2023
NUMARASI: ████████ E. - ████████ K.
DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Mahkemenin , ████████ esaslı dosyasında çok sayıda marka için hükümsüzlük ve iptal talebi yönünden birlikte dava açıldığından ve aynı şekilde asıl davalıya ait çok sayıda markanın hükümsüzlük ve iptal talebiyle karşı dava açıldığından 11.10.2022 tarihli ara karar ile asıl davacı- karşı davalıya ait “...” esas unsurlu markalar yönünden açılan karşı dava asıl davadan tefrik edilerek ayrı esasa kaydedilmesine karar verilmiş ve ████████ esası almıştır.
Tarafların İddia ve Savunmaları:
DAVA: ... Anonim Şirketi Karşı Dava Dilekçesinde Özetle; ...'E AİT OLAN ........... sayılı “...” esas unsurlu markalarının smk md.5/1(a), (b) ve (0 maddeleri çerçevesinde hükümsüzlüklerine karar verilmesi gerektiğini, davalı şirketin, asıl davada, müvekkili şirketin “arabam” ve “trink” ibarelerini içeren markalarının SMK'nın 5/1 (b) ve (c) maddeleri uyarınca ayırt edicilikten yoksun ve tanımlayıcı olduğu gerekçesiyle kısmen hükümsüz kılınmasını talep ettiğini, davalı tarafından tescil ettirilen markalar incelendiğinde, bu markaların “...” ve “...” unsurlarını esas unsur olarak içerecek şekilde oluşturulduğunu, davalının müvekkili şirketin markalarının ayırt edicilikten yoksun ve tanımlayıcı olduğunu iddia ederken kendişine ait markaların hiçbir ek harf eklenmeksizin “...” ve “...” ibarelerini esas unsur olarak içerdiğini göz ardı etmesinin hakkaniyetli olmadığnı, bu nedenle, müvekkilinin davacı-karşı davalının markalarından farklı olarak salt “araba” ibaresini içermeyen ve davacı-karşı davalının markalarından çok daha ayırt edici olan markalarının hükümsüzlüğünün talep edildiği haksız esas davaya karşı, aslen davalının markalarının ayırt edicilikten yoksun ve tanımlayıcı olduğu gerekçesiyle işbu karşı davayı açtıklarını belirterek asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne ve ...'in ............ sayılı “...” unsurlu markalarının hükümsüzlüğüne ve ........ sayılı “...” unsurlu markalarının ayrıca kullanmama nedeniyle iptaline, karar verilmsini talep etmiştir.
DAVAYA CEVAP DİLEKÇESİ: Müvekkili şirket vekilinin; davalı-karşı davacının kötü niyetli bir misilleme amacıyla ve asıl dava ile hukuki bağlantısı olmayan bir karşı dava açtığını, bu davanın usulen görevli mahkemeye gönderilmesi gerektiğini, müvekkili şirkete ait markaların tescilinden itibaren 9 yıl geçmiş olması sebebiyle 5 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunu ve davacının uzun yıllar sessiz kalarak dava açmasının dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, "..." ibaresinin "..." ve "..." kelimelerinin birleşimiyle özgün bir biçimde oluşturulduğunu, "..." ibaresinin sadece otomotiv anlamına gelmediği gibi "..." ibaresinin de salt bir alan adı uzantısı olmadığını, markaların bir bütün olarak değerlendirildiğinde ayırt edici niteliğe sahip olup tanımlayıcı olmadığını, ayrıca bu markaların yoğun kullanım ve yapılan büyük yatırımlar sonucunda tanınmış marka statüsü kazandığını, sunulan reklam ve fatura örnekleriyle markaların bilfiil kullanıldığının ispatlandığını, davalı tarafın kendi ortağı olduğu şirket adına "..." ibareli markalar tescil ettirmiş olmasına rağmen müvekkili şirketin markalarına itiraz etmesinin çelişkili ve kötü niyetli bir yaklaşım olduğunu, netice itibarıyla haksız ve hukuki dayanaktan yoksun karşı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı ile; "Davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİ ile,
