Müzik albümleri üzerindeki fonogram yapımcısı ve dijital iletim hakları sahipliği ihtilafında tecavüzün önlenmesi ve tazminat talepli FSEK davası.
Özet: Bir şirketin, bir icracı sanatçıya ait iki müzik albümünün fonogram yapımcısı haklarına sahip olduğunu iddia ederek, dijital platformlardaki izinsiz yayınların önlenmesini ve tecavüzün tazminini talep ettiği bu hukuki uyuşmazlıkta; davalı taraf, davacının Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun ilgili maddelerine göre fonogram yapımcısı haklarını kazanmak için gerekli şartları, özellikle ilk tespiti ve sanatçıdan alınması gereken yazılı izni sağlamadığını, eser işletme belgelerinin hak ihdas etmediğini, yapılan devirlerin şekil şartlarına uygun olmadığını, dijital hakların sanatçı tarafından kendisine devredildiğini ve bu nedenle davacının dava konusu eserler üzerinde hak sahibi olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

T.C.
İSTANBUL3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİESAS NO : 2023/6 EsasKARAR NO : ████████DAVA : Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve TazminiDAVA TARİHİ : █████/2023KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte bulunan Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: İcracı sanatçının davalı ... olduğu, "..." adlı 2 adet müzik albümünün; FSEK md.80 kapsamında fonogram yapımcısı haklarına müvekkili şirketin sahip olduğunun tespiti ile müvekkili şirketin yazılı izni olmaksızın dava konusu müzik albümlerinin davalılarca dijital platformlarda yayınlarak tecavüzün önlenmesini, neticeten; listesi verilen dava konusu müzik eserlerine ilişkin FSEK md.80/B kapsamında fonogram yapımcısı haklarına müvekkili şirketin sahip olduğunun tespitine, davalıların açık beyan, yazılı işlemleri ve eylemleri neticesinde müvekkilinden izin almaksızın dijital ve dijital olmayan mecralarda yapılacak olası yayınlarının engellenmesi suretiyle FSEK md.69 kapsamında olası tecavüzün önlenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle:Davacının, dava konusu eserler üzerinde, uluslararası sözleşme ve kanunda fonogram yapımcısı olarak kabul edilmesi için belirlenen ilk tespit ve FSEK 52 kapsamında yazılı izin şartlarını sağlamadığından, ilgili eserlerin fonogram yapımcısı olmadığı ve bu nedenle de herhangi bir bağlantılı hakka da sahip olamayacağını, davacının sahip olduğu eser işletme belgelerinin, hak ihdas niteliği taşımadığı ve kanun önünde hiç bir hükmü olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için davacının bu eser işletme belgeleri dolayısıyla hak sahibi olduğu düşünülecek olsa dahi bu hakların sadece kaset ve CD ile sınırlı olduğunu, dava dışı ...'in iflas masasından hiç bir hükmü olmayan eser işletme belgelerini satın almasının mali hak devri sağlamayacağını, ... tarafından davacıya yapılan devirlerin FSEK md.48 ve 52'de belirlenen şekil şartlarına uymadan, sanatçıdan yazılı muvafakat almadan yapılmış olan devirlerin FSEK 54.madde gereğince geçersiz olduğunu, ... yazılarının resim belge niteliği olmadığı ve kanun önünde hiç bir hükmü olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için davacının eser işletme belgesi ve hak devri yoluyla hak sahibi olduğu düşünülecek olsa dahi müvekkilinin hak kaybına uğramamak için davacıya gönderdiği cayma ihtarnamesine karşı 4 haftalık hak düşürücü sürede caymaya itiraz için davası açılmadığı ve bu nedenle caymanın kesinleşerek eser üzerindeki tüm hakların sanatçıya dönmüş olacağını, davacının ister FSEK 49 ister FSEK 80/B kapsamında hak sahibi olduğunu ancak FSEK md.52'de belirlenen şekil şartlarına uygun, iki tarafın imzalarını taşıyan sözleşmeler ile ispat edebileceği ancak dosya kapsamına böyle bir belge sunamadığını, dava konusu eserlerin, 2001 yılında FSEK’e eklenen 25. Madde "Dijital İletim Hakkı2 ve 80. Madde "Eser Sahibinin Haklarına Bağlantılı Haklar"dan önce icra edildikleri, bu nedenle FSEK Md 51 ve 25 uyarınca sanatçının dijital haklar konusunda münhasıran hak sahibi olduğunu, dava konusu eserleri vücuda getiren sanatçının FSEK Md. 52 kapsamında, şekil şartlarına uygun bir devir sözleşmesi ile benliğinde doğmuş dijital iletim haklarını müvekkili ...'ye devrettiğini ve müvekkilinin dava konusu eserler üzerindeki tek dijital hak sahibi olduğunu, davacının, kanunun öngördüğü şekil şartlarına uymadan yaptığı birden çok kazandırıcı işlemin ve baştan sona kanuna aykırı şekilde kendine hak doğurma çabasının yorum yoluyla meşru kılınmasının, FSEK'in doğuşundaki ana ilke olan "Eser Sahibi Lehine Yorum İlkesi"ni yerle bir edeceğini, davacının sunduğu Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararının mevcut dosyayla hiç bir ilgisi bulunmadığını, Meslek Birliklerinin, ancak kendisine devredilen hakları yönetebileceği, dava konusu eserler yönünden ise dijital mecrada pazarlama hak ve yetkisinin bulunmadığını; kabul anlamına gelmemek kaydıyla, bir an için meslek birliğinin dijital mecralardan telif toplama hak ve yetkisi olduğu düşünülecek olsa dahi, kanunen bunun Türkiye ile sınırlı tutulduğu, bir yabancı şirket olan müvekkilinin, yabancı ülkelerde doğan mali hak gelirlerini tahsil etmesine kanunen bir engel olmadığını, eser sahibinden FSEK 52'ye uygun sözleşmelerle dijital hakları devir veya kullanma yetkisi almayan fonogram yapımcısının, sanatçının arkasından dolanarak meslek birlikleri vasıtasıyla kullanamayacağını, müvekkil şirket tarafından ABD Kaliforniya eyaletinde, ... ve aralarında davacının da bulunduğu bir çok müzik yapım şirketine dava açılarak, sahip olduğu dijital hakların izinsiz kullanılması nedeniyle uğradığı zararların tazminini talep edildiği, bu nedenle davacının ... kanalının kapanmakla karşı karşıya kaldığı, davacının kaybettiği tüm davalara karşın son bir umutla bu davaları açtığını ve tüm diğer iddia ve savunmalarının ilgili kanun maddeleri, yargı kararları, doktrin görüşleri, benzer dosyalarda alınmış bilirkişi raporları ile ortaya konduğunu, davacının davasının elle tutulur bir tarafı bulunmadığını, her iddiasının taraflarınca, birden çok dayanakla geçersiz kılındığı ortada olduğu, davacı, sadece bu davada yer alan müzik eserlerini değil, bunlar haricinde daha binlerce eseri, sahip olmadıkları hakları kullanarak, dayanaksız şekilde dijital mecralarda pazarlamakta ve haksız olarak gelir elde etmekte ve haksız şekilde zenginleştiğini, bu dava da yavuz hırsız ev sahibini bastırır niteliğinde olduğunu müvekkillerine ait dijital haklar dolayısıyla, davacı aleyhine tecavüzün tespiti, önlenmesi ve durdurulması ve tazminat davası açma haklarını saklı tuttuklarını bildirdiklerine, davacı, ilgili eserlerin fonogram yapımcısı olduğunun tespitini talep etmekte ise de, ilgili eserlerin fonogram yapımcısı ... TİC. A.Ş. Olduğu, kendi dosyaya sunduğu Eser İşletme Belgelerinde tespit edildğini, davacı, FSEK'in 80/B Maddesinin öngördüğü şartların hiçbirine sahip olmamasına rağmen bu davayı açmış olması, yıllardır bu eserlerden elde ettiği haksız gelirleri meşru gösterme çabasından başka bir şey olmadığını, yargıtay, istinaf ve ilk derece mahkemesi kararları, benzer davalarda alınmış bilirkişi raporları ve değerli hukukçuların doktrin görüşleri ışığında, davacının ilgili eserler üzerinde hak sahibi olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için hak sahibi olduğu düşünülecek dahi olsa bu hakkın kaset ve CD gibi fiziki ses taşıyıcılarla sınırlı olduğunu, dijital hakların ise münhasıran dava konusu icraların eser sahibi sıfatına sahip icracı sanatçıya ait olduğu ve sanatçının bu hakkını kullanmasına veya dilediği şirkete devretmesine bir engel olmadığı ortaya konduğundan, haksız şekilde dayanaksız olarak açılan bu davanın reddini talep ettiğini neticeten; haksız ve dayanaksız olarak açılan davanın esastan reddini, taleplerinin reddedilmesi halinde kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacıya ait hakların sadece kaset ve CD gibi fiziki taşıyıcıları kapsadığını, dijital hakları kapsamadığının tespitini, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. HMK'nın 266.maddesi kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. █████/2024 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Açıkladıkları nedenlerle davaya konu eserlerin ilk tespiti yapan fonogram yapımcısı olmadığı ve FSEK 80.maddesinin davacının ilk fonogram yapımcısı olarak korunmasının mümkün olmadığı, davalının davaya konu albümlerin icracı sanatçısı olup bu sıfatla, "..." adlı eser için 1998 tarihinde ... Müzik ile sözleşme imzaladığı, dijital iletimin FSEK kapsamında alınması █████/2001 tarihinde 4630 sayılı Fikir ve Sanat Eserlerinin bazı maddelerinin değiştirilmesine ilişkin kanun ile gerçekleştiğinden ve FSEK m.51 uyarınca, "İleride çıkarılacak mevzuatın eser sahibine tanıması muhtemel mali hakların devrine veya bunlarını başkaları tarafından kullanılmasına müteallik sözleşme hükümleri batıldır" hükmünden bu eser için davacının dijital haklara sahip olmadığı, davalının davaya konu eserlerden, "..." isimli eser için ...'e verdiği muvafakatnamede, albümlerin başkasına devrine ilişkin münhasıran imkan tanıdığı ve muvafakat tarihinin (█████/2001 olmasından hareketle) kanun değişikliğinden sonra olması ve dijital hakları da kapsaması nedeni ile bu esere ilişkin hakların davacı da olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. █████/2026 tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda özetle: Açıkladıkları davaya konu eserlerin ilk tespitini yapan fonogram yapımcısı olmadığı ve FSEK 80.maddesinin davacının ilk fonogram yapımcısı olarak korunmasının mümkün olmadığı, davalının davaya konu albümlerin icracı sanatçısı olup bu sıfatla, "..." adlı eser için 1998 tarihinde ... Müzik ile sözleşme imzaladığı, dijital iletimin FSEK kapsamında alınması █████/2001 tarihinde 4630 sayılı Fikir ve Sanat Eserlerinin bazı maddelerinin değiştirilmesine ilişkin kanun ile gerçekleştiğinden ve FSEK m.51 uyarınca, "İleride çıkarılacak mevzuatın eser sahibine tanıması muhtemel mali hakların devrine veya bunlarını başkaları tarafından kullanılmasına müteallik sözleşme hükümleri batıldır" hükmünden bu eser için davacının dijital haklara sahip olmadığı, her ne kadar kök raporlarında davalının davaya konu eserlerden, "..." isimli eser için ...'e verdiği muvafakatnamede, albümlerin başkasına devrine ilişkin münhasıran imkan tanınmış ve muvafakat tarihinin (█████/2001 olmasından hareketle) kanun değişikliğinden sonra olması ve dijital hakları da kapsaması nedeni ile bu esere ilişkin hakların davacı da olduğu kanaatine varılmışsa da ... 14.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas - ...Karar sayılı dosyası ile fonogram devri sözleşmelerinin her birinin yoklukla malül olduklarının tespiti ile yoklukla malül olduklarına karar verilen ... 7.Noterliğinin ... tarihli ... yevmiye nolu, ... tarihli ... yevmiye nolu ve ...tarihli ... yevmiye nolu eser işletmeleri ve fonogram devri sözleşmeleri ile davalı şirket uhdesine geçen devre konu sözleşmelerde tüm eser işletme belgelerinin davalı şirketten alınarak dava dışı ... Şirketine iadesine, ihtiyati tedbir kararının karar kesinleşinceye kadar devamına, karar verildiğini,... tarihli ... yevmiye nolu ... isimli eserin tüm eser işletme belgelerinin ...'ten alınarak dava dışı ...Şirketine iadesine karar verildiğinden artık bu eser için de huzurdaki davada davacı olarak yer alan ... Müzik'in bir mali hakkının bulunmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEDava: İcracı sanatçının davalı ... olduğu, "..." adlı müzik eserlerinin FSEK 80/B.maddesi kapsamında fonogram yapımcısı haklarının davacı şirkete ait olduğunun tespiti ile davalıların; davacıdan izin almaksızın dijital ve dijital olmayan tüm mecralarda yapılacak olası yayınlarının engellenmesi suretiyle FSEK 69.maddesi kapsamında olası tecavüzün önlenmesine ilişkindir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;█████/2026 tarihli duruşmada davalılar vekili mahkeme hakiminin izinli olması sebebiyle mazeret bildirdiğini beyan etmiş ise de mahkeme hakiminin izinli olmadığı anlaşılmakla davalılar vekilinin mazeretinin reddine dair karar verildiği, duruşma esnasında uyap ekranından yapılan kontrolde davacı tarafça dosyaya sunulan mazeret beyanına rastlanmadığı ancak duruşmadan sonra davacı vekili tarafından sunulan mahkeme hakiminin eğitimde olması sebebiyle mazeret beyanını içerir █████/2026 havale tarihli dilekçenin █████/2026 tarihinde dosyaya kaydedildiğinin anlaşıldığı, davacı vekilinin dilekçesinin sehven dosya içerisine aktarılmaması sebebiyle duruşma esnasında değerlendirilmediği ancak davalı vekilinin benzer gerekçeye dayalı mazeret beyanının reddedildiği, dosyaya bakmakla görevli mahkeme hakiminin eğitimde olmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin mazeretinin de duruşma esnasında değerlendirilmiş olsa idi reddi gerekeceği,Davanın █████/2024 tarihli duruşmada HMK 150/1.maddesi gereğince işlemden kaldırılmasına karar verildiği, işlemden kaldırılan davanın davacı tarafın talebi üzerine yenilendiği, ancak █████/2025 tarihli duruşmada tekrar takipsiz bırakılan davanın HMK 150/1.maddesi gereğince işlemden kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmakla HMK 150/6.maddesi gereğince taraflarınca takip edilmeyen davanın açılmamış sayılmasına dair karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,1-Davanın █████/2024 tarihli duruşmada HMK 150/1.maddesi gereğince işlemden kaldırılmasına karar verildiği, işlemden kaldırılan davanın davacı tarafın talebi üzerine yenilendiği, ancak █████/2025 tarihli duruşmada tekrar takipsiz bırakılan davanın HMK 150/1.maddesi gereğince işlemden kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmakla HMK 150/6.maddesi gereğince taraflarınca takip edilmeyen DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, 2-Alınması gereken 732,00 TL harçtan, peşin harcın mahsubu ile eksik 552,10 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalılara verilmesine,4-Davacı tarafın yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,5-Davacı tarafça fazla yatırılan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, Dair tarafların yokluğunda HMK 345/1.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve İstinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek sureti ile, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026Katip ...¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır