İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin, Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından zorunlu arabuluculuk dava şartı eksikliği nedeniyle menfi tespit davasında verilen usulden ret kararına yönelik istinaf incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının, davalı tarafından icra takibine konulan 68.000 TLlik bir teminat senedinin bedelsiz olduğunu, davalı tarafından sahtecilikle 568.000 TLye çıkarıldığını ve hileyle imha edildiği izlenimi verilerek geri alındığını iddia ederek açtığı menfi tespit davasının istinaf incelemesine ilişkin olup; ilk derece mahkemesinin, yetkili mahkemenin belirlenmesine dair önceki istinaf kararına rağmen, ticari davalarda arabuluculuk şartının yerine getirilmemesi nedeniyle davayı usulden reddetmesi kararına karşı yapılan başvuruyu ele almaktadır.

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : ████████
KARAR NO : █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : MANİSA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : █████/2026
NUMARASI : ███████ Esas ███████ Karar
DAVA : MENFİ TESPİT
KARAR TARİHİ : █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2026
Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ███████ Esas ███████ Karar sayılı dava dosyasından yapılan yargılama sonucunda davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya, Dairemize gönderilmiş olmakla HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Mahkemece yapılan açık yargılama sonucunda; ''...Davacı vekili dilekçesinde özetle; Davalı tarafın davacı müvekkil hakkında Kırkağaç İcra Müdürlüğünün ████████ Esas sayılı dosyası ile takibe geçtiğini, Davacının tüm malvarlığı haczedildiğini, Adına kayıtlı bulunan araçların fiilen haczedilip trafikten men edilerek Soma İcra Müdürlüğünün ████████ Talimat sayılı dosyası ile satışa geçilmiş ve ihalesi başladığını, takibe konu senedin bedelsiz olduğunu, davacı müvekkil ile davalı arasında hukuki muamele, hukuki ilişki ve hukuki alış veriş bulunmadığını, Davacı müvekkil maliki bulunduğu ... İli, ... İlçesi, .... Mahallesi, .... parsel nolu ve vasfı ev olan taşınmazını davalı alacaklıya sattığını, Tapu davalı alacaklının talebi ile eşi olan ...'a devir ve temlik edildiğini, davacının müvekkiline baskı yapılarak takipçi ...nin hazır bulunduğu bir ortamda aralarında sözleşme yapılarak davacı müvekkile, senedin yukarıda rakam ile yazılı kısmı 68.000 TL. yazılarak teminat senedi düzenlenmiş ve senedin arkasına şerh düşülerek davalıya verildiğini, daha sonra müvekkilinin evine gelerek “aramızdaki güvensizliği kaldıralım, sözleşmeyi ve senedi yırtalım” diyerek senedi davacının bakmasına, kontrol etmesine fırsat vermeden yırttığını ve yaktığını, sonrasında yırttığını iddia ettiği senet hakkına takip başlattığını, senedin incelenmesinde yukarıda rakam ile yazılı kısımda 68.000 TL. olan bedel başına 5 eklenmek sureti ile 568.000 TL. yapıldığını fark etmiş, senedin arkasında şerhin olmadığını görmüş ve imzadan şüphelendiğini, davalı taraf hakkında Kırkağaç Cumhuriyet Başsavcılığına bedelsiz senedi tahsile koymaktan dolayı şikayet edildiğini, Açıklanan nedenlerle Açılan davanın kabulüne, Kırkağaç İcra Müdürlüğünün ████████ Esas sayılı takip dosyasından davacın borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline, davalının tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde özetle; Davalı müvekkilinin, davacıdan alacaklı olduğunu, Aralarında düzenledikleri bono bulunduğunu, Davacı tarafça imzalanan işbu bono Kırkağaç İcra Müdürlüğü'nün ████████ Esas numaralı icra dosyasında █████/2022 günü işleme konulduğunu, Davacı elinin ürünü olan bonodan kaynaklanan borcunu ödememek için Kırkağaç İcra Hukuk Mahkemesi'nin ███████ Esas numaralı dosyasında ihtiyati tedbir talepli memur muamelesini şikayet istemli davayı açtığını ve tedbir ile durdurulduğunu, yargılama devam ederken davacı bonodaki imzaların kendisine ait olduğunu kabul ettiğini, davanın ret edildiğini ve %20 icra inkar tazminatına hükmedildiğini, Davacının dilekçesinde iddia ettiği tüm hususların soyut ve mesnetsiz olduğunu, bu sebeple hukuki menfaatten yoksun işbu davanın REDDİNE ve davacının KÖTÜ NİYET tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME VE GEREKÇE
Davanın konusu menfi tespit istemine ilişkindir.
Öncelikle iş bu dava Kırkağaç Asliye Hukuk Mahkemesine açıldığı, ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kısmen kabul kararı verildiği, kararın istinaf edildiği İzmir BAM 17. Hukuk Dairesi █████████ Esas █████████ Karar sayılı ilamı ile mahkememizin görevli olduğu ve dosyanın mahkememize gönderilmesi yönünde karar verildiği anlaşılmıştır.
6100 sayılı HMK'nın 115/1. maddesinde mahkemenin dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştıracağı, tarafların da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebileceği belirtilmiştir.
HMK'nın 115/2. maddesinde mahkemece dava şartı noksanlığının tespit edilmesi ve noksanlığın giderilmesi için mahkemece verilen kesin sürede de noksanlığın giderilmemesi halinde davanın usulden reddedileceği belirtilmiştir.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde düzenlenen hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 5 inci maddesinden sonra gelmek üzere; "3. Dava şartı olarak arabuluculuk" başlığı ile eklenen 5/A maddesinin 1. fıkrası "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." şeklinde düzenlenmiştir.
7445 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair Kanun'un 31. maddesi ile ticari nitelikteki menfi tespit davalarının da zorunlu arabaluculuk kapsamına alındığı, yapılan bu yasal değişikliğin █████/2023 tarihinden itibaren yürürlüğe girdiği, eldeki davanın da █████/2025 tarihinde açılmış olması dikkate alındığında somut uyuşmazlıkta dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.
Yine 7155 Sayılı Yasanın 23. Maddesi ile 6325 Sayılı Yasaya eklenen 18/A maddesinin 2. Fıkrası; "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." hükmündedir.
6100 Sayılı HMK'nın 115/2.maddesinde tamamlanabilir dava şartı eksikliğinin giderilmesi için davacı tarafa süre verilebileceği belirtilmiş ise de 6352 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-2.maddesinde arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde davanın, dava şartı yokluğundan usulden reddedileceği açıkça belirtildiğinden anılan dava şartı eksikliğinin, tamamlanabilir dava şartı eksikliği olarak nitelendirilmesi mümkün değildir. Zira arabuluculuk, tarafların mahkeme yoluna başvurmadan uyuşmazlıkları bir araya gelerek çözmeleri, bu şekilde daha hızlı ve barışcıl yöntemlerle sonuca ulaşmaları ile mahkemelerin iş yükünün azaltılması amacıyla getirilmiş bir alternatif çözüm yoludur. ( İzmir BAM 4. Hukuk Dairesinin █████████ Dosya, █████████ Karar numaralı ilamı)
Buna göre; davanın TTK.'nun 4. maddesine göre ticari dava niteliği taşıdığı, dava dilekçesinde arabuluculuğa ilişkin hiç bir bilgiye yer verilmediği, davacı tarafından dava açılmadan önce dava şartı arabulucuk kapsamında arabulucuya başvurulduğuna ilişkin son tutanağın dava dilekçesi ekinde dosyaya sunulmadığı, mahkememizce verilen kesin süre içinde de sunulmadığı, buna göre dava tarihinde arabulucuya başvurulmadan davanın açıldığının anlaşıldığı ve belirtilen hususun tamamlanabilir dava şartı olarak nitelendirilemeyeceği, anılan yasal düzenleme uyarınca arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın dava şartı yokluğu..."gerekçesi ile, davanın, 6325 Sayılı Kanunun 18/A-2 ve 6100 Sayılı HMK.nun 114/2 ve115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE karar verilmiş, verilen bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, delillerin takdirinde isabetsizlikler olup eksik inceleme ile nihai karar verildiğini, davalı tarafın müvekkili hakkında icra takibine geçtiğini, müvekkilinin tüm malvarlığının haczedildiğini, müvekkili adına kayıtlı bulunan araçların fiilen haczedilip cebri icra ile satıldığını, maaşının hacizli olduğunu, takibe konu senetin sahte ve bedelsiz olduğunu, müvekkili ile davalı arasında hukuki muamele, hukuki ilişki ve hukuki alış veriş bulunmadığını, davalı tarafın müvekkiline karşı haksız bir eylemi ve fiilinin olduğunu, davalının haksız ve hukuka aykırı bir şekilde menfaat temin etme çabası içerisinde olduğunu ve bu nedenle arabuluculuk faaliyetinin gerçekleşmediğini ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Dairemizce HMK'nın 355 maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır.
Dava; kambiyo senedine dayalı açılan icra takibinde menfi tespit talebidir.
Mahkemece davanın arabuluculuk dava şartı yerine getirilmeden davanın açıldığından bahisle usulden reddine karar verildiği görülmüştür.
01.09.2023 tarihinden itibaren açılacak menfi tespit davalarında arabuluculuğa başvuru dava şartı haline getirilmiştir.
Eldeki dava 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 2. fıkrasına göre zorunlu arabulucu kapsamında olup, dava şartı olarak ticari davalarda zorunlu arabuluculuk söz konusudur. Bu itibarla, ticari uyuşmazlıklarda dava şartı olan arabuluculuk kuralına davacı tarafça uyulmadığı görülmüştür. Dava şartı noksanlığının re'sen tespit edilerek davanın usulden reddine dair verilen mahkeme kararının da bir hata olmadığı anlaşılmakla; yapılan istinaf başvurusunun açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2026 tarih ve ███████ Esas ███████ Karar sayılı hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf başvurusu sırasında alınması gereken 732,00.TL maktu harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına,
3-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadan karar verildiğinden davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!