Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunda aynı fiilden kesinleşmiş önceki hükmün varlığına rağmen sanığın yeniden mahkum edilmesi hukuka aykırı bulunarak hükmün bozulması.
Özet: Sanığın, şirkete ait madeni yağı görevlendirildiği yere götürmeyip satması eylemiyle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediği iddiasıyla açılan davada, aynı fiil nedeniyle sanık hakkında daha önce verilmiş ve kesinleşmiş bir hükmün bulunup bulunmadığı ile bu hükme ilişkin kanun yararına bozma talebinin akıbetinin yeterince araştırılmaması, önceki hükmün bozulmaması halinde aynı fiil için ikinci kez yargılama yapılamayacağı ya da davaların birleştirilmesi gerektiği hukuki prensiplerine aykırı olarak mahkûmiyet kararı verilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığı gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.
11. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : ███████ E., ████████ K.
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanığın, katılanın sahibi olduğu ... şirketinde şoför olarak çalıştığı, olay tarihinde şirkete ait 54... plaka sayılı araç ile ...'ndan 15 bin kg madeni yağ alarak Sakarya'ya getirmek üzere görevlendirildiği, ancak sanığın madeni yağları Sakarya'ya götürmek yerine Manisa'ya götürüp bir petrol istasyonuna sattığı, bu suretle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediği iddia ve kabul olunan somut olayda;
Sanığa isnat olunan aynı eylem nedeniyle, Gebze Cumhuriyet Başsavcılığının 02.09.2013 tarihli ve █████████ soruşturma sayılı iddianamesi ile aynı yer 5. Asliye Ceza Mahkemesinin ████████ Esasına kayden açılan kamu davasının yargılaması sonunda, sanığın 1 yıl hapis ve 100,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair 24.10.2014 tarihli ve ████████ Karar sayılı kararının verildiği, bu kararın temyiz edilmeden 10.04.2015 tarihinde kesinleştiği, Gebze 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.02.2016 tarihli kararı ile sanığın infazın durdurulması talebinin kabulüne karar verilip, aynı tarihli yazısı ile kanun yararına bozma yoluna gidilmesi hususunda gereğinin takdir ve ifası için evrakın aynı yer Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesi ve kanun yararına bozma talepli fezleke düzenlenmesi üzerine, Adalet Bakanlığı ... Genel Müdürlüğünün "Sakarya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin ████████ esas sayılı dosyasının Yargıtay 23. Ceza Dairesinin ██████████ esas sayılı ilamı ile bozulduğu anlaşılmakla, derdest olan dava dosyasının karara bağlandıktan sonra kanun yararına bozma yönünden incelenmek üzere ekte iade edilen dosyasına eklenenerek birlikte gönderilmesini rica ederim." şeklindeki 24.01.2017 tarihli yazısı ile cevap verildiği anlaşılmakla, bahsedilen kanun yararına bozma talebinin akıbetinin araştırılarak, sonucuna göre söz konusu kararın kanun yararına bozma talebi doğrultusunda bozulduğunun belirlenmesi halinde her iki davanın birleştirilerek görülmesi, bahsi geçen kararın bozulmamış olması halinde ise, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/7. maddesinde “Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir.” hükmü gereğince davanın reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanık ve müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 10.03.2026 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!