Ticari satımdan kaynaklanan, elektrikli aracın giderilemeyen seri arızaları nedeniyle ayıpsız misliyle değişim veya bedel iadesi talep eden tazminat davası.
Özet: Davacı, 18.08.2022 tarihinden beri giderilemeyen elektrikli aracındaki arızanın üretimsel bir hatadan kaynaklandığını iddia ederek, aracın davalılarca ayıpsız misli ile değiştirilmesini, bu talebin kabul edilmemesi halinde aracın sıfır bedelinin ticari faiziyle iadesini, aksi takdirde ayıp oranında bedel indirimi ve faiziyle ödenmesini talep etmektedir; davalılardan biri cevap dilekçesi sunmazken, diğer davalı şirket ise üretici, satıcı veya ithalatçı olmadığını, sadece servis hizmeti verdiğini belirterek husumet yönünden davanın reddini ve misliyle değişim talebinin ayıplı hizmet iddiasını kapsamadığını savunmaktadır.

T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2022KARAR TARİHİ : █████/2026DAVA : Davacı vekilince mahkememize ibraz edilen dava dilekçesinde, müvekkilinin sahip olduğu ... Plakalı ... Şasi numaralı ... ... marka aracı 18.08.2022 tarihinde çalıştırdığı esnada ekranda elektrik arızası uyarısı çıkması üzerine aracını servise götürdüğünü, aracın elektrikli bir araç olduğunu, söz konusu arızanın önemli bir şey olduğunu düşünerek derhal ... ... servisine gittiğini ve aracını bıraktığını, ilk anda verilen bilgiye göre sorunun yazılımsal olabileceği, güncelleme ile giderilebileceğinin söylendiğini, aracın güncellemesinin yapılmasına rağmen sorunun giderilemediğini, 1 haftanın sonunda yetkili servis bu sefer de arızayı tespit edemediklerini Almanya merkez ile irtibat kurduklarını ve oradan bilgi beklediklerini söylediklerini, Almanya'dan kablo kaynaklı bir arıza olabileceği bilgisi geldiğini bunun üzerine bu sefer de kablo değiştirileceğinin söylendiğini ancak arızanın giderilmediğinin görüldüğünü, son olarak batarya yalıtım arızasından bahsedildiğini, bu konuya ilişkin işlemlerin yapıldığını ve yine de sonuç alınamadığını, gelinen noktada sorunun kaynağının dahi tespit edilemediğini ve bu işlemi ancak ... servisinin yapabileceğini, ... servisinin yetkisini aştığı söylenerek araç 5.10.2022 tarihinde ... servisine nakledildiğini ve müvekkiline de bu hususta bilgi verilmediğini, 18.08.2022 ile 05.10.2022 tarihlerinde arasında aracın arızasına yönelik bir tespit dahi yapılamadığını, ... servisinin çözüm bulacağının söylendiğini ancak bugüne kadar geçen süreçte bir çözüm bulunamadığını, aracın serviste kaldığı süre içinde bir çözüm bulunamaması nedeniyle taraflarınca da bir takım araştırmalar yapıldığını ve arızanın üretimsel bir hatadan kaynaklanabileceğinin düşünüldüğünü, aracın 10.01.2022 tarihinde davalılardan ... ... isimli firmadan 0 km olarak 3.600.000 TL bedelle alındığını, satın alım işleminin akabinde 19.01.2022 tarihinde aracın Türkiye'deki yetkili distribütörü davalı ... tarafından 59.531 TL bedelle garanti uzatma işlemi yapıldığını, araç hala garanti kapsamında olduğunu ve davalılardan ... Otonun ... yetkili servisinde bulunmadığını, iş davaya istinaden açmış oldukları davaya Yargıtay HGK ESAS NO : ███████-1696 KARAR NO : █████████ kararının emsal teşkil ettiğini, söz konusu rapordaki belirtilen hileli ayıbın aksine mahkemece ayıbın hileli olduğu kanıtlanamadığı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulduğunu, dava dilekçesinde gerekçesini açıkladığı üzere dosyanın bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnildiğini, direnme kararını davacı vekili temyize götürdüğünü, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek direnme kararının bozulduğunu, HGK █████████ E. , ████████ K. 08.06.2021 Tarihli kararı , Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.10.2019 tarih ███████-947 E. Ve ████████ kararının emsal teşkil ettiğini belirterek dilekçesinin devamında, iş b dava yönünden, aracın yenisi ile