Ticari nitelikteki hizmet sözleşmesinden kaynaklanan ödenmeyen reklam bedelleri nedeniyle davalının temerrüdü sonucu ortaya çıkan munzam zararın tazmini davası.
Özet: Davacı taraf, ticari reklam aracılık hizmetlerinden doğan alacağını davalının haksız yere ödememesi, icra takiplerine ve ardından açılan itirazın iptali davalarına rağmen ödemeyi geciktirmesi nedeniyle, temerrüt faiziyle karşılanamayan munzam zararlarının tazminini talep ederken; davalı taraf, davanın zamanaşımına uğradığını ve munzam zarar koşullarının oluşmadığını ileri sürerek davanın reddini istemektedir.

T.C.
İSTANBUL 22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2026KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmüş olan "Tazminat" davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesi ile; Müvekkili ile davalı şirket arasında ticari ilişki bulunmakta olduğunu, müvekkilin alacağı ise reklam alınmasına aracılık hizmetlerinden doğduğunu, işbu kapsamda müvekkilin, davalı adına reklam anlaşmalarının yapılmasına aracılık ettiğini, üzerine düşen tüm edimleri eksiksiz ve gereği gibi yerine getirdiğini, davalının, müvekkilin sunduğu hizmetlerden fiilen faydalandığını; söz konusu reklamlara ilişkin bedelleri Basın İlan Kurumu ve ilgili şirketlerden tahsil ettiğini ayrıca bu hizmetlere ilişkin düzenlenen faturaları ticari defter ve kayıtlarına işlemiş olmasına rağmen, faturalara konu bedelleri haklı ve geçerli herhangi bir neden olmaksızın ödemediğini, alacağın tahsili amacıyla müvekkil tarafından; ....İcra Dairesi 2025/... Esas ve .... İcra Dairesi 2025/... Esas sayılı dosyalar ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın, söz konusu takiplerin tamamına haksız ve kötü niyetli şekilde itiraz ederek takibi durdurduğunu, davalının haksız itirazları üzerine, alacağın tahsili amacıyla ....Asliye Ticaret Mahkemesi 2026/... ve 2026/... Esas sayılı dosyaları ile █████/2026 tarihinde itirazın iptali davaları açıldığını, davalının borcunu süresinde ödememesi ve yıllar boyunca müvekkilini oyalaması nedeniyle müvekkilinin, alacaklarını zamanında kullanamadığını bu durumun ticari faiz ile karşılanamayan ek bir zarara yol açtığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesi uyarınca, işbu dava konusu uyuşmazlık bakımından dava şartı olan zorunlu arabuluculuk sürecinin tamamlandığını, bu kapsamda, İstanbul Arabuluculuk Bürosu’nun ███████████ dosya numarası ve 2026 /100626 karar numarası ile arabuluculuğa başvurulduğunu ve arabuluculuk görüşmeleri gerçekleştirildiğini ancak yapılan tüm görüşmelere rağmen anlaşma sağlanamadığını belirterek davalının para borcunu süresinde ifa etmemesi nedeniyle temerrüde düşmesi sonucu, temerrüt faizi ile karşılanamayan davanın ve munzam zararın varlığının kabulüne, şimdilik 20.000(yirmibin)TL munzam zararın, dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, munzam zarar miktarının, TBK’nın 50 ve 51. maddeleri uyarınca, her yıl itibarıyla gerçekleşen TEFE–TÜFE oranları, bankaların üç aylık ortalama vadeli mevduat faiz oranları, devlet tahvillerine verilen faiz oranları, Amerikan Doları ve Euro döviz kurlarındaki değişimler, asgari ücret artış oranları ile altın fiyatlarındaki artışlar birlikte değerlendirilerek oluşturulacak sepet verilerin ortalaması esas alınmak suretiyle, alanında uzman bilirkişi heyeti tarafından hesaplanmasına, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili mahkememize sunduğu cevap dilekçesi ile; Huzurdaki dava dosyası ile davacı tarafından TBK m.122 anlamında munzam zararın tazmini talepli işbu dava ikame edildiğini, dava dilekçesinin 18.03.2026 tarihinde Müvekkil Şirket'e elektronik tebligat marifetiyle tebliğ edildiğini, tarafınca dosyaya sunulan süre uzatım talebine binaen mahkememizce kurulan 23.03.2026 tarihli ara karar neticesinde davaya ilişkin cevap ve itirazlarını işbu dilekçe vasıtasıyla süresi içerisinde ibraz edildiğini, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun işbu davanın reddi gerektiğini, davaya konu taleplerin zamanaşımına uğradığını, davacı şirket tarafından hizmet karşılığı doğan para borcunun mevcudiyeti üzerinden müvekkilinin temerrüde düştüğünü ve enflasyonist ortamda temerrüt faizi ile karşılanamayan munzam zararın ortaya çıktığının iddia edildiğini ancak somut uyuşmazlıkta munzam zarar talebi yönünden gerekli şartların oluşmadığını belirterek davacı tarafından ikame olunan davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:İşbu dava konusu uyuşmazlık; davacı tarafça davalı taraf aleyhine ....