Sigorta şirketinin haksız eylem kaynaklı trafik kazası sonrası ödenen hasar bedelini rücuen tahsil davasının ticari dava sayılıp sayılmadığına ilişkin görevli mahkeme değerlendirmesi.
Özet: Bir sigorta şirketi, trafik kazasında tam hasarlı hale gelen aracın sigortalısına ödediği tazminatın kalan kısmını, karşı tarafın trafik sigortacısından kısmi tahsilat yaptıktan sonra, sorumlu taraftan tahsil etmek amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebiyle dava açmıştır; ancak mahkeme, bir sigortacının sorumlu üçüncü kişiye karşı açtığı halefiyet davasının, Yargıtay içtihatlarına göre sigorta poliçesinden kaynaklanmadığı ve ticari dava niteliği taşımadığı gerekçesiyle kendi görevini sorgulamaktadır.

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)DAVA TARİHİ : █████/2026KARAR TARİHİ : █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dilekçesinde özetle; dava dışı ......'a ait ...... plakalı otomobilin müvekkili şirket tarafından ..... no’lu Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi kapsamında █████/2023 başlangıç- █████/2024 bitiş tarihli dönemler için teminat altına alındığını, 01.10.2023 tarihinde saat 16:10 sıralarında sürücü ..... sevk ve idaresindeki .... plakalı araç ile Kayseri İli ... İlçesi ..... Mahallesi .... Caddesini takiben Kadir Caddesi istikametinden Elisevenler Caddesi istikametine giderken Akmescit Caddesi kavşağına geldiğinde aracının sol yan kısımlarına gidiş istikametine göre sol tarafından Aykut Özdarendelioğlu Caddesi İstikametinden Akmescit Caddesi istikametine giden sürücü ..... idaresindeki ...... plakalı aracın ön kısımlarıyla çarptığını, çarpmanın etkisiyle savrulan ....... plakalı aracın direksiyon hakimiyetini kaybederek aracının ön kısımlarıyla orta refüjde bulunan ağaca da çarparak karşı yön yolu geçtiğini, kaldırım bitimi No:80/2 ikametin beton duvar ve demir kapısına çarparak durması neticesinde yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen trafik kazası sonrasında dava dışı sigortalı müvekkili sigorta şirketine aralarındaki poliçe kapsamında hasarın tazmini maksadıyla başvurduğunu, işbu başvuru sonrasında, müvekkili sigortacı şirket tarafından, 5684 sayılı Kanun’un 22. maddesi uyarınca bağımsız ve uzman eksper tarafından hasarın niteliğinin ve miktarının tespiti için yaptırılan ekspertiz incelemelerinin gerçekleştirildiğini, ekspertiz incelemesi sonucunda sigortalı aracın pert total olduğunun tespit edildiğini ve dava dışı sigortalı ile 500.000,00 TL rayiç bedel üzerinden mutabakat sağlandığını, 211.111,00 TL üzerinden sovtaj işlemlerinin gerçekleştirildiğini, bakiye kalan 288.889,00 TL tutarın dava dışı sigortalıya ödendiğini, davalının trafik sigortacısından da 2023 poliçe teminat limiti kapsamında 120.000,00 TL tahsil edildiğini, beyanla icra takibine yapılan itirazın iptaline, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanunu'un 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’nda ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur.Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nun 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatını haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile, bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler. Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği açıktır. (Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E. █████████ K. ██████████ T. 19.06.2018) Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun, 3 Temmuz 1944 tarih ve 5746 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 22.3.1944 tarih ve 37 E. - 9 K. sayılı kararında halefiyet "sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" şeklinde vurgulanmaktadır.Somut olayda; sigortalının gerçek kişi olduğu, tacir olduğuna ilişkin dosyada delilin bulunmadığı, aracın hususi nitelikte olduğu görülmekle mahkememizin görevsizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacının açtığı davada, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, HMK'nun 115/2. maddesi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,2-Görevli Mahkemenin Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi OLDUĞUNA,3-HMK 20. Maddesi gereğince süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde iki hafta içinde mahkememize müracaat ile dosyanın görevli mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, başvurulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına,4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA,5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA, Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345. maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstinaf Dairesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar tarafların yokluğunda açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2026Katip ..... ¸e-imzalıdır .......¸e-imzalıdır