değiştirilmesini isteme koşullarının gerçekleştiğini, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun yine çok yeni bir kararında davacının aracının ayıpsız misli ile değiştirilmesine karar veren direnme kararının onandığını, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. █████████ K. █████████ T. 28.09.2006 tarihli kararına atıfta bulunarak dilekçesinin devamında, davaya konu aracın elektrikli bir araç olduğunu ve 18.08.2022 tarihinden bu yana oldukça uzun bir süre geçmiş olmasına rağmen arızasının giderilmediğini, başkaca talep ve dava hakları saklı kalmak üzere bu aşamada öncelikle tüm değişim masraflarının davalılara ait olmak üzere aracın ayıpsız misli ile değişimini, mahkemece bu taleplerinin yerinde görülmemesi halinde ise aracın sıfır fiyatı üzerinden bedelinin ticari faizi ile ödenmesini ettiklerini, terditli olarak açmış oldukları dava da işbu taleplerinin kabul edilmemesi halinde son olarak ayıp oranında bedel indirimi yapılmasını ve faiziyle birlikte müvekkiline ödenmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir. CEVAP :Davalı ... ... Ticaret Limited Şirketi'ne usulüne uygun tebligat yapılmış olmasına rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır. Davalı ... AŞ vekilince mahkememize ibraz edilen cevap dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin dava konusu aracın üreticisi, satıcısı ve ithalatçısı olmadığını, davanın müvekkili şirket yönünden husumet nedeniyle reddi gerektiğini, huzurdaki davayla, konu araca yalnızca servis hizmeti sağlamakta olan müvekkili şirkete karşı aracın misli ile değişimi taleplerinin ileri sürülmesinin mümkün olmadığını, davacı tarafın davasını TKHK m. 11 hükmünde yer alan seçimlik haklara dayandırmış olduğunu, ilgili maddenin ayıplı hizmeti kapsamadığının açık olduğunu, dolayısıyla misli ile değişim talebinin ayıplı hizmet iddiasına dayalı olarak talep edilemeyeceğini ve taleple bağlılık ilkesi gereği müvekkili şirket yönünden öncelikle husumet nedeniyle usulden reddi gerektiğini, davaya konu aracın trafiğe çıkış tarihi baz alındığında, cevap dilekçesinde açıkladıkları sebeplerle kesinlikle bir kabul anlamına gelmemek kaydıyla, ayıptan doğan yasal hakların kullanımı için araçta gerekli kontrol ve muayenelerin yapılarak, ihbar külfetinin yerine getirilmesinin gerektiğini, davacı tarafça, yasadan kaynaklı işbu şart yerine getirilmediğinin anlaşıldığını, davacının, iddia ettiği durumu derhal bildirmek yerine, bir süre boyunca aracı kullandığını, derhal ayıp ihbarında bulunmayarak, huzurdaki davayı ikame ettiğini, davacının derhal ihbar şartını yerine getirmediğini, davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, Türk Ticaret Kanunu’nun 23. Maddesine göre ‘satılanda ayıp bulunması halinde açıkça belli olan ayıplarda iki gün, açıkça belli olmayan ayıplarda ise sekiz günlük ihbar süresi’ olarak düzenlendiğini, diğer hallerde Türk Borçlar Kanunu’nun 223/2. Maddesi hükmüne atıf yapıldığını, Türk Ticaret Kanunu’nun atıf yaptığı Türk Borçlar Kanunu’nun 223/2. Maddesi hükmüne göre ise, gözden geçirme (muayene) ve bildirimde (ihbar) bulunma ihmal edilirse, satılan mevcut haliyle kabul edilmiş sayılacağını, gizli ayıplarda ise “gizli ayıbın tespit edildiğinde hemen satıcıya bildirilmesi gerekir” aksi takdirde satılan yine mevcut haliyle kabul edilmiş sayılacağını, bilindiği üzere ayıbın bildirilmesine ilişkin sürelerin hak düşürücü nitelikte olduğunu, bu itibarla davacının, derhal ihbar şartını yerine getirmediğini, araçta ayıp/gizli ayıp veya üretim hatası da bulunmadığını, dava konusu ... plakalı ... şasi numaralı ... marka ... ... model aracın, davacı tarafından 2 numaralı davalı ithalatçı ve satıcı ... ... firmasından satın alındığını, dilekçesinin devamında araç ile ilgili yüksek voltaj bataryası hakkında görseller ile desteklenen açıklama ve