1-Davacının davalıya ait markaların hükümsüzlüğüne yönelik talepleri yönünden davanın REDDİNE,
2-Davacı tarafın davalı tarafa ait davalıya ait markaların iptaline yönelik taleplerinin kısmen kabulü ile;
a-Davalı adına kayıtlı ... tescil numaralı "..." markasının tescilli olduğu █████/█████/42. Sınıftaki tescilleri yönünden ve 35. Sınıftaki "ticari ve sınai ürünler için eksperlik hizmetleri, ile müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Motorlu kara taşıının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)" kısmı dışındaki tesciller yönünden İPTALİNE VE SİCİLDEN TERKİNİNE, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
b-Davalı adına kayıtlı ... tescil numaralı "......." markasının tescilli olduğu █████. Sınıftaki tescilleri yönünden ve 35. Sınıftaki "ticari ve sınai ürünler için eksperlik hizmetleri, ile müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Motorlu kara taşıının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)" kısmı dışındaki tesciller yönünden İPTALİNE VE SİCİLDEN TERKİNİNE, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
c-Davalı adına kayıtlı ... tescil numaralı "otomobilde tek adres ......." markasının tescilli olduğu 42. Sınıftaki tescilleri yönünden ve 35. Sınıftaki "ticari ve sınai ürünler için eksperlik hizmetleri, ile müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Motorlu kara taşıının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)" kısmı dışındaki tesciller yönünden İPTALİNE VE SİCİLDEN TERKİNİNE, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
d-Davalı adına kayıtlı ... tescil numaralı "..." markasının tescilli olduğu 35. Sınıftaki "ticari ve sınai ürünler için eksperlik hizmetleri, ile müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Motorlu kara taşıının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)" kısmı dışındaki tesciller yönünden İPTALİNE VE SİCİLDEN TERKİNİNE, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
e-Davalı adına kayıtlı ... tescil numaralı "..." markasının tescilli olduğu 36. Sınıftaki tescilleri yönünden ve 35. Sınıftaki "ticari ve sınai ürünler için eksperlik hizmetleri, ile müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Motorlu kara taşıının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)" kısmı dışındaki tesciller yönünden İPTALİNE VE SİCİLDEN TERKİNİNE, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
f-Davalı adına kayıtlı ... tescil numaralı "..." markasının tescilli olduğu █████/█████/42 . Sınıftaki tescilleri yönünden ve 35. Sınıftaki "ticari ve sınai ürünler için eksperlik hizmetleri, ile müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Motorlu kara taşıının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)" kısmı dışındaki tesciller yönünden İPTALİNE VE SİCİLDEN TERKİNİNE, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
g-Davalı adına kayıtlı ... tescil numaralı "..." markasının tescilli olduğu 42 . Sınıftaki tescilleri yönünden ve 35. Sınıftaki "ticari ve sınai ürünler için eksperlik hizmetleri" kısmı dışındaki tesciller yönünden İPTALİNE VE SİCİLDEN TERKİNİNE, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
h-Davalı adına kayıtlı ... tescil numaralı "..." markasının tescilli olduğu tüm mal ve hizmetler için İPTALİNE VE SİCİLDEN TERKİNİNE,
ı-Davalı adına kayıtlı ... tescil numaralı "..." markasının tescilli olduğu tüm mal ve hizmetler için İPTALİNE VE SİCİLDEN TERKİNİNE,
