Enjeksiyon makinesi ustasının iş kazası sonrası kansere yakalanarak vefat etmesi üzerine mirasçıların, kimyasal maruziyet kaynaklı meslek hastalığı ve işverenin sorumluluğu iddialarıyla temyiz başvurusu.
Özet: Davacı mirasçılar, murislerinin kimyasal maruziyet nedeniyle işyerinde yakalandığı kanser hastalığının meslek hastalığı olarak tespiti ve ölümünden işverenin sorumlu tutulması talebiyle dava açmış; ilk derece ve istinaf mahkemeleri, hastalığın mesleki kökenli olduğunun yeterince ispatlanamadığı ve mevcut raporların hükme esas alınabileceği gerekçesiyle talebi reddetmiştir. Ancak davacılar vekili, temyiz aşamasında, adli tıp raporlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığını, üst kurul raporunda meslek hastalığı olasılığının belirtildiğini ve müteveffanın uzun yıllar kimyasal içeren plastik üretiminde çalışması ve iş kazası sonrası vefat etmesinin göz ardı edildiğini savunarak kararın bozulmasını istemiştir.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 17. İş MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davacılar murisinin davalı şirket yanında 03.01.2000 tarihinden itibaren kaza tarihinde de 900,00 TL net maaşla enjeksiyon makine ustası olarak çalıştığını, davacının 21.01.2014 tarihinde iş kazası geçirdiğini, sağ elini enjeksiyon makinesinin kapması sonucunda sağ elinin 4 parmağı koptuğunu, sigortalının bu kaza sebebiyle malul kaldığını, sonrasında ise iş bu iş kazasının tedavisi sırasında, işçinin çalıştığı yerde yakalanmış olduğu meslek hastalığından dolayı kanser olduğunu ve tedavi sürecinde vefat ettiğini, işveren tarafından, kişinin yaptığı işe sağlık durumunun uygun olup olmadığının takibi, bozulan sağlık durumunda yapılan işteki efor ve yorgunluğun kişiye etkisinin takibine dair yükümlülüğünü kanunen yerine getirmek zorunda olduğunu ancak davalı işverenin bu yükümlülüklerini yerine getirmediğinden, müvekkilinin birebir kimyasallara maruz kaldığını, iş yerinde denetim yapılmadığından davacılar murisinin ancak iş kazası sonucunda gittiği hastanede kanser olduğunu öğrendiğini, davalı işverenin iş güvenliği tedbirlerini alma ve özen gösterme yükümlülüğüne aykırı davranması nedeni ile murisin meslek hastalığına yakalandığını ve yine aynı şekilde işveren tarafından düzenli aralıklarla sağlık kontrolleri yaptırılmamış olması nedeni ile de erken teşhis yapılamadığından yakalandığı meslek hastalığından vefat ettiğini belirterek murisin yaptığı iş gereği meslek hastalığına yakalanıp vefat ettiğinin tespitini talep etmiştir.II. CEVAP1- Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın taleplerinin zamanaşımına uğradığını, işçinin iş kazası geçirdiği iddiası ile maddi manevi tazminat talepli Bakırköy 5. İş Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosya ile dava açıldığını ve dosyanın karara çıktığını, dosyanın istinafta olduğunu, istinaf başvurusunun kendilerince yapıldığını, meslek hastalığı hususunda bir istinaf başvurularının olmadığından meslek hastalığı iddiası hususunda dosyanın kesinleştiğini, işbu davadan sonra tekrar meslek hastalığına ilişkin SGK nezdinde gereken başvurular yapılmadan vefatının meslek hastalığından kaynaklandığı iddiası ile işbu dava açılmış ise de hukuki yarar şartının gerçekleşmediğini beyanla davanın reddini istemiştir.2- Davalı Kurum tarafından davaya cevap verilmemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça söz konusu hastalığın mesleki olduğu hususunun ispatlanamadığı, YSK raporu ve Adli Tıp raporlarının birbiri ile uyumlu olduğu, buna göre davacılar murisinin ölümüne neden olan hastalığın meslek hastalığı olarak tespitine yönelik talebinin reddi gerektiği değerlendirilerek davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Bakırköy 17. İş Mahkemesinin 10.04.2023 tarihli, ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; Adli Tıp Kurumu tarafından tanzim edilen rapora itirazları sonucunda, dosyanın gönderildiği Adli Tıp 3. Üst Kurulu tarafından ise rapor tanzim edilemeyeceğinin bildirildiğini, ancak dosya içeriğindeki raporların hüküm kurmaya elverişli olmaması nedeniyle üniversitelerin ilgili bölümlerinden kurul oluşturulması taleplerinin haksız olarak kabul edilmediğini, murisin ölümünün karaciğer ve kemik metastazlı akciğer kanseri ve gelişen komplikasyonlar sonucu olduğunun tespit edildiğini, yıllarca plastik üretiminde çalışması ve iş kazası sonucu geçirdiği ampütasyonu sonrasında söz konusu hastalıkların geliştiğini ve kısa sürede vefat ettiğini, Üst Kurul tarafından, meslek hastalığı nedeniyle vefatın olabileceğinin belirtildiğini, ancak murisin uzun süreli sigara kullandığı da belirtilmek suretiyle değerlendirme yapılamadığı yönündeki değerlendirmeye itiraz ettiklerini, Adli Tıp 3. Üst Kurulu raporunda, açıkça murisin vefatı ve hastalığının, meslek hastalığından kaynaklanabileceği bildirildiğinden, muris, plastik imalatında uzun yıllar çalıştığından ve yıllarca kimyasallara maruz kaldığından, murisin çalıştığı sektörde, akciğer kanseri meslek hastalığı olarak kabul edildiğini beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacılar murisinin meslek hastalığı sebebiyle vefat ettiğinin tespiti istemine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.