bilgiler vererek, aracın tespitleriyle alakalı yüksek voltaj bataryası üzerinde yapılacak işlemlere kadarki bu sürece kadarki tüm arıza tespiti, testler, işlemler, tüm yetkili servisler tarafından yapılabildiğini, tüm yetkili servislerin araç üzerinde onarım, tespit, test ve inceleme yapma konusunda yetkin, eğitimli ve donanımlı personel ve altyapıya sahip olduğunu, ... ... dışında başka bir yetkili serviste süreci devam eden aracın, bataryası üzerinde işlem yapılması gerektiği durumda tüm organizasyon yetkili servis tarafından ayarlandığını, aracın transfere hazır hale getirildiğini, parça siparişlerinin verildiğini, bu süreçte aracın ... ...’a transferi için çekici organizasyonunun planlandığını, aracın çekici vasıtasıyla güvenli bir biçimde ... ...’a transfer edildiğini, aracın batarya onarım merkezine geldikten sonra, batarya onarım teknisyeni tarafından planlama yapıldığını, gerekli incelemeler, tespitler ve testler sonrasında gerekmesi halinde ek parça siparişi verildiğini, batarya onarımı yapılması gereken aracın, Türkiye’de hangi yetkili serviste olursa olsun, planlama yapılarak, çekici organizasyonu ile ... ... Batarya Onarım Merkezi’ne transfer edildiğini, tüm bu organizasyonların yetkili servisler tarafından karşılandığını, kullanıcılara herhangi bir ücret yansıtılmadığını, yüksek voltajlı batarya sürecini şematik olarak dilekçesinin devamında izah ettiğini yine dilekçesinde Türkiye genelindeki yetkili servisler ve batarya onarım merkezlerini şematik olarak haritalarda belirtildiğini, davaya konu aracın 10.01.2022 tarihinde satın alındığını, üretici tarafından faturalandırma tarihinin ise 05.03.2021 olduğunu, aracın Türkiye distribütörü tarafından ithal edilmediği için, üretici tarafından faturalandırılma tarihi ile aradaki yaklaşık 10 aylık süreç içerisinde aracın akıbeti konusunda herhangi bir bilgi ve kayıt bulunmadığını, aracın doğru saklama koşullarında muhafaza edildiğini, herhangi bir hasar görüp görmediği gibi bir bilgi bulunmadığını, dolayısı ile müvekkili şirketin bu süreçte herhangi bir yükümlülüğünün ve sorumluluğunun bulunmadığını, dava konusu aracın 5 adet servis girişi bulunduğunu, bunlardan yalnızca sonuncusunun arıza sebebiyle gerçekleştirildiğini, aracın servis girişleriyle ilgili bazı önemli bilgileri detaylı olarak dilekçesinin devamında açıkladığını, Türkiye Distribütörü tarafından ithal edilmemiş ve muhafaza, depolama ve sevkıyat koşulları başta olmak üzere geçmiş kayıtları bulunmaması nedeniyle akıbeti belli olmayan davaya konu aracın, servis giriş kayıtlarında bulunan dilekçesinde açıklamış olduğu maddelerde bulunan risk etmenlerine rağmen aracın onarım sürecinin müvekkili şirketin yetkili servisinde garanti kapsamında sürdürüldüğünü, kullanıcının 18.08.2022 tarihinde servis girişi itibariyle başlatılan onarım işlemleri süresince herhangi bir çözümsüzlük durumu oluşmadığını, bu süreç içerisinde meydana gelen tüm onarım masraflarının garanti kapsamında değerlendirileceğini, herhangi bir zorunluluk bulunmamasına rağmen, salt müşteri memnuniyeti amacıyla muadil araç ile ikame araç sağlandığını, sonuç olarak, davaya konu araçta giderilemeyen bir arıza ve/veya servis ihtiyacı söz konusu olmadığını, araca sağlanan servis hizmetinin de teknik kurallara uygun olarak gerçekleştirildiğini, davaya konu araçta bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, Yargıtay 13. Hukuk Dairesi ████████ E. ██████████ K. Ve Yargıtay 13. Hukuk Dairesi ██████████ E. ██████████ Kararına atıfta bulunarak dilekçesinin devamında, davacının aracın misli ile değiştirilmesi talebinin üretici, ithalatçı, satıcı olmayan müvekkili şirket aleyhine ileri sürülemeyeceğine dair beyanlarının saklı kalmak kaydıyla dava konusu hususa ilişkin misli ile değişim talebinin satıcı aleyhine doğuracağı sakınca ile davacı lehine doğuracağı fayda arasında büyük fark/orantısızlık bulunduğunu ve Yargıtay 19. Hukuk Dairesi’nin 22.10.2009 tarih █████████ E. Ve █████████ K. sayılı kararının bu konu hakkında emsal teşkil ettiğini, davacının iş bu davaya konu taleplerinin Medeni Kanun'un 2.maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralına aykırı olduğunu ve Yargıtay 13. Hukuk Dairesi’nin 27.10.2014 tarih ve ██████████ E. ██████████ K. sayılı kararının emsal teşkil ettiğini, Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 22.10.2009 tarih ve █████████ E. █████████ K. sayılı kararına atıfta bulunarak dilekçesinin devamında, seçimlik hakların kullanılma koşullarının gerçekleştiğini, araç iadesinde gözetilecek hususları açıklayarak Yargıtay 13. Dairesi’nin ██████████ E. █████████ K. sayılı 09.03.2011 tarihli kararının emsal teşkil ettiğini, Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 28.11.2006 gün ve ██████████ E.-██████████ K. sayılı bozma kararına ve Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 19.10.2010 gün ve ██████████ E. - ██████████ K. sayılı bozma kararına atıfta bulunarak dilekçesinin sonuç kısmında davanın esastan ve usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE : Dava, davacı tarafından satın alınmış olan aracın ayıpsız misli ile değişimi bunun mümkün olmaması halinde ise araç için ödenen bedelin ticari faizi ile iadesi veya ayıp oranında bedel indirimi istemine ilişkindir.Deliler ; araca ilişkin servis teslim formu, servis kayıtları, garanti uzatma belgesi, araç alım faturası, araç satış sözleşmesi, şirket defterleri, ticari defterler, faturalar, bilirkişi incelemesi. Uyuşmazlık noktaları : Davacı adına kayıtlı ... plakalı ... ... marka aracın hasarlı olup olmadığı, hasarlı ise hasarın maddi boyutunun tespiti, aracın ayıpsız misli ile değişimi, aracın misli ile değişimi olmadığı takdirde aracın güncel bedelinin ticari faizi ile birlikte iadesinin mümkün olup olmadığı, olmadığı takdirde ayıp oranında bedelde indirim yapılıp yapılamayacağı hususlarında uyuşmazlık toplanmaktadır. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, davacı tarafından satın alınmış olan aracın ayıpsız misli ile değişimi bunun mümkün olmaması halinde ise araç için ödenen bedelin ticari faizi ile iadesi veya ayıp oranında bedel indirimi istemine ilişkindir.Somut olayda; davacı tarafından ... Plakalı ... Şasi numaralı ... ... marka elektrikli aracın davalı ... ... Ticaret Ltd. Şti.'nden 10.01.2022 tarihinde 0 km olarak 3.600.000 TL bedelle satın alınmış olduğu, aracın satın alındığı tarihten sonra birden fazla kez elektrik arızası uyarısı çıkması üzerine arızaların giderimi için aracın davalı ... Otonun yetkili servislerine götürülmüş ise de onarımının giderilmediği, sürekli aynı uyarıyı verdiğini, aracın uzun süredir serviste olması ve aracın sorununun ne olduğunun tespit edilememesi nedeniyle tamirine yönelik inancın kaybedildiğinden bahisle aracın ayıplı olması sebebiyle başkaca talep ve dava hakkı saklı kalmak üzere öncelikle tüm değişim masrafları davalılara ait olmak üzere aracın ayıpsız misli ile değişimini, olmadığı takdirde aracın sıfır fiyatı üzerinden bedelinin ticari faizi ile ödenmesini, olmadığı takdirde son olarak ayıp oranında bedel indirimi yapılması ve faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmesi istemiyle birlikte işbu davanın açılmış olduğu görülmüştür. Öğretide ayıp satılanda, hasarın geçtiği anda, vaad edilen nitelikleri bir diğer ifade ile bulunması gereken bir özelliğin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bir kusurun ya da eksikliğin bulunması ya da dürüstlük kuralı gereğince ondan beklenen lüzumlu vasıfları taşımaması hali olarak tanımlanmakta olup açık ayıp ve gizli ayıp şeklinde sınıflandırılmaktadır. Açık ayıp hemen ilk bakışta ya da yüzeysel bir muayene ile tespit