i-Davalı adına kayıtlı ... tescil numaralı "..." markasının tescilli olduğu tüm mal ve hizmetler için İPTALİNE VE SİCİLDEN TERKİNİNE,
j-Davalı adına kayıtlı ...tescil numaralı "..." markasının tescilli olduğu 38 . Sınıftaki tescilleri yönünden ve 35. Sınıftaki "ticari ve sınai ürünler için eksperlik hizmetleri" kısmı dışındaki tesciller yönünden İPTALİNE VE SİCİLDEN TERKİNİNE, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:
Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; ... ...A.Ş. tarafından müvekkili aleyhine açılan hükümsüzlük davasına karşı açtıkları karşı davada, davalıya ait "..." unsurlu çok sayıda markanın SMK m. 5 ve 6 kapsamında hükümsüzlüğünü ve SMK m. 9 uyarınca kullanmama nedeniyle iptalini talep ettiklerini, yerel mahkemece tefrik edilen dava sonucunda davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verildiğini, ancak bu kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek Hükme esas alınan bilirkişi raporunun birçok yönden eksik, hatalı ve denetime elverişsiz olduğunu, tarafların itirazları değerlendirilmeden ve ek rapor alınmadan karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, Yerel mahkemenin, bilirkişi raporundaki isabetli tespitlerin aksine, "..." ibaresinin ... ticareti sektöründe ayırt edici ve baskın unsur olduğu yönündeki kabulünün marka hukuku ilkeleriyle bağdaşmadığını, Söz konusu markaların "..." jenerik ibaresine "..., PARA, PUAN, REKABET" gibi yine tanımlayıcı ekler getirilerek oluşturulduğunu, bu haliyle markaların en baştan ayırt edicilikten yoksun ve tanımlayıcı nitelikte olduğunu, Mahkemenin, markaların tanımlayıcı olup olmadığına ilişkin iddiaları hakkında hiçbir değerlendirme yapmamasının kararı eksik kıldığını, "..." kelimesinin kısaltması olan bir ibarenin bu sektördeki mal ve hizmetler için tasviri nitelik taşıdığını, Bilirkişilerin ve mahkemenin, davalı markalarının "kullanım yoluyla ayırt edicilik kazandığı" yönündeki tespitlerine dayanak gösterilen delillerin (web sitesi görselleri, sosyal medya hesapları, sınırlı sayıda fatura) her bir marka özelinde değil, genelleyici bir mantıkla ele alınmasının hatalı olduğunu, ...arama sonuçlarında üst sırada çıkmanın veya marka sahibinin kendi mecralarında yaptığı tanıtımların markanın ticari olarak "ciddi kullanımını" ispatlamaya yetmeyeceğini, Davalının, sektördeki herkesin kullanımına açık olması gereken jenerik ibareleri tescil ettirerek tekel oluşturmaya çalışmasının ve rakiplerini engelleme amacı gütmesinin kötüniyetli tescil olduğunu, mahkemenin bunu da incelemediğini, iptal talepleri bakımından; mahkemenin sadece belirli hizmetler (35. sınıf) yönünden kullanımı ispatlanmış sayıp diğerlerini iptal etmesini kısmen yerinde bulmakla birlikte, kullanımı ispatlandığı varsayılan hizmetler (eksperlik ve bir araya getirme hizmetleri) yönünden sunulan delillerin de yetersiz ve belirsiz olduğunu, Dosyadaki faturalarda yer alan ibarelerin markasal kullanım değil, yalnızca ticaret unvanı ve kaşe kullanımı niteliğinde olduğunu, bu durumun tüm markalar için geçerli bir kullanım kanıtı sayılamayacağını, ileri sürerek yerel mahkeme kararının reddine ilişkin kısımlarının kaldırılmasını ve davanın tümden kabulü ile davalı markalarının hükümsüzlüğüne ve iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkemenin, davacının hükümsüzlük taleplerini reddetmesinin isabetli olduğunu, müvekkili şirketin "..." markasını yaklaşık 11 yıldır bilfiil kullandığını ve markanın ayırt edicilik