Danıştay Sekizinci Daire, Malatya Büyükşehir Belediyesi tarafından dolu kadrodaki Sağlık ve Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığı pozisyonunun kaldırılmasına yönelik kararın hukuka uygunluğunu onamıştır.
Özet: Bir büyükşehir belediyesinde görevli daire başkanı tarafından, belediye meclisinin sağlık ve sosyal hizmetler daire başkanlığı kadrosunu kaldırma kararının iptali istemiyle açılan davada, ilk derece ve bölge idare mahkemeleri, daire başkanlıklarının kurulması veya kaldırılmasının belediye meclisinin takdir yetkisinde olduğunu, kamu yararı, hizmetlerin verimliliği, maliyet düşürme ve bürokrasi azaltma gibi gerekçelerle işlem tesis edildiğini belirterek davayı reddetmiş, Yüksek Mahkeme de bu kararları hukuka uygun bularak temyiz istemini reddetmiş ve bölge idare mahkemesi kararını onamıştır.
Danıştay 8. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : █████████
Karar No : █████████
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU :... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:...sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Malatya Büyükşehir Belediye Başkanlığı ... Daire Başkanı olarak görev yapan davacı tarafından Sağlık ve Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığı kadrosunun kaldırılmasına ilişkin ...tarih ve ... sayılı Malatya Büyükşehir Belediye Meclisi kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; daire başkanlıklarının kurulması, kaldırılması veya birleştirilmesinin büyükşehir belediyesi meclisinin yetkisinde olduğu, Belediye ve Bağlı Kuruluşları İle Mahalli İdare Birlikleri Norm Kadro İlke ve Standartlarına Dair Yönetmelikte belirlenen standartlar çerçevesinde daire başkanlıklarının sayısının kaç olacağı ve hangi daire başkanlığı kadrolarının ihdas edileceği hususunda belediye meclisine takdir yetkisi tanındığı, Malatya Büyükşehir Belediyesine anılan Yönetmelikle 26 daire başkanlığı kurabilme yetkisi tanındığı, davalı belediyece mevcut olan 23 daire başkanlığı kadrosunun 9 tanesinin kaldırıldığı, daire başkanlığı kadrolarının kaldırılmasına gerekçe olarak belediye hizmetlerinin planlı, programlı, etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesinin sağlanması, maliyetlerin düşürülmesi, hizmetleri benzer olan birimlerin birleştirilmesi, bürokrasinin azaltılması, israfın engellenmesi olarak gösterildiği, Sağlık ve Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığı kadrosunun kaldırılmasının takdir yetkisi kapsamında olduğu ve kamu yararına uygun olarak tesis edildiği kanaatine varılarak, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, belediye meclisinin yetkisinin sadece boş kadroları iptal etmekle sınırlı olduğu, iptali istenen işlemin bir birimin kaldırılması ya da birleştirilmesi olmadığı, dolu kadrosunun iptal edilmesiyle uzman olarak atandığı, kadrosunun █████/2019 tarihinde iptaline rağmen █████/2019 tarihine kadar 23 gün boyunca fiilen daire başkanlığı görevini sürdürdüğü, tesis edilen işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin mevzuatın bir gereği olarak, usul ve yasaya uygun ve idarenin düzenleyici işlemleri çerçevesinde gerçekleştirildiği, istinafça verilen kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, █████/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY :
(X)- Dava; Malatya Büyükşehir Belediye Başkanlığı ... Daire Başkanı olarak görev yapan davacı tarafından Sağlık ve Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığı kadrosunun kaldırılmasına ilişkin... tarih ve ... sayılı Malatya Büyükşehir Belediye Meclisi kararının iptali istemiyle açılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin 6. bendinde; Bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğu belirtilmiş, 46. maddesinde Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemesinin madde hükmünde sayılan davalar hakkında verdikleri kararların, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştay'da kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği, 48. maddesinin 6. ve 7. fıkralarında ise; temyizin kesin bir karar hakkında olduğunun anlaşılması durumunda, temyiz isteminin reddine karar verileceği kurala bağlanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, davacının, Sağlık ve Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığının kapatılarak kadrosunun kaldırılması sonrasında uzman olarak atandığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, dava konusu işlemin davacının meslekten çıkarılması sonucunu doğuran bir yönü bulunmadığı dikkate alındığında, temyiz istemine esas teşkil eden kararın 2577 sayılı Kanun'un temyiz kanun yoluna başvurulabilecek davaların tahdidi olarak sayıldığı 46. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan "belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davası" olarak nitelendirilemeyeceği, temyiz yolu açık olmayan "kesin" kararlardan olduğundan temyiz isteminin incelenmesine yasal olanak bulunmadığı görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyorum.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!