İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, ticari satıştan kaynaklanan fatura alacağı sebebiyle başlatılan icra takibine itirazın iptali davasında ilk derece kararının istinaf incelemesi ve delil değerlendirme tartışmaları.
Özet: Dava, ticari satım sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir; davacı, arabuluculuk sonrası icra takibi başlattığı borcun ödenmesini talep ederken, davalı, hizmetin tam olmadığını ve kendi kayıtlarında borç bulunmadığını savunmuştur. İlk derece mahkemesi, davacının defterleri ve bilirkişi raporuna dayanarak, davalının ticari defterlerini sunmaması nedeniyle davayı kısmen kabul ederek icra inkar tazminatına hükmetmiş, davalı ise bilirkişi raporunun eksik olduğunu, defterlerini sunamama nedeninin iletişim sorunu olduğunu belirterek karara itiraz etmiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: █████████
KARAR NO: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: █████/2022
NUMARASI: ████████ Esas - ████████ Karar
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2026
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı Vekili dava dilekçesinde özetle; davalının .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile aleyhine yürütülen ilamsız icra takibine itiraz ettiğini ve takibin durdurulmasını talep ettiğini,
davalının takip dosyasına sunulan faturalar dolayısıyla borcunun bulunduğunu, ancak davalının itiraz ederken icra dosyasındaki faturalar ile ilgili herhangi bir açıklama getirmediğini ve ödeme belgesi sunmadığını,
iş bu sebeple borcun ödenmesi talebi ile ... Büro dosya numarası ile 19.11.2019 tarihinde arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu ancak tarafların anlaşamadıklarını beyanla borçlunun borca ve icra takibine yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, borçlunun takip konusu borcu işlemiş faizi ile ödemesine, asıl alacağın % 20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalı üzerine
bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın iş bu davaya konu dava dilekçesinde hizmet edimini tam ve eksiksiz yerine getirdiğine ilişkin hiçbir bilgi ve belge sunulmadığını, davacı tarafın davasını ispat edemediğini, müvekkili kurumun cari hesaplarında yapılan incelemede de davacının müvekkili kurum nezdinde borcunun bulunmadığının tespit edildiğini, davacı tarafın sunmuş olduğu faturaları müvekkili kuruma göndermediğini,
davacının dilekçesinde iddialarını ispatlayacak nitelikte hiçbir hukuki bilgi ve belge, sözleşme ve hizmet verildiğine ilişkin belge sunmadığını beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :
İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " , ... taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafça, ödenmeyen fatura bedelleri nedeniyle takip başlatıldığı, davalının itirazı üzerinde takibin durduğu ve işbu davanın ikame edildiği, mahkememizce alınan bilirkişi raporu ile yapılan incelemede davacının sunmuş olduğu defterlerde 14.514,75 TL davalı yandan alacaklı olduğunun belirlendiği, tarafların rapora karşı itirazının bulunmadığı gibi ticari defterlerin ibraz edilmemesi halinde ibrazdan kaçınmış sayılacağı, HMK'nun 222/3. maddesi gereğince karşı tarafa ait eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve birbirini doğrulayan defter kayıtlarının karşı taraf lehine delil olarak kabul edilebileceği hususunun ihtarına rağmen davalı tarafça defter ve kayıtların sunulmadığı, bu nedenle davacı defter kayıtlarının lehine delil olacağı anlaşılmakla davanın ve alacak faturaya dayalı belirlenebilir olmakla icra inkar tazminatı talebinin kabulüne, takipten önce davalı temerrüde düşürülmediğinden işlemiş faiz yönünden talebin reddine, davanın kısmen kabulüne," karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi raporunun yalnızca davacı tarafın ticari defterleri doğrultusunda oluşturulduğunu, davalının ticari defterleri incelenecek olduğunda, uyuşmazlık konusu yapılan alacağın, davalının ticari defter ve kayıtları ile uygunluk arz etmediğinin açıkça görüleceğini, bilirkişinin oluşturmuş olduğu raporun hatalı olduğunu, İlk Derece Mahkemesinin bu hususu gözeterek ek rapor alınması için dosyanın yeniden bilirkişiye tevdiine karar vermediğini, anılan rapordaki hususları doğru kabul ederek haksız davayı kabul ettiğini, ''davalı şirketin inceleme günü defter sunmaması nedeniyle ticari defter
incelemesi yapılamadığı'' iddiasının gerçeği yansıtmadığını, inceleme günü ticari defterlerin sunulabilmesi için davalıya ulaşılmadığını, bu nedenle de davalının ticari defterini ibraz edemediğini, davalının ticari defterlerini ibraz etmeme saiki bulunmadığını, davalı tarafın davalı şirkete belirtilen miktarda borcu bulunmadığını beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini, davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE :
Dava, ticari satım sözleşmesinden kaynaklanan açık hesap (fatura) alacağının tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
İlk derece mahkemesince dosyaya toplanan deliller ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından yukarıda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; davanın ispatlanıp ispatlanmadığı noktasındadır.