vasfına sahip olduğunu, buna karşın, kullanmamaya dayalı iptal kararı verilen markalar yönünden mahkemenin eksik inceleme yaptığını, müvekkili şirketin temel iş modelini oluşturan ve şifre ile girilen "https://b2b......../" panelinin bilirkişilerce incelenmediğini, sunulan kullanıcı adı ve şifreye rağmen bu kapalı sistemdeki kullanım delillerine itibar edilmediğini ifade ettiğini, özellikle iptaline karar verilen "..." ve "..." markalarının, binlerce kurumsal üyenin katıldığı ihalelerde, sadakat programlarında ve Tramer sorgularında aktif olarak kullanıldığını, bu kullanımın parasal hacminin milyonlarca liraya ulaştığını ve üyelik sözleşmelerinde de bu ibarelerin yer aldığını vurguladığını, "..." markasının ise internet sitesinde herkesin erişimine açık bir içerik ve blog alanı olarak kullanıldığını, diğer "..." ibareli markaların da tescil tarihinden itibaren yoğun şekilde kullanıldığına dair dosyada çok sayıda delil bulunduğunu savunduğunu, ayrıca davacı tarafın (...), Rekabet Kurulu tarafından rakiplerine karşı "negatifleme anlaşmaları" yoluyla rekabeti kısıtladığı gerekçesiyle idari para cezasına çarptırıldığını ve bu durumun davacının kötü niyetli yaklaşımını gösterdiğini ileri sürdüğünü, mahkemece delillerin tam olarak toplanmadığını, şifreli platformdaki kullanımların göz ardı edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının iptale ilişkin bölümlerinin ortadan kaldırılmasını ve davanın yeniden görülmek üzere dosyayı yerel mahkemeye gönderilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; söz konusu kararın müvekkilinin üçüncü bir tarafla karşılıklı olarak marka adlarını negatif listeye eklemesine ilişkin olduğu, yürütülen soruşturmanın ise müvekkili bakımından uzlaşma usulü ile sonlandırıldığı görüldüğünü, davalı tarafından yapılan işbu istinafın incelenmesinde hiçbir surette dikkate alınmaması gerektiğini, davalının, İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 31.10.2023 tarihli, ████████ E. ve ████████ K. sayılı kararının davanın kabulüne ilişkin kısmı bakımından kaldırılmasını talep eden, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun istinaf taleplerinin REDDİNE, karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Yerel Mahkeme tarafından eksik inceleme ve delillerinin bir kısmı toplanmaksızın tanzim edilen bilirkişi raporu esas alınarak verilen kararın mahkeme tarafından kısmen kabulüne dair ortadan kaldırılmasına ve davanın delillerini toplanarak, İstanbul Anadolu 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ████████ Esas ████████ Karar sayılı, 31.10.2023 tarihli kararında tespit edildiği gibi müvekkili markalarının hükümsüzlüğünün reddine ve kullanmama sebebi ile kısmen reddine dair verilen karar hukuka ve kanuna uygun olduğundan davacının haksız ve somut dayanaktan yoksun istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, davalı adına tescilli markaların SMK m.5 ve kapsamında hükümsüzlüğü ve SMK m.9 kapsamında kullanılmama nedeniyle iptali istemine ilişkindir.
Mahkemenin , ████████ esaslı dosyasında çok sayıda marka için hükümsüzlük ve iptal talebi yönünden birlikte dava açıldığından ve aynı şekilde asıl davalıya ait çok sayıda markanın hükümsüzlük ve iptal talebiyle karşı dava açıldığından 11.10.2022 tarihli ara karar ile asıl davacı- karşı davalıya ait “...” esas unsurlu markalar yönünden açılan karşı dava asıl davadan tefrik edilerek ayrı esasa kaydedilmesine karar verilmiş ve ████████ esası almıştır.