edilebilen ayıptır. Durumun gerekli kıldığı, muayene ile anlaşılamayan ayıplar, gizli ayıptır. Alıcı gizli ayıpları araştırmakla yükümlü değilse de ayıp meydana çıkar çıkmaz hemen ihbar etmelidirEldeki davada taraflar tacir olup uyuşmazlığın ise ticari nitelikteki satım sözleşmesinden kaynaklanması nedeniyle olaya 6098 sayılı Borçlar Kanunu (TBK) ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.Türk Ticaret Kanunu'nu 23. maddesinde tacirler arasında yapılan ticari satışlarda esas itibariyle Türk Borçlar Kanunun ilgili hükümlerinin uygulanacağı belirtildikten sonra bu tür satışlar hakkında özel bazı hükümlere yer verilmiştir. Buna göre, malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmesi gerektiği, açıkça belli değilse alıcının malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde inceleyip veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlü olacağı, diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanunu'nun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının uygulanacağı düzenlenmiştir.Türk Borçlar Kanunu'nun 223/2 maddesinde ise alıcının gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal etmesi halinde, satılanı kabul etmiş sayılacağı ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hükmün uygulanmayacağı, bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmesi gerektiği; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılacağı düzenlenmiştir. Buna göre; Ayıp ihbarının yapıldığını ispat yükü de alıcıdadır. Türk Borçlar Kanunu'nun satılanın ayıplı olması halinde alıcıya tanımış olduğu seçimlik haklar 227. Maddede düzenlenmiş olu bu maddeye göre; "MADDE 227-(1) Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme.2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme.3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme.4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme.(2)Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.(3)Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir.(4)Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir.(5)Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir."Yargılama esnasında davaya konu aracın laboratuvarda incelenip incelenemeyeceğinin tespiti bakımından ...'ye yazılan müzekkereye cevaben elektrik motorlu araçların motor arızasının belirlenmesine yönelik bir inceleme yapılamadığının belirtilmiş olması sebebiyle ibraz edilen tüm deliller, toplanan belgeler bir bütün olarak incelenmek suretiyle dosyanın dosyanın ...'de görevli 1 elektrik mühendisi bilirkişisi, 1 ... elektrik mühendisliği bölümünün laboratuvarında görevli elektrik mühendisi bilirkişisi ve 1 otomotiv alanında uzman ...'de görevli makine mühendisi bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyetine tevdine karar verilmiş olup bilirkişi heyeti tarafından hazırlanılarak mahkememize ibraz edilmiş olan kök ve ek raporlarda özetle;Dava konusu ... plakalı vasıtanın ... marka ... ... tipi, 2021 model ... şase numaralı, metalik volkan gri renkli, elektrikli otomobil olduğu, Söz konusu aracın yüksek teknoloji ile üretildiği Dava konusu otomobilin 10.01.2022 tarihinde davalı ... ... firmasından sıfır km olarak KDV dahil 3.600.000,00 TL bedelle satın alındığı, Otomobilin ilk tescil tarihinin 05.01.2022 olduğuDava konusu otomobilin yüksek voltaj uyarı lambası yandığı, yetkili servis tarafından ... elektrik sistemi hatası tespit edildiği, 9 numaralı yüksek voltaj modülünün arızalı olduğunun tespit edilmesi üzerine sipariş verilerek yenisiyle değiştirilmiş olduğu sabittir. Söz konusu arızanın kullanıcı kaynaklı olmadığı, aracın garanti süresi içerisinde dava konusu aracın tüm servis bakım ve onarımlarının yetkili serviste yapılmış olduğu hususu dikkate alındığında, davaya konu otomobilin elektrik aksamında üretimden kaynaklı bir ayıbın bulunduğu, tespit edilen ayıbın otomobilin kullanımına engel teşkil edecek nitelikte olduğu, satış esnasında satın alanın (davacının) dava konusu aracın durumunu çıplak gözle tespitinin mümkün olmadığı, aracın ilk alımı sırasında belli olmayan ancak kullanımla ortaya çıkan bu sorunun aracın sorunsuz bir şekilde faydalanmayı etkilediği, sürekliliğinin olduğu, kullanıcı kaynaklı olmayan üretimden kaynaklı bir sorun olduğu için GİZLİ AYIP niteliği taşıdığı kanaatine varılmıştır. Dava konusu otomobilin arızasının tamir edilmiş olduğu ve işbu rapor tarihine kadar tekrarlandığı yönünde bir tespit ve bilgi bulunmadığından, davacının garanti kapsamı dahilinde ücretsiz onarım hakkını kullanmasıyla tamir edilebilir nitelikte olan bu probleminin çözüldüğü anlaşılmaktadır.Dava konusu ... plakalı otomobilin daha 13.751 km'de iken yüksek voltaj (HV) batarya modülünde ve elektronik aksamının değiştirilmesi işleminin servis kayıtlarına geçeceği, bu durumun aracın ikinci el piyasasında hasarsız emsallerine nazaran bir nefaset farkı yaratacağı sonucuna varılmıştır. Dava konusu otomobilin dava tarihi 07.11.2022 itibariyle piyasa değerinin 4.488.000,00 TL olduğu,Davacının dava dilekçesinde ve servis kayıtlarında da görüleceği üzere, aracın serviste bulunduğu 19.01.2022 - 05.10.2022 tarihleri arasında elektrik sistemi kaynaklı farklı birimlerde arıza kodlarının üretildiği görülmüştür. Yukarıda teknik izahat verildiği gibi Bilirkişi heyetimiz bu arızaların sonlanacağı garantisi hakkında kanaat bildirememektedir. Aracın uzun süre serviste kullanılmadan kalması pillerin ömür kaybına neden olabileceği söylenebilir. Ancak, davacı tarafından dosyaya yeni olması muhtemel arıza/arızalar hakkında bir bilgi sunmadığından aracın yenisi ile değiştirilmesine gerek olmadığı, Yetkili serviste elektrik sisteminin onarım görmesi nedeniyle Yargıtay tarafından uygulanan "nispi metod" olarak adlandırılan hesaplama yöntemine göre satın alım tarihinde oluşan değer kaybı tutarının 90.737,93 TL olduğu,Davaya esas ayıp konusunun otomobilin batarya sisteminden olduğu dikkate alındığında en son gerçekleşen trafik kazasının araçtaki ayıp nedeniyle meydana geldiğinin söylenemeyeceği,Mevcut belgelerden aracın kullanımını ve araçtan yararlanmasını sürekli olarak olumsuz şekilde etkileyecek nitelikte olmadığı, aracın yenisi ile değiştirilmesine gerek olmadığıDavacı yanın yeni sunduğu evraklar kapsamında aracın ayıplı piyasa değerinin değişmeyeceği,Davacıya ait ... plakalı otomobil üzerinde 26.09.2024 tarihinde meydana gelen değer kaybı zararının Yargıtay içtihatlarına göre piyasa metoduna göre 340.000,00 TL hesaplandığı,Kanaatine varıldığı mahkememize bildirilmiştir.Alınan işbu raporlar akabinde davacı vekili tarafından mahkememize ibraz edilmiş olan █████/2025 tarihli ıslah dilekçesinde "öncelikli talebimiz tüm değişim masrafları davalılara ait olmak üzere, aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi veya aracın sıfır fiyatı üzerinden bedelinin ticari faizi ile birlikte tarafımıza ödenmesine yönelik olduğundan, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla, 19.11.2024 tarihli ara karar gereği dava değeri raporda hesaplanan araç değeri olan 4.488.00 TL'ye yükseltilerek, mahkemece belirlenen harç tamamlanmıştır. İşbu talebimizin kabul edilmemesi halinde ise ayıp oranında bedel indirimi için istemiş olduğumuz şimdilik 10.000,00 TL'nin, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla, bilirkişi raporunda hesaplanan 90.641,71 TL'ye arttırarak ıslahı ile dava tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte ödenmesi," talebinde bulunarak eksik harcın ikmal edilmiş olduğu görülmüştür.Alınan hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporları doğrultusunda davacının aracında meydana elen ayıpların gizli ayıp niteliğinde olduğu ancak onarımının yapılmış olduğu, aracın yenisi ile değiştirilmesine gerek olmadığı yönündeki teknik tespitler doğrultusunda davacının öncelikli talebi olan aracın misli ile değişimi talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacının ikinci talebi olan sözleşmeden dönülerek aracın bedelinin iadesi istemi bakımından ise TBK'nın 227. Maddesinin 4. Fıkrasının "(4)Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir." şeklindeki düzenlemesi de göz önünde bulundurulduğunda davacının aracındaki ayıpların sözleşmeden dönülerek bedel iadesini gerektirir mahiyette olmadığı görülmekle işbu talebinin de reddine karar vermek gerekmiştir. Davacının terditli açmış olduğu işbu davadaki son talebi olan ayıp oranında bedelde indirim talebi bakımından yapılan incelemede yerleşik Yargıtay içtihatlarında benimsen olan "nispi metod" olarak adlandırılan hesaplama yöntemi uyarınca ayıp oranında yapılacak indirim miktarı belirlenmesi gerekmekte olup bu metoda göre; satış tarihi itibariyle satılanın, ayıpsız ve ayıplı değerleri arasındaki oranın, satış bedeline yansıma miktarı belirlenmektedir. Başka bir ifade ile satılanın, tarafların kararlaştırdıkları satış bedeli gözetilmeksizin, satış tarihi itibariyle gerçek ayıpsız rayiç değeri ile, ayıplı haldeki rayiç değeri ayrı ayrı belirlenerek, bu iki değerin birbirine bölünmesi suretiyle elde edilecek oran, satış bedeline uygulanmaktadır (Emsal mahiyette olan Yargıtay 3. H.D ████████ Esas █████████ Karar- █████████ E., █████████ K. sayılı kararı). Somut olayda dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporlarındaki hesaplamanın bu doğrultuda olduğu görülmekle davacının ayıp oranında bedelden indirim yapılması talebinin kabulü ile davanın kısmi dava olarak açılmış olduğunun beyan edilmesi sebebiyle 90.737,93 TL'nin 10.000,00 TL'sine dava tarihinden, bakiye 80.737,93 TL'sine ıslah tarihi olan █████/2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı satıcı ... ... Ticaret Ltd. Şti.'nden tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir. Uyuşmazlık konusu aracın ticari satımdan kaynaklı olması nedeniyle dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK.'nın 23/1 maddesinin yollaması gereğince 6098 sayılı TBK.’nun 231/1 maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekir. Bu maddeye göre ticari satımlarda ayıba karşı tekeffül hükümlerine dayalı her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra çıkmış olsa bile satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Ancak satıcının aracı gizli ayıplı olarak devretmesinde ağır kusuru olduğu kanaatine varılması durumunda TBK'nın 231/2 maddesi uyarınca satılanı ayıplı olarak devreden satıcı iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamayacak, 10 yıllık zamanaşımı süresi uygulanacaktır. Somut olay bakımından yapılan incelemede araçta çıkan arızaların aracın alındığı tarihten kısa bir süre sonra ortaya çıktığı davanın açıldığı tarih itibari ile 2 yıllık zamanaşımı süresi henüz dolmamış olsa bile ıslah tarihi bakımından 2 yılık sürenin dolduğu ancak araçtaki ayıpların gizli ayıp mahiyetinde olması sebebiyle olayda 10 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği kanaatine varılmakla bu kapsamda yapılan itirazların reddine karar vermek gerekmiştir. Davacının davalı ... Ve Ticaret A.