Danıştay Onikinci Daire tarafından, bir usta aşçının kurumdan gıda maddeleri çalması nedeniyle devlet memurluğundan çıkarılması işleminin hukuka uygun bulunarak temyiz başvurusunun reddine ilişkin karar.
Özet: Kurum yemekhanesinden gıda maddelerini evine götürdüğü tespit edilen bir usta aşçı hakkında verilen devlet memurluğundan çıkarma cezasının iptali istemiyle açılan davada, davacının eyleminin tanık beyanları, kamera kayıtları ve kendi imzasını taşıyan tutanaklarla sabit görüldüğü; ilk derece ve bölge idare mahkemelerinin bu cezayı hukuka uygun bularak davanın reddine karar verdiği, davacının savunma hakkının kısıtlandığı, eksik inceleme yapıldığı ve cezanın ölçüsüz olduğu yönündeki temyiz iddialarına rağmen, işlemin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle temyiz isteminin reddedilmesi gerektiği düşünülmektedir.

T.C.
D A N I Ş T A YONİKİNCİ DAİREEsas No : █████████Karar No : ████████ TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel MüdürlüğüVEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: ... Kurumunda usta aşçı olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının kurum yemekhanesinde usta aşçı olarak çalıştığı dönemde kuruma gelen muhtelif gıda maddelerini evine götürdüğünden bahisle yapılan ihbar sonucunda davacı hakkında disiplin soruşturması başlatıldığı, soruşturmanın tekemmülü aşamasında olayla ilgili bilgisine başvurulan G.B.'nin █████/2018 tarihli ifadesinde, özetle; " ...'ın mutfaktan eve götürdükleri etlerle ilgili olarak kendisine sorulduğunda -bu güne kadar götürmüş olabilirim, bundan sonra götürmeyeceğimize yemin edersek bizi affeder misiniz?"- şeklinde beyanda bulunduğu; A.K.'nın █████/2018 tarihli ifadesinde, özetle; "...'ın öğlen yemeklerinden kalan yemekleri dolabına koyduğunu ve buradan alıp götürdüğünü,kahvaltıcılık yaptığı dönemde sabahları 05:30-06:00 civarlarında erkenden işe gelerek yine sebze ve et dolabından çeşitli malzemeleri alıp arabasına koyarak götürdüğünü" beyan ettiği; mutfakta üretimde kullanılan ve artan malzemelerin davacı tarafından Kurum dışına çıkarıldığının kamera kayıtları vasıtasıyla tespit edildiği, anılan tutanağın herhangi bir ihtirazi şerh konulmaksızın davacı tarafından da imza edildiği, dosyada mübrez kamera kayıtlarıyla muhtelif malzemelerin davacı tarafından kurum dışına çıkarıldığının görüldüğü; açık tanık ifadelerinin, yer ve zaman vererek bir biriyle uyumlu anlatımlar içerdiğinden hükme esas alınabilecek nitelikte olduğu, █████/2018 tarihli tutanağın iki kamu görevlisiyle birlikte davacı tarafından imza edildiği ve anılan tutanağı kusurlandıracak herhangi bir bilgi ve belge dosyada mevcut olmadığından, hükme esas alınabilecek nitelikte olduğu, tanık ifadeleri, tutanak ve kamera kayıtlarının birbiriyle uyumlu bulunduğunun görüldüğü; davacının, kurum yemekhanesinde usta aşçı olarak çalıştığı dönemde kuruma gelen muhtelif gıda maddelerini, kurum dışına çıkarmak ve evine götürmek suretiyle "Memurluk sıfatıyla bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiilini işlediği anlaşılmış olup, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 657 sayılı Kanun'un 129 ve 130. maddesinde hükme bağlanan esaslara aykırı olarak savunmasının alındığı, bu şekilde savunma hakkı kısıtlandığından adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, evrakları inceleme ve delillerini sunması için süre verilmediği, Mahkemece eksik inceleme ile karar verildiği, iddia ve savunmalarının dikkate alınmadığı, delilerinin toplanılmadığı, ceza davasının sonucunun beklenilmediği, dava konusu disiplin cezasının ölçülülük ilkesine aykırı olduğu belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacının yemekhaneye alınan muhtelif gıda maddelerini hukuka aykırı bir biçimde zimmetine geçirdiği, bu hususun dosyada mevcut tanık ifadesi, tutanak ve kamera kayıtlarıyla anlaşıldığı, davacı tarafından "Memurluk sıfatıyla bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiilinin işlendiğinin sabit olduğu; 