İcra Dairesi 2025/... Esas ve .... İcra Dairesi 2025/... Esas sayılı icra dosyaları kapsamında başlatılan icra takiplerine konu edilip itiraz edilmiş alacak kalemleri yönünden ....Asliye Ticaret Mahkemesi 2026/... ve 2026/... Esas sayılı dava dosyaları nezdinde görülmekte olan itirazın iptali davaları sürecinde meydana geleceği iddia edilen ek zarara yönelik munzam zarar talebine ilişkindir. ....İcra Dairesi'nin 2025/... Esas ve .... İcra Dairesi'nin 2025/... Esas sayılı icra dosyaları yönünden görülmekle olan 6.Asliye Ticaret Mahkemesi 2026/... ve 2026/... Esas sayılı dava dosyaları UYAP üzerinden incelenmiştir. HMK 166/1 maddesindeki düzenleme ile; "Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar." denilmiştir. HMK 166/4 maddesine göre; "Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır." şeklinde düzenleme yapılmıştır.Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafın munzam zarar talebine dair tazminat isteminin, ....İcra Dairesi'nin 2025/... Esas ve .... İcra Dairesi'nin 2025/... Esas sayılı icra dosyalarına konu edilmiş alacak kalemlerine yönelik olduğu, bu icra dosyalarına davalı tarafça itiraz edilmiş olduğundan davacı tarafça açılmış itirazın iptali davalarının halen .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/... Esas ve 2026/... Esas sayılı dava dosyaları nezdinde derdest olduğu, mahkeme tarafından munzam zarar hususunda değerlendirme yapılabilmesi için öncelikle itiraza uğramış alacağın varlığı ve miktarının; itirazın iptali davası sonucunda belirlenmesi gerektiği, itirazın iptali davaları gerek alacağın varlığı gerekse miktarı bakımından nihai karara bağlanmadan mahkememizce herhangi bir değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığı, itirazın iptali davaları sonucunda verilecek hükmün doğrudan munzam zarar talebine dair işbu yargılamayı etkileyeceği, itirazın iptali davası çerçevesinde yapılması muhtemel bilirkişi incelemesinde munzam zarar talebine dair de takibe konu edilmiş alacak kalemleri göz önüne alınarak bir değerlendirme yapılması gerektiği açık olup davaların konusunun aynı olduğu, aynı nedene dayalı olduğu, arada fiili ve hukuki irtibatın bulunduğu ve usul ekonomisi ilkesi gereği davaların birleştirilmesi gerektiği sabit olduğundan, mahkememizce iki ayrı icra dosyası yönünden iki farklı dava dosyasına birleştirme kararı verilemeyeceği için daha önce açılıp esas numarası aldığı için mahkememizin işbu dava dosyasının, aralarında fiili ve hukuki irtibat bulunması sebebiyle .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/... Esas sayılı dava dosyası kapsamında birleştirilmesine, (birleştirme kararı verilen mahkeme tarafından keyfiyet halinde .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/... Esas sayılı dava dosyasına dayanak icra takibine konu edilmiş alacak yönünden talep edilmiş munzam zarar tazminatına dair tefrik kararı verilebileceği) dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.H Ü K Ü M / Gerekçesi yukarıda açıklanacağı üzere;1-Davacının davasının, bağlantılı olması nedeniyle HMK 166/1. maddesi gereğince daha önce açılan .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/... Esas sayılı dosyasında BİRLEŞTİRİLMESİNE,2-Birleştirme kararının HMK 166/3. maddesi gereğince derhal .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/... Esas sayılı dosyasına bildirilmesine, mahkememiz esasının bu şekilde kapatılmasına,3-Mahkememiz dosyasının .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/... Esas sayılı dosyasına gönderilmesine, esasın bu dosya üzerinden YÜRÜTÜLMESİNE,4-Harç, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve gider avansı hususunun birleştirilen dosyada değerlendirilerek karara bağlanmasına,5-Birleştirme kararının birleşen dosya üzerinden mahkemesince taraflara tebliğine,Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı; esas hükümle birlikte istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2026 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır