Ticari Alacak Davasında Terkin Olan Davalı Şirket İçin Taraf Teşkili Zorunluluğu, İhya Davası Açılmadığı Takdirde Davanın Usulden Reddi.
Özet: Eğitim malzemeleri ihracatı yapan davacı şirketin, 2012-2016 yılları arasında gerçekleştirdiği satışlardan kaynaklanan 359.953,00 Euro tutarındaki ticari alacağının fatura tarihinden itibaren en yüksek yabancı mevduat faiziyle birlikte davalıdan tahsili talebiyle açtığı davada, tebligat yapılamayan davalı şirketin 2021 yılında ticaret sicilinden terkin edilmiş olması nedeniyle taraf ehliyeti bulunmadığı tespit edilmiş olup, mahkeme davacıya taraf teşkilini sağlamak amacıyla bir ay içinde şirketin ihyası davası açarak tasfiye memuru ataması için kesin süre vererek, aksi takdirde davanın usulden reddedileceğini ihtar etmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ KARAR NO : ████████DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2022KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:İDDİA, SAVUNMA ve DOSYA KAPSAMI:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin kayyımlık görevinin ---- tarafından yürütüldüğünü, harçtan muaf olduklarını, müvekkili şirketin ----- İştiraklerinden olduğunu, diğer grup şirketlerinin ürettiği ve genel itibariyle eğitim malzemelerinin ihracatını gerçekleştiren şirket olduğunu, yurtdışına kitap, dergi, okul mobilyası ve kıyafet gibi eğitim sektöründeki ürünleri pazarladığını, satışlar neticesinde 2012-2016 yılları arasında satış bedellerini tahsil edememesi sonucunda ticari alacakları doğduğunu, tahsilata ilişkin girişimlere rağmen bir neticeye varılamadığını, arabulucuktan da sonuç alınamadığını, faturalar, yurtdışı çıkış evrakları ve cari hesap ekstrelerinden görüleceği üzere fatura bedellerinin toplamının 376.222,13 Euro olduğunu, geriye kalan 359.953,00 Euro alacağı olduğunu belirterek 359.953,00 Euro alacağa fatura tarihinden itibaren en yüksek yabancı mevduat faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı süresi içerisinde herhangi bir cevap dilekçesi sunmamıştır. İNCELEME ve GEREKÇE :Dava, hukuki niteliği itibariyle alacak istemine yönelik olduğu görülmüştür.Davalı şirkete Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebligat yapılmadığı çalışıldığı, davalı şirketin terkin olması nedeniyle tebligat yapılamadığı görülmüştür.Davalı şirketin ---- mukim yabancı menşeli bir şirket olması nedeniyle Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü aracılığıyla Tebligat Kanunu hükümleri uyarınca tebligat yapılmaya çalışılmışsa da Bakanlık tarafından gelen 25.12.2025 tarihli cevapta şirketin 20.09.2021 tarihinde terkin olduğu görülmüştür.Mahkememizce davacı vekiline davalı şirketin terkin olması sebebiyle taraf teşkilinin sağlanması için eksikliklerin tamamlanması ve gerekiyorsa ihya davası açması açıp tasfiye memurunu ataması için 1 aylık kesin süre verildiği, aksi takdirde taraf teşkili sağlanamayacağından davanın usulden reddedileceği ihtar edilmiştir.Dava ehliyeti, kişinin bizzat veya vekili aracılığıyla bir davayı davacı veya davalı olarak takip etme ve usuli işlemleri yapabilme ehliyetidir. Dava ehliyeti, medeni hakları kullanma ehliyetinin usul hukukunda büründüğü şekildir; dolayısıyla, medeni hakları kullanma ehliyetine (fiil ehliyetine) sahip gerçek ve tüzel kişiler dava ehliyetine de sahiptirler.Taraf sıfatına gelince; bir hakkı dava etme yetkisi (dava hakkı) kural olarak o hakkın sahibine aittir. Bir hakkın sahibinin kim olduğu, dolayısıyla o hakkı dava etme yetkisinin kime ait olduğu, (o davada davacı sıfatının kime ait olacağı) tamamen maddi hukuk kurallarına göre belirlenir. Ancak bir davanın davacısının o dava yönünden davacı sıfatına sahip bulunmadığının belirlenmesi halinde, mahkeme dava konusu hakkın mevcut olup olmadığını inceleyemeyeceği ve sıfat yokluğundan davanın reddine karar vermek zorunda olduğu için taraf sıfatı usul hukukunun da düzenleme alanındadır.Eş söyleyişle, sıfat, dava konusu sübjektif hak (dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilişkidir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı dava konusu sübjektif hakka ilişkindir (----- Bu nedenle, davanın tarafları, taraf ehliyetine sahip olmalıdır. Yani, bir davada taraf olabilmek için ya hakiki şahıs; ya da hükmi şahıs olmak gerekir. Zira taraf ehliyeti, medeni hukukun haklardan istifade ehliyetine tekabül eder (----).Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.06.2007 tarih,----- Karar sayılı kararında da benimsendiği üzere; ticari şirketin tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmesi (terkini) ile sona erer. Tüzel kişiliğin sona ermesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapılmış olması gerekir. Şayet tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmış ise tüzel kişilik ticaret sicilinden silinse bile şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulü olanaksızdır. Bu durumda, tüzel kişiliğin yeniden ihyasına gidilerek taraf teşkili sağlanmak suretiyle yargılamanın devamının sağlanması gerekir.Bir sermaye şirketi davadan önce tasfiyesini tamamlamış, ticaret sicilinden terkin edilmiş ve keyfiyet ilan edilmiş ise artık şirket temsilcileri veya tasfiye memurları şirket adına dava açamayacak veya açılan davada şirketi temsil edemeyecek, dava açmış veya aleyhine dava açılmış olsa bile dava ve/veya karar tarihi itibariyle tüzel kişiliği bulunmayan şirket hakkında yargılama yapılıp hüküm verilemeyecektir. 6102 sayılı TTK'nın Geçici 7. maddesinde ticaret şirketlerinin re’sen tasfiye ve sicilden terkin halleri düzenlenmiş ancak maddenin 2. bendinde davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirket veya kooperatiflere bu madde hükümlerinin uygulanmayacağı ve süresi içinde ihya için dava açılabileceği belirtilmiştir.Bu nedenle; davacı tarafa davalı borçlu şirketin ihyasını sağlamak üzere dava açması ve dava açıldığına dair Mahkememize bildirimde bulunması için bir aylık kesin süre verilmiş, bu süre içerisinde dava açılmadığı takdirde davanın taraf teşkili eksikliği nedeniyle usulden reddedileceği ihtar edilmiştir.Davacı taraf usulüne uygun ihtarata rağmen borçlu şirketin ihyası için ----- gerekli işlemlerini yaptığına ilişkin mahkememize herhangi bir bilgi veya belge sunmamıştır. Bu durumda taraf teşkili sağlanamamış olup davanın taraf teşkili eksikliği nedeniyle usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (Yargıtay --- HD ---- Esas ----- Karar)HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın pasif taraf ehliyeti yokluğundan HMK 114/1-d, HMK 115 uyarınca USULDEN REDDİNE; 2-Davacı taraf harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,5-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine,Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.