657 sayılı Kanun'un 129. maddesine uygun olarak savunmasının istenildiği, işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME :Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;1. Davacının temyiz isteminin reddine,2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, esasta oybirliği, gerekçede oyçokluğuyla █████/2025 tarihinde karar verildi. (X) GEREKÇEDE KARŞI OY : Dava, ... Kurumunda usta aşçı olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle açılmıştır.657 sayılı Kanun hükümleri kapsamında ceza mahkemesi kararlarının, disiplin cezalarına etkisinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Disiplin cezasının sebebini oluşturan eylem ve davranışlar, aynı zamanda ceza kanununda da suç sayılabilir. Bu durumda, disiplin cezası yaptırımı ile birlikte ceza yaptırımı da uygulanabilir. Bu iki yaptırım türünün hukuki dayanağı, amaç ve sonuçları birbirlerinden farklıdır. Ceza yargılamasında suçun niteliği ve delillerin takdirinde uygulanan ilke ve kurallar ile disiplin hukuku açısından uygulanan ilke ve kurallar birbirinden farklı olduğundan; idarenin, kamu görevlisi hakkında disiplin cezası vermemesi, ceza mahkemelerince ceza verilmesine hukuki engel oluşturmayacağı gibi, aynı şekilde, ceza yargılaması sonucu beraat kararı verilmiş olmasının, disiplin cezası verilmesine engel teşkil etmeyeceği açıktır. Ancak, kesinleşen ceza yargılaması sonucunda suçun unsurlarının oluşmadığı ya da suçun o kişi tarafından işlenmediği gerekçesiyle verilen beraat kararının, disiplin cezası bakımından da sadece aynı suç nev'i bakımından bağlayıcı olacağı; bir başka ifadeyle, ceza yargılamasının (beraat kararının) konusunu teşkil eden suç, disiplin hukuku yönünden de aynı suç kapsamında değerlendirilerek disiplin cezası verilemeyeceği kuşkusuzdur. Öte yandan, ceza yargılaması neticesinde suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle ya da delil yetersizliğinden dolayı hakkında beraat kararı verilen memurun eylem, tutum ve davranışlarının bir başka disiplin suçu kapsamına girmesi halinde, disiplin hukuku yönünden disiplin cezası ile cezalandırılmasına hukuki bir engel bulunmamaktadır. Davacının üzerine atılı bulunan ve disiplin soruşturmasına konu olan fiillerin aynı zamanda Türk Ceza Kanunu kapsamında da suç teşkil etmesi nedeniyle yargılandığı davada, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, "zimmet" suçundan 1 yıl, 1 ay, 26 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu karara karşı yaptığı itirazın reddine karar verilmesi üzerine, anılan kararın █████/2024 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Yukarıda da belirtildiği üzere, disiplin cezasına konu olan eylemin aynı zamanda Türk Ceza Kanununa göre de suç olması halinde ceza davasında verilecek kararın disiplin cezasını etkileyeceği açık olup, ceza yargılaması sonucunda "zimmet" suçu ile ilgili olarak verilen; “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” kararı, davacı hakkında hukuki bir sonuç doğurmadığı gibi, masumiyet karinesi kapsamında "zimmet" fiilinin sabit olduğu sonucuna ulaşıldığından bahisle disiplin cezası ile cezalandırılmasının, masumiyet karinesinin ihlali sonucunu doğurduğu da açıktır.Ancak, ceza davasından bağımsız olarak disiplin cezasına esas olan soruşturma raporunun incelenmesinden; fiilin işleniş şekli ve niteliği, ortaya konulan deliller ile tanık ifadeleri ve kamera kayıtlarıyla kanıtlanan ve 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde ifadesini bulan; "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlere bulunmak" fiilinin karşılığı olarak davacı hakkında tesis edilen işlemde sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmadığından; İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde hukuki isabet bulunmamakta ise de, temyize konu karar sonucu itibarıyla yerinde olduğundan, bu husus, anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile onanması gerektiği görüşüyle, karara gerekçe yönünden katılmıyorum.