Üniversite çalışanının öğrenciye yönelik fiilleri nedeniyle verilen devlet memurluğundan çıkarma cezasının orantısız bulunarak iptal edilmesi ve Danıştay incelemesi.
Özet: Bir üniversite personelinin, bir öğrenciye yönelik (tokalaşma ve kişisel bilgilerine ulaşarak mesaj gönderme) eylemleri nedeniyle tesis edilen devlet memurluğundan çıkarma cezasının, ilk derece ve istinaf mahkemelerince, eylemlerin tüm boyutu (tokalaşmanın şüpheli mahiyeti, mesajın kabul edilemezliği) ve öğrencinin ek bir şikayetinin veya adli sürecin bulunmaması gibi hususlar gözetilerek verilen cezanın orantısız ve hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verildiği bir uyuşmazlıktır.

T.C.
D A N I Ş T A YONİKİNCİ DAİREEsas No : █████████Karar No : ████████ TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- ... Üniversitesi Rektörlüğü VEKİLİ : Av. ... 2- ... BaşkanlığıVEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI) : ...VEKİLLERİ : Av. ... Av. ...İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: ... Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesinde bilgisayar işletmeni olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının, █████/2018 tarihinde Fen Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü 2. sınıf öğrencisi olan H.U.'ya yönelik olarak, gerek sabah saatlerinde sınıf anahtarını verirken gerekse sonradan Fakülte önünde karşılaştığında gerçekleştirdiği eylemin, muhatabı ve öğrenci arkadaşları bakımından şüpheyle yaklaşılmakla birlikte, ilk bakışta sıradan insani ilişkilerde gerçekleşen tokalaşma olarak addedilebilecek mahiyette olduğunun değerlendirildiği ve nitekim şikayetçinin de rahatsızlık duymakla birlikte tek başına bu eylemi şikayet edilecek mahiyette değerlendirmediği, davacı tarafından tanık olarak dinletilen diğer tanık ifadelerinde ise tokalaşmanın ötesinde bir durum olmadığının belirtildiği, davacının daha sonradan █████/2018 tarihinde aynı öğrencinin telefonuna şahsi bilgilerine de ulaşmak suretiyle mesaj atması üzerine █████/2018 tarihli eylemlerinin salt sıradan insani ilişkilerde gerçekleşen bir tokalaşma olarak değerlendirilmeyerek mesajla bütünleştirilerek şikayet konusu edildiği; davacı, dava konusu işlemin tesisinden önce alınan █████/2019 kayıt tarihli savunmasında da, öğrenci H.U.'nun elini tuttuğu iddiasının tamamen günlük ilişkiler içerisinde yapılan tokalaşma olduğunu ve attığı mesajın bir iltifattan öteye gitmediğini ileri sürmekle birlikte, söz konusu davranışların ve mesaj atma eyleminin gerçekleştiğini kendisinin de belirttiği, bu haliyle bahse konu elini tutma ya da tokalaşmanın, tokalaşma mahiyetinin ötesinde bir niyetle yapılıp yapılmadığının kesin olarak belli olmadığı ve şüphe düzeyinde kaldığı, bununla birlikte davacının █████/2018 tarihinde şikayetçi öğrencinin telefonuna mesaj attığının sabit olduğu ve bu şekilde bir mesaj atılmasının da hiçbir şekilde kabul edilebilir bir yönünün bulunmadığı, hizmet içinde Devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak mahiyette değerlendirilebilecek söz konusu eylemiyle davacının devlet memuru sıfatına ve bulunduğu yerde yürüteceği görevin hassasiyetine uygun olmayan bir davranış içerisine girdiği, bununla birlikte; soruşturma kapsamında alınan ifade içerikleri, davacı tarafından öğrenci H.U.'ya atılan ve şikayete sebep mesaj sonrasında kendisine cevap verilmesi hususunda ısrarcı olduğuna yönelik başkaca bir mesajın bulunmaması ile şikayetçi öğrenci H.U.'nun olaya ilişkin olarak adli merciler nezdinde yapmış olduğu bir suç duyurusunun olmaması ve davacı hakkında yürütülen herhangi bir adli soruşturma ya da kovuşturmanın bulunmaması hususları göz önüne alındığında, davacının üzerine atılı soruşturmaya konu eylemlerinin, niteliği itibarıyla, verilen disiplin cezasıyla örtüşmediği, ayrıca davacının fiili ile verilen ceza arasında orantılılık bulunmadığı, davacının kusurlu eyleminin karşılığı olan cezadan daha ağır bir cezasıyla cezalandırılmış olduğu sonucuna ulaşıldığı, Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile davacının eylemleri arasında adil bir dengenin bulunmadığı, ceza ile eylemin orantılı olmadığı, bu nedenle dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idareler tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Dava konusu işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğu belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;1. Davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddine,2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, █████/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.