Davacı tarafça davalı hakkında, .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası ile " 6 adet fatura bilgisi verilerek ve cari hesap alacağı" borcun sebebi gösterilerek 14.514,75 TL asıl alacak, 287,72 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 14.802,47 TL alacağın tahsili istemiyle ilamsız takip başlatıldığı, borçlunun borca itirazı üzerine, takibin durduğu ve itirazın iptaline ilişkin eldeki davanın açıldığı görülmektedir.
Davalı taraf cevap dilekçesi ile ticari defterlerde borcunun bulunmadığını, faturaların tebliğ edilmediğini, davacının hizmeti verdiğini ispatlaması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Kural olarak salt faturanın düzenlenmiş olması, dayanağı kanıtlanamayan faturaların düzenleyenin defterlerinde kayıtlı olması ve faturaya itiraz edilmemiş olması tek başına akdi ilişkinin kanıtı olamaz. (Yargıtay HGK'nun █████/2018 Tarih, ███████-915 Esas ve █████████ Karar Sayılı İlamı). Başka bir ifadeyle dava konusu faturaya konu sözleşmesel ilişkinin varlığı ile edimin ifa edildiğinin HMK'nın 200 ve devamı maddeleri uyarınca yazılı delillerle ispatlanması gereklidir. Zira fatura, sözleşmenin infaz aşamasına ilişkin vesikalardan olup sözleşmesel ilişkinin ve edimin ifasının ispatında başkaca delillerle desteklenmediği sürece delil niteliğini haiz olmaz. Türk Medeni Kanunu’nun 6. Maddesi; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” hükmünü içermektedir. Yine HMK’nın 190/1. maddesine göre ise, ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Öte yandan ispat yüküyle ilgili kanunda açık bir hüküm bulunması halinde öncelikle ona bakılmalıdır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 222. maddesine göre, Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Ayrıca ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın 2.fıkra hükmüne uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi halinde ticari defterler sahibi leline delil olarak kullanılamaz. Maddede sayılan şartların birlikte bulunması halinde ticari defterler kesin delillerdendir ve aksi ancak senet veya diğer kesin deliller ile ispatlanabilir.
Somut olayda: ilk derece mahkemesince taraf ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş, davalı taraf ticari defterlerini usulüne uygun ihtara rağmen ibraz etmemiş davacı ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu davacının davalıdan takip tarihi itibarıyla 14.514,75 TL alacağı bulunuğu tespit edilmiştir. Davacının ticari defterlerinin usulüne uygun ve birbirini doğrular nitelikte tutulduğu, davalı tarafın ticari defterlerin ibrazından kaçındığı anlaşılmakla 6100 sayılı HMK 220/3 maddesi gereği sahibi ve halefleri lehine delil olma niteliğine sahip davacı ticari defterleri ile davanın ispatlandığı anlaşılmakla davanın kabulüne dair verilen kararda bir isabetsizlik yoktur.
Açıklanan nedenlerle HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, ilk derece mahkemesi kararında bir isabetsizlik görülmediğinden davalı tarafın istinaf talebinin reddine ilişkin aşağıdaki şeklide karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 247,87 TL harcın, alınması gerekli olan 991,50 TL harçtan mahsubu ile bakiye 743,63 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!