Davacı vekili, davalıya ait “...” esas unsurlu seri markaların bizzat tanımlayıcı/ayırt edicilikten yoksun olduğunu ileri sürerek, karşı dava mahiyetinde karşı davalı ...’in “.../...” unsurlu ...., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... tescil numaralı "..." markalarının SMK'nun 5/1-a, 5/1-b ve 5/1-c maddeleri uyarınca hükümsüzlüğüne , ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... tescil numaralı markaların tescil tarihlerinden dava tarihlerine kadar tescilli oldukları mal ve hizmetler için ciddi kullanım bulunmadığından iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Bilirkişi raporunda özetle; dava konusu incelenen ... ..., ..., ... ..., ..., ... ..., ... ..., ... ... ..., ... ..., ... ..., ... ..., ... ... ..., ... ......., ... ......, ... .... ... ...... ... ... ....... ... ibarelerini içeren markaların büyük kısmında “...” ibaresi bulunmakla birlikte, markaların bir bütün olarak değerlendirildiğinde ayırt edici olduğu, hükümsüzlük yönünden genel olarak “.../...” esas unsurlu seri markaların otomotiv ticareti ve bağlantılı pazarlama/satış faaliyetleri kapsamında ayırt edici nitelik kazandığı, bazı markalar bakımından özellikle 35. sınıfta “müşterilerin malları elverişli şekilde görmesi ve satın alması için motorlu kara taşıtlarının bir araya getirilmesi” hizmetleri yönünden ayırt ediciliğin zayıf olduğu bununla birlikte tanımlayıcı görülebilecek unsurların dahi SMK 5/2 anlamında kullanım sonucu ayırt edicilik kazandığı kötüniyetin davacı tarafından somut delillerle ispatlanamadığı , davalı şirketin 2013-2023 yıllarına ilişkin defter ve kayıtlarının incelenmesiyle markaların bir kısmının bazı sınıf/hizmetler için ciddi kullanıldığını, ancak birçok sınıf ve hizmet bakımından ciddi kullanımın ispat edilemediğini , .......gibi markalarda 35. sınıfta ticari ve sınai ürünler için eksperlik; motorlu kara taşıtlarının bir araya getirilmesi dışında kalan sınıf/hizmetlerde ciddi kullanım olmadığı, bazı markaların ise tescilli olduğu tüm mal/hizmetlerde ciddi biçimde kullanılmadığı belirtilmiştir.
Mahkemece , hükümsüzlük talebi yönünden , “...” ibaresinin otomotiv sektörünü çağrıştıran bir unsur olmakla birlikte davalının ticari faaliyet alanı ve seri marka kullanımı kapsamında markaların bütünsel olarak ayırt edici nitelik kazandığı, baskın unsurun seri marka mantığı içinde ayırt edicilik taşıdığı gerekçesiyle davacının hükümsüzlük taleplerinin reddine ,iptal talepleri yönünden ise , davanın kısmen kabulüne, ciddi kullanım ispatlanamadığından bazı markaların belirli sınıf ve hizmetler yönünden iptaline, karar verilmiştir. Taraf vekilleri istinafa başvurmuştur.
