Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin, şirketin adli yardım talebinin, tüzel kişilerin adli yardım kapsamına dahil olmaması ve temyiz giderlerini karşılama gücünden yoksunluğun ispat edilememesi nedeniyle reddine ilişkin itirazın kesin olarak reddi.
Özet: Davalı bir şirketin temyiz aşamasında adli yardım talebi, tüzel kişilerin adli yardımdan yararlanabilecek kişiler arasında yer almadığı ve şirketin temyiz giderlerini karşılama gücünden yoksun olduğuna dair somut deliller sunamadığı gerekçeleriyle ilk incelemede reddedilmiştir. Davalı vekilinin bu ret kararına yaptığı itiraz üzerine yapılan değerlendirmede, adli yardımın sosyal hukuk devleti ilkesi kapsamında ekonomik açıdan yetersiz gerçek kişilere sağlanan bir imkan olduğu, şirketin bu kapsamda olmadığı ve mali durumunun ödeme gücünden yoksunluğu göstermediği anlaşılmıştır. Bu nedenle, adli yardım talebinin reddine ilişkin ilk kararın kanuna uygun olduğu kabul edilerek davalı vekilinin itirazları reddedilmiştir.

DAİRESİ : Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : ████████ E., █████████ K. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin Yargıtay 7. Hukuk Dairesince inceleme konusu yapılan kararının davalı vekili tarafından adli yardım talepli olarak temyiz edildiği, Yargıtay 7. Hukuk Dairesince yapılan değerlendirmede, "adli yardım talebinde bulunan tarafın şirket olduğu, adli yardımdan yararlanabilecek tüzel kişilerden olmadığı" gerekçesiyle adli yardım talebinin reddine karar verildiği, kararın itirazen incelenmesinin davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine dosyanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 337. maddesi uyarınca Dairemize gönderildiği anlaşılmış olup, dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Sosyal hukuk devletinin bir gereği olarak kabul edilmiş olan adli yardım, ekonomik bakımdan yetersiz olan kimselere, yargı organları önünde haklarını arayabilmeleri veya savunma yapabilmeleri için parasal kolaylıklar sağlanması anlamına gelir. Bu anlamdaki kolaylıklar yargılama giderlerinden muafiyet ve ücretsiz hukuki yardım sağlanması yoluyla gerçekleştirilebilir (Hakan Pekcanıtez, Muhammet Özekes, Mine Akkan, Hülya Taş Korkmaz, Pekcanıtez Usul Medeni Usul Hukuku, C. III, İstanbul, 2017, s. 2410-2411). Adli yardım 6100 sayılı Kanun'un 334 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan maddelere göre adli yardımın şartları ödeme gücünden yoksun olma ve talebin açıkça dayanaktan yoksun olmamasıdır. Adli yardım isteğinde bulunan kimsenin, kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin gereken yargılama giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olması gerekir.6100 sayılı Kanun'un 336/2 hükmüne göre adli yardım talebinde bulunan kimsenin yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali durumuna ilişkin belgeleri de mahkemeye ibraz etmesi gerekir. Adli yardım talebinde bulunanın ödeme gücünden yoksun olup olmadığı bu belgeler incelenerek belirlenecektir.Somut olayda, itiraza konu karar tarihi itibariyle davalı şirketin adli yardımdan yararlanacak kişilerden olmadığı anlaşıldığı gibi, adli yardım talebine ilişkin temyiz dilekçesi dikkate alındığında; adli yardım talebinde bulunan şirketin, temyiz yoluna başvuru giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olduğu yönünde kanaat oluşmamıştır.Açıklanan nedenle, Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin adli yardım talebinin reddine ilişkin kararı kanuna uygun olduğundan, davalı vekilinin yerinde bulunmayan itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen itirazlarının 6100 sayılı Kanun'un 337/2 hükmü gereğince REDDİNE,Dosyanın YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE,11.02.2026 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.