Ş.'ye yöneltmiş olduğu talepleri bakımından yapılan incelemede; dosyada bir sureti ibraz edilmiş olan uzatılmış garanti belgesinde de belirtilmiş olduğu gibi işbu davalının aracın Türkiye'deki ithalatçısı konumunda olduğu, ancak davaya konu satış sözleşmesinin tarafı konumunda olmadığı anlaşılmış olup ithalatçının üretici ve satıcı firma ile birlikte müşterek ve müteselsil sorumluluğu 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanundaki düzenlemelerde yer aldığından ve işbu ticari satıma ilişkin somut olayda anılan kanun maddelerinin uygulama yerinin olmaması ve ayıp sebebiyle bedelde indirim talebinin sadece satıcıya karşı kullanılabileceği; nitekim işbu davalıya uzatılmış garanti sözleşmesine istinaden talep yöneltilmiş olması halinde ise sözleşmede yer alan 1.maddesinde ; "İş bu ihtiyari garanti belgesi 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'a istinaden düzenlenen yasal olarak garanti belgesi ile satılmak zorunda olan mallara ilişkin Garanti Belgesi Yönetmeliği hükümleri kapsamında olmayıp, üretici, ithalatçı veya satıcı tarafından verilen , yasal garantisi bitmiş olan araçlar için ruhsat sahibine sadece "ücretsiz onarım" talep hakkı tanıyan sınırlı kapsamlı ve sınırlı süreli bir garantidir." denildiği, aynı sözleşmenin 3.maddesinde ise ; "İşbu uzatılmış garanti ile sağlanan ücretsiz onarım talep hakkı sadece üretimden kaynaklanan oluşumlar için geçerlidir. Uzatılmış garanti talepleri müşteri tarafından aşağıdaki usülde gerçekleştirilmelidir........" şeklindeki düzenlemesi de dikkate alındığında davalının yalnızca onarım bakımından garanti vermiş olduğu bu sebeple de işbu davalıya karşı herhangi bir husumet yöneltilemeyeceği kanaatine varılmakla davacının işbu davalıya yöneltmiş olduğu davasının emsal mahiyette olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesinin ████████ Esas, █████████ Karar Sayılı, █████/2025 Tarihli ilamı da göz önünde bulundurularak bu davalı aleyhine açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM : Gerekçesi gerekçeli kararda açıklandığı üzere, 1-Davacının davalı ... ve Ticaret A.Ş'ye yöneltmiş olduğu davasının pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine, 2-Davacının davalı ... ... Ticaret Ltd. Şti'ye yöneltmiş olduğu davasında;a-)Dava konusu aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesi isteminin reddine, b-)Davaya konu aracın satım sözleşmesinden dönülerek, bedelinin iadesi isteminin reddine,c-)Davaya konu aracın satımından kaynaklı 90.737,93 TL ayıp oranında indirim bedelinin 10.000,00 TL'sine dava tarihi olan █████/2022 tarihinden, bakiye 80.737,93 TL'sine ıslah tarihi olan █████/2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı satıcı ... ... Ticaret Ltd. Şti'nden tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Davalı ... ve Tic Aş kendisini vekille temsil ettirdiğinden 45.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalı ... ve Tic Aş'ye verilmesine, 4-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden 45.000,00TL vekalet ücretinin davalı ... ... Ticaret Ltd. Şti'den alınarak davacı tarafa verilmesine, 5-Davacı tarafından peşin yatırılan 5.515,20TL karar ve ilam harcının davalı ... ... Ticaret Ltd. Şti'den alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 92,20TL ilk masraf, 30.750,00TL bilirkişi ücreti, 1.444,40TL tebligat ve tezkere gideri olmak üzere toplam 32.286,60TL yargılama giderinin davalı ... ve Tic Aş'ye davacı tarafından yapılan 132,00TL tebligat masrafı düşüldükten sonra kalan 32.154,60TL yargılama giderinin davalı ... ... Ticaret Ltd. Şti'den alınarak davacıya verilmesine, 7-Gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde yazı işleri müdürü tarafından ilgilisine resen iadesine, 8-Zorunlu arabuluculuk kapsamında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00TL arabulucu ücretinin davalı ... ... Ticaret Ltd. Şti'den alınarak hazineye irad kaydına, 9-Bu dava sebebiyle 5.515,20TL karar ve ilam harcı alınması gerektiğinden peşin yatırılan (dava da :170,78TL + tamamlama harcı 76.473,04TL =) 76.643,82TL'den mahsubu ile fazla alınan 71.128,62TL karar ve ilam harcının dosya kesinleştikten sonra talep edilmesi halinde davacı tarafa iadesine, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. █████/2026 Başkan ... e-imzalıdır Üye ...e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ...e-imzalıdır