Dosya kapsamına göre , davalı adına tescilli markaların tamamının “...” ibaresini tek başına içermediği, bir kısmının “...” kelime unsurunu, bir kısmının ise “...” ibaresine eklenen farklı kelime ve şekil unsurlarını barındırdığı, davalı adına tescilli ........ sayılı “...” markasının 35, 36, 37, 38, 39 ve 42. sınıflarda; ... sayılı “.......” markasının 35, 36 ve 38. sınıflarda; ... sayılı “otomobilde tek adres .......” markasının 35 ve 42. sınıflarda; ... sayılı “...” markasının 35. sınıfta; ... sayılı “...” markasının 35 ve 36. sınıflarda; ... sayılı “...” markasının 07, 12, 35, 39, 41 ve 42. sınıflarda; ... sayılı “...” markasının 35 ve 42. sınıflarda; ... sayılı “...” markasının 35 ve 42. sınıflarda; ... sayılı “...” markasının 35 ve 42. sınıflarda; ... sayılı “...” markasının 35 ve 42. sınıflarda; ... sayılı “...” markasının ise 35 ve 42. sınıflarda tescilli olduğu anlaşılmıştır. “...” ibaresi otomotiv sektörüne gönderme yapan, tek başına ayırt ediciliği zayıf bir ibare olmakla birlikte dava konusu markalar bütün olarak değerlendirildiğinde, söz konusu markaların “...” ibaresinden ibaret olmadığı, “...”, “.......”, “...”, “...”, “...”, “...” gibi ... kelimesine eklerle oluştuğu ayrıca ... sayılı markada olduğu gibi “otomobilde tek adres .......” şeklinde slogan niteliğinde ibare bulunduğu “...” ibaresine eklenen diğer kelime unsurlarının markayı sırf tanımlayıcı olmaktan çıkardığı görülmektedir. Dolayısıyla davalı markaları “...” kelimesini içermekle birlikte, bütünü itibariyle cins vasıf belirtir nitelikte olmadığı “...” ve “.......” ibarelerinin de , doğrudan mal veya hizmeti tanımlayan kelimeler olmadığı, internet ortamında otomotiv faaliyetini belirtse de işaretlerin görsel ve işitsel bütünlüğü itibariyle ortalama tüketici nezdinde belirli bir ticari kaynağı işaret edebilecek düzeyde ayırt edicilik içerdiği markaların uzun yıllara yayılan fiili kullanımının bulunduğu, kullanımla ayırt edicilik kazandığı anlaşılmıştır. Bu nedenle ilk derece mahkemesince, söz konusu markalar yönünden SMK m.5 kapsamında mutlak ret nedenlerinin oluşmadığı kabul edilerek hükümsüzlük talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
İptal talepleri yönünden ise; SMK m.9 ve 26 uyarınca markanın tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir neden olmaksızın ciddi biçimde kullanılmaması veya kullanımına beş yıl süreyle ara verilmesi halinde iptal koşullarının oluşacağı düzenlenmiştir. Bilirkişi raporunda dosyaya sunulan faturalar, ticari kayıtlar, reklam faaliyetleri, internet sitesi ve dijital platform verileri birlikte değerlendirilmiş, yapılan incelemede davalı şirketin ....... platformu üzerinden ... alım-satımına aracılık ettiği, reklam ve tanıtım faaliyetleri yürüttüğü ve markaların özellikle 35. Sınıf ... alım-satımına aracılık hizmetleri araç satış platformu işletilmesi internet üzerinden satış organizasyonu pazarlama ve reklam faaliyetleri, 36. sınıf araç finansmanı ve kredi aracılık hizmetleri ... finansmanı tanıtımı 38. Sınıf internet platformu üzerinden elektronik iletişim hizmetleri 42. Sınıf web sitesi ve dijital platform işletilmesi yazılım ve platform altyapısı hizmetleri bakımından fiilen kullanıldığı ancak kullanımı ispatlanan anılan hizmetler dışında davalı markalarının tescilli bulundukları mal ve hizmetlerin tamamı bakımından ciddi, pazar payı yaratmaya elverişli, ciddi kullanımın ispat edilemediği, yalnızca belirli sınıf ve hizmetler yönünden sınırlı kullanım bulunduğu tespit edilmiştir.
İlk derece mahkemesince bilirkişi raporunda kullanımı ispatlanamayan mal ve hizmetler yönünden markaların kısmen iptaline, kullanımı ispat edilen kısımlar yönünden ise talebin reddine karar verildiği , kararın ispat kuralları ile dosya kapsamındaki delil durumuna ve hukuka uygun olduğu kanaatine varıldığından, taraf vekillerinin istinaf başvurularının , HMK m.353/1-b-1 uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu .... Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ....../███████ tarih ve 2022/.... E. 2023/.... K. sayılı kararına karşı taraf vekilleri tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40-TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
3-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40-TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
6-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, █████/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!